{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br><br>ESAS NO:2024/150<br>KARAR NO\t:2024/780<br><br>DAVA:Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ:08/03/2024<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2023 tarihli, ... sayılı kararıyla; “Davacı ... ...’in ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin olağanüstü genel kurul toplantısı için çağrı yapmak ve gündemi düzenlemek için kayyım olarak tayinine” karar verilmiş ve atanan kayyım tarafından olağanüstü genel kurulun 13.12.2023 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, olağanüstü genel kurulun 2 numaralı kararıyla yönetim kurulu üyeleri olarak seçilen ..., ... ve ...'e ikişer aylık asgari ücret ödenmesine 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ile karar verildiğini, söz konusu karara, şirket ortağı davacı ...'in vekili Av. ..., şirket ortağı ...'in vekili Av. ... ve şirket ortakları ... ... ... ve ... ... vekili ... tarafından \"Şirketin hiçbir ticari faaliyetinin ve hatta hiçbir personelinin olmadığı halde ücret takdir edilmesinin şirketin menfaatlerine zarar verici nitelikte olması, bunun aynı zamanda aralarında husumet bulunan azınlık hissedarlara karşı yapılan bir hamle olması ve şirketin kurulduğundan bugüne kadar Yönetim Kurulu üyelerine ücret ödenmesi gibi bir uygulamasının bulunmaması nedeniyle muhalif olduğumuzu beyan ederiz.\" şeklindeki gerekçeyle muhalefet edildiğini, olağanüstü genel kurulun 3 numaralı kararıyla da yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesine 79.625 ret oyuna karşılık 128.625 kabul oyu ile karar verildiğini, bu karara karşı da şirket ortağı davacı ...'in vekili Av. ..., şirket ortağı ...'in vekili Av. ... ve şirket ortakları ... ... ... ve ... ... vekili ... tarafından \"Verilen iznin şirketin malvarlığı ve demirbaşlarının özellikle tek mal varlığı olan taşınmazının hileli yollarla yönetim kurulu aracılığıyla elden çıkartılması amacına matuf olması, bu durumun şirketin ve azınlık pay sahiplerinin haklarına zarar verici nitelikte olması nedeniyle bu karara muhalif olduğumuzu beyan ederiz.\" şeklindeki gerekçeyle muhalefet edildiğini, genel kurulca alınan 2 ve 3 numaralı kararların kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olmaları nedeniyle  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 vd. maddeleri uyarınca iptalinin gerektiğini, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmalarının, TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğunu, sürekli zarar eden ve hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan şirketin yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin kararın, dürüstlük kurallarına ve şirket teamüllerine de aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin  verilmesine ilişkin 3 numaralı genel kurul kararının da hem 436. maddesine; hem de dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararına katılıp oy kullanmaların, TTK'nın 436. maddesine açıkça aykırı bir durum olduğu gibi, alınan kararın da basit çoğunluğun sağlanmaması nedeniyle batıl olduğunu, alınan kararın, aynı zamanda dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle 13/12/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 numaralı kararlarının yürütülmelerinin geri bırakılmasını ve yapılacak yargılama sonunda iptallerini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ortaklarından ...'in 14.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, ... mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... ... ve ...'in kaldığını, 26.12.2022 tarihinde şirket pay defterinin 9,10,11,12 ve 13. sayfalarına ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ... ve ...'in pay sahibi olarak kayıt edildiğini, anonim şirketlerde miras payının kendiliğinden mirasçılara intikal etmeyeceğini, kanuni mirasçıların anonim şirket hissesini iktisap edebilmelerinin, aralarında yapılacak bir miras taksim sözleşmesi neticesinde olabileceğini, şirket yönetim kurulunun, pay defterine yapılan kaydın taraflarca sunulmuş bir miras taksim sözleşmesi olmadan yapıldığını fark edince 21.03.2024 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide ederek, davacıdan taraflar arasında yapılmış olan miras taksim sözleşmesini sunmasının istenildiğini, süresinde davacı tarafından bir miras taksim sözleşmesi sunulmaması üzerine 03.04.2024 tarihinde yönetim kurulu tarafından alınan karar ile şirket pay defterine kayıtları ... ... mirasçıları olarak yapıldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 500. maddesi hükmü gereğince yapılan söz konusu işlemin davacıya ihtarname yolu ile bildirildiğini, davacının, şirket pay defterinden kaydının TTK'nın 500. madde hükümleri gereğince 03/04/2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile silindiğini ve taraf sıfatının bulunmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı kararına istinaden 13.12.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına, hazurun cetvelinde de görüleceği üzere tamamı 490.000,00-TL olan şirket sermayesinin  414.000,00-TL'sini temsil eden pay sahiplerinin katıldığını, bu pay sahiplerinden 361.375 adet pay sahibinin asaleten; 76.625 adet pay sahibinin ise vekaleten toplantıya katıldığını, genel kurulun 2 numaralı kararında, yönetim kurulu üyeliğine ...'in, ... ve ...'in 79.625 çekimser oya karşılık 361.375 oy ile seçildiğini, yine yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 3 yıl olmasının 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ile kabul edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin her birine 2 asgari ücret tutarında huzur hakkı ödenmesine dair kararın 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ile alındığını, davacının, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı tanınmasının, yönetim kurulu üyelerine ait kişisel bir iş olduğunu, bu nedenle TTK'nın 431. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerinin iş bu maddenin oylanmasında oy hakkından yoksun olduklarını, yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katılıp kabul yönünde oy vermiş olmaları nedeni ile söz konusu kararın açıkça kanuna aykırı olması nedeni ile iptali edilmesi gerektiğini savunmakta olduğunu, oy hakkında yoksun kimselerin genel kurul toplantısında oy kullanmasının, söz konusu kararının yok hükmünde olduğu anlamına gelmeyeceğini,  yoksun oyların kullanılan oylardan  çıkarıldıktan sonra karar nisabının bulunacağını,   birlikte üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin toplam oy sayısının 232.750 olduğunu, toplantıya katılan toplam pay sahiplerinin toplam payının 414.000 olduğunu, TTK'nın 418/2. maddesi hükmü gereğince toplantıda hazır bulunanlardan kabul anlamına gelmemekle birlikte oy yoksunu pay sahiplerinin payı çıkarıldığında, 414.000-232.750=181.250 pay sayısına ulaşıldığını, 181.250 payda karar alınmasını sağlayacak mutlak çoğunluk yarıdan bir fazla olan 90.625 pay olacağını, 13.12.2023 tarihli genel kurulun 2 numarası ile alınan kararın 128.165 pay sahibinin kabul oyu ile kabul edildiğini, 128.165 kabul oyunun TTK'nın 418/2. maddesi hükmüne göre kabul için yeterli bir oy sayısı olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde TTK'nın 431. maddesi gereği yönetim kurulu üyelerinin oy kullamaması durumunda dahi 128.165 kabul oyu ile karar nisabı sağlanmış olduğundan, davacının genel kurulun 2 numaralı kararının iptali yönündeki talebinin reddinin gerektiğini, şirket ana sözleşmesinin 9. maddesinde yönetim kurulu üyelerine tutarı genel kurul kararı ile belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenebileceği düzenlemesine yer verildiğini, olağanüstü genel kurulda alınan kararın şirket ana sözleşmesinin 9. maddesine  de uygun olarak alındığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirkete ait Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, Suadiye mevkii, Çepni mahallesi, Balım Sk., No :14 adresinde bulun taşınmazının aylık kira bedelinin 175.000,00-TL olduğu, yönetim kuruluna ödenmesi gereken huzur hakkının bu gelirin yaklaşık %80'ine karşılık geldiği beyan beyan edilmiş ise de, müvekkili şirketin aylık kira gelirinin 400.000,00-TL+KDV olduğunu, söz konusu miktarın sabit geliri olup, yapılacak ticari faaliyetler neticesinde el edilecek gelirlerinin dahil olmadığını, bir an için şirketin gelirinin olmadığı düşülse dahi söz konusu durumun, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmeyeceği anlamına gelmeyeceğini, yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan ücretin, günün ekonomik koşulları düşünüldüğünde dürüstlük kuralına uygun olarak kararlaştırılmış bir ücret olduğunu, davacının, 3 numaralı genel kurul kararının iptali gerekçesi olarak söz konusu kararın TTK'nın 418. maddesinde düzenlenmiş olan nisaba uygun olarak alınmadığını, karar nisabının 128.626 olduğunu, kabul oyu sayısının ise 128.625 de kaldığını ileri sürdüğünü, toplantıya katılan toplam pay sayısının dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi 490.000 değil; 414.000 olduğunu, 490.000'in şirketteki pay sahiplerinin toplam payı olduğunu, karar nisabı için gereken mutlak çoğunluğun 128.266 değil; 104.126 olduğunu, karar nisabı 104.126 olmasına rağmen, söz konusu kararın 128.625 kabul oyu ile alındığını, müvekkili şirketin, yapılan tüm genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyelerine, faaliyette bulunabilmesi için izin verildiğinden, söz konusu kararın şirket teamüllerine uygun olarak alındığını, davacının ise söz konusu kararın iptalini istemede hiçbir hukuki menfaatinin bulunmamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddini, ve davanın reddini talep etmiştir.<br>Dava, davalı şirketin 13/12/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 numaralı kararların, hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.<br>Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, 03/04/2024 tarihli yönetim kurulu kararı, 01/01/2016-31/12/2016 ve 01/01/2021-31/12/2021 dönemleri yıllık faaliyet raporları, 13/12/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı, hazirun listesi ve pay defteri, .... Noterliğinin 21/03/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ mazbatası, .... Noterliğinin 08/04/2024 tarihli ve 1709 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve .... Noterliğinin 18/04/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile tebliğ mazbatası vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir ve ticaret mevzuatı öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptal sebepleri başlıklı 445. maddesi; \"446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Aynı kanunun devam eden iptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446. maddesi; <br>\"a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. şeklinde düzenlenmiştir.<br>Davalı şirketin 13/12/2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, gündemin 2 numaralı maddesi; \"Şirketin yeni Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi için ..., ... ve ... sözlü olarak aday gösterdiler. Başka aday çıkmadı. Önerilen Yönetim Kurulu üyeleri 79.625 çekimser oya karşılık 361.375 kabul oyu ve oy çokluğu ile kabul edildi. Seçilen Yönetim Kurulunun görev süresinin 3 yıl olması 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ve oy çokluğu kabul edildi. Ayrıca Yönetim Kurulu üyelerinin her birine aylık olarak 2'şer adet asgari ücret ödenmesi 79.625 ret oyuna karşılık 361.375 kabul oyu ile ve oy çokluğu ile kabul edildi.\" şeklindedir.<br>Davalı şirketin 13/12/2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, gündemin 3 numaralı maddesi; \"Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. Maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesi ile ilgili hususta yapılan oylama sonucunda 79.625 ret oya karşılık 128.625 kabul oyu ve oy çokluğu ile gerekli izin verilmiştir.\" şeklindedir.<br>... vekili Av. ..., ... vekili Av. ... ve ... vekili ... tarafından, davalı şirketin 13/12/2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında alınan kararları karşı sunmuş oldukları muhalefet şerhi incelendiğinde; \"1-Yönetim Kurulu üyelerine ücret takdir edilmesi kararına karşı muhalefet şerhimizdir.<br>Genel kurul gündeminin (3) numaralı maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine ücret takdir edilmesi durumunda azınlık yetkili temsilcileri tarafından alınan karara \"Şirketin hiçbir ticari faaliyetinin ve hatta hiçbir personelinin olmadığı halde ücret takdir edilmesinin şirketin menfaatlerine zarar verici nitelikte olması, bunun aynı zamanda aralarında husumet bulunan azınlık hissedarlara karşı yapılan bir hamle olması ve şirketin kurulduğundan bugüne kadar Yönetim Kurulu üyelerine ücret ödenmesi gibi bir uygulamasının bulunmaması nedeniyle Yönetim Kurulu üyelerine aylık birer adet asgari ücret tutarında ücret takdir edilmesine muhalif olduğumuzu beyan ederiz.<br>2-Yönetim Kurulu üyelerine şirkete işlem yapma-borçlanma yasağı ile rekabet yasağı konusunda izin verilmesi kararına karşı muhalefet şerhimizdir.<br>Genel kurulca yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde öngörülen şirketle işlem yapma-borçlanma yasağı ile rekabet yasağı konusunda izin verilmesi halinde bu karara \"Verilen iznin şirketin malvarlığı ve demirbaşlarının özellikle tek mal varlığı olan taşınmazının hileli yollarla yönetim kurulu aracılığıyla elden çıkartılması amacına matuf olması, bu durumun şirketin ve azınlık pay sahiplerinin haklarına zarar verici nitelikte olması nedeniyle bu karara muhalif olduğumuzu beyan ederiz.\" şeklindedir.<br>Davalı şirketin 03/04/2024 tarihli ve 2024/5 karar numaralı 2 numaralı yönetim kurulu kararı incelendiğinde; \"14/06/2022 tarihinde vefat eden şirket hissedarı merhum ... mirasçılarının paylarının pay defterine kayıt işlemlerinin bir miras taksim sözleşmesi ibraz edilmeden yapılması sonrası, şirket tarafından kendilerine 21.03.2024 tarihinde .... Noterliğince keşide edilen ihtarnameye rağmen, taksim sözleşmesinin şirketimize sunulmaması üzerine, ... mirasçılarının pay defterinden çıkarılmaları'na ve pay defteri'ne ... TEREKESİ olarak kaydına oy birliği ile karar verilmiştir.<br>2. maddenin oylanması esnasında ... mirasçılarından Yönetim Kurulu Üyesi ..., kendi isteğiyle toplantı odasından çıkarak oylamaya katılmamıştır.\" şeklindedir.<br>Davalı şirketin 13/12/2023 tarihli 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde, şirkette paylarının toplam itibari değeri 24.500,00-TL olan davacının vekili aracılığıyla genel kurul toplantısına katıldığı, iptalini talep ettiği kararlara karşı olumsuz oy kullandığı ve oy çokluğu ile alınan kararlara karşı muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiği, bu anlamda dava açmaya ilişkin şartların yerine getirilmiş olduğu, yine davanın süresi içinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafça her ne kadar davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de davacının, muris ...'in mirasçılarından olduğu, bu anlamda her halükarda davalı şirket hissedarları arasında yer aldığı ve yine davalı tarafça, dava açıldıktan sonra yönetim kurulu kararı alınmış olması hususları dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.<br>Yine davalı tarafça her ne kadar dosya kapsamında bilirkişi raporunun alınmasının mümkün olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 83/1. maddesi ve ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde ticari defterlere de dayanılmış olması, yönetim kurulu üyeleri için ödenmesine karar verilen ücretin uygun olup olmadığının teknik inceleme gerektirmesi göz önüne alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir.<br>Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Davacı tarafın iptalini talep ettiği genel kurul kararlarından birisi (2) nolu, yönetim kurulu üyelerine aylık olarak 2'şer adet asgari ücret ödenmesine ilişkin karardır. Dosya kapsamında temin edilen bilirkişi kurulu raporu ile, davalı şirketin gelir elde etmediği, pasif bir şirket durumunda bulunduğu, davalı şirketin tek gelir kaynağının kira geliri olduğu(aylık 175.000,00-TL) tespit edilmiştir. Her ne kadar yönetim kurulu üyeleri için takdir edilen asgari ücretin  2 katı tutarındaki ücret, günümüz ekonomik şartlarında yüksek bir ücret değilse de, davacı şirketin gelir elde etmemesi, pasif bir şirket durumunda bulunması ve tek gelir kaynağı olan kira gelirinin (aylık 175.000,00-TL) yaklaşık 8/10'luk (150.000,00-TL aylık) kısmının yönetim kurulu üyelerine mali hak olarak bahşedilmesinin ölçülülük ilkesine uygun olmadığı Mahkememizce kabul edilmiş ve söz konusu genel kurul kararın iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilince, bilirkişi raporundan sonra, şirketin gelirinin arttığı beyan edilerek buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuş ise de, genel kurul karar tarihi itibariyle değerlendirme yapılması gerekmekle, davacı vekilinin bu yöndeki beyanları dikkate alınmamıştır. <br>Davacı tarafın iptali talep ettiği genel kurul kararlarından diğeri, (3) nolu, yönetim kurulu üyelerine şirkete işlem yapma-borçlanma yasağı ile rekabet yasağı konusunda izin verilmesi kararıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 395/1. maddesi; \"Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.\", hükmünü, aynı Kanunun 396/1. maddesi de; \"Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait oldu­ğunu dava etmekte serbesttir.\" hükmünü içermektedir. Davalı şirketin 13/12/2023 tarihinde yapılan 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, gündemin 3 numaralı maddesinin; \"Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmeleri için izin verilmesi ile ilgili hususta yapılan oylama sonucunda 79.625 ret oya karşılık 128.625 kabul oyu ve oy çokluğu ile gerekli izin verilmiştir.\" şeklinde olduğu görülmektedir. Söz konusu madde ile, yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. maddelerinde belirtilen işlemleri yapabilmeleri için izin verilmiştir. Ancak, yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar, pay sahibi ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, TTK'nun 436/1. maddesindeki oydan yoksunluk halinin uygulanması gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 436/1. maddesine göre; pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacaklardır.  Davaya konu genel kurul toplantı tutanağı ile hazirun listesinin incelenmesinden, davalı şirketin toplam itibari değeri 490.000 adet paya sahip olduğu, toplantıda 361.375 adet payın asaleten, 79.625 adet payın vekâleten olmak üzere toplam 441.000 adet temsil edildiği, bu anlamda 6102 Sayılı TTK 418/1. maddesindeki toplantı yeter sayısının oluştuğu anlaşılmıştır. Yine 6102 Sayılı TTK 418/2. maddesi gereğince,  kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilecek ise de, yukarıda belirtildiği gibi yönetim kurulu üyelerine TTK 395, 396. Maddeler gereğince izin verilmesine ilişkin alınacak kararlarda TTK 436/1. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri oy kullanamayacaktır. Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinden, dava konusu yapılan (3) nolu kararın 79.625 ret oyuna karşılık 128.625 kabul oyu ile alınmış olduğu anlaşılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun listesine göre, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinden ...'in paylarının itibari değeri 49.000, ...'in paylarının itibari değeri 165.375, ...'in paylarının itibari değeri de 18.375 olmak üzere, yönetim kurulu üyelerinin toplam pay sayısı 232.750'dir.  Toplantıda toplam 441.000 payın temsil edildiği dikkate alındığında, yönetim kurul üyeleri TTK 395 ve 396 maddeleri ile ilgili alınacak kararlarda kendileri oy kullanamayacaklarından, toplantıda hazır bulunan 441.000 paydan yönetim kurulu üyelerinin toplam payı olan 232.750 pay çıkarıldığında, bu maddenin oylamasında hazır bulunan pay sayısının 208.250 olduğu görülmektedir. Yönetim kurulu üyelerine, TTK 395, 396 maddeleri kapsamında izin verilmesine ilişkin kararın TTK 418/2. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alınması gerekmektedir. Bu anlamda (3) nolu kararın  79.625 ret oyuna karşılık 128.625 kabul oyu ile alınmış olduğu dikkate alındığında, söz konusu kararın toplantı ve karar nisabına uygun olarak alınmış olduğu açıktır. Genel kurul toplantı tutanağının(muhalefet şerhinin) incelenmesinden, davacı tarafça, yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili konularda işlem yapılmasına ilişkin kararın alınmasında oy kullandıkları gibi bir itirazın da ileri sürülmediği görülmektedir. Bu itibarla, davacı tarafın, genel kurul (3) nolu kararın iptali talebiyle açmış olduğu davanın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirketin 13/12/2023 tarihinde gerçekleştirilen 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın iptali şartlarının oluşmadığı, 2 numaralı kararların ise iptali şartlarının oluştuğu sonucuna varılarak, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,<br>-Davalı şirketin 13/12/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan (2) nolu kararın İPTALİNE, <br>-Davalı şirketin 13/12/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan (3) nolu kararın iptali talebinin REDDİNE,<br>2-Kararın kesinleşmesi halinde 6102 sayılı TTK'nın 450. maddesi uyarınca gerekli ilan ve işlemlerin davalı şirket yönetimince yapılmasına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL harar ve ilam harcı peşin olarak alınmış olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın, davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 213,8‬0-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.172‬,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 11.599,6‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 5.799,8‬0-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baa3a54d69c8e4ea","SID":"2900f853b960ab5d"}}