{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2030 - 2024/2185<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2030 <br>KARAR NO\t: 2024/2185<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/189 E.  -  2022/271 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/189 E. - 2022/271 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin savunma sanayinde faaliyet gösterdiğini ve Türkpatent nezdinde tasarım tescillerinin bulunduğunu, davalı tarafın 2012/08227-1 sayılı tasarımına dayanarak müvekkiline karşı dava açtığını, ancak bu tasarımın anonimleşmiş bir \"kral tacı\" görselini içerdiğini ve sektör içinde haksız rekabet yaratabilecek bir durum oluşturduğunu, \"kral tacı\" unsurunun kamuya sunulmuş, anonimleşmiş ve önceden başkaları tarafından tescil edilmiş olduğunu, davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, bu yönde WIPO ve Türkpatent verilerine dayalı deliller sunduğunu ileri sürerek, davalı tasarımının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili şirketin de savunma sanayi sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu tasarımında kullanılan logonun ... A.Ş. tarafından tescillenmiş ve lisans sözleşmesiyle müvekkiline kullanım hakkı verilmiş 2018/25238 numaralı marka olduğunu, bu nedenle müvekkilinin tasarımını kullanmasının yasal bulunduğunu, davacının müvekkilinin tasarım haklarını ihlal etmeye çalıştığını ve Ankara 2. FSHHM nezdinde açılmış 2018/321 E. sayılı davaya karşı bu davayı açtığını, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının sadece marka örnekleri sunduğunu ve iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2012/08227-1 numaralı davalı tasarımının WIPO ve Türkpatent nezdindeki diğer tescilli markalar ile davacı tarafından sunulan ek görseller karşısında yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, Sterling ifadesinin kullanımının anonim olması ile davaya konu tasarımların arasında bir ilişkinin bulunmadığı, taç nesnesinin kullanımının yaygın olması ile tasarımın anonim olmasının aynı şeyi ifade etmediği, tasarımın anonim olarak nitelendirilebilmesi için tasarımın başvuru tarihinden önce de bu tasarımın aynısının veya belirgin şekilde benzerlerinin sıklıkla kullanılıyor olması gerektiği, ancak böyle bir kullanıma da rastlanmadığı, dolayısıyla hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının tasarımının 1991 yılında WIPO tarafından tescil edilmiş bir tasarımın aynısı olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davalının tasarımı kötü niyetle tescil ettirdiğini, seçenek özgürlüğü geniş olmasına rağmen kamuya sunulmuş anonim nitelikte bir unsur olan \"kral tacı\" ve \"...\" ibaresini içeren tasarımı kopyaladığını, bilirkişi raporunda bu hususların yeterince incelenmediğini, eksik ve hatalı değerlendirmeler yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.  <br>\tGörüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.          <br>\tEsasen somut olayda da mahkemece 17.03.2022 tarihli oturumda, davacı itirazlarının ve özellikle \"anonimlik\" iddiasının değerlendirilmesi için önceki raporu veren bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmişse de \"anonimlik\" maddi olgusu ile \"mutlak yenilik\" niteliğinin aynı şey olmadığı açıktır. Nitekim bilirkişi heyetince düzenlenen 18.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda da \"Taç nesnesinin kullanımının yaygın olması ile tasarımın anonim olmasının aynı şey olmadığı, tasarımın anonim olarak nitelendirilmesi için başvuru tarihinden önce aynısının veya benzerinin \"sıklıkla\" kullanılıyor olmasının gerektiği, böyle bir kullanıma da rastlanmadığı\" bildirilmiştir. Dolayısıyla mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince mutlak yenilik niteliği konusunda bir araştırma yapılmamıştır. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 15/09/2022 gün ve 2021/189 E. - 2022/271 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f020ff4f799febe","SID":"83ce205a58a8a6c4"}}