{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1649 <br>KARAR NO:2024/2125<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:20/09/2024<br>NUMARASI:2024/135 E. <br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye’de ilk tasarımını 2005 yılında tescil ettirdiğini, söz konusu yıldan beri TÜRKPATENT nezdinde birçok tasarım başvurusu gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda TÜRKPATENT nezdinde 18.06.2015 başvuru ve 26.01.2015 rüçhan tarihli, ... başvuru numarası ile kayıtlı \"...\" ... sınıflı \"... [...]\" yani ... \"[...]\" tasarımının da sahibi olduğunu, söz konusu tasarımın müvekkili tarafından ...\" olarak isimlendirildiğini ve bu şekilde anılmakta olduğunu, davalı ... Şirketi’ne ait ... numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ve diğer Davalı ... Şirketi ve ...’nun eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri çerçevesinde müvekkili ...’ya ait tasarım hakkına tecavüz etmesi ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde haksız rekabet teşkil etmesi sebepleriyle, söz konusu eylemlerin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet fillerinin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz eden ve haksız rekabete sebebiyet veren, \"...\" adı altında ve benzeri şekilde kullanılan ürünlere ve bu ürünlere ilişkin her türlü tanıtım malzemeleri ve araçlarına Türkiye sınırları içerisinde ve gümrük, serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde ihtiyaten el konulması, toplatılması, dava sonuçlanıncaya kadar yediemine teslim edilmesine, davalıların ...ve ... web sitesi, ..., .../, .../... adresli sosyal medya hesaplarındaki kullanımlar dahil ve bunlarla sınırlı olmamak üzere, hukuka aykırı içeriklerin içerikten çıkarılması ve bunun mümkün olmaması halinde erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 19/08/2024 tarihinde; 500.000,00 TL teminat karşılığında,  davacıya ait ... numara ile tescilli tasarımına benzer ve aynı olan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen \"...\" isimli ürünlerine ve bu ürünlere ilişkin her türlü tanıtım malzemelerine ve araçlara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine; davalıların .../ ve ... web sitesi, .../..../.../ ve .../ adreslerine Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine karar verildiği ve davacı vekilince teminatın yatırılarak kararın uygulandığı, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının 20/09/2024 tarihli duruşmada değerlendirildiği görülmüştür. Davalılar vekili tedbire itiraz dilekçesi ile; bilirkişi raporunun 4. sayfasında tedbire konu ... isimli ürünün .../...  uzantısında yer aldığı;... için ise detay  verilmediğini, .../ ve .../  siteleri müvekkilinin web sayfaları olup bu sayfalarda tüm ürünleri, şirket bilgileri, iletişim bilgileri, insan kaynakları başvuruları ve mailleri de bulunduğunu, ihtiyati tedbirin amacını aşacak şekilde tümden web sayfasına erişim engellendiği için müvekkilim ticari zarara uğramış; müşterilerine faturaları dahi gönderilemediğini, hal böyle olunca ihtiyati tedbirin amacını aşacak şekilde müvekkilinin web sayfasının tümünün engellenmesi hukuken hatalı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin tedbirden haberdar olur olmaz karara riayet ettiğini ve... adlı ürüne dair kararı uyguladığını, ayrıca derdestlik, yetki itirazlarının bulunduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, aynı dava Fas Krallığı Kazablanka Ticari İstinaf Mahkemesi Kazablanka Ticaret Mahkemesi 4980/8211/2023 nolu dosya ile halen görüldüğünü,. HMK 114 ı uyarınca tasarıma tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın tefrik edilerek usulden reddi gerektiğini, bu nedenlerle tedbire itirazının kabulü ile tedbirin kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise HMK 395 uyarınca makul bir teminat karşılığı tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesin 20/09/2024 tarihli ara karar ile; \"Davalı karşı davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının KISMEN KABULÜ İLE; -Karşı davada tedbir kararına konu ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiş olmakla taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin sağlanması bakımından iki hafta süre içerisinde davalı-karşı davacı tarafça 500.000,00 TL teminat yatırıldığı takdirde mahkememizce verilmiş 19/08/2024 tarihli ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, aksi halde tedbirin  DEVAMINA, \" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -taraflarınca sunulan özel mütalaa ve dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda,Davalılar’a ait internet sitesi, sosyal medya ve sair kullanımları son derece isabetli bir şekilde tespit edildiğini ve bunların yanı sıra Davalı ...’ya ait ... başvuru no.lu tasarım tescilinin Müvekkiline ait eski tarihli ... başvuru no.lu tasarımı ile beraber değerlendirildiğinde yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığına kanaat getirildiğini,-tedbir kararına itirazın kısmen kabulüne gerekçe olarak Müvekkilinin tecavüz iddialarına dayanak tescilli tasarımını konu edinen ve Davalı-Karşı Davacı tarafından ikame edilen bir hükümsüzlük davası olması sebebiyle taraflar arasında hak ve menfaatlerin dengelenmesi amacının gerekçe gösterildiğini, Müvekkili şirket tasarımlarının dünya çapında tanınmış ve aktif faaliyet gösteren bir şirket olup Davalılar tarafından tescilli tasarımına tecavüz teşkil eder nitelikteki kullanımların Müvekkil’in sektördeki imajına, tüketici nezdindeki tanınmışlığına ve ürün kalitesine duyulan güvene sarsıcı şekilde zarar verdiğini, tasarım hukukuna ilişkin tecavüz içeren davalarda haksız yere alınan ihtiyati tedbir kararlarına karşı hükümsüzlük davası ikame etmek suretiyle alınan ters tedbir kararı uygulamasının işbu dosya bakımından geçerli olmadığını, bir kaç satır cümle ile açılan bu hükümsüzlük davasının, çok açık bir tasarım tecavüz ve haksız rekabet durumunun varlığı karşısında, yalnızca kötü niyetli bir şekilde ihtiyati tedbiri ortadan kaldırma ve diğer tüm hususlarda da davayı esasından uzaklaştırma amacına hizmet ettiğini,-Müvekkili taleplerinin haklılığının dosya kapsamında kanıtlandığını ve Davalı ... tarafından tedbire konu ürünleri ihtiva eden internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının var olduğu, yine aynı ürünleri ihtiva eden katalog kullanımlarının  mevcut olduğu da Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Talimat sayılı dosyası kapsamında gerek haciz tutanağı gerekse bilirkişi raporu kapsamında tespit edildiğini, diğer Davalı ...’nun Davalı ... ile yadsınamaz ilişkisi ve ihlal konusu tasarımı ortaklaşa kullanma ve kullandırma yolu ile gerçekleşen mütecaviz fiillerinin varlığının da açık olduğunu,-Davalılar’a ait dilekçenin kapsamında veya eklerinde işbu dilekçeye konu ihtiyati tedbir sebebiyle zarar gördüğünü gösteren veya destekler nitelikle bir bilgi veya belge sunulmadığını, Davalıların “...” uzantılı sitelere erişim engellenir engellenmez bu sefer “.../ ve “...” şeklinde yeni web siteleri açmış olup herhangi bir zarara uğramadığını, söz konusu web sitelerinden ikincisinde .../ .../ adresindeki “...” kısmındaki “...” isimli videoda, ihtiyati tedbir kararının devam ettiği dönemde de tedbire aykırı kullanımlar başlatıldığını, tedbir kararının Davalılara tebliği sonrası açılan yeni sitedeki yeni mütecaviz kullanımların yanı sıra, eski kullanımların bazılarının da sosyal medya hesaplarından kaldırılmadığını, kaldırılan ihtiyati tedbir kararı esasen Müvekkili nezdinde telafisi güç zararlar meydana getirdiğini, dosya kapsamında karşı teminat olarak öngörülen 500.000 TL tutarındaki teminat ile yabancı olan Müvekkilinin zararlarının bu gibi bir miktarla değil çok yüksek meblağlarla dahi karşılaşmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını,  Davalılarının amacının Müvekkilin tasarımının aynını dava sonuna kadar kullanarak, cüzi bir miktar ters teminat ödemek suretiyle bu teminatın misli ile yaptığı satışlar ile haksız fayda elde etmeye çalışmak olduğunu, -tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın geçici yetkili hakim tarafından verildiğini,  Sayın Hâkim duruşma esnasında tarafların beyanlarını dinlemesinin akabinde duruşma esnasında tedbire itiraza ilişkin kararını açıklamadığını, gerekçeli karardan kararın taraflarca takip edilebileceğini belirttiğini, tedbire itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesinin temel amacının esasen tarafların beyanlarının dinlenerek yüzlerine karşı kararın tefhim edilmesi ve tartışılması olup doğrudan taraflara tefhimin mümkün olduğu hallerde duruşma sonunda kararın taraflara tefhim edilmesi gerekmekte olup her iki taraf da duruşma esnasında hazır bulunurken duruşma sonunda kararın taraflara tefhim edilmemesi usulsüzlük doğurduğunu,-Müvekkil aleyhine ikame edilmiş tasarım hükümsüzlüğü karşı davasını destekler nitelikte, elle tutulur veyahut tedbir veya davamızın doğruluğundan şüphe uyanmasına yola açacak hiçbir delil sunulmadığını, Davalıların ihtiyati tedbire itirazlarını destekler ve/veya haklılığını gösterir ilgili hiçbir delili 1 haftalık süre içinde de bu süre haricinde de sunmadığını, huzurdaki davada çok açık bir tasarım ihlali söz konusu olduğunu, Davalılar tarafından dosya kapsamına sunulan uzman görüşü ile Sayın Mahkeme tarafından alınmış bağımsız bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, isabetsiz uzman görüşünde belirtilen hiçbir şekilde genel görünüme etki etmeyen sandalyenin alt ayağının incelenmesi yahut 1-2 cm’lik ölçü farklılıklarını anlayabilecek yetkinlikte olmadığını, bilgilenmiş tüketicinin asla dikkat etmeyeceği açı ve yönlerden incelemeye yapılma gayesi güdüldüğünü,  sandalye tasarımı bakımından seçenek özgürlüğünün oldukça fazla olduğu düşünüldüğünde, bu denli bir yakınlaşmanın, Müvekkil’e ait tasarımdan faydalanma kaygısı taşıdığını, “Davalı ...’nun tescilden kaynaklanan haklarının korunması” açıklamasının SMK m.155 doğrultusunda geçerlilik taşımadığını, ihtiyati tedbir ve davaya konu tasarımın, Müvekkilinin hak sahibi olduğu tasarımın bir kopyası olduğunu ve Davalı’nın değil Müvekkilinin ilgili tasarımın sahibi olduğu gerçeği karşısında da, bu itirazın bir anlamı kalmadığını, SMK'nun 155.maddesi gereği tescile dayalı kullanımın tecavüz teşkil etmez prensibinin ortadan kalktığını, HMK uyarınca yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, davalıların tescilinin red gerekçesi yapılamayacağını,-Davalıların ihtiyati tedbir kararına itiraz konu dilekçelerinde Müvekkiline ait tescilli ... sayılı tasarımın esasen yenilik unsuru taşımadığını, Müvekkil’in söz konusu tasarımı İtalya’da kamuya sunduktan sonra 12 ay içerisinde tescile konu etmediğini, bu sebeple hükümsüz kılınması gereken bir tasarıma dayanarak verilen ihtiyati tedbir kararının gerekli şartları doğurmadığını iddia ettiklerini, Davalılar’ın söz konusu iddiasını destekler nitelikte hiçbir belgeye yer verilmediğini, Davalılar vekilinin Müvekkilinin 2013-2014 kataloglarında da davaya dayanak “...” isimi verilen ve davaya dayanak tasarım tesciline konu ürünlerin yer aldığını da iddia etmişse de, ekteki kataloglardan görüleceği üzere Davalı’nın kötü niyetli asılsız iddialarındaki gibi, tasarımın yenilik özelliği kaybolacak şekilde 2013-2014 yıllarındaki kataloglarda kullanım da gerçekleştirilmediğini, Müvekkilline ait ... sayılı tasarımın 2015 senesinden beri TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, tescilli tasarımının yenilik unsuru taşımadığına dair açıklamaların tamamen içi boş bir iddia niteliğinde olduğunu,-Davalılar tarafından “...” ibareli sandalyelerin sosyal medya hesapları ve internet sitelerinde kullanıldığı, kullanılan ürünlerin, Davalı ...’ya ait ... sayılı tasarım tescili ile aynı olduğu, Davalı ...’ya ait ... sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı ve Müvekkiline ait tescilli ... tasarım ile genel izlenimler itibarıyla benzer olduğu belirlendiğini, Müvekkilinin haklılığının yaklaşık olarak ispat edilebilmiş ve ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli usulü ve esasa ilişkin şartlar karşılanmış olduğunu, -sosyal medya hesaplarında tedbir ...’nin cevabi yazısında belirtildiği gibi uygulanamadığını, Davalılar da tebliğe rağmen kullanımların bir kısmını kaldırmadığını, Mahkeme tarafından dosya kapsamında alınan bağımsız ve tarafsız bilirkişi raporu doğrultusunda Müvekkilinin ihtiyati tedbir talebine konu haksız fiil yaklaşık olarak ispat edilmiş olup ihtiyati tedbire itirazın şartları sağlanmadığını, Davalıların, huzurdaki dava sonuçlanıncaya ve kesin hüküm elde edilinceye kadar geçecek olan muhtemel birkaç yıl içerisinde Müvekkilinin tasarım tescilleri ve kullanımlarından kaynaklanan haklarına tecavüz etmeye devam etmek suretiyle dava konusu ürünleri piyasaya sürmeye devam edecek ve örtülü olarak amacına ulaşan Davalılar aleyhine verilecek hükmün uygulama bakımından hiçbir etkinliği kalmayacağını, Davalıların kötü niyetli emellerine hukuk yolu aracılığı ile ulaşması anlamına geleceğini,Davalılar tarafından bilinçli olarak Müvekkil’in tasarımları taklit edilerek gerçekleştirilen işbu kullanımların, Müvekkilinin tescilli tasarımına olan ayniyet niteliği sebebiyle Müvekkilinin tasarımlarının uzun yıllar süren çabalar neticesinde edinmiş olduğu saygınlığı, özgünlüğü ve kalite algısını zedeleyeceğini ve hatta dava süreci ilerlerken Davalıların aleyhine olası bir neticeyi göz önüne alarak elinde bulunan ve depolanmış olan bütün malları piyasaya sürmek suretiyle zararını en aza indirmek isteyebileceği ve bu netice sebeple de, Müvekkilinin tanınmış “...” isimli sandalye tasarımı nezdindeki zarar ile davalıların elde edeceği haksız yarar hızlanarak artacağını bu nedenle ihtiyati tedbir kararının yeniden verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından açılan tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepli dava açıldığı, davalı tarafça da davacı adına kayıtlı ... tescil numaralı tasarım tescil belgelerinin tasarımların hükümsüzlüğü istemli dava açıldığı, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/22 D.iş sayılı dosyası ile davacının 19/08/2024 tarihinde tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine  20/09/2024 tarihli karar ile ters teminat kararı verildiği, bu  ara karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.Aleyhine tedbir kararı verilen davalılar vekilinin karşı dava ile, davacıya ait ... tescil numaralı tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Dosya tensiben bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 16/08/2024 tarihli raporlarında; \"Davalılara ait olarak belirtilen ..., ..., ..., ..., ... URL adreslerinde ... isimli şeklinde sandalye/koltuk görsellerinin yer aldığı, tanıtım ve satışının yapıldığı görüldüğü, ..., ..., ...ile ... hesaplarının yapılan karşılıklı link yönlendirmelerinden aynı kişilerce yönetildiği anlaşıldığı, bu hesapların ... ŞTİ. Tarafından işletildiği, ... ile ... hesabının yabancı içerikte hazırlanmasından yurtdışı müşterilerinin hedeflendiği web siteleri olduğu anlaşılmakla birlikte, bu hesaplardan da ... adresine referans gösterilmesi ve benzer iletişim bilgisi ve logo kullanımı yapılması nedeni ile bu hesapların da .... ŞTİ. Tarafından işletildiği (aynı kişilerce) kanaati oluştuğu, davalı tarafa ait ... numara ile tescilli tasarımın 24.01.2023 başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, davalılara ait olarak belirtilen ..., ...,..., ...,... adreslerinde paylaşımı yapılan “...” isimli tasarımın... numara ile tescilli tasarım ile aynı olduğu, davalılara ait olarak belirtilen ..., ..., ..., ..., ... adreslerinde paylaşımı yapılan “...” isimli tasarımın davacı tarafa ait ...numara ile tescilli tasarım ile genel izlenimler itibarıyla benzer olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Dosya kapsamına göre, mahkemece  davaya dayanak tasarımın  hükümsüzlüğüne ilişkin karşı dava bulunması,  karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin dosya ve delil kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle   davalı tarafın sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilerek SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmiş olup, tasarım tecavüzü davası yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı,SMK 159/2-c bendi uyarınca, tecavüz iddialarına dayanak tasarımın hükümsüzlük davasının derdest olması karşısında tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi, olası hükümsüzlük kararı verilmesi halinde, kararın geçmişe etkili mahiyeti nedeni ile aleyhine tedbir kararı verilen tarafın zararlarının önüne geçilmesi, buna mukabil, tescilli sınai hak sahibi tarafın bu tescilden kaynaklı haklarının korunması gayesi ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin   dosya  kapsamına uygun olduğu,  anılan tedbire hükmedilmesi bakımından yasal şartların mevcut olduğu, gerek tasarım hakkına tecavüz istemli dava ve gerekse ayrı bir dava konusu hükümsüzlük istemli davada ileri sürülen iddia ve savunmalar dikkate alındığında; tüm öne sürülen hususlarının yargılamayı gerektirdiği,  teminat miktarının yerinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça  “sandalye” sektöründe davalının ihlale devam ettiği gerekçesi ile hak kaybı oluşmaması açısından tedbirin verilmesi istenmiş ise de, tedbir geçici bir hukuki koruma olup, hükmün infazını sağlayacak şekilde verilemeyeceğinden bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla, davacının hükümsüzlük davasında değerlendirilmesi gereken ve sair esasa ilişkin savunmaların bu aşamada değerlendirilemeyeceği, ancak bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılacak konulardan olduğu,  tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,  istinaf başvurularının  reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/09/2024 tarih ve 2024/135 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e04eda994b75229e","SID":"69e49c869019e366"}}