{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/02/2023<br>DAVA: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde, davalı .... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan, davalı ...ait ve onun idaresindeki ...plakalı aracın davacıya sigortalı ...sayılı yabancı plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu, kazanın davalı sürücünün asli ve tam kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği, sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından 01/04/2020 günlü ibraname ile 4.927,91 € tamir masrafı ödendiği ve sigortalının zararının tazmin edildiği, müvekkili şirketin zarar sorumlularına rücu hakkı bulunduğu, dava ikamesi öncesi karşı aracın trafik sigortacısına başvuru yapıldığı, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 4.927,91 € tazminatın 01/04/2020 tarihinden işleyecek döviz mevduatı için uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ve ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ,... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıyı temsil eden avukatın vekaletnamesinde Türk Konsolosluk onayı olmadığı ve apostil şerhi bulunmadığı, belirtilen şekil şartlarını taşımayan vekaletname ile huzurdaki davanın açıldığı, yine davadan evvel müvekkili şirkete eksik evrakla müracaat edildiğinden dava öncesi sigortaya başvuru şartının usulünce yerine getirilmediği, belirtilen nedenlerin davanın öncelikle usulden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise kusurun ve zararın ispatı gerektiği, davacı şirketin sigortalısına yaptığı tediyeyi rücu edebilmesi için öncelikle gerçekleştirilen ödemenin poliçe kapsamında bulunduğunun ortaya konması icap ettiği, davacının zorunlu olmadığı tazminatı karşılayarak lütuf ödemesi yapmış olması durumunda rücu koşullarının oluşmayacağı, ayrıca tarafların Türk olması ve rizikonun Türkiye'de gerçekleşmesinden sebep yabancı para cinsinden ve ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsil talebinin yersiz olduğu, zararın Türk Lirası üzerinden hesaplanması, aksi durumda ise haksız fiil tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak zarar tespiti lazım geldiği, yine müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu, 2019 yılı itibariyle maddi hasarlı trafik kazalarında azami poliçe limitinin araç başına 39.000,00 TL ile sınırlı olduğu, olayın haksız fiilden kaynaklandığı ve dava öncesi temerrüt oluşmadığından müvekkili şirketin dava tarihinden ve ancak yasal faizle sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı araç sürücüsünün kaza sonrasında anlaşmaya vardığı, yine de davacı sigorta şirketince rücu davası ikame edildiği, kusur incelemesi yapılmaksızın müvekkiline tam kusurlu olduğu yönündeki iddianın yersiz olduğu, davacıya sigortalı araçta 12.208,53 TL maddi hasar oluştuğunun eksper raporunda saptandığı, buna karşın 4.927,85 Euro gibi fahiş bir hasar ödemesi yapıldığının ileri sürüldüğü, öte yandan müvekkiline ait aracın .... nezdinde trafik sigorta poliçesi ve yine .... nezdinde de genişletilmiş kasko poliçesi bulunduğu ve talep edilen zarardan öncelikle sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu, davanın kasko sigortacısına ihbarı gerektiği, yabancı para cinsinden tahsil istemi, faiz türü ve başlangıç tarihi cihetinden de haksız talepte bulunulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, fatura tercümeleri, kusur ve tazminat bilirkişisi raporları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı nezdinde kasko sigortalı yabancı plakalı aracın Türkiye'de bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında hasarlandığı ve aracın ...'da tamir edildiği, davacı şirket tarafından sigortalıya 4.921,91 Euro hasar bedeli ödendiği, davalı araç sürücünün hatalı şekilde doğrultu değiştirme manevrası yapmak ve şerit ihlali nedeniyle kazanın vukunda asli ve tam kusurlu olduğu, tazminat bilirkişi raporunda ekspertiz evraklarına göre hasarlanan aracın KDV dahil parça ve işçilik bedelinin 12.208,53 TL hesaplandığı, itiraz üzerine alınan raporda ise fatura tarihi itibariyle döviz kuruna uyarlanılarak parça fiyatının 9.102,05 Euro hesaplandığı, bu tutarın Fransa'da hazırlanan fatura bedelinin yaklaşık iki katı olduğu ve ödemeye ilişkin faturanın yabancı ülke koşullarına ve piyasa rayicine uygun belirlendiği yönünde kanaat bildirildiği, yabancı plakalı aracın ülkemizde satışı bulunmadığı, tamir edilmesi durumunda parça tedarikinin zorluğu dikkate alınarak davacı kasko sigortacısı tarafından Fransa'da tamir ettirildiği ve o ülkenin piyasa şartlarına göre makul tamir masrafı yapıldığı, gerçek zarar ilkesi kapsamında ödediği hasar bedelini zarar sorumlularına rücu hakkının bulunduğu, rücu tazminatlarında ödeme tarihinden faiz istenebileceği gerekçesiyle ve alacağın yabancı para cinsinden olması ve TBK 99 madde hükmü dikkate alınarak davanın kabulüne, 4.927,85 Euro tazminatın 01/04/2020 ödeme tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi yönünden ise taleple bağlılık gereği 05/08/2020 tarihinden itibaren TCMB'nin Euro cinsinden açılan 1 yıllık mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte TBK'nın 99. maddesi uyarınca aynen veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde davalılardan müşterek ve müteselsil tahsil istendiği, mahkemece kararda müşterek ve müteselsil yazılmadığı gibi sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarında açıkça belirtilmediği, yine vekalet ücreti belirlenirken hüküm altına alınan tazminatın karar tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı dikkate alınarak nispi vekalet ücreti verilmesi gereken yerde davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı ..vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur yönünde yeterince araştırma yapıldığı, müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunun hakkaniyetli olmadığı, eksper raporuna göre davacıya sigortalı araçta 12.208,53 TL hasar bedeli hesaplandığı, davacı tarafından ödendiği ileri sürülen bedelin fahiş olduğu, ayrıca yabancı para cinsinden tahsile hükmedilmesi, hükmedilen tazminat için uygulanan faiz türü ve başlangıç tarihinin de isabetli olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı.... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını aynen tekrar ile dosyada davacıyı temsil eden avukatın vekaletnamenin şekil şartlarına uygun olmadığı, bu halde davacıyı temsil bakımından dava ve sigortaya başvuru sırasında usul eksikliği olduğundan davanın usulden reddi gerektiği, kusur tespitinin ATK trafik ihtisas dairesinde yapılmadığı, davacı sigortalıya halef olarak rücu talebinde bulunduğundan öncelikle yaptığı ödemenin kendi poliçesi kapsamında olduğunu ispatlaması gerektiği, lütuf ödemesi yapılmış ise rücu talebinde bulunamayacağı, zararın Türk lirası cinsinden hesaplanması, aksi durumda dahi haksız fiil tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi icap ettiği, aksi yöndeki iddia ve talebin yersiz olduğu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kazanın gerçekleştiği 2019 yılı itibariyle azami poliçe limiti olan 39.000,00 TL ilse sınırlı olduğu, hükümde bu hususun gözetilmediği, ayrıca dava öncesi sigortaya başvuru şartının usulünce yerine getirilmemesinden sebep temerrüt oluşmadığı ve olayın haksız fiilden kaynakladığı gözetilerek sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminat için dava tarihinden ve yasal faiz uygulanabileceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.      <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin vekaletnameye ilişkin şekil şartlarını taşımadığı yönündeki savunmasının gerçekle bağdaşmadığı, vekaletnamenin usul hükümlerine uygun olduğu, dava öncesi sigortaya 20/07/2020 tarihinde başvuru yapıldığı halde ödeme gerçekleşmediği, sigorta şirketi yönünden temerrütün de oluştuğu, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirleyen rapora itiraz etmediği halde istinaf aşamasında kusur raporu alınması yönünde istinaf itirazını ileri sürdüğü, bu şekilde savunmanın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığı, hasarlanan aracın davacı nezdinde yeşil kart poliçesiyle sigortalı olduğu, hasar bedelinin poliçe kapsamında bulunduğu ve araç hasar bedeli zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığı, sigortalıya halef olunarak ilgili zarar sorumlularına rücu haklarının bulunduğu, ödemenin yabancı para cinsinden yapıldığı, gerçek zarar ilkesi gereği ve TBK 99 madde uyarınca yabancı para cinsinden tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını beyanla davalıların istinaf taleplerinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yapılan tazminat ödemesinin halefiyet ilkesi gereği rücuen tahsili isteğine ilişkindir.<br> Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, şirketleri nezdinde sigortalı olan .,..yabancı plakalı aracın davalı sürücü ...idaresindeki ...plakalı araçla karıştığı trafik kazası sonucu hasarlanmasından dolayı hasar bedelini karşılamıştır. Davalı .... karşı aracın trafik sigortacısıdır. Davacı ödediği hasar bedelinin karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan  rücuen tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı ...vekili ve davalı .... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Davacı yabancı ülke sigortacısı olup, eldeki davayı yabancı ülke yetkili makamından aldığı ve ülkemiz barosuna kayıtlı avukatları vekil tayin ettiği vekaletname ile açmıştır. Vekaletname ve ekli apostil şerhi onaylı tercümeleri incelendiğinde bu vekaletnamenin Fransa'daki yetikli noter tarafından düzenlendiği ve noter imzasının Fransa ilgili istinaf mahkemesi görevlisi tarafından tastik edildiği anlaşıldığından davada temsil eksikliğinin bulunmadığı görülmektedir.<br>2-Davacıya ait sigortalı araç sürücüsü ile davalı sürücünün tek yönlü ve iki şeritle yolda aynı istikamette seyir halinde iken, sağ şeritte seyir halinde bulunan davalı sürücünün gidiş istikametinde sağ taraftaki park eden araçlardan dolayı yolun daraldığını gördüğünde bu araçlara çarpmamak için sola ani manevra yaptığı, bu manevrayla sol şeritte seyir halinde bulunan davacıya ait sigortalı araç sürücünün önünü kapattığı, sigortalı araç sürücünün bu ani manevra karşısında trafik kazasını engellemeye yönelik alabileceği bir tedbir bulunmadığı dikkate alındığında, trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü tam kusurludur.<br>3-Zarara sebebiyet veren ...plakalı araç davalı sürücü ...aittir ve kaza tarihi itibariyle davalı .,... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılmıştır. Bu durumda her iki davalının zarar sorumluluğu müteselsil sorumluluktur. Dava dilekçesiyle hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen, gerekçesi de açıklanmadan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı düşmüştür.<br>4-Davalı .,..., zarara sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı olup, zarar sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlıdır. Poliçe limiti, davalı sigorta şirketinin yargı harçları ile vekalet ücreti sorumluluğunun belirlenmesinde de dikkate alınmalıdır.<br>Somut olayda, trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle araç maddi hasarları için poliçe limiti araç başına 39.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketinin bu miktar tazminatla sınırlı olmak üzere diğer davalıyla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken bu şekilde bir belirleme yapılmadan tazminat sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki, davalı sigorta şirketinin harç ve yargılama giderlerinden poliçe limiti üzerinden sorumlu tutulması gerekirken, diğer davalıyla birlikte tam olarak sorumluluğuna karar verilmesi de hatalıdır.<br>5-Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK'nın 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve tazminat borçlusu aynı tarihte temerrüde düşmektedir.<br>Bununla birlikte davacı sigorta şirketi doğrudan zarar gören sıfatını haiz olmadığından, talep edebileceği faizin başlangıç tarihi kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihtir.<br>Buna karşın davalı trafik sigortacısının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince yazılı başvurusunun 20/07/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaşmasına rağmen davalının 8 iş günü içeresinde ödeme yapmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince faiz sorumluluk başlangıcının davalı sürücü yönünden 01/04/2020 ödeme, davalı sigorta şirketi yönünden 05/08/2020 temerrüt tarihi olarak belirlenmesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>6-6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 4.927,85 Euro araç hasar bedelinin aynen, aynen tahsil mümkün değilse fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.<br>Diğer yandan, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi uyarınca Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.<br>İlk derece mahkemesince açıklanan yönler gözetilerek, 4.927,85 Euro'nun ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan alınmasına ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde öngörülen biçimde faize karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca döviz cinsinden paranın aynen tahsiline de karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>7-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/04/1993 gün ve ...esas, .,..karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27/03/2024 gün ve ...esas, .,..karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.<br>Dava tarihi itibariyle davacının talep ettiği döviz cinsinden paranın Türk Lirası karşılığı 50.781,99 TL olup, ilk derece mahkemesince bu dava değeri üzerinden, karar tarihindeki AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücreti tarifeye uygun düşmüştür.<br>8-Davacının sigortaladığı aracın yabancı plakalı olduğu, ülkemizde meydana gelen kaza sonrası sigortalının ikamet ettiği Fransa'ya dönerek aracındaki hasarı davacı sigorta şirketine ihbar ettiği, davacının araç hasarını Fransa'da tespit ettirdiği, davacı sigorta şirketi tarafından sunulan hasar ve onarım bedellerinin Fransa'daki karşılığının belgelendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/2015 gün ve ....esas, ...karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; geçici süreyle geldiği Türkiye'de aracı hasara uğrayan sigortalının, tamirin yapılacağı yeri belirleme konusunda seçim hakkının bulunduğu ve aracını Türkiye'de tamire zorlanamayacağı, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde ise o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu, somut olayda da sigortalının zararının kendi sigortacı olduğu davacı tarafından karşılandığı, davacı sigorta şirketinin kendi para birimi ile karşıladığı zararı yabancı para birimi üzerinden talep edebileceği gözetildiğinde aksi yöndeki istinaf itirazları kabul edilmemiştir.<br>Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğuna yönelen, davalı .... vekilinin tazminat sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve döviz cinsinden aynen tahsile yönelen, davalı ...vekilinin döviz cinsinden aynen tahsile yönelen istinaf istemlerinin kabulüne, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının  6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacının açtığı rücuen tazminat davasının kabulüyle 4.927,85 Euro tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden taleple bağlı kalınarak 05/08/2020 temerrüt tarihi ve tazminat sorumluluğu 39.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak koşuluyla, davalı ...yönünden 01/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin Euro cinsinden açılan 1 yıllık mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin harç ve vekalet ücreti sorumluluğunun poliçe limiti miktarına göre belirlenmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğuna yönelen, davalı .... vekilinin tazminat sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve döviz cinsinden aynen tahsile yönelen, davalı ...vekilinin döviz cinsinden aynen tahsile yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>2-Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen sair istinaf nedenlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-Kabul edilen istinaf itirazları nedeniyle ilk derece mahkemesi olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas - ...Karar sayılı, 14/02/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının açtığı rücuen tazminat davasının KABULÜ ile 4.927,85 Euro tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden taleple bağlı kalınarak 05/08/2020 temerrüt tarihi ve tazminat sorumluluğu 39.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak koşuluyla, davalı ...yönünden 01/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin Euro cinsinden açılan bir yıllık mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>b)Davacının peşin ödediği 867,23 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye alınması gereken 2.601,68 TL karar ve ilam harcının; 1.796,86 TL kısmının her iki davalıdan müteselsilen, kalan 804,82 TL kısmının davalı ...alınarak Hazineye verilmesine,<br>c)Davacı tarafından sarf edilen (tebligat, posta, kep ve bilirkişi ücreti ile başvuru ve peşin harç) olmak üzere toplam 3.876,83 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>ç)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,<br>d)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>e)Artan gider avansının ilgililerine iadesine, <br>5-Davacı ile davalı .,..ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının davacıya; (179,90 TL + 687,32 TL) 867,22 TL istinaf karar harcının davalı ... ya ; 867,22 TL istinaf karar harcının ise davalı ....'ye talepleri halinde iadesine,<br>6-Başvuruların kabul gerekçesine göre sarf edilen istinaf giderlerinin başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 25/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"814efa2d48c62d6b","SID":"82690916e569e131"}}