{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/858 <br>KARAR NO: 2024/1784<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/01/2024<br>NUMARASI: 2023/539 E. -  2024/76 K. <br>DAVANIN KONUSU: Çek İptali<br>Taraflar arasındaki kıymetli evrak iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle reddine dair verilen karara karşı, talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası...nın 17.05.2023 tarihinde vefat ettiğini, Kadıköy ... Noterliğinin 22.05.2023 tarihli ... yevmiye no.lu mirasçılık belgesi düzenlendiğini, terekede bulunması gereken ... Bankası Kadıköy Şubesi ... no.lu hesaba bağlı ... numaralı çek, ... Bank AŞ. ... Şubesi ... MT1 no.lu hesaba bağlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı çekler, ... Bankası TAŞ Kadıköy Şubesi ... no.lu hesaba bağlı ... çek ile ... no.lu hesaba bağlı ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı çeklerin bulunamadığını, kayıp  çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde müvekkili ile üçüncü kişilerin zarar göreceğini ileri sürerek, çeklerin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına ve çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağı, 6102 sayılı T.T.K'nun 818. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 757, 762, 763, 764. Maddeleridir. TTK nun 780.madde de çek'in senet metninde çek kelimesini, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, muhatabın ticaret unvanını, ödeme yerini, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını taşımak zorundadır. TTK nun 781. madde de bu unsurları taşımayan senedin çek sayılmayacağı düzenlenmiştir. Tamamen boş çek yaprağı çalınması halinde çek doldurularak ibraz edildiği takdirde, keşidecinin  hak talep eden hamile karşı İİK.72.maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanı mevcut bulunmaktadır. Hukuki yararının bulunması HMK.114/h maddesi uyarınca dava şartıdır. Yine TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. TTK. 757-764. maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı TTK.651/2.maddesi uyarınca senet üzerinde hak sahibi bulunan hamile aittir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibi hamile iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme, ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir. (TTK.652.m) Çek imzalı ise, doldurulması mümkün olduğundan iptali talep edilebileceği, yargı uygulamasında kabul edilmektedir. Ancak, imzalı çekin de iptalini yine hamil isteyebilecektir.  Davacı keşideci  ve çek hesabı sahibi olduğunu, çeklerin halen beş adedinin tamamen boş çek yaprakları, ikisinin imzalı ancak boş olduğu açıkça bildirildiğinden kıymetli evrak vasfı taşımayan boş çek yapraklarının ve imzalı olanlarında da keşidecisi davacı olduğundan davacı hamil sıfatını haiz olmadığından ilgili ilamların somut olayda uygulanmasının mümkün görülmemiştir. Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. Dava dilekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere iptali istenilen çeklerin davacının murisinin sahibi olduğu şahıs şirketin ve murisinin banka hesapları üzerinden aldığı çekler olduğu anlaşılmakla;. halefiyet ilkesi gereğince uyarınca davacının murisinin keşideci olduğu hususu gözetilerek  ve zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı, TTK'nin 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı olan hamile ait olmakla keşideci sıfatındaki davacının, zayi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı, TTK'nin 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı olan hamile aittir. Yukarıda izah edilen yasal nedenler uyarınca talep edenin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından açılan davanın usulden... \" gerekçesiyle, talep edenin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, karar verilmiştir.  Bu karara karşı, talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'nın hesaplarına bağlı bir takım çeklerin kayıp olması nedeniyle iptalinin istendiğini, ancak mahkemece kanundaki boşluk, yaşanabilecek mağduriyet ve hukukun önleyiciliği dikkate alınmaksızın, dava aydınlatılmaksızın reddedildiğini, red kararının herşeyden önce kanunun ruhuna ve piyasa güvenliğine aykırı olduğunu, terekede bulunması gereken çeklerin kayıp olduğunu ve bulunamadığını, çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde  müvekkili ile piyasa güvenliğini tehlikeye sokacağını, boş olsa da çek yapraklarının bir işlevi bulunduğunu ve bu çeklerin ele geçiren kötü niyetli kişilerce doldurularak piyasaya sürülebileceğini, çeklerin keşide tarihi ile 1 yıl geçtiğini ve bu vadenin ticari hayatta mümkün olamayacağının dikkate alınması gerektiğini, çek yaprağı alınırken alınan teminatların ancak çek yaprağının bankaya dönmesi halinde bankalarca iade edildiğini, boş da olsa çek yaprağının iade edilmemesi halinde teminatın iade edilmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6387/8443 sayılı ve 28.10.1999 tarihli kararında, çek yaprağının boş olması ve üzerinde sadece keşidecinin imzası bulunması halinde de iptal davasına konu edilebileceği ve ödemenin yasaklanmasının talep edilebileceğin kabul edildiğini, müvekkilinin bu çekler yönünden keşideci olmadığını,  mirasçı olmasına rağmen çeklerin müvekkilince kullanılmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve işbu çeklerin tedbir kararı verilerek ödenmesinin yasaklanması için durumun bankalara bildirilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.\tKıymetli evrakın iptali müessesesi TTK'nın 651 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Senedin iptaline karar verilmesini, kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi isteyebilir. Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin veya temsilcisinin TTK'nın 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin (çek karnesi sahibinin)  TTK'nın 757 ve 818/s maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Kanunda, bu talebin ancak çekin hamili tarafından ileri sürülebileceğini düzenlediği, bu tür bir talebin hiç bir şekilde keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, bu kapsamda keşidecinin zayi nedeniyle talepte bulunmasındaki amaç ve saikin bir öneminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin murisine ait banka hesaplarından alınan bir kısım çek yapraklarının imzalı, bir kısmının ise boş olarak zayi edildiğini, ileri sürerek çekin iptaline karar verilmesi  talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan araştırmada, ... Bankası AŞ'nin 19.08.2023 tarihli yazısından ..., ... numaralı çeklerin davacı tarafından bankaya ibraz edilmesi nedeniyle iptal edildiği belirtilmiştir. Mahkemece, davacının, keşidecinin mirasçısı olarak iptal davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  Davacı vekili, müvekkilinin çekin hamili olduğunu ileri sürmediği gibi buna ilişkin bir belge de sunmamıştır. İstinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin ilamı eski TTK dönemine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK'da iptale ilişkin yeni düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de yasada, keşideciye iptal davası açma hakkı tanınmamıştır. Açık poliçe düzenlenmesi mümkün olduğundan, keşideci imzası dışındaki kısımları boş olan bir çekin piyasaya sürülmesi mümkündür. Çekin keşideci imzası dışındaki kısımlarının sonradan doldurulması mümkünüdür. Böyle bir durumda keşidecinin menfi tespit veya istirdat davası açma imkanı bulunmaktadır. Yasanın, açıkça yetkili hamile tanıdığı çekin zayi nedeniyle iptali ile elinde çek bulunmayan hamile çeki temsil eden bir belge verilmesine ilişkin  zayi nedeniyle iptal kurumundan keşidecinin yararlanması mümkün olmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.  Çekin üçüncü kişilerce imzalanarak doldurulması halinde bu kez de çek borçlusunun mutlak defi olan imza inkarına dayanarak menfi tespit istemesi mümkündür. Görüldüğü gibi, yasada keşidecinin çek yaprağını imzalı veya imzasız şekilde kaybetmesi halinde, çeki ele geçirerek imzalayan veya imzalı çeki anlaşmaya aykırı dolduran kişiler hakkında başvurabileceği hukuki yollar bulunmaktadır. Çekte imzaların bağımsızlığı ilkesi bulunduğundan, keşidecinin imzasının sahte olması halinde dikkate alınmayacağı, ancak başka bağlayıcı imzaların bulunması halinde ciroya ilişkin düzenlemeler dikkate alınarak sorumluluk belirleneceğinden, üçüncü kişilerin bir zararından söz edilemeyecektir. Bankanın iade edilmeyen çek bedeli kadar teminat alması sözleşme gereği olup, böyle bir durumda keşideciyi sorumluluktan kurtarmak için zayi nedeniyle iptal yolunun kullanılması mümkün değildir. Boş çek yapraklarının, kıymetli evrak niteliğinde olmaması nedeniyle bu çeklere yönelik dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı taafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 05.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af6caf0c94e44284","SID":"f6a0ba044d22fdab"}}