{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/656 <br>KARAR NO\t: 2024/1069<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 09.09.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 11.12.2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesine özetle; Davalı şirket  , --,----- ortak iradesinde kurulmasına karar verildiğini ancak resmiyette -----pay sahibi olarak gösterilerek ---Noterliğinin 15 .10.2002 tarih ve ---- yevmiye nolu sözleşmesi ile kurulduğunu, akabinde  27.11.2019 tarihinde fiili pay sahipleri  tüm kardeşlere kurucular----- tarafından pay devri yapıldığını, 27.11.2019 tarihinden bu yana ----- ile birlikte davalı ---- ünvanlı şirketin eşit paylı ve müşterek ortakları olduğunu, ---- aile şirketi olarak kurulduğunu, davacı uzun süre şirket müdürlüğü yapmakta iken şirket ortakları arasında yaşanan sorunlar nedeni ile kuruluştan itibaren şirkette müdür olan davacının 17.04.2019  tarihinde bu görevinden istifa ettiğini, akabinde ---- şirket müdürleri olarak seçildiklerini, sonrasında ortaklık yapısındaki sorunları nedeni ile davacıdan habersiz gizlilik sözleşmesi yoluyla usulsüz olarak ---- ait payların da devir alınması ile birlikte bahsi geçen şirket müdürleri %60 hisse oranına ulaşmak sureti ile şirkette çoğunluk ve hakim pay oranına ulaştıklarını, şirket müdürleri, davacı ve diğer paydaş ---- mirasçılarının şirketten ayrılmaya zorlamak için şirketin ticari faaliyetlerinin bir kısmını kayıt dışı sürdürdüğünü, bir kısmını ise davacı ve diğer ortakların bilgisi onayı olmaksızın yeni kurmuş oldukları----. Üzerinden sürdürmek sureti ile şirketin kârını baskılamak ve minimize etmek ayrıca muhtemel bir ayrılık halinde davacıya ait paya isabet eden pay değerini düşürmek için yasal kılıfına uydurulmak sureti ile bir takım usulsüz işlemler yapıldığını, yapmaya devam ettiklerini, davalı şirketin 29.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında çoğunluk oya sahip olan şirket müdürleri ----- çoğunluk oyu ile gündemin 7.maddesinde “ müdürlerin her birine aylık 300.000,00-TL net ücret verilmesine ve başarı primi olarak, yıl sonu karından müdürlerin her birine şirket karından %5 oranında ödenmesini\" yönünde oy çokluğu ile kararı alındığını, davacı tarafça ve diğer ortaklarca kararın şirketin zararda olması ve artış oranının yüksek olması gerekçesi ile red oyu verildiğini, izah edilen nedenlerle; davalı -----29.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan \"Şirket Müdürlerine her birine aylık 300.000 TL net ücret verilmesini ve başarı primi olarak yıl sonu karından Şirket Müdürlerine her birine şirket kârından %5 oranında ödenmesi\" yönündeki 7 No'lu genel kurul kararının yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet ilkesine aykırılığı nedeni ile  TTK622 atfı ile  449. maddesi gereğince tedbiren yürütülmesinin durdurulmasına,<br>29.07.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısının 7 no'lu kararının yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeni ile  iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;----16.10.2002 yılında aynı unvan ile  şirket payının % 90' --- ve % 10  -----' ye ait olmak üzere -o tarihte geçerli olan paraya göre- 500.000,00-TL(50.000.0-TL) sermaye ile kurulduğunu, kuruluşundan bir müddet sonra sermaye artışı yapılarak 13.08.2007 yılında 950.000,00-TL yapıldığını, önce 1.000.000,0-TL ye ve daha sonra 17.11.2009 yılında sermaye artışı yapmak sureti ile  şirket sermayesini 1.700.000,0-TL'ye kadar yükselttiğini, şirket ortaklarından ---- 13.11.2019 tarihinde sahibi olduğu %10 payının tamamını ---- devretmek sureti ile ortaklıktan ayrıldığını, aynı tarihte ---- payının % 20'sini uhdesinde tutarak kalan payının %10'nunu ----, %20'sini  ----, %20'sini  --- ve %20'sini davacı ---- devrettiğini, bir müddet sonra ortaklardan ---- sahibi olduğu %20 payının yarısını---- diğer yarısını da  ---- devretmek sureti ile ortaklıktan ayrıldığını, şirket ortaklarından -----ise 04.02.2022 tarihinde vefat etmesi üzerine ortaklık payı mirasçılarına miras payları oranında intikal ettiğini, halihazırda şirketin 1.700.000,0 TL’lik esas sermayesini temsil eden payların %30’u oranındaki kısmının ----, % 30'u paranındaki payın ----%5'i oranındaki payın --- , %5'i oranındaki payın ----, %5'i oranındaki payın ----, %5'i oranındaki payın ---- , ve  % 20'si oranındaki payın ise davacı ---- ait olduğunu, başkaca bir söyleyişle, mevcut ortaklık yapısı itibariyle ----- herhangi bir kişinin tek başına hâkimiyet oluşturmasının da söz konusu olmadığını, davalı şirketin -----adresinde 16.10.2002 tarihinde her türlü gıda, temizlik, itriyat maddelerinin satış ve dağıtımını yaparak ticari hayatına başlamış ve halen aynı alanda faaliyet gösterdiğini, hali şirketin bütün faaliyeti aynı zamanda şirket ortak müdürleri olan -----tarafından yürütüldüğünü, ihtiyati tedbir şartları davanın açıldığı tarih itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında durum ve koşulların değişmesi sebebi ile tedbir kararı verilemediğini, nitekim yargılama aşamasında durum ve koşulların değişmesi halinde izlenecek yol  MHK'nın 396. Madde düzenlemesi kapsamında talepte bulunduğunu, davacının davaya konu 7 nolu kararın tedbiren yürütülmesinin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin şartları bulunmadığından reddine, davaya konu yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücret ve başarı primin ödenmesine ilişkin 7 nolu genel kurul kararına ilişkin davacının muhalefeti bulunmadığından davanın öncelikle özel dava şartı yokluğu sebebi ile reddine, dava şartının bulunduğunun kabulü halinde maddi dayanağı bulunmayan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava; Genel Kurul Kararının İptali talebidir.<br>Davacı hissedar tarafından davalı şirket aleyhine açılan dava ile 29.07.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 09.09.2024 tarihinde TTK'nın 445. Maddesi uyarınca 3 aylık yasal süre içerisinde \"7 numaralı\" maddenin yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edilmektedir.İptali istenen 29.07.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 7 numaralı maddesinin incelenmesi sonucu; \"Müdürlere ödenecek ücret ve huzur hakkı gibi hakların belirlenmesi maddesi konusunda şirket müdürü ----- müdürlerin her birine aylık 300.000,00 TL net ücret verilmesi ve başarı primi olarak yıl sonu karından müdürlerin her birine şirket karından %5 oranında ödenmesi hususu önerilmiştir.\" maddesine karşılık oylama sonucu şirket müdürü   ---- önerisi 4.080 kabul oyuna karşılık davacı ----- 2.740 red oyu sonucu  oy çokluğuyla kabul edilmiş olup davacı tarafından ilgili 7 numaralı maddenin iptali talebidir. <br>Uyuşmazlık ;Davacının , davalı şirkette  dosya içene gelen ----- Ticaret Sicil kayıtlarına göre hissedar olduğu anlaşılmakla , 29 Temmuz 2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının iptali için 09.09.2024 tarihinde TTK 445 maddesi uyarınca 3 aylık yasal süre içinde  iptal davası açıldığı tespit edilmekle,<br> Olağan Genel Kurul Toplantısının 7 numaralı maddesinin yasaya , ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı iddiası ve iptali şartlarının mevcut olup olmadığı ile davacının olumsuz oy kullandığı ancak 'muhalefet şerhi ' olmadığı ve durumun özel dava şartı  olması nedeniyle davanın Dava Şartı yokluğundan usulden reddi gerekip gerekmediği hususlarıdır.6102 sayılı TTK 622 maddesi atıf yoluyla aynı kanunun TTK 445 maddesi uyarınca  anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında alınan kararlar, toplantıda hazır bulunup bulunmaması yahut karara olumlu oy verip vermemesinden bağımsız olarak şirketteki tüm pay sahipleri için geçerli olmaları sebebiyle usul ve yasaya aykırı genel kurul kararlarının iptali için başvurulabilecek imkânlardan biri olan genel kurul kararlarının iptali davası, TTK’nın 445 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda TTK’nın 445. maddesi gereğince aynı Kanun’nun 446. maddesinde belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerdir. Maddede sayılan sebepler tahdidi olmayıp somut duruma göre hukukun genel ilkelerine aykırı ve nesnellikten uzak nitelikte olan genel kurul kararlarının iptali mümkündür ----- Anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptalini dava yoluyla talep edebilecek kişiler TTK’nın 446. maddesinde; “(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, <br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, <br>c) Yönetim kurulu, <br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,<br> iptal davası açabilir…” şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde ile TTK’nın 445. maddesi kapsamında açılacak olan genel kurul kararının iptali davasında davacı olabilecek kişiler sınırlı şekilde sayılmıştır. Maddede anılan koşulları sağlayan kişilerce genel kurul kararı iptali istenen şirkete husumet yöneltilmek suretiyle TTK’nın 445. maddesi kapsamında genel kurul kararlarının iptali dava yoluyla istenebilir.<br> Somut uyuşmazlığın niteliği itibariyle önem arz eden husus, TTK’nın 446/1-a maddesi gereğince genel kurul kararlarının iptalini talep koşullarıdır. Buna göre öncelikle genel kurul toplantısında asaleten yahut vekâleten hazır bulunan pay sahibinin, iptalini istediği genel kurul kararının alınması anında yapılan oylamada alınacak karara olumsuz oy vermesi gerekir. Olumsuz oydan maksat alınan karar aleyhine oy verme olup iptali istenen genel kurul kararına karşı olumlu oy verip kararın alınmasına sahip olduğu pay itibariyle destek olan pay sahibi, TTK’nın 445. maddesi kapsamında anılan kararın iptalini talep edemez. Bu koşul ile amaçlanan husus pay sahibinin çelişkili davranışlarının önüne geçmek olup bu hüküm ile genel kurul kararlarının iptali hususunda çelişkili davranış yasağı (venire contra factum proprium) benimsenmiştir.  Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında toplantıda hazır bulunan pay sahibinin genel kurulda alınan bir kararın iptalini talep koşullarından bir diğeri ise iptalini istediği karara karşı muhalefetini tutanağa geçirmiş olmasıdır. Muhalefet şerhiyle alınan karara karşı çıkıldığına ve iptal davası açma hakkının saklı tutulduğuna dikkat çekilmiş olur. Bu bakımdan pay sahibinin karşı çıktığı karara karşı tutanağa geçirtmiş olduğu muhalefet şerhi alınan genel kurul kararının geçerliliğine yahut uygulanmasına etki etmez. Hemen belirtilmelidir ki; TTK’nın 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir.   Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK’nın 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede iptali istenen karara karşı pay sahibinin muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul iptali davası açısından önemli bir koşul olup bu koşul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/2. maddesi kapsamında özel dava şartı olarak nitelendirilebilir. Dolayısıyla genel kurul toplantısında hazır bulunan pay sahibinin olumsuz oy kullandığı ve TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini talep edeceği genel kurul kararına karşı muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmemiş olması durumunda açılan davanın HMK’nın 115. maddesi çerçevesinde usulden reddine karar verilir.<br>  Bu kapsamda anılan düzenlemeler çerçevesinde genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olumlu veya olumsuz oy sayılarının belirtilmesi yeterli olmakla bu oyların kimler tarafından kullanıldığının belirtilmesi zorunlu değildir. Dolayısıyla TTK’nın 445. maddesi kapsamında iptalini istediği genel kurul kararına karşı toplantıda olumsuz oy kullanılması yanında bu karara karşı, aynı Kanun’un 446. maddesinin emredici hükmü uyarınca muhalefetin açıkça ifade edilmesi işlevine yönelik olarak tutanağa geçirtilen muhalefet şerhi önem arz eder. Ayrıca bu kapsamda karara muhalif kalmak ve muhalif kaldığını tutanağa geçirtmek yeterli olup, ayrıca tutanağın altını imzalamaya gerek yoktur. Buna ek olarak Yönetmeliğin 26/4. maddesi uyarınca toplantıda alınan ve muhalif olunan karara, muhalefet şerhi eklemek isteyenlerin şerhleri tutanağa eklenebileceği gibi toplantı tutanağından ayrı yazılı bir belge şeklinde de tutanağa eklenmesi mümkün olup tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak, muhalefet şerhinin ekli olduğu belirtilir.  Türk Ticaret Kanunu’nun 446/1-a maddesi kapsamında aranan muhalefetin genel kurul toplantısı sırasında alınacak kararlara ilişkin görüşmeler sırasında ve gündem maddesine dair oylama öncesinde değil oylama sırasında ve olumsuz oy kullanılan kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekir. Bu bağlamda iptali istenen gündem maddesinde belirtilen kararın alınmasından önce peşinen muhalefet, TTK’nın 446/1-a maddesi anlamında geçerli bir muhalefet olarak nitelendirilemez. Başka bir anlatımla; madde metninde karara muhalefetin tutanağa geçirtilmesi gerektiği ifade edilmekle, henüz ortada oylanan bir karar yokken gündemin görüşülmesinden ve kararın alınması için yapılması gereken oylamadan önce karara muhalif olduğunu belirtmek genel kurul kararının iptali davası için TTK’nın 446/1-a maddesi uyarınca gereken muhalefet koşulunun yerine geçmez. Buna ek olarak gündemin görüşülmesi sırasında gündemde oylanacak hususa ilişkin eleştiri düzeyindeki açıklamalar da TTK’nın 446/1-a maddesi kapsamındaki muhalefet olarak nitelendirilemez. Zira muhalefet şerhinden, toplantıda alınan karara karşı açıkça muhalif olunduğunun anlaşılması gerekir Bunun yanında muhalefetini yazdırması engellenen pay sahibi, bu durumu ispat ve diğer koşulların varlığı ile genel kurul kararının iptalini dava edebilir.(HGK -----<br>Yapılan Yargılama Sonucu; Hissedar olan davacının TTK'nın 445. Maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde şirket merkezinin bulunduğu mahkememizde dava açıldığı tespit edilmiştir. İptali istenilen 29.07.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının 7 numralı maddesinin incelenmesi sonucu 4.080 kabul oyuna karşılık 2.740 red oyuyla oy çokluğu sonucu kabul kararı alınmıştır. Davacının iptalini talep ettiği 7 numaralı maddede olumsuz oy kullandığı  ancak muhalefeti tutanağa geçirtme şeklinde sayılan iki koşulun kümülatif olarak arandığı ancak  \" Muhalefet Şerhi\" olmadığı anlaşılmıştır. 6100 HMK'nın 114/2 ve HM 115/2 maddeleri  uyarınca \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\" maddesi uyarınca özel dava şartı arandığı ancak davacı hissedarın olumsuz oy vermesine rağmen muhalefet şerhi bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Başlangıçta alınması gereken peşin harç yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde ---- BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8f1eb9ce6839727","SID":"a1ff9babd2727f06"}}