{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1092 Esas<br>KARAR NO:2024/1558<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:16/03/2021<br>NUMARASI:2016/686 Esas, 2021/236 Karar<br>DAVA:Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ:12/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis şirketin İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/134 esas sayılı dosyasından verilen iflas kararı ile iflas ettiğini, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasında devam ettiğini, müflis şirketin iflas masasına 42.676,000,00 TL tutarında alacak kaydı için 25/12/2014 tarihinde 225 kayıt numarası ile başvurulduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirket alacağının 12/07/2006 tarihli ... Sözleşmesinden kaynaklandığını, davalıya ihtarname keşide etmelerine rağmen netice alamadıklarını beyan ederek 42.676.000,00 TL'nin müflis şirket iflas masasına  kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağını  usulüne uygun şekilde delil ve belgelerle ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı hesabına 29/08/2006 tarihinde 22.313,006,61-USD peşin ihracat bedeli gönderildiği, bu tutarın tamamının 02/02/2007 tarihinde 4.100.000,00 USD,  16/02/2007 tarihinde 1.444.977,18 USD,16/02/2007 tarihinde 555.022,82 USD, 22/02/2007 tarihinde 1.724.950,00 USD, 26/02/2007 tarihinde 14.488.056,61 USD olmak üzere dava dışı ...  firmasına virman edildiği, bu virman işlemlerine yönelik talimat asıllarının dosyaya sunulduğu, detaylarının 24/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun 4, 5, 6 sayfalarında belirtildiği, incelenen talimatlardan davalı şirketin ... Bankası ... Şubesi'ne,  anılan tutarların şube nezdindeki hesabından dava dışı şirket hesabına devredilmesi yönünde talimat verdiği, davacı şirketin de bu işleme, bu tutarların davacı hesabına gönderilmesi kayıt ve şartıyla muvafakat ettiği, taraflar ve dava dışı ... firması arasında, sözleşme devri veya borç nakli sözleşmesinin bulunmadığını, nitekim davalı tarafın virman işlemlerinden sonra 22/08/2007 tarihinde kredinin yapılandırılması için davacıya teklifte bulunduğu, bu nedenle kredi ilişkisinin taraflar arasında devam ettiği, tarafların borcun dava dışı... firmasına nakli veya sözleşmenin devri yönünde bir iradelerinin bulunmadığı, dosyaya imzasız bir örneği sunulan ve taraflarca inkar edilmeyen ... Sözleşmesinin 8. Maddesinin davacıya, davalı hesaplarından sözleşme kapsamında ödenmemiş tutarların ödemesini alma ve davalı hesaplarını bloke etme yetkisi verdiği, ayrıca anılan maddede davacının bu hesaplardan,borçların tahsili hususunda diğer alacaklılara karşı öncelik sahibi olduğunun düzenlendiği, bu düzenlemenin TMK'nun 954. maddesi kapsamında \"alacak rehni\" mahiyetinde olduğu, davacı tarafın dain-i mürtehin konumunda olduğu, şu halde kendi hesapları üzerinde davacıya rehin hakkı tanıyan davalının, bu hesaplar üzerinden yapacağı işlemlerde davalının muvafakatini almasının zorunlu olduğu, davalı, davacı tarafından kendi hesabına gönderilen paranın grup şirketlerinden olan dava dışı ... firmasına gönderilmesi hususunda bankaya talimat vermiş olup sözleşmenin 8. maddesi uyarınca bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için davacıdan muvafakat alındığı, nitekim davacı tarafından muvafakatın, dava dışı şirket hesabına gönderilen tutarların  davacı hesabına gönderilmesi kayıt ve şartıyla verildiği, davacı tarafından davalıya 22.313,006,61 USD gönderildiğinin davalı defter  ve kayıtları ile sabit olduğu, gönderilen tutarların davacıya geri ödendiğine dair davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı yanın hesabındaki parayı  dava dışı ... firması hesabına virman ettikten sonra, bu virman işlemine dayalı olarak kendi defterlerinde davacıya olan borç hesabını sıfırlamış olmasının davacı açısından hukuki sonuç doğurmayacağı, bunun bir ödeme kaydı olarak değerlendirilemeyeceği, yapılan tüm saptamalar karşısında davacının iflas tarihi itibariyle davalı ... şirketten dava dilekçesine konu ettiği 20.000.000,00 USD tutarında alacaklı olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle davacının iflas masasına başvuru tarihi olan 25/12/2014 itibariyle ...B'nin USD efektif satış kurunun 1,00-USD =2.3254 TL olduğu, kayıt tarihi itibariyle davacının talep ettiği 42.676.000,00-TL alacağın hesaplanan 20.000.000,00-USDx2.3254-TL= 46.500.000,00 TL bedelden  düşük olduğundan davanın talep edilen tutar üzerinden kabulüne, 42.676.000,00 TL  davacı alacağının İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına tasfiye işlemleri sürdürülen Müflis .... A.Ş. 'nin  masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; 21.03.2018 tarihli raporda, davalı şirket kayıtlarında iflas masasına alacak kaydı gereken tutarın bulunmadığının tespit edildiğini, 24.02.2019 tarihli raporda davalı şirket kayıtlarında iflas masasına alacak kaydı gereken tutarın bulunmadığının tespit edildiğini, ek raporda  24.02.2019 tarihli raporda yer verilen tespitlerin tam aksi yönünde soyut ifadeler ile dayanaksız şekilde \"..söylenebilir, olabilir.\" şeklinde soyut ifadelere dayanıldığını, görüş değişikliğinin gerekçesinin ek raporda yer almadığını, her türlü somut veri ve delil olmasına rağmen, bilirkişilerin de somut veriler olmasına rağmen \"bu böyle olabilir\" şeklindeki beyanlarının kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu karar verildiğini, yerel mahkeme kararının gerekçesinde müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarının hiçe sayıldığını, davacı yanın yazılı talimatının dikkate alınmadığını, talimatlar doğrultusunda yapılan virmanların dikkate alınmadığını, ilgili tutarın ihracat avans bedeli olarak ödendiğini, taraflar arasındaki mutabakat ve davacının talebi üzerine ihracat ve dış ticaret firması olan ... A.Ş.’ye paraların devredildiğini, söz konusu tutara ilişkin bir alacak var ise bu alacağın borçlusunun ancak ve ancak ... olacağını, ... belgelerinin iptali ile yeniden düzenlenmesi de bunun açık göstergesi niteliğinde olduğunu, dosyada bulunan tüm talimatlar ile ... Bankasının mezkur talimatlara atfen daha önce davalı adına tanzim etmiş olduğu ... belgelerini iptal edip, bu kez .... A.ş. firması adına yeni... belgesi düzenlemiş olmasının değerlendirilmediğini, raporda bahsi geçen krediyi yeniden yapılandırma teklifinin kim tarafından ne şekilde verdiğine dair, masa vekili olarak bilgilerinin bulunmadığını, bu nedenle bu belgeye dair itiraz ettiklerini, söz konusu belgenin müflis şirket tarafından verildiğinin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla dikkate alınması şartı ile müflis şirketin yeniden yapılandırma teklifi vermesinin borcun ikrarı anlamına gelmeyeceğini, müflis firmanın iflas tarihi itibariyle masa malvarlığının ticari defter kayıtlarda yer alan şekliyle tespit edildiği dikkate alındığında sonradan borç alacak ilişkisinin olmayacağını, kaldı ki söz konusu belgeye dair 2016 yılında ikame edilmiş iş bu davada ne davacı tarafın bir iddiasının bulunduğunu, ne de alınmış olan tüm raporlarda bu belgeden bahsedilmediğini, söz konusu belgenin dosyaya ne şekilde sunulduğu, yargılamanın geldiği aşama açısında gerek iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gerek de delil sunma süresinden sonra sunulmuş olması ihtimali söz konusu olduğundan bu yönlerden sonradan sunulan bu delillere muvafakatlerinin bulunmadığını, bir borç yapılandırma teklifinin olmasının söz konusu borcun muhatabı olduğu anlamına gelmeyeceğini, müflis şirket iflas tarihinden önce böyle bir teklifte bulunmuş ise de karşı tarafça kabul edilmiş ya da mutabık kalınmış bir durumun bulunmadığını, ... şirketin ticari defter ve kayıtlarında açıkça yer almayan ve sadece yapılandırma teklifi ile \"...\" şeklinde yapılan değerlendirmenin iflas hukuku açısından mümkün olmadığını, iflas tarihi itibariyle müflisin alacaklarının ve borçlarının ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, yoruma dayalı olarak müflis firmanın varolan borçlarına ek olarak borç  tespit edilmesinin diğer masa alacaklıları açısından aleyhe olacağını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan son raporda ve mahkeme kararında esaslı bir gerekçenin olmadığını, somut verilere rağmen yapılan soyut değerlendirmeler sonucu tesis edilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacının alacağının bulunmadığının iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, müflis şirketin defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, kayıtlarında davacı alacağının yer almadığını belirterek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK nun 235. maddesinde düzenlenmiş olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Kayıt kabul davalarında, dava açma süresi, ilan halinde gazetede yapılan son ilandan, tebliğde ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Mahkemece bu süre re'sen gözetilir, çünkü hak düşürücü süredir.İstanbul .... İflas Dairesinin... esas sayılı iflas sayılı dosyasından verilen cevap yazı ve ekleri kapsamından müflis ... A.Ş.'nin 14/04/2014 tarihinde  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/134  esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen hüküm ile şirketin iflasına karar verildiği, müflisin tasfiye işlemlerinin  İstanbul ... İflas  Müdürlüğünün... iflas  sayılı dosyası üzerinden iflas idare memurları tarafından yürütüldüğü, davacı tarafından müflis şirket masasına 225 kayıt numarası ile 42.676.000,00 TL alacak kaydı yaptırılmış olup, iflas idare memurları tarafından alacağın tamamının reddedildiği, red kararına ilişkin ek sıra cetvelinin davacı vekiline 09/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu tespitlere göre davanın yasal süresi içinde 21/06/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının iflas tarihi itibariyle müflis davalı şirketten ... Sözleşmesi kapsamında kredi alacağının olup olmadığı ile varsa kredi alacağından kaynaklanan alacağının miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.İİK.nun 195. maddesi hükmünde iflasın açılması ile müflisin borçlarının istenebilir olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizle takip giderlerinin ana paraya eklenerek masaya kayıt edileceği hükme bağlanmıştır. Müflisin iflas masasından istenebilecek alacaklar, iflas alacakları ile masa borçlarıdır. Bu alacaklarda ilke olarak; iflas alacakları sıra cetveline yazılır. Bir alacağın iflas alacağı olarak kabul edilebilmesi için, iflasın açılmasından önce doğmuş olması gerekir. Mahkemece, davalı ... şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması yönünden 16/08/2017 tarihli bankacı bilirkişi kök raporu, 21/03/2018 tarihli aynı bankacı bilirkişi ek raporu, 24/02/2019 tarihli farklı bir bankacı bilirkişi ile nitelikli ticari hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporu ile son olarak aynı heyetten 09/11/20020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmıştır. Son alınan rapor da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... şirket iflas masası, kararı istinaf etmiştir. 16/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda; alacak talebinde bulunan şirketin yurt dışında yerleşik bir finansman şirketi olduğu, Türkiye'de yerleşik davalı şirkete kullandırdığını ileri sürdüğü 20.000.000 USD kredinin kullandırılmasına ilişkin Kredi Sözleşmelerini, ödeme makbuzlarını, hesap ekstrelerini, yurt dışından Türkiye'ye kambiyo havalesi yolu ile USD transferlerinde bulunmuş ise transfer belgelerini, eğer kredilerin nakit yerine ayni kredi şeklinde kullandırılması söz konusu ise ayni krediler kapsamında Türkiye'ye gönderilen mallara ilişkin sevk evrakını alacağın varlığının ve miktarının tespit edilebilmesi için dosyaya ve bilirkişiye ibraz edilmesinin zorunlu olduğu, bu bakımdan İstanbul ... İflas Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyasında devam eden iflas tasfiye dosyasında, davacının iflas masasına alacak kaydını talep ettiği alacağın varlığı ve miktarı hususunun rapora bağlanmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. 21/03/2018 teslim tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı yanın davalı yanın kanuni defter kayıtlarına dayandığı dikkate alınarak müflis davalı ... A.Ş.'nin 2006-2007 yıllarına ilişkin kanuni defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının 2006 yılında davalıya gönderdiği peşin ihracat bedeli 22.313.006,61 USD'nin 340-... Hesabına alındığı, daha sonra davacının talimatı yönünde ihracatçı .... firmasına virman yolu ile devredilerek 320-Satıcılar hesabına virmanlandığı, bundan dolayı davalı şirket kayıtlarında iflas masasına alacak kaydı gereken tutarın bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.Taraflarca alınan ek rapora karşı yapılan itirazlar üzerine, mahkemece ... Bankası... Şube Müdürlüğü'nden davaya konu kredinin kullanımı ve virman işlemi ile ilgili tüm belgeler ile virmana konu talimat asılları ve murabaha sözleşmesinin imzasız bir örneği dosyaya celp edildikten sonra murabaha sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişi heyetinden aşağıdaki raporlar alınmıştır.24/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirket tarafından yurt dışından 29/08/2006 tarihinde gönderilen 22.313.006,61 USD bedelli peşin ihracat bedelinin davalı şirket kayıtlarına muhasebesel olarak girdiği, ancak daha sonra davacı şirketin 4 adet yazılı talimatlarına atfen bahse konu peşin ihracat bedelinin tamamının ....'ye virman yoluyla devredildiği, davalı şirket kayıtlarında muhasebesel olarak davacı şirkete ait açık bir alacak kaydına/bedeline rastlanılmadığından iflas masasına kaydı yapılabilecek bir bedel tespitinin yapılamadığını, esas yönünden davacının iddia ettiği alacak her ne kadar davacı yetkilisi tarafından gönderilen talimat ile davalı şirket ile aynı gruba dahil dava dışı .... hesabına gönderilmiş olsa da davacının bir alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için dava dışı ....'nin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, bu sayede dava dışı ....'nin davacıya mı davalıya mı borçlu olduğunun anlaşılabileceği yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.Bilirkişi heyet raporuna göre dava dışı ... A.Ş.'nin de ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği bildirildiğinden dava dışı şirketin ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından tespit edilen adresine ticari defterlerini 1 hafta içinde mahkemeye sunması için davetiye gönderilmiş olup yapılan tebliğe rağmen ticari defter ve belgeler dosyaya ibraz edilmemiştir.  09/11/2020 teslim tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının davalıya gönderdiği toplam 22.527.176,00 USD her ne kadar grubun ihracat ayağını oluşturan .... hesabına virman yapılmış ise de özelikle davalının davacıya gönderdiği 22/08/2007 tarihli yeniden yapılandırma teklifi nazara alındığında mezkur virman işlemlerinin grup içi dahili bir operasyonel işlem olarak kabulü halinde bu bedelin iflas masasına kaydının yaptırılabileceğinin düşünülebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Müflis davalı şirket tarafından ... Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından sağlanan finansman bedelinin ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından kredi karşılığında teminat olarak verilen davalı ... şirketin temlik ettiği müşteri alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle kredinin ödenmemesi ve teminat olarak verilen müşteri alacaklarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek kredi temini sırasında davacı iradesinin ifsad edildiği iddiasıyla kredi borcunun ödenmesi için davalı ... şirkete, dava dışı ilişkili şirket ... A.Ş. firmasına ve kredi sözleşmesini imzalayan şirket yetkilisine 06/12/2007 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ancak ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından iflas masasından alacağı ile ilgili kayıt kabul talebinde bulunulduğu, talebin iflas masası tarafından reddedildiği, bunun üzerine iş bu kayıt kabul davasının açıldığı, yargılamada da davalı ... şirket iflas idaresi vekili tarafından davacının davalı hesabına gönderdiği 22.313.006,61 USD bedelin dava dışı ... firmasına virman edilmesi neticesinde alacağın dava dışı firmaya devredilmesi nedeniyle davalı ticari kayıtlarına göre davalı ... şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği belirtilerek yeniden yapılandırma sözleşmesinin borcun kabulü anlamına gelmeyeceği yönünde savunma yapılmıştır. Davacı finansman kurumu tarafından davalı hesabına 29/08/2006 tarihinde 22.313,006,61 USD peşin ihracat bedeli gönderildiği, bu tutarın tamamının, 02/02/2007 tarihinde 4.100.000,00 USD, 16/02/2007 tarihinde 1.444.977,18 USD, 16/02/2007 tarihinde 555.022,82 USD, 22/02/2007 tarihinde 1.724.950,00 USD,26/02/2007 tarihinde 14.488.056,61 USD dava dışı ... firmasına virman edildiği dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan talimatlara ilişkin belgeler incelendiğinde, davalı şirket tarafından... Bankası... Şubesi'nden anılan tutarların şube nezdindeki hesabından dava dışı şirket hesabına devredilmesi talimatının verildiği, davacı şirketin de bu işlemlere, bu tutarların davacı hesabına gönderilmesi kayıt ve şartıyla muvafakat ettiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında ve taraflarla dava dışı ... firması arasında, kredi sözleşmesinin devredildiğine yahut  borcun nakledildiğine ilişkin bir sözleşme dosyaya sunulmamıştır.Davalı şirket tarafından dava dışı ...firmasına en son yapılan 26/02/2007 tarihli virman işleminden sonra ilk olarak 22/08/2007 tarihinde ve en son 10/10/2007 tarihinde kredinin yeniden yapılandırılması için davacıya teklifte bulunulduğu tespit edilmekle kredi ilişkisinin taraflar arasında devam ettiği anlaşılmıştır.Bu tespitin ve alınan bilirkişi raporlarındaki kredi bedelinin davalı şirket hesabına geçtiği yönündeki tespitin aksine davalı ... şirket idaresi vekili tarafından kredi borcunun dava dışı şirkete neden geçtiğine ya da başkaca bir ilişki nedeniyle kredi borcunun davalı şirket tarafından neden ödenmeyeceğine dair herhangi bir yazılı belge dosyaya sunulmadığından kredi borcundan müflis davalı şirketin sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Yine kredinin teminatı olarak verilen müşteri alacaklarının gerçek bir alacak olduğu da davalı ... şirket masa vekili tarafından ispat edilememiştir. Dosyaya bir örneği sunulan ve taraflarca inkar edilmeyen ... Sözleşmesinin 8. maddesinde, davalı tarafından davacıya, davalı hesaplarından sözleşme kapsamında ödenmemiş tutarların ödemesini alma ve davalı hesaplarını bloke etme yetkisi verilmiştir. Ayrıca anılan bu maddede, davacının bu hesaplardan borçların tahsili hususunda diğer alacaklılara karşı öncelik hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ışığında, sözleşmenin 8. maddesi hükmü, TMK'nun 954 maddesi kapsamında \"alacak rehni\" mahiyetindedir. Davacı finansman kurumu, bu durumda dain-i mürtehin konumundadır. Bu belirlemelere göre, kendi hesapları üzerinde davacıya rehin hakkı tanıyan davalı şirketin, bu hesaplar üzerinden yapacağı işlemlerde davalının muvafakatini alması zorunludur. Yukarıda izah edildiği üzere davalı şirket tarafından, davacı tarafından kendi hesabına gönderilen paranın grup şirketlerinden olan dava dışı ... firmasına gönderilmesi yönünde bankaya talimat verilmiş olup sözleşmenin 8. maddesi gereğince bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için de davacıdan muvafakat alınmıştır. Ancak davacı tarafından, dava dışı şirket hesabına gönderilen tutarların davacı finansman kurumunun hesabına gönderilmesi kayıt ve şartıyla davalı şirkete muvafakat verilmiştir.Somut olayda, para davacının muvafakat verdiği koşullarda, davalı tarafından dava dışı şirkete gönderilmemiştir. Yani davalı şirket tarafından, davacı tarafın verdiği şartlı muvafakata aykırı işlem tesis edilerek para dava dışı şirkete aktarıldığından davalı şirketin kredi borcundan dolayı sorumluluğu devam edecektir.Davacı tarafından, davalıya 22.313,006,61 USD bedelin gönderildiği davalı ticari defter ve kayıtları ile sabittir. Gönderilen tutarların davacıya geri ödendiğine dair davalı defterlerinde bir kayıt bulunmadığı gibi borcun davalı şirket tarafından davacıya ödendiğine ilişkin başkaca bir ödeme belgesi de dosyaya sunulmamıştır.Davacı tarafından, münhasıran HMK 222/5 maddesi gereğince müflis davalı şirketin 2007 vd. yıllarına ait ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmıştır. Davalı ticari defterlerinde, yalnız kendi aleyhine kayıt (yazı) varsa, bu kayıt defter sahibi davalı aleyhine delil sayılır. Davalının defterindeki bu kayıt kendi aleyhine kesin delil sayılır (HMK 222/4). Bu durumda somut olayda, davalının usulüne uygun tutulan defterlerine göre davacıdan 22.313.006,61 USD borç aldığı kesin delil ile ispat edildiği için, davalı buna karşı olan savunmasını (yani bu parayı dava dışı şirkete aktarma nedenini ve bu nedenle birlikte davacıya borcunu ödediğini) ancak kesin delil ile ispat edebilir; tanıkla ispat edemez (HMK m. 201). (Baki KURU, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Legal Kitabevi, Ağustos 2016, s.383-384.) Bu açıklamalar ışığında, davalı taraf davacının muvafakatına aykırı işlem yapma sebebini ve bu sebebe göre de davacıya borcunu ödediğini kesin delillerle ispat edememiştir.Davacı taraf, iflas tarihi itibariyle davalı ... şirketten dava dilekçesine konu ettiği 20.000.000 USD tutarında alacaklı olduğunu ispatlamıştır. Bu durumda, iflas tarihi itibari ile  ...B'nin USD efektif satış kurunun  dikkate alındığında 20.000.000 USD karşılığı olan 42.676.000,00 TL nin İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas Sayılı dosyasında tasfiye işlemleri sürdürülen Müflis ... A.Ş.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi neticesinde, ilk derece mahkemesince verilen hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/686 Esas, 2021/236 Karar sayılı ve 16/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b5da235756bed98","SID":"d822f7157dfc64aa"}}