{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1140 <br>KARAR NO: 2024/1877<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/01/2022<br>NUMARASI:2021/287 Esas - 2022/26 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalıya verilen mal ve hizmet karşılığı, 02.03.2018 tarihli faturaların düzenlendiğini, fatura içeriği malların teslim edildiğini, 50.002,50 TL lik ve 4.956.00 TL lik fatura bedellerinden bakiye kalan alacağın tahsili için .... Sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun kötü niyetle itiraz ederek takibin durduğunu, davalı şirketin icra takibine itiraz ederek, borcunun olmadığını iddia etmişse de, faturaların düzenlendiğini, malların teslim edildiğini, kayıtların defterlere işlendiğini, borçlunun alacağı sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla kötü niyetle itiraz ettiğini, müvekkili şirketin ticari defterleri  incelendiğinde alacağının ispat edilmiş olacağını, müvekkili davalının cari hesap ve faturalarla sabit borcunu ödememesi üzerine genel haciz yoluyla ilamsız takip yaparak alacağını tahsil yoluna gitmek zorunda kaldığını, hal böyleyken davalının likit bir alacağa karşı haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının hukuki ve maddi dayanağı olmayan, itirazlarının iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile, ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, yıllık % 10 dan az olmamak kaydıyla reeskont faizi alacağın tahsiline, haksız ve kötü niyetli borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçlu üzerine yüklenmesine karar verilmesi dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın, ... sayılı dosyası nezdinde müvekkili aleyhine haksız şekilde icra takibine geçmiş olduğunu, müvekkili şirkete tebliğ edilen ödeme emrine taraflarınca itiraz edildiği, itirazları üzerine davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ettiği, davacı tarafın icra takibine konu müvekkili şirkete kestiğini iddia ettiği faturaları dosyaya sunduğunu; ancak söz konusu faturaya konu malların müvekkili şirkete kesinlikle teslim edilmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında daha önce mevcut bir ticari ilişki olduğunu, davaya konu faturalar için herhangi bir alım satım olmadığını, dava konusu edilen malların da taraflarına teslim edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu olduğuna dair tek bir hukuki belge olmadığını, fatura içeriği malların teslim alındığı ile ilgili makbuz veya irsaliyenin dosyaya sunulmadığını, taraflarca imzalanmış bir hesap mutabakatı olmadığını, müvekkilinin icra takibine konu edilen faturaların içeriğine konu, mal ve hizmetlerden haberi bulunmadığını, faturaların ve malların müvekkil şirket yetkilisine tebliğ ve teslim edilmediğini, faturalara konu malların teslim edildiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı, davayı açmada haksız ve kötü niyetli olarak hareket etmiş olduğundan, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  19/01/2022 tarih ve 2021/287 Esas -  2022/26 Karar sayılı kararında;\"......Tüm dosya kapsamından; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen 2 adet faturanın ödenmemesinden dolayı davacı tarafından icra takibi başlatılmış olduğu, başlatılan icra takibine davalı tarafından süresi içinde itiraz edildiği, itiraz ile duran icra takibinin devamı için iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, tarafların  2018 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan 31.12.2018 tarihi itibarıyla 54.958,50-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafa 31.12.2018 tarihi itbarıyla 46.458,50-TL borçlu olduğu, davalı şirketin düzenlenen faturalara karşılık olarak banka aracılığı ile davacı tarafa 2018 yılında toplam 8.500,00-TL tutarında EFT gönderdiği, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin davacı taraf kayıtlarında yer almamasının cari hesap farklılığına neden olduğu, davacı tarafın düzenlediği faturaların iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 8 gün içerisinde faturalara itiraz edilmediği ve kısmi ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalının ... sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile davacının davasının kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin 46.458,50-TL üzerinden devamına, 46.458,50-TL asıl alacağa icra takip tarihi 06.08.2020 tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,46.458,50-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine dair karar verilmiştir....\"gerekçesi ile, '' 1-)Davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibine yapmış olduğu İTİRAZININ İPTALİ ile davacının davasının KISMEN KABULÜNE, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin 46.458,50-TL üzerinden DEVAMINA, 46.458,50-TL asıl alacağa icra takip tarihi 06.08.2020 tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi İŞLETİLMESİNE,46.458,50-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE FAZLAYA DAİR TALEPLERİN REDDİNE ,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bir çok yönden hukuki dayanaktan yoksun, haksız, tek yanlı ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, söz konusu rapor yüksek yargı denetimine ve hükme elverişli olmadığını, bu sebeple rapora göre verilen yerel mahkeme kararının da ortadan kaldırılması gerektiğini,Müvekkilinin ticari ilişkisinin olduğu davacıdan daha önce almış olduğu malların karşılığının tamamını davacıya ödediğini, müvekkilinin davacıya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, davaya konu icra takibine geçilen faturalara konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacıdan gerçekten satın alınan mallara ilişkin fatura bedellerinin ise ödendiğini, bu nedenle vadesinde ödenmesi gereken bir borç olmadığı gibi müvekkilinin üzerine düşen herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını,Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ve davalı ticari defterleri ile muhasebe ve hesap kayıtlarına göre, davacının müvekkilinden 46.458,50 TL cari hesap alacağı olduğu sonucuna varıldığını, bu değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, takibe konu faturalar her ne kadar müvekkilinin ticari defterlerinde işli olsa da, faturadaki malların müvekkilene teslim edilmediğini, davacı tarafla ticari ilişkinin var olması, davacı tarafın iddialarının doğru olduğu sonucunu doğurmayacağını, ayrıca taraflar arasında ticari bir ilişkinin olması, davacı tarafla müvekkili şirket arasında bir hesap mutabakatı olduğu anlamına da gelmediğini, taraflarca imzalanmış bir hesap mutabakatının davacı tarafça delil olarak sunulamadığını, fatura içeriği mallar ile ilgili herhangi bir malzeme teslim alındı makbuzu veya irsaliyenin de dosyaya sunulmadığını, bu sebeple davacının talebinin tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,Faturalara konu malların teslim edildiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini,  Faturaların ve faturaya konu malların gönderilip gönderilmediği konusunda bir uyuşmazlığın mevcut olması halinde ispat yükünan, faturayı ve faturaya konu malları gönderdiğini iddia eden, faturayı tanzim eden tacire düştüğünü, dosyanın 29.11.2021 tarihli celsesinin ... no lu ara kararı uyarınca davacı vekiline ''davaya konu faturalara dair mal veya hizmetin sunulduğuna dair irsaliyeli fatura, teslim belgesi, hizmetin yapıldığına dair bilgi, belge, delil, malın teslim edildiğine dair bilgi, belge, delil sunmasına, 2 haftalık kesin süre içinde bu delillerin sunulmaması halinde bu delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı''nın ihtar olunduğunu, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça dosyaya fatura konusu mal veya hizmetlerin verildiğine dair irsaliye faturası, teslim belgesi, hizmetin yapıldığına ve malın teslimine ilişkin hiçbir bilgi, belge ve delil sunulmadığını,  Davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, bu da açılan icra takibinin ve itirazın iptali konulu davanın hukuka aykırı ve haksız şekilde açıldığını gösterdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının, kararı hukuka aykırı hale getirdiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah ettiği sebeplerle yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı 2 adet fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,  karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davaya konu ... sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı ... Ltd Şti tarafından davalı... Ltd Şti aleyhine 40.002,50-TL asıl fatura bakiye alacağı, 4.956,00-TL fatura asıl alacağı, 15.921,82-TL fatura işlemiş faizi, 1.972,59-TL fatura işlemiş faizi olmak üzere toplam 62.852,91-TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu vekilince borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davası açılmıştır Mahkemece, ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen davacının mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu, davalının mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda;dava ve icra takibine konu 02.03.2018 tarihli ... sıra nolu 50.002,50 TL. Miktarlı fatura ile 02.03.2018 tarihli ... sıra nolu 4.956.00 TL. miktarlı  2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 54.958,50 TL. Alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 46.458,50 TL. Borçlu olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı tarafından davacıya yapılan 8.500,00 TL. Tutarlı EFT ödemelerinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.Faturanın davalı  tarafa usulüne uygun  tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olur. Bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, ibraz edilen  fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve davalıdan alacaklı  olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir.6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, davalının 2018 dönemine ait BA formu ile 2 adet KDV hariç toplam 46.575,00 TL. miktarlı  faturayı vergi dairesine beyan ettiği, İcra takibine ve davaya konu 2 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz edip iade ettiğini iddia etmediği gibi bu yönde dosya kapsamında delil olmadığı, davalının BA formu ile vergi dairesine bildirdiği ve ticari defterlerinde kayıtlı 2 adet faturanın ve içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacının faturaya dayalı alacağın varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca  kanıtlamış olduğu, bu tesbitler doğrultusunda davacının davalıya mal teslim ettiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaya dayalı malların teslim alınmadığını/borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Davalı tarafça yazılı delillerle malların teslim alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin fatura içeriği malların müvekkiline teslim edilmediği ve borcu olmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 26/1 maddesi uyarınca; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Özel hukuk uyuşmazlıklarında hakim olan tasarruf ilkesi ve dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkesinin doğan sonuçlarından biri taleple bağlılık ilkesi, diğer ifade ile talepsiz dava olamayacağı ilkesidir. Buna göre mahkemenin dava konusu edilmeyen bir hususta hüküm vermesi mümkün değildir. Bu husus kamu düzenine ilişkindir. Dava itirazın iptali davası olup takip hukukuna sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı tarafça, davaya konu icra takibinde 2 adet faturaya dayalı asıl alacak talebi toplam ( 40.002,50-TL +  4.956,00-TL = ) 44.958,5 TL. olup mahkemece taleple bağlılık ilkesi uyarınca 44.958,5 TL. Asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken talebi aşarak davalının ticari defterlerine göre tespit edilen 46.458,50-TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp bu yönde davalı vekilinin istinafı olmasa da HMK. 26 maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı karar verilmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan HMK'nın 355. Maddesi uyarınca dairemizce resen gözetilmiştir. Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kısmen kabulüne, dosyada yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/1-b2 maddeleri uyarında kaldırılmasına,  dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile takibin 44.958,5 TL. Asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davalının istinaf başvurusunun usulen KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih ve 2021/287 Esas -  2022/26 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 353/1-b2 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın kısmen kabulüne, davalının ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 44.958,5 TL. Asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen 44.958,5 TL. asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacının ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle tesbit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından ret edilen miktar yönünden  davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.071,11 TL nispi karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 759,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.311,99‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan  759,12  TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam: 818,42‬ TL harcın  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/ ret oranına göre (dava %72 kabul) 950,4-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, geriye kalan 369,6 -TL' sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 27,50-TL posta giderinden ibaret toplam 1.027,50-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları dikkate alınarak (dava % 72 kabul) 739,8-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yatırılan 250,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları dikkate alınarak (dava % 28 ret) 70,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa  verilmesine, bakiyesinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine,10-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.894,31-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan  tahsili ile davalıya verilmesine,11-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam: 270,7 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5490f9935968aad3","SID":"68c609dbd6e5b200"}}