{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 01/10/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 1- <br>\t2<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 3- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 4-  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ....  tarafından kullanılan ve ...' a ait .... plakalı araç, 22/11/2022 günü ....K.K.Nolu Devlet Yolunun 11+900 km'sinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkil idare sorumluluğundaki otokorkuluklara zarar verildiğini, hasarın tespiti için kurumlarının kaza mahallinde keşif icra etmiş ve akabinde kaza neticesinde uğradığı maddi zararın net şekilde tespit edildiğini, uğranılan toplam zararın kaza tarihi itibariyle 39.005,08 TL olduğunu, kaza tarihi itibariyle aracın iki adet poliçesinin bulunması nedeniyle  her iki sigorta şirketine de ihtar yazısının gönderildiğini, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluk konusunda anlaşamadığını, uğranılan zararın tazmini amacıyla Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esasına kayıtlı olarak icra takibinin başlatılmış olduğunu, davalıların işbu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, hukuka aykırı itirazın iptalini , takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı .... Sigorta A.ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 22.11.2022 tarihinde 11:30 saatinde kazanın meydana geldiğini, ekte sunulan poliçe ve sorgudan da anlaşılacağı üzere kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş. sorumluluğunun sabit olduğunu, .... plakalı araç 11.11.2022 tarihinde satış nedeniyle zeyilname düzenlenerek poliçe iptal edildiğini, söz konusu aracın 22.11.2022 tarihi saat 08:49 da ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçelendiğini, söz konusu zararda müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tanzim saati gereği ... Sigorta A.Ş tarafından poliçeli olması ve cevap dilekçesinde yapılan ödemenin varlığı sebebiyle müvekkili şirket için davanın husumetten reddinin gerektiğini, söz konusu ilk prim ödemesi gerçekleşmiş olup poliçe sorumluluklarının mevcut olmadığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ...- .... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu  cevap dilekçesinde özetle; \tÖncelikle karşı tarafın ikame etmiş olduğu haksız ve mesnetsiz davasında aleyhlerine iddia ettiği hususların hiçbirini kabul etmediklerini, Müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına hak düşürücü süre, husumet, derdestlik, görevsizlik itirazlarını sunduklarını, bunun yanı sıra Mahkememizce zaman aşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, olayın oluş şekli itibariyle müvekkiline kusur izafe edilmesi raporların eksik ve hatalı düzenlendiğini gösterdiğini, müvekkilinin trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu yer de keşif yapılması halinde kusurunun olmadığının sabit olacağını, davacı tarafın, bağımsız ve tarafsız bir eksper bir eksper raporu olmadan bedel talep edemeyeceğini, zarar verildiği iddia edilen malzemelerin tamir edilip edilmeyeceği, zararın ne seviyede olduğuna dair hiçbir tutanağın bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu  cevap dilekçesinde özetle; \tKabul anlamına gelmemekle poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuun, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunmasının gerektiğini, Onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunluğu olduğu,  diğer yandan poliçede KDV klozunun mevcut olduğunu, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddinin gerektiğini, dosya kapsamında yansıtma faturasının bulunmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini  ödeme  yükümlülüğü  belgelerin  ibrazından  itibaren  8 iş günü  içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Yukarıda yapılan açıklamalar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 22/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait oto korkulukların zarar gördüğü, kazanın meydana gelmesinde .... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza sebebiyle davacının oto korkuluklarında meydana gelen gerçek zarar miktarının 39.005,08 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle kazaya sebebiyet veren aracın ... Sigorta A.Ş'ye ait olan .... nolu poliçe ile teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Davacının alacak aslı 39.005,08 TL olarak kabul edilerek yapılan hesaplamada;<br>(a) DAVALI ... VE .... YÖNÜYLE; Anapara alacağı 39.005,08 TL, takip öncesi faiz başlangıç tarihi 22/11/2022 tarih, takip öncesi faiz bitiş tarihi 25/07/2023, faiz oranı yasal faiz kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplamada davacının takip öncesi 2.356,33 TL alacağı olduğu, ödeme emrinde istenilen tutar ile Mahkememizce yapılan hesabın birbiriyle örtüştüğü(HESAP RAPORU DOSYAMIZ İÇERİSİNDEDİR) anlaşılmakla bu davalılar yönünden takibin kaldığı yerden aynen devamına karar verilmiştir. <br>(b) DAVALI ... SİGORTA YÖNÜYLE: Anapara alacağı 39.005,08 TL, takip öncesi faiz başlangıç tarihi 14/02/2023 tarih(Sigortaya ödeme için yapılan müracaat ve 8 iş günlük ödeme/temerrüt süresi nazara alınarak), takip öncesi faiz bitiş tarihi 25/07/2023, faiz oranı yasal faiz kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplamada davacının takip öncesi 1.548,45 TL alacağı olduğu anlaşılmakla (HESAP RAPORU DOSYAMIZ İÇERİSİNDEDİR) ... SİGORTA A.Ş. Tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin bu borçlu yönünden alacak aslı 39.005,08 TL, takip öncesi işlemiş faiz 1.548,45 TL olmak üzere toplam 40.553,53‬ TL üzerinden devamına, davacının bu davalı yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. <br>(c) .... SİGORTA YÖNÜYLE: Kaza tarihi itibariyle bu davalı yönüyle geçerli bir poliçe olmadığından davacının davasının bu davalı yönüyle reddine karar verilmiştir. <br>(ç) İCRA-İNKAR TAZMİNATI AÇISINDAN:  Alacağın likit olmadığı ve muhakemeyi gerektirdiği anlaşılmakla kabul ve reddolunan miktarlar yönüyle taraflar lehine ya da aleyhine tazminata hükmolunmamış ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak;<br>Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>T.C. Konya .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalılar(borçlular) ... İLE .... tarafından yapılan itirazların AYRI AYRI İPTALİNE, takibin bu borçlular yönünden kaldığı yerden AYRI AYRI AYNEN DEVAMINA,<br>T.C. Konya .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) ... SİGORTA A.Ş. Tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin bu borçlu yönünden alacak aslı 39.005,08 TL, takip öncesi işlemiş faiz 1.548,45 TL olmak üzere toplam 40.553,53‬ TL üzerinden DEVAMINA, davacının bu davalı yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, <br>.... Sigorta A.Ş. Yönüyle açılan davanın REDDİNE,<br>Yasal şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinde geçerli olan poliçenin tespiti değerlendirmesinin müvekkili idare tarafından yapılamayacağı ve mahkeme gerektirdiğinin aşikar olduğunu, müvekkili idarenin hak kaybı yaşamaması için davanın her iki sigorta şirketi aleyhine açılmasının zaruri olduğunu, müvekkili idarinin davasının kabul edilmesine rağmen alacağının yarısı kadar bir bedelin haksız bir şekilde ödemek zorunda kalacağını, müvekkili kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafların haksız itirazlarının iptaline karar verilmesine rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle başladığını, faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin alınarak kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde geçerli trafik poliçesinin bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, mahkemece dava süresince eksik değerlendirme ve inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkemece kurulan hükümde hükmün gerekçesinin açıklanmadığını, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini kabul etmediklerini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına hak düşürücü süre, husumet, derdestlik, görevsizlik itirazlarını sunduklarını, davaya konu taleplerin ve iddiaların tamamının zaman aşımına uğradığını, mahkemece bağımsız ve tarafsız bir eksper raporu olmadan davanın kabulüne karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazada tüm sorumluluğun ve ödemelerin sigorta şirketlerine ait olduğunu, müvekkillerine karşı hiçbir rücu sebebi bulunmadığını, mahkemece yalnızca müvekkiller yönünden davanın tam kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava tek taraflı trafik kazası nedeniyle maddi   tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Kaza tarihi itibariyle poliçe bulunmadığı itirazının incelenmesinde:<br>2918 Sayılı KTK'nun 94.maddesi gereğince \"sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır.<br>Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir\". <br>Ayrıca, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Kanuna aykırı olarak genel şart düzenlenemez. Sigortalı aleyhine genel şartlarla düzenleme yapılamaz. Kanuna aykırı olarak düzenlenen genel şart hükümleri gözetilerek karar verilemez.(YARGITAY17. Hukuk Dairesi 2014/18220 ESAS, 2015/5963 KARARI) Ancak üçüncü kişinin lehine ise Genel Şartlar'ın C4 maddesinin uygulanması söz konusu olabilir. (aynı doğrultuda bkz. YARGITAY\t17. Hukuk Dairesi 2016/9521 ESAS, 2017/945  KARAR; aynı dairen 2016/9521 ESAS, 2017/945 KARAR; aynı daire 2015/18611 ESAS, 2018/10091 KARAR; aynı daire 2012/3667 ESAS, 2013/2231 KARAR)<br>Anlatılanlar ışığında somut olayda; 22/11/2022  kaza tarihinde kazaya sebebiyet veren ....  plakalı aracın....   Sigorta tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortası 11/11/2022 tarihinde iptal edildiği  Ouick sigorta tarafından  Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 22/11/2022 saat 8;46 da yapıldığı kazanın 22/11/2022 tarihinde saat 11.30 da meydana geldiği davaya konu kaza nedeniyleDAVALI ...SİGORTANIN   sorumlu bulunduğu; buna göre, yukarıda yazılanlar doğrultusunda, eldeki davaya uygilanması gereken KTK'nun 94.maddesinde öngörülen fesih tarihinden itibaren 15 günlük dolduğu tarihten önce meydana gelen kazada sigortanın buna yönelik istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır.<br>2-Vekalet ücreti itirazının incelenmesinde :<br>... Sigorta tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası başlangıç tarihi 11/07/2022 bitiş 11/07/2023 tarihi olup poliçe 11/11/2022 tarihinde iptal edilmiş  .... sigorta tarafından  Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 22/11/2022 saat 8;46 da yapıldığı, 15 günlük sürenin dolmadığı anlaşılmakla davalı tarafa dava açmasında atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmakla, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yaptığı yargılama giderenden davacıyı sorumlu tutmak  hatalıdır. <br>3-Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazının incelenmesinde :<br>Haksız fiillerde zamanaşımı ise, Borçlar Kanunu’nun 72.maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.<br>TBK nın 72 maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.<br>Buna karşılık, 2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesinde  \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu düzenlemeye göre \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.<br>Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.<br> Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere, haksız fiillere uygulanacak üç ayrı zamanaşımı süresi belirlenmiştir.<br>Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olan 2 yıllık kısa süreli zamanaşımı; fiilin ‘vukuundan’ itibaren işleyecek 10 yıllık kesin süreli zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda suç oluşturduğu durumlarda uygulanacak olan uzamış ( ceza davası) zamanaşımı süreleridir.<br>TBK'nun 72.maddesinin 1.fıkrasına göre, haksız fiil nedeniyle tazminat davası açma hakkı zarar görenin, zararı ve haksız eylemi öğrenmesinden itibaren başlayacak ve iki yılda zamanaşımına uğrayacaktır. Burada önemli olan zararı ve tazminat sorumlusunu öğrenmektir. Öğrenebilecek durumda olmak zamanaşımının işlemeye başlamasına sebep olmaz. Zarar ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse, zamanaşımı son öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. Eğer zarara uğrayan tüzel kişi ise, dava açmaya yetkili organın öğrenmesi dikkate alınır.<br>İki yıllık sürenin başlaması için zarar görenin, zarar ile birlikte tazmin borçlusunu da öğrenmiş olması gerekir. Kusur sorumluluğunda fail, kusursuz sorumlulukta kanunen sorumlu görülen kişinin öğrenilmesi gerekir.<br>TBK'nun, 72/2. fıkrasında düzenlenen ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için öncelikle; zarar veren eylemin Ceza Kanunu ya da ceza hükmü taşıyan özel kanunda suç olarak düzenlenmiş olması gereklidir.<br>Özel kanunlarda haksız eylem için başka bir zamanaşımı süresi tayin edilmiş olmadıkça, haksız eylemden doğan maddi ve manevi zararların tazmini için açılacak davalarda TBK'nun 72.. maddesinde öngörülen zamanaşımı uygulanmak gerekir.<br> Öğretide ve yargısal inançlarda, TBK’nun m.72/2’deki hükmünün anlam ve amacı şu şekilde açıklanmaktadır:<br>Haksız fiillerin bir kısmı, sadece özel hukuk açısından değil, ceza kanununda ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlar bakımından da sorumluluğu gerektirir. Haksız fiilin faili, yani sorumlusu genellikle daha ağır sonuçları olan ceza kovuşturmasına konu olabileceği sürece, zarar görenin haklarını yitirmesinin mantık dışı olacağı kuşkusuzdur.<br>  Bu bakımdan haksız eylem aynı zamanda ceza kanununda ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlarda suç teşkil ediyorsa ve bu yasalarda, bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin edilmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur.<br>Bu hususa, 07.12.1955 gün ve 17/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Zira, ceza davasının zamanaşımı \"suçun türüne göre değişmekle beraber\" çoğunlukla, TBK'nun m. 72/l'deki özel hukuk zamanaşımından daha uzundur.<br>O halde, fail hakkında açılmış bir ceza davası devam eder ve fakat o davaya şahsi davacı olarak zarar görenin katılma imkanı sağlanmaz ya da o uzun süreye denk olarak hukuk mahkemesinde ( hele ceza davası devam ederken ) tazminat davası açmasına izin verilmezse, denge bozulmuş olur.<br>2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış  bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.<br>Somut olayda yaralanan kimse olmayıp maddi hasarla sonuçlanan kaza vardır.<br>  Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; maddi hasarla sonuçlanın kaza 22/11/2022  tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda oto korkuluklar hasarlanmıştır.. Kaza tarihi olan 22/11/2022  tarihinden başlayarak takip tarihi olan 25/07/2023 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olup  Bu itibarla, davalı tarafın istinaf talebinin reddi gerekmektedir. <br>4-Sorumluluk itirazının incelenmesinde :<br>Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır. Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür. Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.<br>Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil  sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan  doğabilir.<br>Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.<br>Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.<br>Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.<br>Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. ( YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )<br>          Somut olayda davalılar araç sürücüsü ve işleteni olup zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>5-Görev itirazını incelenmesinde :<br>HMK'nun 355/2. maddesi uyarınca mahkeme kararında kamu düzenini ilgilendiren hususlara ilişkin aykırılık olup olmadığının incelenmesinde; dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.<br>Somut davada davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, davacı üçüncü kişi olarak sigorta sözleşmesinin tarafı değillerdir. <br>Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir. Dava ve karar tarihinde Akşehir  ilçesinde  ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden davalı vekilinin itirazı yerinde değildir.<br>6- Rapora itirazın incelenmesinde :<br>Hükme esas alınan rapor usul ve yasaya uygun olup itirazın reddi gerekmiştir.<br>Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davalılar vekillerinin istinaf talebinin REDDİNE,<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, <br>\tHMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) <br>\t1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\t(a)T.C. Konya ..İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalılar (borçlular) ... İLE .... tarafından yapılan itirazların AYRI AYRI İPTALİNE, takibin bu borçlular yönünden kaldığı yerden AYRI AYRI AYNEN DEVAMINA,<br>\t(b)T.C. Konya ..İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) ... SİGORTA A.Ş. Tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin bu borçlu yönünden alacak aslı 39.005,08 TL, takip öncesi işlemiş faiz 1.548,45 TL olmak üzere toplam 40.553,53‬ TL üzerinden DEVAMINA, davacının bu davalı yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, <br>\t(c) .... Sigorta A.Ş. Yönüyle açılan davanın REDDİNE,<br>\t(ç) Yasal şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,<br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.825,40TL karar ve ilam harcın davalılar .... , ... ve ... Sigorta'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (... Sigorta A.Ş'nin (40.553,53/41.361,41) oranında 2.770,21TL den  diğer davalılar .... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar .... , ...'ın hepsinden sorumlu olmasına)<br>3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00TL arabuluculuk giderinin davalılar .... , ... ve ... Sigorta'dan alınarak hazineye gelir kaydına,\t(... Sigorta A.Ş'nin (40.553,53/41.361,41) oranında 3.725,77TL den  diğer davalılar .... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar .... , ...'ın hepsinden sorumlu olmasına)<br>4-Davacı tarafından karşılanan  962,00TL posta ve tebligat gideri, 4.700,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.662,00‬‬TL'nin davalılar ..., ...., ... Sigorta A.ş'den  alınarak davacı tarafa verilmesine, (... Sigorta A.Ş'nin (40.553,53TL/41.361,41TL oranında) 5.551,41TL den diğer davalılar .... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar .... , ...'ın hepsinden sorumlu olmasına)<br>5-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sarfedilen 60,80TL vekalet harcı yargılama giderinden davanın haklılık oranına (807,88TL/41.361,41TL) göre hesaplanan 1,19TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ne  verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar .... , ... ve ... Sigorta'dan  tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (... Sigorta A.Ş'nin (40.553,53TL/41.361,41TL oranında) 17.550,37TL den diğer davalılar .... ve ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar .... , ...'ın hepsinden sorumlu olmasına)<br>7-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 807,88TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ne verilmesine, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, <br>İstinaf Yargılaması Yönünden;<br>9-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>10-Davacı tarafça yapılan 100,00 TL  tebligat giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>11-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından alınması gereken 2.770,21TL harçtan peşin alınan 692,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.077,67 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>12-Davalı ... tarafından alınması gereken 2.825,40TL harçtan peşin alınan 720,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.105,24 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>13-Davalı .... tarafından alınması gereken 2.825,40TL harçtan peşin alınan 706,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.119,05 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>14-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinden bırakılmasına,<br>15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>16-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>        <br>                Başkan                             Üye                              Üye                              Katip<br>                <br>              e-imzalı                          e-imzalı\t                 e-imzalı                          e-imzalı<br> <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d45b3bd98966e313","SID":"52e902287e17737b"}}