{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/988 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2156<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/78 E.  2023/55 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 18.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.12.2024<br>      \t<br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2023 tarih 2021/78 E. 2023/55 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 04/08/2020 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde 94036555 numaralı poliçe ile sigortalı davalı ... A.Ş'ne ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının maliki olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/93 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davacıya ait araçtaki maddi zararın ve kazanç kaybının tespit edildiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi hasar bedeli, 500,00 TL değer kaybı, 500,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>   \tDavacı vekili 17.10.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle, karşı yanın kusurlu hareketi nedeniyle davacının ... plakalı aracında meydana gelen hasar nedeniyle, 1.000,00 TL olarak talep edilen hasar bedelini 43.000,00 TL daha arttırarak belirlenen 44.000,00 TL hasar bedelinin tüm davalılardan, yine karşı yanın kusurlu hareketi nedeniyle davacının ... plakalı aracında meydana gelen hasar nedeniyle, 500,00 TL olarak talep edilen kazanç kaybı bedelini 4.750,00 TL daha arttırarak belirlenen  5.250,00 TL kazanç kaybı bedelinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan, toplamda 49.250,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 04.08.2020 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden ihbar tarihi olan 01.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi yönünden ise kazanç kaybı dışındaki hasar alacak kaleminin sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, delil tespiti gideri ve vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi, istemiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ...  Şirketi vekili, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından gerekli belge ibraz edilmeden işbu davanın açılamayacağını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ATK raporu ile ispat edilmesi gerektiğini,  değer kaybının ZMSS teminatı dışında olduğunu, dava konusu aracın önceden bir kazaya karışıp karışmadığının tespitinin gerektiğini, yokluklarında yapılan tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talep etmiştir. <br>\tDavalı ... AŞ vekili, kaza anında tanzim edilen kusur oranlarını gösterir raporun ön rapor olduğunu ve kesinlik arzetmediğini, davacıya ait araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, davacı tarafından alınan tespit raporundaki hasara ve kusura ilişkin tespitleri kabul etmediklerini, davacı aracının kilometresinin 94.000 olması ve aracın ticari olması nedeni ile değer kaybının oluşmadığını, kazanç kaybına ilişkin vergi dairesinden kazanç durumunun tespitinin yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 04.08.2020 tarihinde davalı ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla sola dönüş yapmak istediği sırada dava dışı ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plakalı aracının ön ve sol yan ön kısımları ile ... plakalı aracın sol arka yan kısımlarına çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 64726295/0 numaralı poliçe ile 31.08.2019-31.08.2020 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 41.000,00 TL olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün sola doğru dönüş yasak olmasına rağmen bulunduğu sağ şeritten sola dönmek istediğini, KTK'nın 53/1-b maddesine göre sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralına uymadığından kazanın oluşumunda tam etken olduğunu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün normal seyri sırasında karıştığı bu trafik kazasında etken olmadığı, bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 44.000,00 TL hasar bedeli ve 5.250,00 TL ikame araç bedeli hesaplandığı, hasar bedelinin araç rayicinin %50'sini aştığı, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, araç pert total kabul edilerek pert olan araçta değer kabı oluşmayacağı, KTK 85/1 maddesi ve KZMSS Genel Şartları gereği hasar bedelinin sigorta teminat kapsamında olduğu ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, KTK 99. maddesi ve KZMSS B.2 maddesi gereğince başvuru tebliğ tarihine -17.09.2020- 8 iş günü ilavesi ile davalı sigorta şirketinin 01.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalılar yönünden haksız fiil -kaza tarihi- itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, kazaya karışan araçların tescil bilgilerinde kullanım amacının ticari olduğu görülmekle avans faiz uygulanması gerektiğini,  davacı tarafın miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın hasar bedeli ve ikame araç bedeli talebi yönünden kabulüne, değer kaybı alacağı talebi yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 44.000,00 TL hasar bedeli tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş nin sorumluluğu 41.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla  davalılar ... ve ... A.Ş  yönünden 04/08/2020  tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 01/10/2020  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  5.250,00 TL ikame araç alacağının 04/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve .... A.Ş den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  değer kaybı alacağına ilişkin talebin  reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin davalı sigorta şirketi vekili yönünden takdir edilen vekalet ücretine ilişkin hükmün HMK 304.maddesi uyarınca tavzih ve tashihi talebi üzerine Mahkemece 18.04.2023 tarihli ek karar ile, davacı vekilinin tavzih talebinin, açık yazı hesap ve benzeri hata mahiyetinde olmadığı, yine tashih kapsamında da değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından talep hakkında hükümde hata bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmayarak mahkeme hükmünün kesinleştiği de görülmekle talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemece davada 500,00 TL değer kaybı alacağının reddine karar verildiğini, toplamda 500,00 TL değer kaybı alacağı talebinin reddedilmiş olmasına rağmen kararda, ''Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin duruşmalarda vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 3.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine, Davalı ... Anonim Şirketi'nin duruşmalarda vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine\" şeklinde karar kurulduğunu, yerel mahkemenin kararında davalı ... A.Ş. lehine 500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş iken davalı ... Sigorta A.Ş. lehine 3.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini,  davada reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre, hükmedilen vekâlet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyecek olup davada reddedilen miktar göz önünde bulundurulduğunda, davalı ... Sigorta A.Ş. lehine 500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken (kararda 3 rakamının fazladan konulduğu, ret vekâlet ücretinin 500,00 TL olacağı, diğer davalı şirket yönünden de 500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi sebebiyle) sehven 3.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının hesap hatasından kaynaklandığından tashih kararı vererek maddi hatanın düzeltmesi talep ettiklerini, tashih talebinin yerel mahkemece kabul edilmemesi halinde ise,  müşterek müteselsil sorumlular davalı ... Anonim Şirketi ve davalı ... Sigorta Şirketi lehine farklı farklı vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının hükmün icrasında tereddüt yaratacak olması nedeniyle tavzih isteminde bulunduklarını, Mahkemece 18.04.2023 tarihli ek kararda gerekçelendirme yapılmaksızın tavzih taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkemece verilen 18.04.2023 tarihli ek kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak karardaki davalı ... Sigorta A.Ş. lehine vekâlet ücretine hükmedilen ilgili kısmındaki maddi hatanın, \" Davalı ... Sigorta A.Ş.nin duruşmalarda vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,\"  şeklinde tashihi ile HMK m.304 uyarınca karara işlenmesini talep etmişler, Daire aksi kanaatte ise, yerel mahkemenin gerekçeli kararında '' ….. davacı tarafın miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın hasar bedeli ve ikame araç bedeli talebi yönünden kabulüne, değer kaybı alacağı talebi yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ''  denilmekle mahkeme kararının gerekçe kısmı ile hüküm kısmı çelişmekte olup ayrıca değer kaybı alacağı yönünden müşterek müteselsil sorumlular davalı ... Anonim Şirketi ve davalı ... Sigorta Şirketi lehine farklı farklı vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının hükmün icrasında tereddüt yaratacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ek karar ile de davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK'nun 304.maddesinde hükmün tashihinin \"(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.\" şeklinde düzenlendiği, hükmün tavzihini düzenleyen aynı yasanın 305 vd.maddelerindeki hükümler dikkate alındığında \"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" şeklinde yasa koyucu tarafından tavzih koşulları belirtilmekle ve mahkemece verilen ek karar niteliğindeki karara yönelik davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.<br>\tDavanın maddi tazminat istemi yönünden istinafı açısından; 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2023 tarihi itibariyle 17.830,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.<br>\tSomut olayda, davacı miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak toplam 49.250,00 TL maddi tazminatın tahsili isteminde bulunmuş mahkemece 25.01.2023 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 44.000,00 TL hasar bedeli tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş nin sorumluluğu 41.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılar tahsiline 5.250,00 TL ikame araç alacağının davalılar ... ve ... A.Ş den   tahsiline, değer kaybı alacağına ilişkin talebin  reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı, bilahare mahkemece verilen 18.04.2023 tarihli ek karar ile de tavzih talebinin reddine  karar verildiği anlaşıldığından, asıl karar ve ek karar davacı yönünden istinafı kabil olmayıp, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl karar ve ek kararın istinafı kabil olmadığından REDDİNE,<br>\t2-İstinaf karar harcının talep halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kesin olmak üzere 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec402fc7088b498c","SID":"269bfb79cfc902ff"}}