{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1965 <br>KARAR NO\t: 2024/2177<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/25 E.  -  2021/185 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2021 tarih ve 2020/25 E. - 2021/185 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,\tdavalı Şirketin 2018/47390 sayılı \"p\" ibareli marka başvurusuna, müvekkiline ait 2008/57577, 2015/78171 ve 2015/78170 tescil numaralı \"p\" ibareli markaları gerekçe göstererek, 6769 sayılı Kanun m. 6/1 dayalı itirazlarının, ... YİDK'nın 2019-M-8740 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa karşılaştırmaya tabi markaların her ikisinin de orta kısmında küçük bir \"p” harfinin yer aldığını, her iki markada da bu \"p” harfinin dış kesiminin dairesel bir şekil ile çevrelendiğini, markalar arasında ayırt ediciliği sağlayacak herhangi bir kelime unsurunun yer almadığını,  markaların neredeyse birebir mahiyette olduğunu, müvekkilinin markalarının 9. ve 35. sınıflarda da tescilli bulunduğunu, yine müvekkilinin \"www...com.tr\" alan adının da sahibi olduğunu, bu alan adının 13.12.2000 tarihinden beri müvekkili adına tescilli bulunduğunu, alan adında da müvekkilinin markasını kullandığını, ihtilaf konusu markaların, müvekkilinin  hak sahibi ve markalarının tescilli olduğu 9. ve 35. sınıflarda kullanımlarının nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı  ... Group Dış Ticaret Ltd. Şti. temsilcisi davanın reddini savunmuştur. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; mal ve hizmet benzerliği bulunduğu tespit edilen 9.sınıf emtialar ve bu emtiaların 35.sınıfta yer alan satışı hizmetlerinin bir kısmının dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine (sözgelimi; deniz altı radarları), diğer bir kısmının ise makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettiği (sözgelimi; pil, termometre), davacıya ait \"Logo+...\"  markası ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak şekilde benzerlik bulunmadığı, zira davacı markasının esas unsurunu \"...\" kelimesinin oluşturduğu, logoda bulunan \"p\" harfinin \"...\" kelimesinin baş harfine atıfta bulunduğu ve \"...\" kelimesine göre markasal ayırt edicilik incelemesinde nispeten arka planda yer aldığı, bu nedenle davacıya ait bu itiraz markası ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunun söylenemeyeceği, davacıya ait 2008/57577 ve 2015/78171 sayılı \"p\" logolu markaları ile dava konusu marka karşılaştırıldığında; markalarda müşterek olarak \"p\" harfinin bulunduğu, ayrıca şekil unsurları da ihtiva ettikleri, markalarda müşterek olarak bulunan \"p\" harfinin Türkçe alfabede  sınırlı olarak bulunan 29 harften biri olduğu, tek harften oluşan markaların somut ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğu, bu şekilde ayırt edicilikleri düşük tek harf markalarında yapılan ufak değişikliklerle iltibas tehlikesinin bertaraf edilebileceği, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, karşılaştırılan markalar arasında \"p\" harfinden kaynaklı müştereklik bulunsa da, bu harf haricinde \"p\" harfinin tertip tarzı, rengi, markalarda \"p\" harfi haricinde yer alan basit şekil unsurlarının farklı şekilde dizayn edilmesinden kaynaklı olarak; gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edildiği, davacının \"p\" logolu markalarının ayırt edici gücünü kullanım yolu ile arttırdığını ispatlayamadığı, bu nedenle salt ayırt ediciliği düşük harf ortaklığından kaynaklı olarak tüketicilerin yanılma riski içinde bulunduğunun söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı;  yine davacıya ait alan adının ayırt edici unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığından SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil firmaya ait markaların asli unsuru olan \"p\" ibaresi ile birebir/ ayırt edilemeyecek kadar  aynı olan \"p\" ibaresini asli unsur olarak ihtiva eden ve müvekkilin hak sahibi olduğu emtialar bakımından tescilli olan ihtilaf konusu marka ile müvekkil markalarının/  alan adının ve etkin kullanımlarının nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, iki markayı aynı anda ya da farklı mecralarda gören tüketicinin, markalar arasında işletmesel köken olarak bir ilişkinin varlığı kanısında olsa dahi markalar arasında iltibas riskinin varlığının kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarında müşterek olarak \"p\" harfinin bulunduğu, ayrıca şekil unsurları da ihtiva ettikleri, tek harften oluşan markaların somut ayırt ediciliklerinin düşük bulunduğu, bu şekilde ayırt edicilikleri düşük tek harf markalarında yapılan ufak değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini bertaraf edilebileceği, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, karşılaştırılan markalar arasında \"p\" harfinden kaynaklı müştereklik bulunsa da, bu harf haricinde \"p\" harfinin tertip tarzı, rengi, markalarda \"p\" harfi haricinde yer alan basit şekil unsurlarının farklı şekilde dizayn edilmesinden kaynaklı olarak, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34df874b0e5ab54b","SID":"1a1bf51a2ddb7ac1"}}