{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/769 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1735<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 09/09/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2019/199 Esas - 2021/672 Karar<br>DAVA             \t\t: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 09/10/2017<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/09/2021 tarihli 2019/199 Esas ve 2021/672 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16.06.2017 tarihinde davalı ... ’in idaresindeki, davalı ...’ın maliki ve diğer davalı ... A.Ş.nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile müvekkillerinin murisi ...’un yolcu olarak içinde bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkillerinin murisinin yaşamını yitirdiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, murisin ölümü ile davacılar ölenin eşi ... ile öz çocukları ..., ... ve üvey çocuğu ...’ın ayrıca ölenin anne ve babası ... ile ...’un ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, ölenin sağlığında ... Ltd.Şti’nin ortaklarından olup, aylık gelirinin 2.500,00 TL civarında olduğunu, tüm davacıların ölüm olayı nedeni ile  manevi acı çektiğini…” beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş ... için 2.000,00 TL, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL, ölenin anne ve babası ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL DYK tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 50.000,00 TL çocuklar için ayrı ayrı 40.000,00 TL davacı anne ve baba için ayrı ayrı  20.000,00 TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>Davacı vekili  ıslah dilekçesi ile; davacı ... için 217.340,69 TL DYKT alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 22.433,35 TL DYKT alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davacı ... için 27.570,26 TL DYKT alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 15.474,10 TL DYKT alacağının maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ...’un için 30.697,46 TL DYKT alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan tahsiline karar verilmesini, dava dilekçesinde yer alan manevi tazminata ilişkin taleplerinin de kabulü ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br> Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 16.06.2017 tarihinde trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı araç, 10.02.2017-10.02.2018 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile  müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, poliçede verilen şahıs başı sakatlanma ve ölüm teminatının 330.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesi bu rakamın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu'nda meydana gelen zararların azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, sigortacı, sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu olduğundan, izafe edilecek kusur oranının tespiti gerektiğini, davacıların kaza anında emniyet kemeri takmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, bu hususun araştırılmasını, davacıların emniyet kemerinin takılı olmaması halinde zararı artırıcı etkisi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 160. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, mahkeme yetkisiz olup, yetkisizlik nedeniyle davanın reddini aynı şekilde, mahkeme görevsiz de olduğundan, esasa girilmeksizin, görevsizlik nedeniyle de davanın reddini, müvekkilinin 16.06.2017 tarihinde iltar vaktinde orucunu açmak için Menderes-Kuşadası istikametinde yolun sol tarafında gördüğü tesise trafiği tehlikeye atmamak için sağ cep yoluna girdiğini, sağ cep yoldan çıkarken dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak sağ-sol tarafına baktığını ve karşıya geçerken kazanın gerçekleştiğini,  müvekkilinin yolun sol tarafında olan tesise doğru manevra yapmamış olup, sağ cep yola girdiğini, bu hususun göz ardı edildiğini, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/1985 soruşturma sayılı dosya içerisindeki kaza tespit tutanağı incelendiğinde; ...'in sevk ve idaresindeki otomobilin fren izi yirmi yedi metre olarak ölçüldüğünü, fren izinin uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda azami hız sınırının üstünde olduğunun tespit edileceğini, ayrıca karayolunda, aynı şeritte birbiri ardında hareket halinde olan iki araç arasındaki takip mesafesine uymadığını ve ...'in alkol kontrolü yapılamadığını, bu nedenle müvekkiline asli kusur yüklenilmiş olmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, müteveffa ...'un emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edildiğini, eğer müteveffa emniyet kemerini takmış olsaydı, bu hızla giden aracın yapacağı kaza sonucunda bu üzücü olayın gerçekleşmeyeceğini, ayrıca müteveffa ..., ölmeden önce davacılara destekte bulunmadığından davacıların hak sahibi olmadıklarını, müvekkilinin evli olup, beş çocuk babası olduğunu ve şu an herhangi bir işte çalışmadığını, müvekkilinin dört çocuğunun farklı illerdeki lise ve üniversitelerde okuduğunu, müvekkil eşinin çalışmadığını, ev hanımı olduğunu, davacıların talep ettiği tazminat miktarı fahiş olup, zor olan hayatını daha da zorlaştıracağını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Diğer davalı ...'a usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davaya cevap vremediği görülmüştür. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;\"...Mahkemece kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların her birinin müteveffaya yakınlık durumları birlikte değerlendirilmiş, davacı eş yönünden 30.000,00-TL, davacı çocuk ... yönünden 15.000,00-TL, davacı çocuk ... yönünden 15.000,00-TL, davacı üvey çocuk ... yönünden 7.500,00-TL, davacı anne yönünden 10.000,00-TL, davacı kardeşler ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı her biri için 3.500,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verildiği...\" gerekçesiyle \"...Davacı eş ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 217.340,60-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 30.000,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı çocuk ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 22.433,35-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı çocuk ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 27.570,26-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı üvey çocuk ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 15.474,10-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 7.500,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı anne ... yönünden; maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 30.697,46-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı kardeş ...'nun Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.500,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı kardeş ...'nun Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.500,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davacı kardeş ...'nun Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 3.500,00-TL manevi  tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 16/06/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, davalı ... A.Ş. Yönünden açılan maddi tazminat davaları ayrı ayrı konusuz kaldığından işbu davalıya yönelik açılan maddi tazminat davaları yönünden karar verilmesine yer olmadığına...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davalı sürücü ... yararına hükmedilen karşı vekalet ücretine ilişkin olduğunu, dosya safahatı incelendiğinde görüleceği üzere, dava dosyasına, ... vekili tarafından vekâletname sunulmuş ise de davalı vekili, yargılama boyunca hiçbir duruşmaya iştirak etmediğini, duruşmalara mazeret dilekçesi dahi göndermediğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına veya ıslaha karşı herhangi bir yazılı ve sözlü beyan sunmamış olup tüm bunlara rağmen sadece dosyaya vekâlet sunması ve UYAP kaydını yaptırması nedeniyle manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden, üstelik her bir davacı açısından ayrı ayrı olacak şekilde, lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, dosyanın, ilk önce İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden yargılaması sırasında toplam 3 duruşma, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1117 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden yargılaması sırasında 2 duruşma ve tefrik sonrasında, mevcut esası üzerinden başlayan yargılamada 8 duruşma yapılmış olmakla davalı tarafın hiçbir duruşmaya iştirak etmediği ve mazeret dilekçesi sunmadığını, aynı şekilde, dosya kapsamında, kusura ve destek tazminatının hesabına ilişkin birden fazla bilirkişi raporu alınmasına, ıslah dilekçesi sunulmasına ve ihtiyati haciz talep edilmesine karşın davalı tarafın, bu işlemlere karşı da herhangi bir yazılı ve sözlü beyan sunmadığını, bu sebeple esasen vekil olmadan takip edilen işbu dosyada, sadece kağıt üzerinde var olan bir vekaletnameden hareketle, manevi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru ve isabetli olmadığını, davalı yararına, yargılama gideri olarak vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı bir karar olup davacı müvekkilleri mağdur ettiğini, bu sebeple hükmün, öncelikle bu açıdan kaldırılmasını, meydana gelen kazada genç yaştaki eşini kaybeden davacı müvekkili ... için, kazada babalarını kaybedip bundan sonraki hayatlarında onun maddi ve manevi tüm imkânlarından yoksun kalan ve bir daha hiçbir şeyde baba desteğini bulamayacak olan davacı çocuklar ..., ... ve ... için, kazada oğlunu kaybeden anne ... ve kardeşlerini kaybeden ..., ... ve ... için takdir edilen manevi tazminat miktarı da hadisenin gerçekleşme şekline ve kazanın ağır sonuçlarına uygun düşmediğini, davalı taraflar, kaza sonrası müvekkillerine başsağlığı dilemediğini, ceza yargılaması sırasında dahi bizzat duruşmalara katılmadığını, kazanın üstünden 2 ay bile geçmeden tahliye olarak hayatlarına kaldıkları yerden devam etmiş iseler de kaza sonrası davacılar hayatlarına eskisi gibi devam edemediğini, bu tip olaylarda, maalesef, ceza yargılaması neticesinde hükmedilen hapis cezaları yetersiz kalmakta ve kusurlu sürücüler, infaz rejimi nedeniyle nerdeyse cezaevinde geçirecekleri bir süre olmadan doğrudan denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanarak hayatlarına devam etmekte olup caydırıcılık işlevi açısından geriye kalan tek hukuki imkânın, hukuk mahkemesince takdir edilecek manevi tazminat olduğunu, davalı tarafın %100 kusuruyla gerçekleşmiş bir trafik kazasında, kardeşini kaybetmiş bir birey için takdir edilen 3.500,00 TL – babasını kaybetmiş bir birey için takdir edilen 7.500,00 TL manevi tazminatın da yeterli olmadığını, bu nedenle yargılama sonucu, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının kazanın oluş şekline, kusur durumuna, davalı tarafların kaza sonrasındaki tutum ve davranışlarına ve manevi tazminatın caydırıcılık işlevine uygun olmadığını, izah edilen sebepler uyarınca, hükme karşı, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yeterli olmaması ve duruşmaları takip etmediğini - dava dosyasına aşamalarda tek bir dilekçe sunmadığı sabit olduğu halde manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı taraf yararına karşı vekalet ücretine hükmedilmesi itiraz edilmekte olup hükmün bu yönlerden davacılar yararına kaldırılmasına karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece maddi tazminat taleplerinin kabulü ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının, davacı ...'nin eşi, davacılar ... ve ...'in babaları, davacı ...'nın üvey babası, davacı ...'ın oğlu, diğer davalıların kardeşleri olan ...'u kaybetmeleri nedeniyle duydukları acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kusur durumu, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü ve tüm dosya kapsamına göre hak ve nesafet kurallarına uygun olmasına ve miktar itibariyle düşük kalmamasına, reddedilen manevi tazminatlar üzerinden kendisini vekille temsil ettiren ve vekili tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulan davalı ... lehine, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, her bir davacının açtığı dava bağımsızlığını koruduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacılan vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacılar vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/199 Esas - 2021/672 Karar sayılı  kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70‬-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aaa859f7e6f7cd09","SID":"0bc396b5a49852fd"}}