{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1728 - 2024/1968<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1728 <br>KARAR NO\t: 2024/1968<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/90 E.  -  2022/39 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkının İhlali / Haksız Rekabet<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2022 tarih ve 2021/90 Esas - 2022/39 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin  “...” markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili tek şirket olduğunu, anılan ibareli tescilli markasının da bulunduğunu, davalı Şirketin sahibi olduğu  \"www.....com\" isimli internet sitesinde müvekkili ile ilgisi bulunmayan ve doğruluğu araştırılmayan şikayetlerin yayınlandığını, müvekkilinin şikayetlere cevap hakkının kurumsal üye olmadan kullandırılmadığını, müvekkili hakkında yapılan olumsuz yorumların yanında diğer başka şirketlerin reklamlarının gösterildiğini, ayrıca müvekkilinin markasının haksız olarak kullanıldığını ve  puanlama yapılarak müvekkilinin markasının itibarsızlaştırdığını, davalı Şirketin internet sitesinde  26.12.2019 tarihinde Şeyma isimli kullanıcı tarafından yorum yapıldığını, müvekkili şirketin yoruma karşı cevap hakkını kullanmak istese de cevabının yayınlanmadığını, yine davalının internet sitesinde 17.10.2020 tarihinde kullanıcı  ... isimli kullanıcının şikayetinin müvekkili ile ilgisi olmamasına rağmen müvekkili ile ilgiliymiş gibi yayınlandığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini,  müvekkili şirketin satmış olduğu sağlık ürünleri ile ilgili yalan yanlış, denetimsiz ve kontrol edilmeden ücret alınmadan yayınlanan şikayetlere karşın, kurumsal üyelik bedeli adı altında para talep edilerek cevap hakkının kısıtlanması, kurumsal üye olan firmalar ile olmayan firmaların arasında haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek  haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, markaya tecavüzün önlenmesi, \"...\" markasına yapılan kullanıcı yorumlarının \"www.....com\" adresinden kaldırılması,  davalı tarafın,  arama motorlarında \"...\" markasını anahtar kelime olarak kullanımının ve arama motorlarında davalının internet sitelerine yönlendirme ve sponsor bağlantıları verilmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkiline ait internet sitesinde haklarında şikayet yazılan her firmanın ücretsiz cevap verme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin kurumsal üyelerine sağladığı hizmetlerin içinde, cevap hakkının parayla kullandırılması, şikayetin önceden bildirilmesi, para ödeyenin şikayetinin, firma isminin ve logosunun kaldırılması gibi haksız rekabete yol açacak uygulamalar bulunmadığını müvekkili şirkete ait platformda, davacının iddia ettiğinin aksine hiç bir firmanın kötü niyetli kimseler tarafından karalanmasına müsaade ve aracılık edilmediğini,  yazılan şikayetler incelendiğinde pek çok şikayetin müvekkili firmanın müdahalesi sonucu yayından kaldırıldığının tespit edileceğini, tüm bunların yanında sürecin davacı firma tarafından çözüme kavuşturulması ve tüketicinin duyduğu memnuniyet nedeniyle müşterileri tarafından kaldırılan veyahut içeriği silinerek yerine teşekkür mesajı yazılan şikayetlerin de mevcut olduğunu, üye olsun ya da olmasın, \"müşterisi olmadığı\" iddiasında bulunan her firma için mutlaka müşteri teyidi yapıldığını ve şikayetçiden aradaki ilişkiyi belgelemesinin istendiğini, bu ilişkiyi belgeleyemeyen şikayetçilere ait şikayetlerin de derhal yayından kaldırıldığını, bu tür değerlendirmelerin ancak itiraz üzerine gerçekleştirilebilir olduğunu, müvekkili şirketin kayıtları incelendiğinde, davacı tarafın bu güne kadar müşteri teyidine ilişkin bir itirazının tespit edilemediğini, buna rağmen davacının örnek olarak gösterdiği ... isimli şahsın yazdığı şikayetin, iş bu dava nedeniyle fark edilir farkedilmez müvekkili tarafından re'sen kaldırıldığını, söz konusu yanlışlığı, şikayetin http://www.....com/ isimli internet hizmetleri sunan bir firma hakkında yazılmak istenirken tüketici tarafından sehven davacı firmanın seçilmesi nedeniyle oluştuğunu, davacının, bu tür bir durumu yapacakları basit bir itiraz ile  kolayca düzeltebilecekken, davalarına bir bahane olarak göstermelerinin kötü niyetlerini ortaya koyduğunu, davacının marka hakkına tecavüz iddialarının da yerinde olmadığını, üye olsun ya da olmasın her firmaya temel haklar bakımından eşit muamelede bulunduğu, davacıyı herhangi bir puanlamaya tabi tutmadıklarını, internet sayfasında herhangi bir anahtar kelime kullanmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının \"....com\" isimli internet sitesinin tüketicilerin almış oldukları mal veya hizmetlerle ilgili olumlu ya da olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olduğu, söz konusu platformun yapısı gereği şikayet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiği, söz konusu markalar kullanılmadan anılan sitenin fonksiyonunu icra etmesinin mümkün olmadığı, davalının, davacıya ait markayı bu şekilde oluşturduğu platformda kullanması eyleminin 6769 sayılı SMK m.7/5 hükmü uyarınca; dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde kalan bir kullanım olduğu, dolayısıyla davalı eyleminin davacıya ait marka hakkının ihlali olarak nitelenemeyeceği, ayrıca, davalının, davacıya ait markayı anahtar kelime olarak kullandığı hususunun da ispat edilemediği, yine davalı eylemlerinin, davacı aleyhine haksız rekabet de oluşturmadığı, zira, davalının, davacı markası hakkında yapılan şikayetlere karşı, davacıya veya üçüncü kişilere \"Ziyaretçi Yorumları\" başlığı altında \"ücretsiz\" olacak şekilde cevap verme hakkı tanıdığı ve verilen cevabının da yayınladığının dava dilekçesi ekinde yer alan \"...\" isimli kullanıcının şikayeti altında yer verilen yorum üzerinde de görüleceği, davalının, \"ücretli üyelik\" altında kurumsal üyelere ekstra özellikler sağladığı tespit edilse bile, bu hususun, davalı yanın \"ücretsiz cevap verme\" hakkını ortadan kaldırmadığı hususu da gözetildiğinde, haksız rekabetin bir türü olarak nitelendirilemeyeceği, zira, davalının ticari faaliyetleri uyarınca bir kısım ekstra özellikleri ücreti mukabilinde üyelerine sunuyor olmasının ticari dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, davacı tarafın dilekçesinde, davalının, müvekkili şirkete ait “...” markasını paylaşarak ve yanında 5 puan üzerinden 1,3 puan vererek markanın itibarsızlaştırmasını sağladıklarını ileri sürdüğü ancak  “....com” sitesi üzerinde yapılan incelemede böyle bir puanlamanın olmadığının tespit edildiği, kaldı ki  böyle bir puanlama varsa bile bu puanlamayı davalının doğrudan değil, davalının oluşturduğu platformda şikayetlerini ifade eden tüketicilerin yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3986-2020/200 E7K sayılı kararında  davalı Şirketin üye olan firmalara öncelik hakkı tanınmasının haksız rekabet oluşturduğunun kabul edildiğini, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere davalının ücreti üyelik adı altında kurumsal üyelerine bir takım ekstra özellikler sağlandığını, müvekkilinim cevap hakkının kısıtlandığının dosya kapsamına işle sabit olduğunu, davalının içeriği doğru olmayan şikayetlerin denetlenmediğini ve listeden kaldırmadığını, müvekkili ile ilgili olmayan \"... \" isimli kullanıcının şikayetinin aylarca yayınlandığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarı zedelediğini, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilinin markası hakkında puanlama yetkisinin bulunmadığını, davalının doğruluğu kanıtlanmamış şikayetleri yayınladığını, yayınlanan şikayetlere cevap verilmek istendiğinde kurumsal üyelik istendiğini, bu ad altında farklı ve öncelik hakkı tanınan hizmetler sunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir<br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davalı tarafın internet sitesinin, tüketicilerin almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olması nedeniyle, tabiatı gereği şikâyet edilen veya hakkında görüş bildirilen şirketlerin markalarının kullanılmasının \"ticari etki doğuracak şekilde\" veya \"markasal nitelikte\" bir kullanım olmadığı, bu nedenle davalının internet sitesinde davacının markasının kullanılmasının, davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağından bahsedilemeyeceği,  5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının kendisinden beklenemeyeceği, diğer taraftan davacı tarafça davalı Şirketin internet sitesinde, davacı ile ilgili olmayan  \"...\" isimli kullanıcının şikayetinin aylarca yayınlandığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürmüşse de 5651 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde internet ortamındaki yayınlarla ilgili olarak yayın içeriği <br>nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişilerin içerik sağlayıcısına, buna ulaşılamaması <br>halinde yer sağlayıcısına başvurarak “uyar-kaldır” sürecini işletebileceği, ancak somut olayda davacının davadan önce yer sağlayıcısı olan davalıyı bu kapsamda uyardığını ispatlayamadığı, davacının davalı tarafça yapılan puanlama sistemi ile markasının itibarsızlaştırdığı iddiasını da ispatlayamadığı, ayrıca  şikayetlere karşı firmalara sunulan cevap hakkının da ücretsiz olarak kullandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Ancak, davacı taraf dava ve cevaba cevap dilekçesinde diğer iddialarının yanında davalının üye firmalara verdiği öncelik hakkı ile haksız rekabet yarattığını ileri sürmüş ve bu kapsamda davalı tarafından kendisine gönderilen e-mail yazışmalarını dosyaya delil olarak sunmuştur. <br>Davacı tarafça sunulan ve davalı tarafça da inkar edilmeyen 18.02.2020 tarihli e-mail yazışmasının,  davalıya ait \"....com\" isimli e-mail adresinden, davacıya ait kurumsal e-mail adresi olan \"info@....com.tr\" adresine gönderildiği, e-mailin konusunun da açıkça \"Kurumsal Üyelik hakkında/...\" olarak belirtildiği, e-mail içeriğinde,  davalının kurumsal üyelere \"özel panel\" hazırlayıp, şikayetlere bu panel üzerinden cevap verilmesi imkanının tanındığının, aynı panelde şikayetçilerin iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlerin yayınlanmadan önce firmanın haberdar edildiğinin, kullanıcılara yönelik iki hedef soru ile daha hızlı çözüm sürecine girilebildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalının kurumsal üyelerine sağladığı bu uygulamalar ile tanıdığı öncelik hakkının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında belirtildiği gibi  şikayetin yayınlanması aşamasında ücret ödeyen kurumsal üyeler lehine açık avantaj sağlaması anlamında, kurumsal olmayan üyeler için bir haksızlığa sebep olduğundan,  haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerekmektedir. <br>Her ne kadar davalı vekilince ikinci cevap dilekçesinde şikayetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalara yazılır yazılmaz derhal bildirildiği, ancak hemen yayına alınmadığı, firmanın haberdar edilmesinden sonra içerisinde yer alması muhtemel ahlaka mugayir ifadeler bakımından redaktör kontrolüne gönderildiği, bu incelemenin yapıldığı süre zarfında tüm firmaların, haklarında yazılan şikayet henüz yayınlanmadan, müşterisine ulaşma ve şikayeti çözüme kavuşturma ve yayından kaldırtma fırsatına sahip olduğu savunulmuşsa da, bu savunmada bildirilen hususların, davalının hazırladığı sistemin olağan işleyişi ile ilgili olduğu, bu işleyişin her zaman aynı şekilde gerçekleşmeyebileceği, kaldı ki bu işleyişin dahi yukarıda açıklandığı üzere davalının kurumsal üyeleri lehine \"özel panel\" hazırlayıp, kullanıcı şikayetleri konusunda kurumsal üyeler lehine sağladığı belirtilen avantajların yerine geçmeyeceği, diğer bir deyişle o avantajları yok saymaya yetmeyeceği açık olduğundan davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmemiştir. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2022 gün ve 2021/90 Esas - 2022/39 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının \"....com\" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına,<br>4-Fazlaya ilişkin istemlerin reddine<br>5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 750,00-TL bilirkişi ücreti, 66,00-TL tebligat gideri ile istinaf aşamasında yapılan 76,00-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.112,70-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 556,35-TL'ye, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 674,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>11-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde anılan davacıya iadesine, \t<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025      \t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dabe3402214ba2b1","SID":"47ee185032c9f458"}}