{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1601 - 2024/1874<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1601 <br>KARAR NO\t: 2024/1874<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/178 E.  -  2022/230 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2022 tarih ve 2021/178 E. - 2022/230 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin ... nezdinde 2020/02345 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya davalı Şirket tarafından 2017/43308 sayılı \"...\" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır denizcilik ve mühendislik sektöründe hizmet veren saygın bir şirket olduğunu, piyasada tanınmış olduğu unvanı çerçevesinde dava konusu başvuruyu yaptığını, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığını, her şeyden önce taraf Şirketlerin çok farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ayrıca karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim yönünden benzer olduklarından bahsedilemeyeceğini, bu yüzden de markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarında geçen “.../...” ibarelerinin Türkçe’de ve İngilizce’de herhangi bir karşılığının veya somut anlamının olmadığını, müvekkilinin markasında geçen \"...\" ibaresinin İngilizce’deki \"...\" kelime öbeğinin kısaltılmasından, \"...\" ibaresinin de \"deniz\" anlamına gelen \"...\" ve denizcilik anlamına gelen \"...\" ibarelerinin kısaltılmasından oluştuğunu, dolayısıyla müvekkilinin markasının red kararına mesnet alınan markayla görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, ... sicil kayıtlarında farklı kişi ve kuruluşlara ait çok sayıda \"...\" ve \"...\" ibareli markanın bulunduğunu, davalı firmanın herkes tarafından kullanılan bir ibareyi kendisine marka olarak seçerken markasına tanınan hukuki korumayı başlangıçtan itibaren kendi tercihiyle daraltmış olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-2454 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, dava konusu başvuruda yer verilen \"...\" ibaresinin, müvekkili markasını oluşturan \"...\" ibaresinden, sadece son harfi itibariyle farklı olduğunu, ancak kelimelerin son harflerinin de aslında aynı şekilde okunduğunu, davacının markasında \"...\" ibaresi, kırmızı renkli harflerle yazıldığından işarette asıl bu ibareye dikkat çekilmek istendiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzediğini, taraf markalarının kapsamına giren hizmetlerin aynı sektöre ve faaliyet alanına ilişkin olduğunu, bu yüzden de markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davacının markasının reddedildiği tüm hizmetler açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, bu sebeplerle karşılaştırılan markalar arasında, davacının markasının reddedildiği tüm hizmetler açısından, karıştırılma/iltibas ihtimalinin  bulunduğu, davacının önceki tarihlerden beri kullanımdan doğan hak sahipliği iddiasının, dava konusu edilen markanın tesciline bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.       <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin başvurusunun esas unsurunun \"... ...\" ibaresinden oluştuğunu, redde mesnet markanın ise \"...\" ibareli olduğunu, esas unsurları itibariyle ve esas unsur dışındaki nitelikleriyle de görsel açıdan markaların farklı bulunduğunu, müvekkilinin denizcilik ve gemi sanayisinde çok kullanılan kırmızı ve lacivert renklere yer verdiğini, davalı Şirket markasında ise mavi ve beyaz renklerin kullanıldığını, yine müvekkili markasının üzerinde gemi gövdesinin kuşbakışı görüntüsünün simgelendiğini, davalının ise elektrik enerjisini simgeleyen şimşek şeklini kullandığını, müvekkili markasının \"ese enteksemar\" şeklinde telaffuz edileceğini, davalı markasının ise yalnızca \"...\" olarak okunduğunu, dolayısıyla markalar arasında işitsel farklılığın da bulunduğunu, anlamsal yönden de markalar arasında bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, müvekkili ile davalı Şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, markaların hedef ve faaliyetlerinin birbirleriyle karıştırılma ihtimali bulunmayacak derecede farklılık arz ettiğini, davalının markasının koruma tarihinden sonra bir çok \"...\" ve \"...\" ibareli başvuru yapıldığını, davalı şirketin, bu firmalara karşı da tescil itirazında bulunulduğuna dair herhangi bir bilginin edinilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...+şekil\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, görsel ve işitsel yönden çok benzeri olan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen kelime/şekil unsurlarının başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne kadar taraf şirketlerin farklı sektörlerde faaliyet gösterdikleri ileri sürülmüş ise de karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde marka kapsamlarının dikkate alınacağı ve somut uyuşmazlıkta emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 <br>\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c4e9e5c0d3f7e80","SID":"942d03a1db4b8e43"}}