{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/50 Esas<br>KARAR NO:2024/850<br><br>DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:30/01/2018<br><br>BİRLEŞEN ... TİCARET MAHKEMESİNİN ... E - ... K SAYILI DOSYASI<br><br>DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:28/12/2018<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>ASIL DAVA:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekiledeni ...'nin 07.05.2015 tarihinde ihale edilen ve davalı ... inşaat  A.Ş uhtesinde kalan ...\" işi sözleşmesinin 09.09.2015 tarihinde imzalandığını ve 01.10.2015 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başladığını ve işin bitim tarihinin ise 13.01.2019 olarak kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre ... hattında inşaatların yapılacağını , bu işler nedeni ile davalı firmadan 2.500.000.-TL teminat mektubu alındığını, davalı tarafından taahhütler yerine getirilmediğinden ve taahhütlerin sözleşme hükümlerine uygun yerine getirilemeyeceği kanaati hasıl olmakla sözleşmenin feshedildiğini ve kesin teminatların gelir kaydedilmesine karar verildiğini, ancak sözleşmeye göre 03.01.2017 tarihi itibarıyla 509.242,87 TL teminat güncelleme farkının doğduğunu beyanla, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşulu ile 509.242,87 TL teminatın güncelleme farkının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekiledeni ile davacı şirket arasında, ihale ile söz konusu  ...\" işinin sözleşmesinin 09.09.2015 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin fesih sebebinin iş programının gerisinde kalınması olarak gösterildiğini, ancak iş programının gerisinde kalmanın doğrudan doğruya fesih gerekçesi olamayacağını, feshin haksız olduğunu, kalan sürede işin bitirilip bitirilmeyeceğinin uzman bilirkişilerce saptanması gerektiğini, ayrıca haksız fesih ve diğer haksız işlemler nedeni ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını,  davanın kesinlikle yerinde olmadığını beyanla sektör bilirkişilerine inceleme yaptırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...) 07.05.2015 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirdiği \"...\" işi ihalesine müvekkili şirketin de katıldığını, ihale sonucunda işin müvekkilin uhdesinde kaldığını, işin süre sonunun 13.01.2019 olduğunu, 09.09.2015 tarihinde ... ile müvekkil arasında sözkonusu işin sözleşmesinin imzalandığını, 01.10.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını, işin yapımı devam ederken müvekkile tebliğ olunduğu üzere 26.10.2017 Tarih, ... Karar sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile işe dair sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, 28.12.2017 Tarih, 30284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından verilen karar ile müvekkil şirketin 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklandığını, teminatının irad kayıt edildiğini, yanı sıra ek olarak fiyat farkı olduğu gerekçesi ile yaklaşık 550.000,00 TL ödeme yapılmasının istendiği, söz konusu işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilin çok büyük zarar görmesine neden olduğunu, müvekkilinin ticaret hayatının bitme noktasına geldiğini, sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen temel nedenin yüklenici firmanın iş programının gerisinde kalmış olması olduğunu, ancak sözleşmenin geçilen süreye göre değil kalan süreye göre feshedilebileceğini, iş programının gerisinde kalmaya yönelik olarak müeyyide düzenlendiğini, ancak iş pogramının gerisinde kalmanın doğrudan sözleşmenin fesih gerekçesi olamayacağını, müvekkili şirket tarafından sözkonusu işe dair ihaleye ilişkin olarak hazırlıklar sürerken ihaleye katılan başka bir şirket tarafından .... İdare Mahkemesinin 2015/.... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, ancak mahkeme sürecinde verilmesi mümkün iptal kararı ile sözleşmenin uygulanma imkanı kalmayacağından işin yapımını etkileyecek mahkeme kararının beklenmesi gerektiğini, iş yapılamayan bu sürede müvekkilin şantiyeyi kurduğunu, işçi, sigorta, malzeme, araç-greç, ön hazırlıklar tedarikini yaptığını, masraf ve giderleri karşılamak durumunda kaldığını, idarenin müvekkilden kaynaklanmayan işin yapımının aktif olarak sağlanamadığı bu süreye ilişkin ek süre vermesi gerekirken herhangi bir süre uzatımı vermediğini belirterek, öncelikle sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinin tespit edilmesini, fesih nedeni ile müvekkil şirketin uğradığı ve uğrayacağı her türlü zararların tespiti ile hesaplanacak avans faizi ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil idarenin adresinin \"...\" olduğunu, ayrıca idareleri ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme ile ilgili ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça yazılı olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47-(9) Maddesinde; \"...(9) Doğal afet, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı ve gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından  belirlenecek benzeri diğer hallerin idare tarafından mücbir sebep olarak kabul edilerek sözleşmenin feshedilmesi için; yükleniciden kaynaklarar bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebip meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunludur. Bu durumda hesabını genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir...\" düzenlemesinin bulunduğunu, ancak yüklenicinin mücbir sebep olarak sunduğu 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin milletin desteği ile ilk günde bertaraf edildiğini, ülke ekonomisinde olduğu gibi başkanlıklarının diğer ihaleli işlerinde herhangi bir aksama yaşanmadığını, tüm yüklenicilerinin imalatarına devam ettiğini, bu nedenle yüklenicinin bu gerekçesinin mücbir sebep olarak görülmediğini ve ... ... A.Ş.'ne ihale edilen \"... Yılı 2. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı\" işinin 26.10.2017 Tarih, ... Nolu Yönetim Kurulu Kararı ile; Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 25 inci maddesi, Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi 19 uncu ve 47-2 inci maddeleri ve taraflarca imzalanan Yapım İşlerine Ait Sözleşmenin 26 ıncı maddesine istinaden on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarlarına rağmen aynı halin devam etmesinden dolayı işin feshi, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedilmesi hesabının genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, müvekkili kurumca yapılan işlemlerin Sözleşmeye, Yapım İşleri Genel Şartnamesine ve hukuka uygun olduğunu  belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Asıl dava; davalının sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle  ''.... Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı\" na dair 09.09.2015 tarihli sözleşmenin feshi nedeni ile sözleşmenin 26. maddesi gereği teminat ve ek teminatların fesih tarihine göre güncelleme bedelinin tahsili talebinden ibarettir. <br>Birleşen dava; Dava, davalı idare tarafından yapılan feshin haksız olup olmadığı ile sözleşmenin feshi sebebiyle uğranılan zararın tespiti ile yoksun kalınan kar ve diğer zararların tazmini talebine ilişkindir.<br>Mahkememizin 20/02/2020 tarih ve ...kararı ile \"...Davanın kabulüne, 509.242,87-TL'nin 05/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine...\" karar verilmiş, verilen bu kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderilmiştir.<br>İstanbul BAM 53. HD nin 20/12/2023 tarih ve 2022/638 Esas 2023/1282 Karar sayılı ilamı ile; \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. <br>Davacı iş sahibi davalı ile yapılan 09.09.2015 tarihli sözleşmenin, davalının sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle feshi nedeni ile sözleşmenin 26. maddesi gereği teminat ve ek teminatların fesih tarihine göre 509.242,87 TL güncelleme bedelinin  tahsilini talep etmiş, davalı yüklenici, feshin haksız olduğunun tespitine dair dava açtığını bu dosyanın beklenilmesi gerektiğini iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece, talebin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. <br>Davalı yüklenicinin açtığı ve en son ....Asliye Hukuk Mahkemesi’ne  ... Esas sayısına kaydı yapılan dosyada, davacı idare tarafından yapılan feshin haksız olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir. Görülmekte olan davada ise; davacı iş sahibi sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sebebiyle teminatların güncelleme bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Her iki davada da sözleşmenin haklı/haksız olarak feshedilip edilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. <br>  HMK'nın 166/4. maddesine göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır. Yukarıda her iki davaya ilişkin yapılan açıklamalar göz önünde  bulundurulduğunda, iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerlerini de etkileyeceğinden, davaların birlikte görülmesinde, gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, bu davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması için,  HMK'nın 166. maddesi uyarınca, her iki dosyanın açılış tarihleri de dikkate alınarak, dosyaların birleştirilmesi ve davanın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine...\" karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>İstanbul BAM kararında değinilen .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  ... Esas sayılı dosyasının görevsizlik sonucu yeni esasının İstanbul ... Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas sayılı dosyası olduğu, dosyanın 17/05/2024 tarih ... E - ... K sayılı kararı ile birleştirme kararı verilerek dosya mahkememize gönderildiği ve işbu esas dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.<br>Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede:<br>Birleşen İstanbul ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı yanın dava dilekçesi ve aşamalardaki beyan dilekçelerinde kesin hak edişin yapılmaması nedeniyle davalı idare nezdinde hakediş alacaklarının bulunduğundan bahisle mahrum kalınan kar da dahil olmak üzere tüm zararların tespit ve tahsilini istediği ancak miktar ve taleplerini somutlaştırmadığı gibi hak ediş alacakları ile diğer zarar kalemlerini ayrıştırarak tutarlarını belirtmediği anlaşılmakla HMK 119/1-d maddesi hükmüne göre davanın konusu ve mal varlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri; HMK 119/1-ğ maddesi hükmüne göre açık bir şekilde talep sonucunun yazılması dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından olması sebebiyle bu hususlarda açıklamada bulunması, dava değerinin ayrıştırılarak varsa harç eksiğinin ikmali için birleşen davada davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verildiği, kararın tebliğ edildiği, ancak yasal süre içerisinde davacı yanın ara karar doğrultusunda bir açıklamada bulunmadığı anlaşılmakla, HMK 119/2 maddesi gereğince birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Asıl dava bakımından yapılan değerlendirmede: <br>Asıl davada davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; davalı ile müvekkili idare arasında imzalanan sözleşmeye, şantiye toplantı tutanaklarına, idari yazışmalara, sözleşmenin yerine getirilmesine dair davalı şirkete gönderilen ihtarnamelere, Yönetim Kurulu Kararına, Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre belirlenen güncelleme bedeli farkı hesaplamasına, teminat güncelleme bedelinin ödenmesine dair davalı şirkete gönderilen ihtarnameye, bilirkişi incelemesi vs. bilcümle yasal delile dayanmıştır.<br>Davalı vekili davada; sözleşmeye, 26.10.2017 tarihli fesih kararına, gerektiğinde uzman görüşüne, bilirkişi incelemesine, gerektiğinde resmi makamlardan alınacak yazı ve belgelere, konu ile ilgili açılmış dava dosyalarına, her türlü yasal ve takdiri deliller ile karşı delillere dayanmıştır.<br>Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde haksız fesih ve diğer haksız işlemler nedeni ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığının bildirilmesi üzerine mahkememiz tarafından bildirilen Asliye Hukuk Mahkemesi dosya numarasını bildirmesi için davalı vekiline kesin süre verildiği ancak dosya numarasının bildirilmediği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmalara göre dosya hakediş uzmanı bilirkişiye verilmek suretiyle 09.09.2015 tarihli sözleşme kapsamında feshin haklı olup olmadığı, fesihten bakiye kalan sürede yüklenilen tüm işlerin yerine getirilip getirilemeyeceği, teminat farkı borcu doğup doğmadığı hususlarında teknik rapor alınmış olup bilirkişi tarafından sunulan 27/06/2019 tarihli raporda ayrıntısı açıklandığı üzere sonuç olarak \"... Davacı iş sahibinin davalı yüklenicinin borca aykırı davranmış olması nedeniyle sözleşmeden dönebileceği,<br>Davacı iş sahibince teminat güncelleme farkının talep edilebileceği\" tespit ve rapor edilmiştir.\" tespit ve rapor edilmiştir.<br>Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup taraf vekilleri tarafından rapora itiraz edilmediği anlaşılmıştır.<br>Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine, taraflar arasında akdedilen  ''... yılı 2. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı\" na dair 09.09.2015 tarihli sözleşmenin  davalının sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle feshi nedeni ile sözleşmenin 26. maddesi gereği teminat ve ek teminatların fesih tarihine göre 509.242,87 TL güncelleme bedelinin davalıdan tahsili istemli iş bu davanın açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda teminat güncelleme farkının talep edilebileceğinin rapor edildiği anlaşılmakla asıl davanın kabulüne, 509.242,87-TL'nin 05/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davanın ise HMK 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek yerinde görülmüştür. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Asıl davanın KABULÜNE, 509.242,87-TL'nin 05/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 34.786,38-TL harçtan peşin alınan 8.696,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.089,78 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>-Davacı tarafından yapılan 35,90 -TL başvurma harcı, 8.696,60-TL peşin harç, 5,20-TL vekalet harcı, 469,20-TL tebligat/ posta gideri, 850,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam  10.056,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 80.386,43-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Birleşen İstanbul ... Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davasının HMK 119/2 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 111,47 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 316,13 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,<br>Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> e-imzalıdır   <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f703ad35617a83fd","SID":"132a028738111005"}}