{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/836 Esas - 2024/735<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/836 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/735<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVACI \t: 2- ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: 1- ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALILAR \t: 2- ...<br>\t  3- ...<br>\t  4- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/09/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 30/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  21/09/2017 günü saat 18:30 sıralarında Sakarya ili ... İlçesi ...köyü ... Fabrikası önünde müvekkillerinin oğlu müteveffa ...sevk ve idaresindeki motosikletle, ...'den ... istikametine seyir halinde iken karşı istikametten gelen davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörün hatalı manevra yapması sonucu kaza meydana geldiğini, ...'ın Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 29 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 26/10/2017 tarihinde vefat ettiğini, anılan kazaya ilişkin ceza yargılamasının Akyazı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/56 E. Sayılı dosyası kapsamında görülmüş olup yargılama esnasında tarafların kusur durumuna ilişkin Adlı Tıp Kurumu'ndan rapor alındığını, kazanın gerçekleşmesinde davalı tarafın asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, yargılama neticesinde davalı ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, dosyanın infaz aşamasında olduğunu, muris ...'ın ölümüne neden olan bu kaza sebebi ile oğullarının desteğinden yoksun kalan müvekkillerinin uğradıkları zararın tazmini amacıyla ... başvurularak ... ... nolu dosyası kapsamında 23/01/2018 tarihinde müvekkili ...'e 23.026,00 TL, müvekkil ...'a 19.766,00 TL olmak üzere toplam 42.792,00 TL ödeme yapıldığını, ... tarafından kendilerine ödenen meblağa ilişkin itirazları neticesinde dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na gittiğini ve karara bağlandığını, murisin kaza tarihinde 19 yaşında olduğunu, murisin ölümü sonucu anne ve babasının onun maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat talep ettiklerini, kaza nedeniyle müvekkillerinin genç yaştaki oğlunu kaybettiklerini, hem maddi hemde manevi olarak büyük yıkıma uğradıklarını, yaşadıkları elem ve ızdarabın karşılığı olmasa da yaşadıkları üzüntüyü bir nebze olsun azaltabilmek adına müvekkili ... için 75.000 TL, müvekkil ... için 75.000 TL olmak üzere toplam 150.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin, huzurda görülmekte olan dava öncesinde, tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu 29.06.2019 tarihli 2019/İHK-7758 Sayılı İtiraz Hakem Heyeti Kararı bulunmakta olup söz konusu karar neticesinde istinaf yoluna başvurulduğunu, davanın halen derdest olduğunu, dava şartlarını tesis eden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. Maddesinin “i” bendi uyarınca, “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” hükmü gereğince derdestlik itirazında bulunduklarını, mükerrer olarak açılmış işbu davanın reddini talep ettiklerini, bu davaların konusu aynı olduğundan, alınacak bilirkişi raporları arasında farklılık meydana gelmemesi açısından ve usul ekonomisi gereği dosyanın celbi ile incelenerek işbu davanın reddine karar verilmesini, müvekkili kurumun davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının tüm zararının karşılandığını, davacının, talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı için müvekkili kuruma başvuruda bulunulduğunu, müvekkili ... nezdinde açılan ... sayılı hasar dosyasına iletilen evraklar çerçevesinde aktüeryal hesaplama yaptırılmış olup destekten yoksun kalan davacılar için 42.792,00 TL olarak hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı müvekkil kurum tarafından ödendiğini beyan etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumunda davalı müvekkilinin hiçbir şekilde kusuru bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığından dolayı davanın reddini talep ettiklerini, 27.09.2017 tarihinde ...plaka sayılı aracın, davalı müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde iken, olaya ilişkin hukuka aykırı tutulan kaza tespit tutanağında belirtildiği yere geldiğinde, müvekkilinin Trafik kurallarına uyarak sola dönmek için sinyal verdiğini, tam dönüş yapacağı esnada davacıların murisinin aşırı hızlı gittiğini ve Karayolları Trafik Kanununa aykırı olacak şekilde ön far aydınlatmaları çalışmaz halde müvekkilinin aracına çarptığını, kusurun tamamen, trafikte hızlı seyreden ve ön far aydınlatmaları bozuk olan davacı tarafın murisi ...'a ait olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve trafik kurallarını düzenleyen ilgili yasal mevzuatta tali kusur ve asli kusur hallerinin sayıldığını, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacıların murisi müteveffa ...'ın, tescilsiz ve plakasız motorsikleti kullanırken ön aydınlatma farları yanmamakta olduğundan dolayı müvekkili ...'ın motorsikleti fark etmesinin imkansız olduğunu, ön farları bozuk olan motorsiklet kullanıcısının kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, yine motorsiklet ve traktörün çarpışma noktaları incelendiğinde müteveffa ...'ın aşırı hızlı olduğu ve bu nedenle vefat ettiğini, davacıların murisi müteveffa ...'ın kaza esnasında kask takmadığını, motorsiklet ile kasksız ve diğer koruma önlemleri olmadan trafiğe çıkarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, taraflar manevi tazminat olarak 150.000,00 TL talep etmiş iseler de davalının bu olayda hiçbir kusurunun olmaması ve kusurunun olması halinde bile kastının bulunmaması karşısında söz konusu dava da hukuki dayanaktan yoksun ve sebepsiz kalacağını, istenilen manevi tazminatın da fahiş olduğu kanaatinde olduklarını, ayrıca manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı ve aleyhine tazminat davası açılanı fakirleştirmemesi gerektiği ölçütleri karşısında da istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunun yapılacak sosyo-ekonomik araştırmalardan da açıkça görüleceğini, davalının yaşlı olup, başkasının yardımına muhtaç olduğunu, çifçi emeklisi olup geçimini zor karşıladığını, bu nedenle manevi tazminata hükmedilecekse hakkaniyet ölçülerine uyulmasını talep ettiklerini, kazanın oluşumundan sonra davalı müvekkilinin, araçtan inerek yaralılara yardım etmek için orada bulunan mısır kurutma tesislerine haber verdiğini ve derhal 112 'yi aratarak olay yerine ambulans gelmesini sağladığını, kazadan sonra yaralının Hastaneye kaldırılmasından sonra davalı müvekkilinin çocukları ve yakınlarını hastaneye gönderdiğini, maddi ve manevi olarak yanında olduklarını bildirdiklerini, cenazeye katılarak başsağlığı dilediğini, insani olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, hakkaniyet ölçülerine uyularak karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekilinin 27/09/2019 tarihli dava dilekçesi ile Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) talepli olarak açtığı davasının Akyazı Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2019/482 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sırasında ; Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesi'nin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı kararı ile 01/09/2021 tarihi itibariyle Sakarya ilinde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyete geçtiği ve yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlendiği gerekçesiyle mahkemece 2021/972 Karar sayılı 26/10/2021 tarihli kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla mahkememizin 2021/934 Esas sayılı dosyasına belirtilen kaydı yapılmıştır.   <br>Mahkememizin 2021/934 Esas sırasına kaydedilen dosyada 01/03/2022 Tarihli 2022/648 Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, dosya tekrar  dosya tekrar Akyazı Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiştir. <br>Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/468 Esas sırasına kaydedilen bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2024/1046 Karar sayılı 21/11/2024 Tarihli kararla merci tayini işlemleri yapılmak üzere (yargı yerinin belirlenmesine ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi için) dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, dosya tekrar mahkememize gönderilmiştir. <br>Bu aşamalardan geçen dosya nihayetinde mahkememizin 2024/836 Esas sırasına kaydedilmiş ve incelenmiştir.<br>Mahkememizin kurulması sonrasında yargı çevremizdeki asliye hukuk mahkemeleri ile mahkememiz arasında çıkan görev uyuşmazlıklarına ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairelerine gönderilmiş dosyalarda verilmiş emsal kararlar bulunmaktadır.<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 10.10.2022 tarih, 2022/9392 esas 2022/13597 karar sayılı ilamında, <br>Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 14.11.2022 tarihli  2022/13720 esas  2022/15927 karar sayılı ilamında,<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli  2022/7747 esas  2022/11671 karar sayılı ilamında,<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli  2022/7743 esas  2022/11670 karar sayılı ilamında,<br>(Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarının devir ve gönderme şeklinde olmamasına ve açıkça görevsizlik kararı olarak verilmesine rağmen)<br> \"Somut olayda, iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, ..... Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen kararın devir karar niteliğinde olduğu anlaşıldığından yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.\" denilmek suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik şeklinde verdiği karar dahi devir kararı olarak kabul edilmiş ve görev uyuşmazlığının doğmadığı ifade edilmiştir.<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 07.11.2022 tarihli  2022/13108 esas  2022/15376 karar sayılı ilamında da Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği \"devir\" şeklindeki kararı üzerine Tekirdağ Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine yaptığı incelemede aynı gerekçe ile yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir.<br>Görüldüğü üzere Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin güncel kararlarına göre; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş olan devir/gönderme ve hatta görevsizlik kararı üzerine mahkememizce verilen görevsizlik kararları ile iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı doğmuş olmamaktadır.<br>Yakın tarihli benzer bir dosyada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 04/01/2023 tarihli 2022/4070 Esas 2023/6 Karar sayılı kararında da \"Buna göre eldeki dava dosyasında iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın devir kararı niteliğinde olduğu ve yargı yeri belirlenme koşullarının bulunmadığı, kaldı ki gönderme kararının görevsizlik kararı niteliğinde olmayan bir devir kararı olduğu yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu gözetilerek Sakarya 5. Asliye  Hukuk Mahkemesince karşı görevsizlik verilmeyerek davanın esasına dair karar verildiği, buna rağmen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2022/2188 E - 2022/939 K sayılı ilamında da merci tayini koşullarının oluştuğuna vurgu yapılarak bu yönüyle değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, gelişen bu sürecin dava tarihi 26.09.2018 olan dosyada işin görülmesini sürüncemede bıraktığı (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/25083 E - 2015/133 K. sayılı ilamı, 2014/24005 E - 2014/19895 K sayılı ilamı, 2014/22509 E - 2014/19872 K sayılı ilamı, 2014/24249 E - 2014/19619 K sayılı ilamı) anlaşılmakla yargı yeri belirleme koşulları oluşmadığından mahalline iadesi gerektiği halde uyuşmazlığın, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince davanın ilk açıldığı Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerektiği\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/468 Esas sırasına  kaydedilen bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2024/1046 Karar sayılı 21/11/2024 Tarihli kararla dosyanın merci tayini için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekmiş, daha önce Mahkememizce 01/03/2022 Tarihli ve 2021/934 Esas 2022/648 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden ve bu karar halen geçerli olduğundan bu yönde ayrıca yeni bir karar verilmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Mahkememizce 01/03/2022 Tarihli ve 2021/934 Esas 2022/648 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden yeniden aynı hususta  KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, esasın bu şekilde kapatılmasına, <br>2-Çıktığı belirtilen görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tensiben karar verildi. 17/12/2024 <br><br>Katip ...<br>    e-imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>    e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5b4d0c4cfe2a59e","SID":"a9fac22d052a79e9"}}