{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA N: 2023/259 <br>KARAR NO: 2024/2136<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2021/92 Esas -  2022/705 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2024<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... tarafından sigortalanan ...  plakalı araç sürücüsü arasında 27/07/2018 tarihinde çift taraflı kaza meydana geldiğini ve kazada müvekkilinin yaralandığını, bacağında meydana gelen kırıklardan dolayı kalıcı hasarlar oluştuğunu, kaza ile ilgili Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/266 Esas sayılı dosyası ile ceza davasının devam ettiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla (HMK md. 109) şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, müteakip sunduğu  08/06/2022 tarihli dilekçesi ile; 100,00-TL olan maddi tazminat taleplerini ıslah ederek 19.114,89 TL'ye arttırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik dönemine ilişkin zararlardan sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;  \"Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda özetle; Dava dışı sürücü ...'nın %25 oranında kusurlu, davacı sürücü ...'un %75 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilerek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında davacı kazalı ...'un geçirdiği trafik kazası nedeniyle davalıdan talep edebileceği nihai maddi zararının 19.114,89 TL  olduğu\" gerekçesiyle; 1-DAVANIN KABULÜ ile; 19.114,89 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; sigorta şirketine dava açmadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı, başvuru yapılırken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre rapor alınması ve ZMMS Genel Şartlar uyarınca uygun ve maluliyet oranının özürlülük oranı şeklinde belirlenmiş olduğu usulüne uygun bir raporun sunulmuş olması gerektiğinden başvuru şartının gerçekleşmediği, dosya kapsamında alınan ve T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan 18.11.2021 tarihli Adli Tıp Raporunda; “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” yerine, yürürlükten kalkmış olan \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" esas alınarak maluliyet oranı tespit edildiği, usul ve mevzuata uygun olmayan raporun kabulünün mümkün olmadığı,  kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından kusur tespiti yapılırken; kazaya karışan araç sürücüleri ve yolcuların koruyucu tertibatlardan olan emniyet kemeri takıp takmadığı, alkollü olup olmadığı, ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, yalnızca kaza tespit tutanağı esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, aktüer bilirkişi raporunun TRH 2010 ölüm tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı talepleri sağlık hizmet bedelinin müvekkili şirketten talep edilemeyeceği, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak kaza sebebiyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve ödeme yapılmış ise güncellenmiş tutarın hesaplanacak olan tazminattan tenzil edilmesi gerektiği, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusura ilişkin raporun, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, maluliyet tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle yürürlülükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit yapılmış bulunmasına, tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, dava açılmadan önce davalıya başvuru koşulunun sağlanmış olmasına, SGK tarafından bir ödeme yapılmadığının bildirilmiş olmasına, davalı ... şirketin bedensel zararlardan olan geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, faizin başlangıç tarihi ve niteliğine ilişkin ilk derece mahkemesinin belirlemesinde hukuka aykırılık olmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun, karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 1.305,73-TL harçtan peşin yatırılan 326,43-TL harcın düşümü ile bakiye 979,30-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"787c10742ba4b8e9","SID":"a3ab1dff755247d0"}}