{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/09/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 2- A<br>\t3- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 25.06.2022 tarihinde Konya İli Selçuklu İlçesi Horozluhan Mahallesi civarında saat 11.11 sularında müvekkilinin kontrolündeki ...plakalı motosiklete, davalı .....'in idaresindeki ..... plakalı araç ile kontrolsüz bir şekilde çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ve davalı .....'in idaresinde olan ..... plakalı aracın malik'inin davalı ..........Konstrüksiyon İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, davalı .....'in dava konusu kazada tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını, müvekkilinin bu kaza nedeniyle hem %7 oranında engelli hale geldiğini hem de manevi açıdan çok zor günler yaşadığını, bu nedenlerle; şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100 TL,  bakıcı giderleri tazminatı olarak 100 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların tazminatı olarak 100 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının tazminatı olarak 100 TL olmak üzere toplamda 500 TL nin .... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tamamından .... Sigorta Anonim Şirketi açısından ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe üst limitiyle sınırlı olmak kaydıyla her 3 davalı tarafından müştereken ve müteselsilen müvekkiline ödenmesine, davalı ..........Konstrüksiyon İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı .....'in müvekkiline müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 200.000,00 TL manevi tazminat ödemelerine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ........ Çelik...Şti. ve davalı ..... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Olay günü yaşanan kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını,  müvekkilinin sanayi içerisinde bulunan dörtlü kavşaktan aracının ön kısmını çıkartarak yolu kontrol ederek araç trafiği bittikten sonra aracı ile karşıya geçmeye çalıştığını, tam bu sırada yüksek bir süratle gelen, yol ağzı olduğunu bilmesine rağmen hızını azaltmayan, araç çıkması ihtimaline binaen yolu kontrol etmeyen motosiklet sürücüsünün müvekkilinin aracına çarptığını ve kendisinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaşanan kazada asli ve tam kusurlu olanın davacı olduğunu, tarafların kusur durumlarını irdeleyebilecek şekilde öncelikle keşif yapılmak suretiyle rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacının hızını kontrol edip ayarlamadığı için kazanın oluştuğunu, davacının zararlarını ispat ile mükellef olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla aktüerya hukuku kuralları düşünüldüğünde davacının bir zararının bulunmadığını, davacının talep ettiği manevi taleplerinin haksız kazan elde etmek amaçlı olduğunu, bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, davanın ......... Sigorta A.Ş'ne ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının  dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilinden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkiline usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, daha önceden davacıya aynı zarar nedeniyle zarar sorumlularının müvekkili ve Sgk dahil üçüncü kişiler tarafından ödenen tazminat ödemelerinin de belirlenmesi durumunda bu ödemeler davacının uğradığı zararı tamamen karşılıyorsa davanın reddine, aksi takdirde ise, bu ödemelerin güncellerek tespit edilen zarar tutarından tenzil edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu yönünden iddia edilen kusurlu hali ve kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, sigortalıya ait ..... plakalı aracın kazada kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin / ulaşım / yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışı olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"TBK 56. madesine göre bir olaydan zarar gören kişinin çektiği acıları bir nebze olsun azaltmak veya bozulan ruhsal dengesi yeniden düzelmesi için zarar veren kişiden bir miktar ücreti talep edebileceğini düzenlenmiş olup; kanun koyucu manevi tazminatın miktarını tayin etme hakkını hakimin takdirine bırakmıştır. Hükmedilecek miktar uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifleticek nitelikte olmalıdır. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tarafların kusurları da gözetilmesi gerekmektedir. Manevi tazminatın miktarı bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın yıkımına neden olmamalıdır. Belirtilen bu çerçeve ile birlikte manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacının yaralanma derecesi dikkate alınarak 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden kaza tarihi olan 25.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir;<br>DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;<br>Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 415.862,19 TL, Geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 7.894,41 TL ve Bakıcı giderlerine ilişkin zararları için 10.539,99 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (sigorta limitleri dahilinde) 08.03.2023 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.06.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>Tedavi masraflarına ilişkin talebin 3.800,00 TL yönünden KARAR VERİMESİNE YER OLMADIĞINA, bakiye fazla talebin  REDDİNE,<br>Geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin fazla talebin REDDİNE,<br>Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 70.000,00 TL manevi tazminatın  davalılar sürücü ve işletenden kaza tarihi olan 25.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE\" karar verilmiştir,<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur durumu hakkında alınan raporlar arasındaki açık orantısızlığın ve çelişkinin giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut gerçekliğe aykırı ve hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının müvekkilinin kaza sebebiyle uğradığı manevi zararını karşılamaktan uzak kaldığını, hükme esas alınan tazminat hesaplama raporunun da hatalı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını, eksikliklerin giderilerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik,tedavi , bakıcı  giderlerine ilişkin maddi ve manevi  tazminat  istemine ilişkindir.<br>1-Kusur itirazının incelenmesinde :<br>Kaza tespit tutanağında ve ceza dosyası raporunda davalı sürücünün kusurlu davacının kusursuz olduğunun belirtildiği . Mahkemece alınan  Adli Trafik Bilirkişisi ......'ün  07/06/2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; Dosya üzerinde yapılan inceleme, kaza tespit tutanağından, krokiden, cd çözüm tutanağından, bilirkişi raporundan ve diğer bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere; ..... plakalı otomobil sürücüsü .....'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8’e denk gelen Madde-57/1-c (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda soldaki aracın, sağdan gelen araca geçiş hakkını vermemesi, ‘‘Kontrolsüz kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak’’) Asli kural ihlali olup  % 100 oranında kural ihlalinin olduğu, ...... plakalı motosiklet sürücüsü......’nın ise bu kazada her hangi bir kural yapmadığı, park halinde ..... plakalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kural ihlalinin olmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>İTÜ kusur bilirkişi heyetinin mahkemece sunmuş olduğu 07/11/2023 tarihli kusur bilirkişi kök raporunda özetle; ..... plaka sayılı araç sürücüsü .....’in birinci (asli) derecede ve %55 oranında kusuru bulunduğu, ...... plaka sayılı motosiklet sürücüsü......’nın ikinci (tali) derecede ve %45 oranında kusuru bulunduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>İTÜ kusur bilirkişi heyetinin mahkemece sunmuş olduğu 06/02/2024 tarihli kusur bilirkişi ek raporunda özetle; 07/11/2023 tarihli kök rapordaki değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. <br>İTÜ kusur bilirkişi heyetinin mahkemece sunmuş olduğu 27/03/2024 tarihli kusur bilirkişi 2.ek raporunda özetle; 07/11/2023 tarihli kök rapordaki ve 06/02/2024 tarihli ek rapordaki değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. <br> İTÜ den alınan rapor İLE ÇELİŞKİ GİDERİLDİĞİNDEN İTİRAZIN REDDİ GEREMİŞTİR.<br>2-Manevi tazminat miktarı itirazının incelenmesinde :<br>      Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak  hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan  kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze  uğrayan kişi, uğradığı manevi  zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü  mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br> Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; \"Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir\" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup,  yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.<br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu  ve  yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının Yerinde  OLDUĞU  anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının istinaf aşamasında yatırılan 520,00 TL'den mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan 92,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.26/12/2024<br><br>\t\t\t\t<br>         <br>                Başkan                             Üye                              Üye                              Katip<br>                <br>              e-imzalı                          e-imzalı\t                 e-imzalı                          e-imzalı<br> <br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0a083dbad382867","SID":"c1ce5314083a5d49"}}