{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2201 <br>KARAR NO: 2024/2383<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2024<br>ESAS NO: 2021/290<br>KARAR NO: 2024/599<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 29/11/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih ve  2021/290  Esas -  2024/599 sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in 2001 yılından beri davalı kooperatifin ... Nolu ortağı olduğunu, kendisine kura yoluyla fiilen tahsis edilip 2009 yılından beri oturduğu ... ili, ... İlçesi ... Mah. ... pafta,... Ada ... Parselde kayıtlı ... Blok Kat ...No:... nolu dairenin hak sahibi olduğunu, diğer müvekkil ...'un 2004 yılından beri davalı kooperatifin... Nolu ortağı olduğunu, kendisine kura yoluyla tahsis edilip 2005 yılından beri oturduğu ... ili, ... İlçesi ... Mah. ... pafta, ... Ada ... Parselde kayıtlı ...Blok Kat ... ... Nolu dairenin hak sahibi olduğunu, davacılara tahsis edilen 130 m2’lik dairelerin kesin maliyeti, 2010 yılında inşaat maliyeti ve genel gider payı dahil toplam 81.000,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkillerinin kesin hesap borçları 2014 yılı itibariyle tamamlandığı halde, kooperatif yönetimi tapu devrine yanaşmadığını, çıkarılan haksız ve afaki borç ödenmedikçe ve yöneticiler tamamen ibra edilmedikçe tapu vermeye yanaşmadıklarını,duyumlarına göre 1500’den fazla kooperatif ortağına daire tapuları verilerek ortaklıktan çıkarıldığını, müvekkillerle birlikte sadece 7-8 üye bırakıldığı, kooperatifin arsa sahiplerine ve çıkan ortaklara önemli miktarda borçlarının olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir istemek zorunda kaldıklarını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/37 D.İş dosyasında dava konusu daire tapularına ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini beyanla, öncelikle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/37 D. İş sayılı dosyasından verilen tedbirlerin devamına, davanın kabulü ile anılan dairelerin tapularının iptaline ve davacı müvekkiller adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde ise fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile dairelerin rayiç bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin davacı ...’a ve 10.000,00 TL’nin de davacı ...’e ödenmesine, davacılardan haksız tahsil edilen fazla ödemeler için, fazlaya dair hakları  saklı kalmak üzere şimdilik ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin dairelerini almaları için davacılara birçok kez bildirimde bulunduğunu 21.03.2016 ve 16.12.2016 tarihlerinde iki kez ihtar dahi gönderdiğini, davacı...'in şimdiye kadar 110.250,00 TL aidat yatırdığını, dava konu dairenin 31.07.2009 tarihinde fiilen teslim edildiğini, davacı ...'un 109.955,00 TL aidat yatırdığını, dava konu dairenin 31.07.2009 tarihinde fiilen teslim edildiğini, kesin maliyet hesaplarının 2010 yılında yapılan genel kurulda tartışılarak kabul edildiğini, kesin maliyet hesabının her iki davacıya PTT gönderisiyle gönderildiğini, davacıların da 2010 yılında yapılan genel kuruluna katıldıklarını, 855 üyenin bir ay içinde tapularını aldığını, peşin yatırmayan üyelerin üyeliklerinin devam ettiğini, 2010-2017 yılları atasında artan inşaat maliyetleri, denetim ve ısı yalıtım zorunluluğu gibi giderlerden etkilenerek çıkan hesabı ödeyerek davacılar haricindeki 1400 üyenin tapularını alarak kooperatiften ayrıldığını, şu an itibariyle kooperatif üyesi davacı 2 kişinin kaldığını, 2010 yılı maliyetlerine Çevre ve Şehircilik birim fiyatları esasına na göre hesap yapıldığını, buna göre  davacı...'in 2010 yılında 95.621,00 TL olan maliyetinin 2010 yılında tapusunu almadığı için 2016 yılında 121.962,00 TL'ye,   davacı  ...'un 2010 yılında 101.621,00 TL olan maliyetinin 2010 yılında tapusunu almadığı için 2016 yılında 127.962,00 TL'ye yükseldiğini, ayrıca 12.01.2013 tarihli genel kurulum 17 maddesindeki kira bedeli olarak davacı...'in 8.400,00 TL, davacı  ...'un 14.400,00 TL kira parasını kooperatife ödemeleri gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Açıklandığı üzere, kooperatif üyesinin ödemelerini hiç yapmamış olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunmamakta ise de, eksik ödeme yapmış olması durumunda kural olarak konut karşılığı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. Davacılar vekili tarafından da 29/05/2023 tarihli dilekçesi ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda kademeli formüle göre tazminatın belirlenmesi talep edilmiş olup, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda davacıların davalı kooperatiften talep edebilecekleri tazminat bilirkişi marifetiyle belirlenmiş olup buna göre davacı ...'in 137.005,25-TL, davacı  ...'un ise 126.523,52-TL davalı kooperatiften tazminat talep edebilecekleri belirlenmiştir. Mahkememizce icra edilen keşif neticesinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan ... Blok ... bağımsız bölüm nolu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 165.000,00-TL,  ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... ada, ... parselde bulunan ... Blok ... bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değeri ise dava tarihi itibariyle 155.000,00-TL olarak tespit edildiğinden 320.000,00-TL üzerinden harç ikmali yaptırılmış olup, davacıların tapu iptal tescil talebinin kabul görmemesi halinde dairelerin rayiç değerinin tahsilini talep ettiği bu şekilde eksik harcın bulunmadığı gözetilerek davacıların ikinci talebinin kabulü ile 137.005,25-TL'nin davalı kooperatiften alınarak davacı ...'e verilmesine, 126.523,52-TL'nin davalı kooperatiften alınarak davacı ...'a verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş....\" gerekçesiyle DAVANIN KISMEN KABULÜ ile Davacıların asli talebi olan  tapu iptal ve tescil talebinin reddine, Davacı ...'in taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesine yönelik talebinin kabulü ile 137.005,25-TL'nin davalı kooperatiften alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ...'un taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesine yönelik talebinin kabulü ile  126.523,52-TL'nin davalı kooperatiften alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2021/545 E. 2021/6771 K. sayılı dosyası ile kaldırıldığını, bu kararda Yerel Mahkemenin eksik inceleme yaptığı ve bu eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması gerektiğinin vurgulandığını, yerel mahkemenin hiçbir şekilde istinaf mahkemesinin bahsetmiş olduğu eksiklikleri tamamlamadığını, neredeyse aynı delillerle bu sefer daha fazla aleyhlerine olan bir karar verdiğini, Yargıtay 23.HD 2017/1239 E-2020/2574- K sayılı kararı, kaldırma kararının detaylarından anlaşılacağı üzere kararda, öncelikle müvekkillerinin davalı Kooperatife borcu olup olmadığının yeniden araştırılması, sonrasında ise borçları varsa dahi eşitlik ilkesine bağlı olarak borcu olupta tapusunu alan üyelerin olup olmadığının araştırılması gerektiği, bu durumlar araştırıldıktan sonra yeniden bir karar verilebileceği belirtildiğini, yerel mahkemenin sunmuş olduğu delillere rağmen bu eksikliği gidermediğini, Bölge Adliye Mahkemesi İlgili kararı kaldırırak \"1163 Sayılı Koopaeratifler Kanunun 23. Maddesinde ki eşitlik ilkesine uygun olarak kooperatife borcu olduğu halde tapusu verilen üyeler olup olmadığının araştırılması gerektiği\" belirtildiğini, müvekkillerinin davalı kooperatife borçları olmadığı halde bir an için borçlu ayıldıklarını düşünsek dahi istinaf bozma kararının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekli araştırmayı yaparak zaten eşitler arası hukuk'u uyguladığını ve borcu olduğu halde tapusunu alan üyeler olduğu için kabul kararı verdiğini, mahkemenin bu durumda önce ki verdiği kararın hukuki mahiyetiyle de çeliştiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2021/545 E., 2021/6771163K. sayılı ilamında Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacılar ile aynı durumda olan diğer ortaklara borca rağmen tapularının verilmiş olması halinde de davacıların tapu talep edebileceklerini belirttiğini, aslında bu hususun mahkemece gözetilmiş olsa da istinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra yeniden borçları olduğu halde tapu kayıt ve tescili yapılan kooperatif ortaklarının/üyelerinin araştırılması gerektiğini, mahkemenin bu hususu netleştirmek için dosyayı bilirkişiye tevdi ettiğini ancak bilirkişinin hukuka ayrkırı, hükme esas teşkil etmekten uzak bir rapor verdiğini, 26.07.2022 tarihli raporda hiçbir araştırma yapılmadan, kesin ya da ara maliyet hesapları dikkate alınmadan, 1455 üyenin hiçbirinin somut durumu dosyaya yansıtılmadan  \"davacıların kendileriyle aynı dönemde konutu biten ortaklara, yönetim kurulu karar ile önce ki dönemde tapu verilen ortaklar için belirlenen çıplak geçici nitelikteki maliyetin bayındırlık birim fiyatlarıyla güncellenerek ödenmesi şeklinde ki talebi kabul etmedikleri, diğer ortakların bunu kabul ederek tapularını aldıkları, aldıktan hemen birkaç gün sonra istenilen ve belirlenen bedelleri ödedikleri, davacıların ise ödemedikleri için kooperatifçe tapu verilmediği, enflasyonist bir ülkede belirlenen geçici maliyet üzerinden bayındırlık birim fiyatı ile yapılan geçici çıplak maliyet güncellemesiyle bedel istenmesinin olağan olduğu, aynı durumda ki ortakların bunu kabul edip ödedikleri, davacıların ise ödemedikleri için tapu verilmediği, bu bakımdan ortaklara eşit davranma ilkesinin ihlal edilmediği\" ifadelerine yer verildiğini, bu bilirkişi raporunun hakkaniyetle gerçeklerle ve hayatın olağan akışıyla hiçbir bağı olmadığını, asla hükme esas alınamayacağını, bilirkişilerin hiçbir somut veriden bahsetmeyip diğer ortaklardan ve onların borçlarını ödediklerinden bahsettiğini, böyle bir raporun hükme esas alınmasının düşünülemeyeceğini, ancak tüm bu beyanları aşamalarda vermiş olmasına rağmen yerel mahkemenin müvekkillerine Yargıtay uygulamasına göre tazminat hesabı yaparak hükmettiği ve hakkaniyete uygun olmayan bir karar verdiğini, bu raporu imzalayan ... ve ... dosya içerisinde bulunan 30.03.2020 tarihli raporda aynen şu ifadeleri kullanmışlardır. \"davalı kooperaifin yapmış olduğu maliyetin gerçeği yansıtmadığı, koop m. 23' e aykırı olduğunu belirtmiştik. yine kök raporda davalı kooperatifin tam ve gerçek bir maliyet hiç bir zaman çıkarmadığı, sonra ki güncelleme işleminin de hatalı olduğu anlaşıldığından, davacı koopeeratif ortakları bakımından, ödediği toplam bedelin ne olduğunun ve aidat bedelleri çerçevesinde bir üyenin ödemesi gerekli meblağ belirlenip, kooperatife olan daire tapularının da durumu esas alınarak bir sonuca varılmalıdır. bununla birlikte diğer ortaklara davacıların dışında daha düşük meblağlara tapuların devredildiğide doğrudur.ancak davalı kooperatif bu şekilde devir yaptıktan sonra almaya devam ettiği aidat kararıyla aslında yaptığı maliyetin geçici nitelik taşıdığı, belli olmaktadır\" her nasılsa bilirkişilerin 30.03.2020 tarihli raporda yapılan maliyet hesabının yanlış olduğu ve Koop Kanunun m. 23 e aykırı olduğunu beyan ettiklerini ancak 26.07.2022 tarihli raporda bunun tam tersini hiçbir veriye dayanmadan söylediğini, bu durumu da mahkemeye iletmelerine rağmen farklı bir bilirkişi heyetinden rapor taleblerininde dikkate alınmadığını, bilirkişilerin araştırmamış olsa da haricen öğrendiği bilgilere göre kooperatif ortaklarından \"...\" ve \"...\" davalıya borçlu olmasına rağmen tapuları devraldıklarını, belirttiği kişilerin kooperatife yaptığı ödemeler ve tapu kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, ...'in önce 59 Bin TL ödedikten sonra tapusunu aldığını, sonrasında kendisine 200 Bin TL civarında bir borç çıkartıldığını, ... ise  2010 yılında tapusunu aldığını, sonrasında kendisine 62.728 TL borç çıkarıldığını, bu iki simin sadece kendi bildiği isimler olduğunu, bunun dışında belki onlarca ya da yüzlerce kişinin benzer durumda olduğunu, Kooperatifin bir çok üyesine tapu verdikten sonra borç çıkardğını ve bu borçların ödenmesinin istendiğini, ancak kendilerinin ulaştığı bilgilere bilirkişilerin ulaşmak için hiçbir çaba sarf etmediğini, hiçbir araştırma yapmadan diğer ortakların borçlarını birkaç gün sonra da olsa ödediğini söyleyerek adeta hukuk yaratmaya çalıştığını, bilirkişilerin bunu yapmamış olsa dahi mahkemenin bu araştımayı bir müzekkere ile yapabileceğini, istinaf kaldırma kararında özellikle belirtildiği halde bu araştırmanın yapılmadığını, Kooperatife borcu olduğu halde tapu alan kişilerin varlığının araştırılmadığını ve eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini, müvekkillerinin kendilerine ait olan ve uzun süre fiili olarak oturdukları evlerden mahrum oldukları ve halen Hukuk mücadelesi vermeye devam ettiklerini, bu mücadelenin tamamen haklı olmalarına bağlı olup, Öğretmenlik gibi kutsal bir görevi ifa eden müvekkillerinin sadece hakkın yerine gelmesini talep ettiklerini, yıllarca tüm birikimlerini davalı Kooperatife aktardığını ve bir ev alma hayaliyle yaşamış olan müvekkillerinin ülkenin yetiştirdiği kıymetli öğretmenler olduğunu, kabul etmemekle beraber yapılan onca ödemeden sonra çok cüz' i bir bedel ödeyerek tapularını alabilecekken, bu bedelleri ödememeleri düşünülemeyeceğini, iddia edilen bu durum hayatın olağan akışına, eşyanın tabiatına, bildiği tüm gerçeğe aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay 23. HD., 13.05.2019 T., 2016/4657 E. 2019/1922 K. sayılı kararı,Yargıtay 23. HD., 04.04.2016 T, 2015/4563 E., 2016/2062 K. sayılı kararı, Yargıtay 23. HD., 20.10.2016 T., 2015/7416 E., 2016/4643 K. sayılı kararlarının emsal olduğunu, heyet huzuruna daha önce gelen dosyada zamanaşımlarının da dikkate alınarak dosyanın ivedi bir şekilde incelenmesini talep ettiklerini,  istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde; istinaf talebinin kabulüyle, yerel mahkeme kararının talepleri doğrultusunda kaldırılmasını, müvekkilleri lehine dava konusu taşınmazların güncel değerinin tespit edilerek bu değerler üzerinden lehlerine hüküm kurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, tapu iptali ve tescil,  tapu iptal ve tescilin mümkün  olmadığı takdirde yapılan ödemelerin iadesi-tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece  davacıların tapu iptal tescil isteminin reddine tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>Bilindiği üzere Yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir.<br>Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu önkoşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut  ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2016/7609 Esas  2020/22 Karar; 2017/2843 Esas 2020/3830,  2016/4379 Esas 2019/725 Karar )<br>Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı  belirlenen,  ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekli Yargıtay yerleşik uygulamalarında  aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:<br>a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.<br>b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi \" TEFE\" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.<br>c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır. <br>d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. <br>e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır. <br>Buna göre ilk derece mahkemesince, davacıların üyelik yükümlülüklerinin karşılığı olan bedele ilişkin sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği bilirkişi aracılığı ile belirlendiği, davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinin belirlenerek yukarıda belirtilen   benimsenen formül gereğince tazminat hesabı yaptırıldığı, bilirkişi raporunun bu kapsamda yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacıların söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2021/290 E. - 2024/599  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Her davacı için ayrı ayrı alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı+ 427,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacılar tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.   27/11/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"649c003e38b63c12","SID":"3b2df8f4c661dd80"}}