{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t\t: .<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:....<br>ÜYE\t\t: .....<br>ÜYE\t\t: .....<br>KATİP\t\t:.<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVACI\t\t: ....\t  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. .<br>DAVALI\t\t: ...\t  <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. .....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t:.....<br>YAZIM TARİHİ\t: .....<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı........ vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ........ ile müvekkili arasında nakliyat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, ilgili poliçe kapsamında nakliye anında oluşacak zararların teminat altına alındığını, davalıların nakliyesini üstlendiği sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında zarar gördüğünü, bu zarar üzerine müvekkili şirket tarafından sigortalıya .. USD ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin rücu'en tahsili amacıyla davalıya karşı . ..... sayılı dosyası ile girişilen takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek anılan takip dosyasına itirazın iptali ile asıl alacağın ..'sinden az olmayan icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin sigortalısına lütuf  ödemesi yaptığından halef sıfatı kazanamadığını ve bu sebeple aktif dava ehliyeti bulunmadığını, yetkili mahkemelerin . olduğunu, CMR üzerinde hasar şerhi bulunmadığını, gümrük belgelerinde de hasara ilişkin bir bilgi bulunmadığını, aracın kazaya karıştığına ilişkin bir delil bulunmadığını, hasar fotoğraflarında tırın taşıyıcıya ait olduğunu gösteren plaka, flama, amblem vs. bulunmadığını, hasar tutanağında sürücünün imzasının bulunmadığını, eksper tarafından hasar incelemesinin CMR'de belirtilen adreste değil alacının başka bir adresinde yapıldığını, bu nedenle hasarın iç taşıma esnasında meydana geldiğini, bu nedenle de hasardan sorumlu olamayacaklarını, hasar ihbarının süresi içinde yapılmadığını, gönderilen ihtarnamede müvekkili şirketin değil başka bir şirketin unvanının yazılı olduğunu, malın tesliminin .. tarihinde yapılmasına karşın ihtarname tarihinin ... olduğunu, ambalaj yetersizliğinin zararın oluşmasına etki ettiğini, eksper raporunda sovtaja ilişkin tespit yer almadığını, .. göre en fazla .. faiz istenebilirken .. oranında faiz istenildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müterafik kusurun tespiti gerektiğini, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; \"Sigortacı sigortalısına ödediği bedel uyarınca sigortalısının haklarına halef olur. Bu sebeple rücu edilebilecek alacağın tespiti açısından dosya serbest muhasebeci mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı, sigorta uzmanı ve ... taşıma uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyetinin ...... tarihli raporunda özetle taşıyana başvuru şartlarının CMR ye göre gerçekleşmediği, CMR senedine kayıt olunmasını gerektirecek bir hasar bulunması karşısında bu eksikliğin alıcı ve dolayısıyla gönderenin başvuru imkanını ortadan kaldıracağı mütalaa edilmiştir. Hal böyleyken hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belirlenememesi, hasara ilişkin CMR evrakı üzerinde bir şerh bulunmaması boşaltma işleminin alıcı tarafından yapılması ve bu durumun taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırması ve CMR konvansiyonunun 17. maddesi bir arada değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan taşınan malın hasar gördüğüne ilişkin ekspertiz raporu bulunması karşısında davacının takibe geçmekle salt kötü niyetli olduğuna ilişkin mahkememizde kanaat oluşmaması sebebiyle kötü niyet tazminatına ilişkin talebinde reddine karar verilmiştir.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; dosyadaki hasar fotoğraflarına bakıldığında araç ve arkasına bağlı römorkun bir trafik kazası sonucunda hasar gördüğünün anlaşıldığını, hasarın iç nakliye esnasında gerçekleştiği tespitinin imkânsız olduğunu, alıcı firma yetkilileri tarafından gerçekleştirilen teslim sırasında teslimata ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, sürücü tarafından da imza kısmının doldurulduğunu, davalı tarafın, gerek ekspertiz incelemelerine katılmayarak gerekse trafik kazası geçiren araca ilişkin üstlendiği taşıma kapsamında herhangi bir geri bildirimde bulunmayarak zarardan sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir delil sunamadığını, uluslararası karayolunda eşya taşıma sırasında meydana gelen trafik kazasının taşıyıcının sorumluluğu dışında meydana geldiğinin ispat yükümlülüğünün taşıyıcıya ait olduğunu, taşıyıcı firmanın katılmaktan imtina ettiği eksper incelemeleri sırasında da konteynerin iskeletinin hasarlı ve çökmüş, tentenin yırtılmış olduğunun tespit edildiğini, AAÜT göre maddi tazminat davalarında davanın tümden reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı ......... hükümlerine göre sigorta şirketinin halefiyet yoluyla zarar sorumlularına karşı tazminat davasıdır. <br>Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı sigorta şirketinin sigortaladığı emtianın zarar görmesinden davalı nakliye şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusundadır. <br>Dosya içerisindeki kaza tutanağı incelendiğinde her ne kadar davalı tarafından sürücünün imzasının bulunmadığı iddia edilse de tutanağın sürücü tarafından imzalandığı, yükün teslim tarihinin .., yükün boşaltma tarihinin .., tutanak tarihinin bundan.. gün sonra ...... olduğu, eksper raporu tarihinin ise tutanak tarihinden .. gün sonra .. olduğu, eksper raporu incelemesi esnasında yükün alıcının deposuna taşınmış bulunduğu ve teslim adresi ile eksper raporunun hazırlandığı yer adresinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yükün teslim adresinden sonra bir kez daha taşındığı anlaşılmaktadır. <br>Eksper raporu incelendiğinde yükün boşaltıldığı .. tarihinde alıcı tarafından hasar raporu düzenlendiği ve ...... tarihli eksper raporunda da bu rapora atıf yapıldığı görülmektedir. <br>Eksper raporunda sürücünün kazaya ilişkin herhangi bir polis raporu ya da polis kaynaklı bir belgenin verilmediği tespiti yapılmış, dosya içerisinde de böyle bir belge bulunmamaktadır. <br>Dosya içerisinde yer alan, üzerindeki firma logosu okunamayan ve plakası da gözükmeyen tıra ait ve eksper raporunda da yer alan fotoğraflar incelendiğinde taşımayı yapan tırın dorsesinin hasarlı olduğu görülmekte olup bu büyüklükteki bir hasara neden olan trafik kazasının ilgili devletin polis makamlarınca kayıt altına alınması gerekeceği açıktır.   <br>CMR m. 17/4c'ye göre; \"Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması,<br>\" durumunun gerçekleşmesi durumunda taşımacının sorumlu olmayacağı hükmü bağlanmıştır. Teslim adresi ile eksper raporunun hazırlandığı yer adresinin farklı olması nedeniyle yükün teslim adresinden sonra bir kez daha taşındığı, dolayısıyla iç taşıma yapıldığı anlaşılmakta olup taşıyıcı yönünden zarar doğurucu olay / trafik kazası ile zarar arasındaki nedensellik bağı kesilmiştir. İç taşımanın aynı araçla yapılması sonucu değiştirmemektedir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin ödediği sigorta tazminatını davalı nakliye şirketine rücu etmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>.. yılı .. \"Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret\" başlıklı 13/IV maddesine göre; \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" Dava konusu uyuşmazlık 6102 sayılı . . Kanunu m. 1472 ve CMR hükümlerine göre sigorta şirketinin halefiyet yoluyla zarar sorumlularına karşı tazminat davasıdır. .. şirketinin ödediği sigorta tazminatını rücu yoluyla talep etmesi dava konusunun türünü \"tazminat\" olmaktan çıkarıp \"alacak\" olarak değiştirmez. Bu nedenle .. göre maddi tazminat davalarında davanın tümden reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. <br>Gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki yasal vekâlet ücretine ilişkin hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkemenin kararının düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile<br>.......Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ayrıca vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>B-)HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davanın reddine,  <br>2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,<br>3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.295,99 TL harçtan mahsubu ile bakiye 868,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>4-Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne hesaplanan 9.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,<br>8-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi...<br><br>\t\t\t\t<br>. ..<br>Başkan<br>..<br> ¸e-imzalıdır <br>. . ..<br>Üye<br>.<br> ¸e-imzalıdır <br>. ..<br>Üye<br>.<br> ¸e-imzalıdır <br>. .<br>Katip<br>..<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a91efb7d84db560","SID":"9ffe3defb28d39fc"}}