{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/988 Esas<br>KARAR NO:2024/2039 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2017/941 Esas- 2021/953 Karar<br>TARİH:30/12/2021<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava dışı ...'e ait ... ek inşaatı projesinde, yine dava dışı şirket ile yapmış olduğu sözleşmeye dayanarak kendisine ait vinç sistemleri ile şantiye işi taşıma indirme ve kaldırma işlerini gördüğünü, 28/01/2017 tarihinde davalıya ait jeneratörün zeminden kaldırılması sırasında yere düşmesi suretiyle zarar gördüğünü, davalı firmanın şantiye yetkilisinin jeneratörün ağırlığının 10 ton olduğunu söylediğini, müvekkilince 12 ton kapasiteli hatlarla jeneratörün kaldırdığını ancak ağrılığının 14-15 ton civarında olduğunu, davalının jeneratörü derhal olay mahallinden aldığını, jeneratörün yere düşmesinde bir kusurunun olmadığını, davalı tarafça kendilerine 24.172,30 Euro tutarlı fatura gönderildiğini, İzmir Bornova ....Noterliğine ait ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın iade edildiğini, gönderilen faturada jeneratör tamirat bedelinin 4.822,00 Euro + KDV olduğunu, dava dışı şirketin müvekkiline hakedişlerini, davalının zararının giderilmediği gerekçesi ile ödenmediğini, bunun üzerine 09/06/2017 tarihinde 24.172,30 Euro'nun davalıya ödendiğini ve aynı gün İzmir Bornova ....Noterliğinin 09/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu bedeli itirazı kayıt ile ödediklerinin davalıya ihtar edildiğini, davacının hakedişlerini 2 ay süreyle tahsil edememesi nedeniyle müvekkilinin munzam zarara uğradığını beyanla 145,70TL, 134,19 TL ihtarname bedellerini ve haksız olarak tahsil edilen bedelden şimdilik 3.500,00 TL'nin, munzam zarar olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava dışı firmanın ... şantiyesinde kullanılmak üzere ... marka 2 adet jeneratörü ...'e kiraladığını, 28/01/2017 tarihinde davacı firmanın ayıplı hizmeti sebebiyle jeneratörün yere düşerek hasarlandığını ve bu hasarın müvekkilince giderildiğini, davacının tacir olması sebebiyle gabin hükümlerine dayanamayacağını, müvekkiline bu davanın yöneltilemeyeceğini, jeneratörün kamyondan indirilmesi ve şantiye içerisindeki yerinin değiştirilmesinde dava dışı ... firmasının sorumlu olduğunu, dava dışı şirketin davacı ile anlaştığını, jeneratörün ağırlıklarının dava dışı şirkete 16/12/2016 tarihinde bildirildiğini, olaydan sonrada dava dışı firmanın talebi üzerine jeneratöre ilişkin kantar ağırlıklarının tespit edilerek, kantar fişinin dava dışı firmaya gönderildiğini, jeneratörün güvenlik payı olmaksızın ortalama ağırlığının 12 ton olduğunu, güvenlik payı ile 14 ton ortalama ağırlığının olduğunu, davacının halata ilişkin kontrol muayene raporlarının yada bakıma ilişkin belgeleri sunması gerektiğini, olay sonrasında tutulan tutanağın müvekkilince imza altına alınmasına rağmen davacı şirket tarafından imzadan imtina edildiğini, söz konusu tutanakta dava dışı firmanın yetkilisinin ve şantiye iş güvenliği ve uzmanlarının imzalarının yer aldığını, müvekkili yetkilisi tarafından jeneratörün yerinin 31/01/2017 tarihinde davacıya bildirildiğini, düzenlenen fatura içeriğinin tamamıyla kaza sebebiyle uğranılan zarara ilişkin olduğunu, davacının dava dışı firmadan olan alacağını geç tahsil edilmesinden kaynaklanan zararının müvekkilinden talep edemeyeceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih 2017/941 Esas- 2021/953 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Davacının dava dışı ... ait ... ek inşaatı projesinde dava dışı ... ile yapmış olduğu sözleşmeye dayanarak kendisine ait vinç sistemleri ile şantiye içi taşıma indirme işlemlerini yaparken meydana gelen kaza nedeni ile jeneratörün yere düşmek suretiyle zarar görmesinden dolayı yaşanan kaza sebebi ile gabin ve istirdata dayanan alacak sebebi ile davacının maddi zararının olup olmadığı, tarafların ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanı, mali müşavir bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı tarafından 2017 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, değiştirilmesi ve onarılması zor olan parçaların jeneratör kabinin sökülmesi ve takılması, kaporta ve radyatörün tamiri, nakliye ve vinç bedeli, yük tespit bedeli ve işçilik ücreti olmak üzere KDV dahil 6.928,96Euro olduğu, davacının vinç operatörü ve diğer çalışanlarının kesin bir bilgi ve belgeye dayanmadan yükü kaldırmaya çalıştıkları, ancak jeneratörün gerçek ağırlığına dayanamayan halatın kopması ve jeneratörün 1 metre yükseklikten zemine düşmesi nedeniyle jeneratörün arızalandığı, şantiyede iş güvenliği önceleyen çalışma şartlarını oluşturmayan dava dışı ... olayın meydana gelmesinde birinci derece kusurlu olduğu, davacının afaki bilgilerle hareket ederek kazaya neden olmasında tali kusurlu olduğu, yaşanan olayda jeneratörün üzerinde ağırlığını açıkça gösterir nitelikte bilgi içeren levhayı bulundurmayan davalının tali kusurlu olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davacının dava dışı ...'e ait inşaat alanında dava dışı üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında davaya konu olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun ne olduğu, bu kaza nedeniyle bir zararın meydana gelip gelmediği, gelmiş ise ne miktarda geldiği, davacının ...'ten geç tahsil edildiğini iddia ettiğini hak edişlerinden dolayı bir zararının olup olmadığı davacıdan bu olay nedeniyle tahsil edilen bedelin haksız olup olmadığı hususunda daha önce rapor alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Alınan bilirkişi ek raporunda özetle; iş güvenliği yönünden kök rapordaki kanaatte bir değişiklik olmadığı, 28/01/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, yeni kabin imalatının 5.000,00Euro, jeneratörün kabinden sökülüp takılmasının 1.130,00Euro olduğu, kaparto ve radyatör tamirlerinin 632,75Euro birim fiyat üzerinden 4.822,00Euro olduğu, nakliye ve vinç bedellerinin 1.089,19Euro olduğu, yük teslim bedelinin yakıt dahil 928,98Euro olduğu, KDV dahil toplam zararın 15.304,80Euro olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davacının dava dışı ... e ait inşaat alanında dava dışı 3. Kişi ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında, davaya konu olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun ne olduğu, bu kaza nedeniyle bir  zararın meydana gelip gelmediği, gelmiş ise ne miktarda geldiği, meydana gelen kaza ile, hasarın uyumlu olup olmadığı, var ise hasar miktarının tespiti için ... görevlisi (kusur tespiti hususunda uzman ve iş güvenliği alanında uzman) 3 tane makine  mühendisi bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına ve  davalı tarafa ait olan ve dava konusu olan jeneratörde meydana gelen hasarın onarımın yapıldığı tarih itibariyle, piyasa şartlarına göre  hasarın giderilmesi için ne kadar masraf yapılması gerektiği, davalı tarafın davacıdan talep etmiş olduğu hasar bedelinin makul olmaması durumunda bu hususun gerekçesinin denetime elverişli bir şekilde açıklanması hususunda ek rapor ve  kök ve ek raporda belirtmiş oldukları bedellerin belirlenmesinde hangi kıstas ve değerlerin esas alınarak raporu hazırladıkları hususlarında, tarafların rapora karşı sunmuş oldukları beyan ve itirazlarda göz önünde bulundurulmak suretiyle, daha önce yapılan görevlendirme hususları da göz önünde bulundurulmak suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir.  Alınan bilirkişi raporlarında özetle; jeneratör taşınmakla yükümlü olan davacının bütün güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğu, taşınacak ağırlığın değerinin önceden belirlemek ve ona göre vinç seçmek ile görevli olduğunu, kantar ölçümüne göre jeneratörün 11.120kg ağırlığında olduğu, 12 tonluk bir vinç ile sorunsuz olarak kaldırılması gerektiği, nitekim 12 ton limiti belirlenirken emniyet payının da ayrıca bırakıldığı, bu husustan halatın bakımsız olduğu anlaşıldığı, bu nedenle davacının %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı şirketin alması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle %30 kusurlu olduğu, kabin yapılması yerine mevcut kabinin tamir edilebileceği, tamir bedelinin toplam 14.716,96Euro olduğu ifade edilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda kök rapordaki kanaatin korunduğu ifade edilmiş, ikinci ek raporda ise özetle; kabinin yapısı itibariyle taşıma ve koruma amaçlı imal edilmiş bir çelik konstriksüyon olduğu, makine olmadığı, dosya kapsamında yer alan fotoğraflara göre jeneratörün köşe kısmı ile zemine değdiği ve bu nedenle deformasyon olduğu, çelik kabinin köşe bölgesinde meydana gelen hasar nedeniyle tümüyle hurdaya ayrılmasının teknik ve maliyet açısından uygun olmadığı ve davalı firmanın kendi bünyesindeki ustalarla onarımı gerçekleştirmesi halinde yeni kabin imalatı için gerekli olan 11.000,00Euro bedelin yaklaşık %40 ve %60 oranında bir maliyet ile onarımın gerçekleşebileceği, kök raporda jeneratör kabinin sök tak bedeli olarak 750,00Euro belirlendiği, davalı tarafından 1.130,00Euro talep edildiği, aradaki farkın nedeninin eski kabinin sökülüp tamir gördükten sonra tekrar kullanılmasından kaynaklandığı, nitekim yeni kabin takılması halinde eski kabinin sökülerek alanda uzaklaştırılması ve yeni kabinin getirilerek monte edilmesinin daha maliyetli olduğu, bu nedenle de %30 - %40 oranında bir farkın oluştuğu, kaporta ve radyatör tamiri için davalı tarafından davacıya kesilen 4.822,00Euro bedel dışında bir kayıt bulunamadığı, onarımın davalı tarafından gerçekleştirildiği, bu maliyetin hesaplanması için kaç işçinin, kaç saat ile ne kadar bedel ile çalıştırıldığının tespiti gerektiği, bu nedenle davalının kesmiş olduğu 4.822,00Euro bedelli faturanın kabul edilmesi gerektiği, nakliye vinç bedelleri için davalıya dava dışı şirket tarafına KDV dahil 6.195,00TL ödeme yapıldığı, davalının  9.298,40TL tutarında hasar bedeli talep ettiği, aradaki farkın davalı tarafından dava dışı ... Şirketi firmasına yapılan toplu ödemelerden kaynaklandığı, davalı tarafından davacıya kesilen faturada nakliye vinç bedeli olarak 2.560,00Euro +KDV'nin talep edildiği, fatura tarihi olan 16/05/2017 tarihine göre efektif satış kurunun 3,9271 TL olduğu, buna göre davalının KDV dahil 11.862,98Euro talep ettiği, bu talebinde fazla olduğu, nakliye vinç bedelinin hasar yerindeki yüklemenin sorumluluğunun dava dışı ...de olduğunun tespiti ile ... arası nakliye bedeli olarak 1.896,00TL ve Gebze'de vinç ile indirme bedeli olan 2.360,00TL tutarın toplamı olan 4.256,00TL olan 16/05/2017 tarihindeki efektif satışına göre Euro karşılığının 1.086,04Euro olduğu, bu bedelin pazarlık ile 1.000,00Euro olacağı, yük testi bedelinin .... Firmasına davalı tarafından ödenen  6.643,40TL'lik tutarındaki bedelden kaynaklandığı, bu firma tarafından davalıya kesilen faturanın KDV dahil 4.283,40TL olduğu, davalı tarafından davacıya kesilen faturada 973,00Euro + KDV olduğu, 16/05/2017 tarihindeki kurun dikkate alınması halinde Euro karşılığının 924,00Euro olduğu, piyasa şartlarına göre bu bedelin 900,00Euro olacağı, buna göre hasar giderim maliyetinin toplamda 14.716,96Euro olduğu ifade edilmiştir.Mahkememizce dava dilekçesi ekinde sunulan, davacının şantiye sorumlusu ve operatör ...'ın imzalarına havi tutanağın incelenmesi sonucunda, davalının çalışanı olan ... bey adlı kişinin ve dava dışı ... çalışanı ... adlı kişinin jeneratör ağırlığının kendilerine 10 ton olarak bildirildiğinin tutanak altına alındığı görülmüştür. Davacı tarafından davalıya gönderilen Bornova ....Noterliğine ait ... yevmiye numaralı 30/05/2017 tarihli ihtarnamenin incelenmesi sonucunda, davalı tarafından kendilerine gönderilen faturaya itiraz edildiği, davacı tarafından davalıya 09/06/2017 tarihinde 24.172,30Euro ödendiği, dava dışı şirket tarafından davacıya gönderilen mailde hakediş ödemelerinin hatalı çalışmadan doğan sigorta bedelinin ödenmesinden sonra yapılacağının ifade edildiği ve yine davacı tarafından davalıya gönderilen Bornova ....Noterliğine ait ... yevmiye numaralı 09/06/2017 tarihli ihtarname ile yapılan ödemenin itirazı kayıtla yapıldığı davalı tarafa ihtar edilmiştir. Davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 16/05/2017 tarihli faturanın incelenmesi sonucunda, 11.000,00Euro yeni kabin imalatı, 1.130,00Euro jeneratör kabini sök tak, 4.822,00Euro kaporta ve radyatör tamiri, 2.560,00Euro nakliye ve vinç bedelleri, 973,00Euro yük testi bedeli ve 3.687,30Euro KDV olmak üzere toplam 24.172,30Euro tutarlı olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde 3.500,00TL olarak belirlemiş olduğu hasar bedelinin ödenmesine ilişkin talebin 137.700,97TL ıslah ederek 141.200,97TL olarak ıslah ettiğini ve  talep edilen miktara dava tarihinden ticari temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiş ve harcını yatırmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda;  jeneratör taşınmakla yükümlü olan davacının bütün güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğu, taşınacak ağırlığın değerinin önceden belirlemek ve ona göre vinç seçmek ile görevli olduğunu, davacının davalı taraf ve dava dışı firmaya göre vinçle taşıma işlemini meslek edinmiş olduğundan alınması gerekli tedbirleri alması gerekirken daha çok dikkat ve özen göstermesi gerektiği, davacının tacir olmasının gereği olarak basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu, ancak davacının taşıma işlemi öncesinde davalıdan ve dava dışı firmadan davalıya ait jeneratörün ağırlığına ilişkin somut verileri talep etmek yerine, bunu yapmadığı nitekim dava dilekçesinde davacının çalışanının kendisine jeneratörün ağırlığının şifahi olarak beyan edildiğini savunduğu ve dava dışı şirket tarafından kendisine jeneratörün ağırlığının 10 ton olarak bildirildiğine ilişkin beyanda bulunmuş ise de buna ilişkin bir belgeyi dosyaya sunmadığı,  kantar ölçümüne göre jeneratörün 11.120kg ağırlığında olduğu, bu nedenle davacının %70 oranında kusurlu olduğuna, dava dışı şirketin alması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle ve kendi emir ve talimatı altında çalışan şirket ve kişilere gerekli bilgileri verdiğine dair dosyada yer alan bir bilgi söz konusu olmadığı göz önünde bulundurularak  %30 kusurlu olduğuna karar verilmiştir. Yine bütün dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda mahkememizce alınan son bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda ve olayın meydana geliş şekli göz önünde bulundurularak, kabinin yapısı itibariyle taşıma ve koruma amaçlı imal edilmiş bir çelik konstriksüyon olduğu, makine olmadığı, dosya kapsamında yer alan fotoğraflara göre jeneratörün köşe kısmı ile zemine değdiği ve bu nedenle deformasyon olduğu, çelik kabinin köşe bölgesinde meydana gelen hasar nedeniyle tümüyle hurdaya ayrılmasının teknik ve maliyet açısından uygun olmadığı ve jeneratör kabinin de meydana gelen hasarın onarımının, yeni bir jeneratör kabini alımına göre daha ekonomik olduğuna karar verilmiş ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kabin onarımı için 5.000,00Euro, jeneratör kabinin onarılması halinde eski kabinin alandan uzaklaştırılması ve yeni kabinin tamirat yapılacak alana getirilmeyeceği göz önünde bulundurularak alınan son bilirkişi raporu da dikkate alınarak bu bedelin 750,00Euro olacağına karar verilmiş ve ayrıca kaporta ve radyatör tamiri için de olayın üzerinden geçen sürenin dikkate alınması ve dosyaya sunulan hasarlı jeneratör fotoğraflarının ve olayın meydana geliş şekli göz önünde bulundurularak bu kalem alacak için davalının düzenlemiş olduğu faturanın serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğuna karar verilmiştir. Davalı tarafından nakliye vinç bedelleri ve yük testi bedeli için TL olarak ödeme yapılmış ve davacı tarafa düzenlenen 16/05/2017 tarihli faturada bu bedellere Euro cinsinden yer verilmesi her ne kadar hukuka aykırı olsa da (taraflar arasında aksine bir düzenleme olmadığı da görülerek) ve davacı tarafından Euro cinsinden ödeme yapılmış olması da dikkate alınarak mahkememizce hesaplama yapılmıştır. Nakliye vinç bedelleri açısında yapılan değerlendirme de davacının dava dışı hizmet aldığı ... firmasına 9.298,40TL ödeme yaptığı ancak bu firma tarafından davalı tarafa düzenlenen iki adet faturanın KDV dahil 6.195,00TL olduğu, davalının sadece dava konusu olay nedeniyle yapmış olduğu ödemeleri talep edebileceği ve hasarlı jeneratörün kazanın meydana geldiği mahaldeki yüklemenin sorumluluğunun dava dışı ... Holdingin sorumlu olduğu bu nedenle davalının sadece Gebze-İzmir arası nakliye bedeli ve Gebze'deki vinç ile indirme bedeli olan 4.256,00TL olan tutarı davalıya kusuru oranında yansıtabileceği, davalı tarafından davacıya düzenlenen fatura tarihi olan 16/05/2017 tarihi itibariyle ...B Euro efektif satış kurunun 3.9271TL olduğu, buna göre bu alacak kaleminin 1.086,04Euro olacağı, alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak serbest piyasa şartlarında bu hizmetin 1.000,00Euro bedel ile giderilebileceğine karar verilmiştir. Ayrıca yük testi bedeli yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ... tarafından davalıya 15/02/2017 tarihli 4283,40TL bedelli faturanın kesildiği, davalı tarafından davacıya düzenlenen faturanın tarihi itibariyle bu bedelin Euro karşılığının 924,00Euro olduğu, alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak serbest piyasa şartlarından bu bedelin 900,00Euro olacağına karar verilmiştir. Davalının, dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen jeneratör kabin hasarının giderimi için toplam 14.716,96Euro bedel harcayarak hasarı giderebileceği, ancak bu miktarın davacının kusur oranı olan %70 oranında davacıdan talep etmesi gerekirken davacıdan 24.172,30Euro tahsil ettiği, davalının sadece 10.301,87Euro tahsil etmesi gerektiği, 13.870,43Euro'yu hakkı olmadığı yerde tahsil ettiği ve davacının itirazı kayıt ile ödeme yaptığı göz önünde bulundurularak ve ıslah tarihi itibariyle Euro efektif satış kuru olan 10.018TL üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıya 138.933,85TL fazladan ödeme yaptığı ve bu miktarı talep edebileceğine karar verilmiştir. Ayrıca dava dosyasına sunulan ihtarname giderleri olan 145,70TL ile 134,19TL'nin yargılama gideri mahiyetinde olması nedeniyle bu tutarların yargılama giderleri içerisinde dikkate alınmasına karar verilmiştir.Davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı ve ıslah ile dava dilekçesinde talep edilmeyen faiz alacağının davaya dahil edilmesi mümkün olmadığından davacının bu talebi mahkememizce kabul görmemiştir.Öte yandan davacı tarafından... hak edişlerin geç tahsil edilmiş olması nedeniyle, davalıdan munzam zarar talep edilmiş ise de, bu talebin davalıya yöneltilemeyeceği, nitekim geç ödemenin davalının fiilinden yahut iradesinden kaynaklanmadığı göz önünde bulundurularak bu talebin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce son rapordan önceki alınan raporlardan hasarın giderilmesinin ekonomik olup olmadığı hususları ve davalı tarafından davacıya yansıtılan hasar giderim bedellerinin nasıl hesaplandığına ilişkin açıklama yapılmadan değerlendirme yapılmış olması göz önünde bulundurularak mahkememizce kurulan hükümde son bilirkişi raporu esas alınmıştır...\"gerekçesi ile ''Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE 138.933,85TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin ve davacının munzam zarar talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olup; hasara uğrayan kabinin bulunduğu yerde keşif yapılarak incelenmeksizin, yalnızca resimler üzerinden yapılan incelemeye göre oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, Yerel Mahkeme tarafından dava konusu jeneratörün onarım bedelinin uygunluğuna ilişkin değerlendirme yapılması için dosya defaatle bilirkişi incelemesine gönderilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, değiştirilen jeneratör kabini hakkında keşif marifetiyle inceleme yapılmaksızın sadece dosyada yer alan fotoğraflar üzerinden değerlendirmede bulunulduğunu, bu sebeple de raporda çokça hatalı tespitlere yer verildiğini;İlk olarak, bu hususta bilirkişi raporunda; \"Bunun yanı sıra bir makinanın onarımla kullanılabileceği ya da hurdaya ayrılması gerekmesi durumu için hasar gören makinanın detaylı bir şekilde incelenmesi ve sonuçta fayda maliyet analizi yapılması gerekmektedir.\" şeklinde görüş bildirildiğini, jeneratör kabinine ilişkin tespitlerin, hasarlı kabinin bulunduğu yerde keşif yapılarak incelenmeksizin görüş verilmesinin sağlıklı sonuçlar vermeyeceğinin açıkça ifade edildiğini, yine aynı şekilde raporun devamında \"Meydana gelen hasarın heyetimizce detaylı incelemesi yapılmadığından dosyadaki mevcut fotoğraflara dayanarak çelik konstrüksiyon bir kabinin köşe bölgesinde meydana gelen deformasyon nedeniyle tümüyle hurdaya ayrılmasının teknik ve maliyet açısından uygun olmadığı kanaat olunmuştur.\"  denildiğini, bilirkişiler tarafından somut olarak kabin ve jeneratörü görmeden yorum yapıldığı kendilerince de açık bir şekilde kabul edilmiş olmasına karşın kabinin onarım yerine yeniden yaptırılmasının teknik ve maliyet açısından uygun olmadığı şeklinde hatalı bir tespitte bulunularak müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin fazla olduğu kanaatine ulaşıldığını, halbuki söz konusu hasar meydana geldiğinde konunun uzmanları tarafından bahse konu kabin üzerinde gerçekleştirilen fiziki ve teknik inceleme neticesinde onarımın eski kalite ve performansı sağlamayacağı, bu sebeple kabinin onarılmak yerine yeniden imal edilerek yeni kabin takılmasının zorunlu olduğunun tespit edildiğini ve bunun üzerine yapılan işlemler neticesinde de müvekkili şirket tarafından ücretinin ödendiğini;Bilirkişilerce hasarlı jeneratör kabininin incelenmemiş olması sebebiyle ve salt dosyada yer alan fotoğraflardan yola çıkılarak, kabinin değiştirilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu oluşturulmuş bu rapora itirazlarının gözetilmeksizin hüküm kurulma yoluna gidildiğini, müvekkili şirketin söz konusu hasarlı jeneratör kabinini satarak elden çıkarma imkanına sahip olmasına rağmen, yapmış olduğu onarım masraflarının sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyabilmek adına dava süreci boyunca jeneratörü şirket bünyesinde bulundurmaya devam ettiğini, ancak jeneratör kabininin incelenmesi gerektiği yönündeki görüşler ve itirazları doğrultusunda keşif işlemine karar verilmesi gerekirken Yerel mahkeme tarafından doğrudan fotoğraflar üzerinden yapılan inceleme ve varsayımlara dayanan bilirkişi raporundan yola çıkılarak hüküm kurulduğunu, Yerel Mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunda yer alan jeneratör kabininin değiştirilmesinin gerekli olmadığı şeklindeki tespit ile bu tespit sebebiyle yapılan diğer tespitlerin eksik inceleme sonucu oluşturulmuş olduğunu, dolayısıyla, istinaf incelemesi sonucunda yeni kabin bedelinin uygun olduğu açıkça görüleceğinden Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini; Yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, rapordaki hatalı tespitler doğrultusunda hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme sonucu oluşturulmuş olup; eksik incelemeye matuf rapora yönelik itirazların Yerel Mahkeme tarafından karşılanmadığını, dolayısıyla Yerel Mahkeme kararına esas teşkil eden raporun hatalı yönlerini bir kez daha belirtmek ve eksik inceleme sonucu tesis edilen Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmeleri gerektiğini; Dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunun \"Kabin onarımı/imalatı\" başlıklı bölümünde;\"Hasar görmüş bir kabinin onarılmak suretiyle kullanılıp kullanılamayacağı teknik bir konudur. Elbette makinalar onarım gördüklerinde eğer işin ehli ustalar ve mühendisler tarafından ele alınmazsa, uygun makina ve ekipman kullanılmazsa ve orijinal yedek parçalar kullanılmazsa performans kaybına uğrayabilir ve ileride başka sorunlar ortaya çıkabilir. Örneğin karmaşık makina elemanları ve parçalardan oluşan bir makina onarılırken özellikle bahsi geçen hususlara dikkat etmek gerekmektedir\" denildiğini, bu  açıklamalar yerinde ve doğru iken bilirkişi heyetinin, bu açıklamalarının devamında uyuşmazlık konusunun bir makine olmadığından bahisle bu açıklamalarının geçerli olmayacağını ifade ettiğini, jeneratör kabininin, jeneratör motorunun korunması amacıyla özel olarak tasarlanan ve  jeneratör motorunu yağmur, kar, rüzgar, güneş, sis, yüksek veya düşük derece sıcaklık gibi her türlü dış etkene karşı koruyan özellikli metal parça olduğunu, jeneratörün hayati aksamı olan motorunun düzgün şekilde çalışabilmesi ve jeneratörün kullanımında bir aksama yaşanmaması adına kabinde meydana gelen hasar için yeni bir kabin imalatı yapmak yerine onarım yapılması halinde bilirkişi heyetinin  de altını çizdiği üzere jeneratörün eski kalite ve performansı sağlamayacağının kolaylıkla söylenebileceğini, raporun devamında \"Bununla beraber davalı firmanın kabinin onarılamayacak kadar hasar aldığını veya onarımının yeniden imal etmeden daha pahalı olacağını gösterir kanıtlar sunması halinde 11.000,00 EURO olarak belirlediği bedelin kabulü gerekmektedir.\" denildiğini; uyuşmazlığa konu olayın meydana geldiği tarihte fiziki ve teknik yönden uzmanlar tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kabinin onarılamayacak kadar hasar aldığı ve yeniden imal gerektiği tespit edildiğinden, müvekkili şirketin bu husustaki zararının 11.000,00 Euro olarak kabul edilmesi gerektiğini, zira onarım ile giderilebilecek bir hasarda işin ehli uzmanlarca daha masraflı ve zahmetli olan imal edilmesi yolunun seçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple Yerel Mahkeme tarafından kabin değişimi yerine onarımının gerçekleştirilmesinin daha uygun olacağı ve müvekkili şirketin kabinin yeniden imal edilmesi için yapmış olduğu masrafların haksız yere tahsil edildiğine karar vermesinin yerinde olmadığını;Bilirkişi raporunun aynı başlığı altında ve devamında da \"Yeni kabin imalat bedeli olarak piyasa koşullarında bir araştırma yapmak mümkün değildir, zira kabin davalı firma tarafından imal ediliyorsa ve imal bedeli olarak bu değer belirtiliyorsa bu değer dışında bir bedelin bulunması teknik bilirkişi heyetimizin  belirleyebileceği bir husus değildir. Bununla beraber bu tip bir düşme durumu için yeni kabin imalatı bedelinin %40-%60'ı oranında bir tutarla onarım yapılması bilirkişi heyetimizin deneyimi ve geçmiş tecrübelerine dayalı bir kanaattir ve uygun görülmesi sayın mahkemenin takdirindedir.\" denilerek bir tahminden öteye gitmeyen bir oran bildirilmiş; bu oranın nasıl bir tecrübe ve deneyime dayandığının da belirtilmemiş olduğunu, piyasa araştırılması yapılmasının mümkün olmadığı bizzat bilirkişi heyetince kabul edilmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemenin, 11.000.00 Euro'luk kabin değişimi bedelinde bilirkişi heyetinin herhangi bir dayanak göstermeden belirlemiş olduğu oranda indirim yapılarak söz konusu bedelin 5.000 Euro'luk kısmının kabul edilebilir olduğuna hükmettiğini, Mahkemenin kararının gerekçesinde bu tespitin gerekçelendirilmesi ve açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dolayısıyla bu nokta da Yerel Mahkeme kararının hatalı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini; Bilirkişi raporunda yeni kabin imalatı yerine eski kabinin onarılması yolunun tercih edilmesinin teknik açıdan ve maliyet açısından daha uygun olacağına ilişkin hatalı bir tespit yapılmış olması sebebiyle kabinden sök/tak işlemleri açısından da hatalı sonuçlara ulaşıldığını, nitekim bilirkişi raporunda jeneratör kabininin onarılması tercih edilseydi eski kabinin alandan uzaklaştırılması ve yeni kabinin tamirat yapılacak alana getirilerek monte edilmesi gerekmeyeceğinden sök tak işleminin 750,00 Euro ile halledilebileceği tespitine yer verilmiş, bu bedel ile müvekkili şirket tarafından talep edilen 1.130,00 Euro'luk bedel arasındaki farkın yeni kabin imalatından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmış olduğunu, jeneratör kabininin değişmesi gerekliliği uzmanlarca ortaya konmuş olduğundan raporda bu şekilde bir tespite yer verilmesinin de hatalı olduğunu, jeneratör kabininin yenisi ile değiştirilmesi gerekliliği gözetildiğinde, Yerel Mahkemece sök/tak işlemleri için davacıya fatura edilen 1.130,00 Euro'luk bedel yerine 750,00 Euro'luk bedelin dikkate alınmasının yerinde olmadığının kolaylıkla tespit edileceğini, öte yandan, aksi ihtimalde dahi, onarım işleminin sahada yapılmasının mümkün olduğu hususunun da tamamen bilirkişilerin bir varsayımı olduğunu ve Mahkemenin bilimsel bir veri değil bir varsayım üzerinden bu konuda kanaat oluşturduğunu; Bilirkişi heyetinin raporun, \"... bedelleri\" başlıklı bölümünün ilk paragrafındaki değerlendirmesinde piyasa koşullarında yerleşik uygulamalarda pazarlık payı dahil edilerek yaklaşık 1.000,00 Euro gibi bir rakama ulaşıldığı belirtilmiş ve bunun açıklamasının da;\"Özetle belirlediğimiz bakliye vinç bedeli davalı tarafın sunmuş olduğu faturalarda yer alan tutarlara dayanmaktadır.\" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bilirkişi heyetinin bu tespiti maalesef ki hatalı olup; dosyada mübrez faturalar ve dekontlar ile bu tespitlerin ilgisi bulunmadığını, nitekim müvekkili şirket tarafından ticari hayata uygun olarak pazarlık yapılmış ve ödeme ile sabit olan nihai tutarlarının fatura edilmiş olduğunu, buna rağmen bilirkişi heyetinin faturadaki tutar üzerinden rastgele bir pazarlık indirimi uygulamasının bilimsel olarak kabul edilemeyeceği ve belgelerle ortaya konulan durumun esas olduğunu; Öte yandan aynı bölümün bir sonraki paragrafında bilirkişi heyeti tarafından gerçekten dosyadaki faturalar esas alınarak nakliye ve vinç bedeli hesaplaması yapılarak akabinde ilgili dönem kuru da esas alınarak bir bedel tespitinde bulunulduğunu, dolayısıyla Yerel Mahkeme tarafından kabul edilenin aksine müvekkilinin nakliye ve vinç bedellerine ilişkin gerçek zararının faturalar ve dekontlar ile de sabit olduğu şekilde 2.560,00 Euro olarak kabul edilmesi gerektiğini;Davacı ile dava dışı ... Şirketi'nin, müvekkili şirketin uğradığı zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, bu sebeple müvekkili şirketin kusur oranını gözetmesine gerek bulunmadığını, kaldı ki, yargılama öncesinde böyle bir kusur oranı tespitinin de makbul bir beklenti olmadığını, dolayısıyla Yerel mahkeme kararı bu yönüyle de hatalı olup; kararın kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar bakımından davacının %70 oranında kusurlu olduğuna karar verildiğini, bu doğrultuda davacı ile ...'ın müvekkili şirketin zararı bakımından müteselsil sorumlu olduğu konusunda herhangi bir şüphe olmadığını, nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca aynı zarardan farklı sebeplerden dolayı sorumlu olan kişilerin müteselsil sorumluluk rejimine tabi tutulacağını, bu tür müteselsil sorumluluğun varlığı için faillerin davranışları arasında bir bağlantı olması gerekmediği gibi sorumluluklarının aynı hukuki sebepten kaynaklanmasının da gerekmediğini; Somut uyuşmazlığa konu olayda ... ile davacının zarardan müteselsil sorumlu olmaları sebebiyle müvekkili şirket ile olan dış ilişkide uğramış olduğu zararın tamamını tazmin etme yükümlülüğü altında olduklarını zira Yerel mahkeme aşamasında dahi kusur oranı tespiti bilirkişilerce yaptırılmışken ve bu hususta defalarca rapor alınmışken; yargılama öncesinde müvekkilinin meydana gelen hasarda kimin ne oranda kusurlu olduğunu saptaması ve bu kapsamda kusurları oranında ilgililere başvurmasının makul ve kabul edilebilir bir beklenti olmadığını, bu durum yargılamayı gerektirir mahiyette olduğu gibi davacı ve dava dışı ... somut olayda müteselsilen sorumlu olduğundan, müvekkilinin bir kusur tespiti olmaksızın davacıdan tüm zararını talep etme imkanı olduğunu, Yerel Mahkemece davacının müvekkiline yapmış olduğu ödeme tutarında...'ın kusuru oranında indirim yapılması ve aradaki farkın davacıya iadesine karar verilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu;Kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu jeneratörün onarım bedelinin Yerel Mahkemece tespit edilen 14.716,96 Euro olarak kabul edilmesi halinde dahi davacının %70 oranındaki kusuru itibariyle sadece 10.018 Euro'dan sorumlu olacağı şeklindeki Yerel Mahkeme kararı her şekilde yasaya aykırılık teşkil etmekte ve kararın kaldırılması gerekmekte olduğunu, nitekim bu oran ancak davacının dava dışı ...'a aralarındaki iç ilişkiye istinaden başvuruda bulunmasına imkan tanıyabilecek olup müvekkili yönünden herhangi bir hukuki etkisi bulunmadığını;Hal böyleyken öncelikli olarak Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının  tazmin ettiği zararın tamamından müvekkiline karşı sorumlu olduğu açık olduğundan dava konusu taleplerin tümüyle reddine; Dairemizin aksi kanaatte olması halinde ise Yerel Mahkemece 14.716,96 Euro olarak kabul edilen onarım bedelinin tamamının davacıdan tahsil edilmesinde müteselsil sorumluluk rejimine bir aykırılık bulunmadığından haksız yere tahsil edilen bedel olarak hükmedilen 13.870,43 Euro'nun karşılığı olan 138.933,85 TL'nin fatura bedeli ile Yerel Mahkemece tespit edilen bedel arasındaki gerçek fark olan 9.455,34 Euro olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla İstanbul 18. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 30.12.2021 tarihli 2017/941 E. ve 2021/953 K. sayılı kararının talepleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davalıya ait ve dava dışı şirket tarafından kiralanan jeneratörün davacı tarafça yapılan halatla kaldırma işlemi sırasında düşerek hasara uğraması nedeniyle davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen fatura bedelinin haksız olduğu iddia edilen kısmının istirdadı, oluşan munzam zararın tazmini ve davalıya gönderilen ihtarname bedellerinin tahsili taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan jeneratör kabinin yenilenmesine gerek olmayıp onarılması gerektiğine dair tespitin, keşif yapılmaksızın fotoğraflar üzerinden varılan bir tespit olması sebebiyle eksik ve hatalı olduğu, davalı tarafından kabinin yenilenmesi gerektiği konusunda uzman kişilerden görüş alındığı ve bu tespitler ışığında kabinin yenilendiği, davacı adına düzenlenen faturada yer alan nakliye ve yük testine ilişkin kalemlerin hizmet veren üçüncü kişiler tarafından davalı adına kesilen faturalara dayandığı, bilirkişi heyetince varsayıma dayalı tespitler yapıldığı,Mahkemece raporun bu kısımlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğu, davacı ile dava dışı ... Şirketi'nin davalının zararından müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle Mahkemece, davacı tarafından ödenen zarar bedelinden ... Şirketi'nin olaydaki kusuru oranında indirim yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.Dosya kapsamından; davalı ile dava dışı... Şirketi arasında 2 adet jeneratörün 2 ay süre ile kiralanması konusunda sözleşme yapıldığı, bu jeneratörlerden birinin davacı tarafından, dava dışı ... Şirketi ile arasındaki sözleşmeye istinaden ve bu şirkete ait inşaat alanında vinç ile kaldırıldığı sırada halatın kopması nedeniyle düşerek hasara uğradığı, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Mahkemece sunulan fotoğraflar, olay yeri tutanağı ve dosya kapsamı üzerinde iki ayrı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak suretiyle alınan tüm raporlarda, olayın meydana gelmesinde davalı tarafa atfı kabil bir kusur bulunmadığının tespit edildiği, bu hususun Mahkemenin de kabulünde olduğu, davalı tarafından jeneratörün onarımı, kabinin yenilenmesi ile nakil ve test bedellerinin davacı adına fatura edildiği, davacı tarafından fatura bedelinin ihtirazi kayıt ile ödendiği, davalı tarafından düzenlenen faturada jeneratör kabininin değişim bedelinin 11.000 Euro olarak gösterildiği ancak kabinin yenisi ile değiştirildiğine dair herhangi bir dayanak belge/fatura vs sunulmadığı, Mahkemece her iki bilirkişi heyetinden alınan tüm kök ve ek raporlarda fotoğraflar üzerinden yapılan incelemede jeneratör kabinin bir ucunun yere çarpması nedeniyle hasar uğradığının ve bu hasarın da onarım ile giderilebileceğinin tespit edildiği, sunulan fotoğrafların hem kabinin düşüş anında, hem de sonrasında çekilmiş oldukları, her ne kadar davalı tarafça bilirkişi heyetinin onarım bedelini dayanaksız/varsayıma dayalı olarak belirlediği iddia edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda onarım bedelinin davalının fatura ettiği yeni kabin bedeline oranlanmak suretiyle belirlendiği, davalı vekilince bilirkişi raporlarına karşı sunulan itiraz dilekçelerinde jeneratör ve kabini üzerinde keşif yapılması talebinde bulunulmadığı gibi dosyaya sunulan 17/06/2019 tarihli dilekçe ile jeneratör kabinin elden çıkarılacağının Mahkemenin bilgisine sunulduğu, davalı tarafça jeneratör kabinin aldığı hasara göre yenilenmesi gerektiğinin uzman kişilerce tespit edildiği iddia edilmekle birlikte, bu hususta alınmış/düzenlenmiş herhangi bir servis ya da uzman raporunun sunulmadığı, bu minvalde hükme esas alınan bilirkişi raporunun keşif yapılmaksızın dosyada bulunan mevcut delillere göre düzenlenmesinde ve jeneratör kabinindeki mevcut hasarın onarım ile giderilebileceğine dair tespitte usul ve yasaya aykırılık olmadığı, bu tespitten hareketle yine bilirkişi heyetince raporda, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturada yer alan jeneratör kabini sök/tak bedelinin de orantılı olarak indirildiği, faturada yer alan nakliye ve vinç bedelleri konusunda davalı tarafından ... Şirketi tarafından düzenlenmiş 21/01/2017 tarihli ve ikinci el jeneratör taşıma, indirme açıklamalı fatura ile 10/02/2017 tarihli ikinci el jeneratör indirme sevk açıklamalı iki ayrı faturanın, yine Gebze-İzmir arası nakliye ücreti açıklaması ile ... Şirketi tarafından dzüenlenmiş 31/01/2017 ve 25/02/2017 tarihli iki ayrı faturanın sunulduğu, bilirkişi heyetince dosya kapsamına uygun olarak bu faturalardan olay tarihinde hasarlı jeneratörün indirilmesi, taşınması ve nakliyesi ile ilgili olanların dikkate alındığı, söz konusu tespitte bir isabetsizlik olmadığı, son olarak davalı tarafından düzenlenen faturada yer alan yük testi bedeli olarak da dayanak olarak sunulan ve ... Şirketi tarafından düzenlenen faturanın esas alındığı, sonuç olarak Mahkemece hükme esas alınan ve son bilirkişi heyetinin ikinci ek raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerde dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı tarafın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi heyetinin belirlediği ve davalının toplam hasar bedeli olarak talep edebileceği tutar olan 14.716,96 Euro'dan dava dışı ... Şirketi'nin hasarın meydana gelmesindeki kusuru (%30) oranında indirim yapılmıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında jeneratörlerin kiralanması konusunda bir sözleşme yapılmış olup, davalı, dava dışı... Şirketi veya bu şirket ile arasındaki iç ilişkiye göre jeneratörleri kullanan üçüncü kişilerin kusurları ile jeneratörlere verdikleri zararı dava dışı şirketten aralarındaki mevcut kira sözleşmesine göre talep edebileceği gibi, zarara sebep olan fiili kullanıcıdan yani davacıdan da, aralarında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmaması sebebiyle haksız fiil hükümlerine dayanarak talep edebilecektir. Davacı ile dava dışı ... Şirketi, davalıya karşı aynı zarardan farklı hukuki sebeplere dayalı olarak sorumlu olduklarından aralarında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunmaktadır. TBK'nın 163. maddesi uyarınca alacaklı olan davalı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse müteselsil borçluların hepsinden, yani davacı ve dava dışı ... Şirketi'nden, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Her iki borçlunun sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edecektir. Davacı ile dava dışı ... Şirketi'nin zararın meydana gelmesindeki kusur oranları, kendi iç ilişkilerinde birbirlerine rücu etmeleri halinde bir öneme sahip olup, bu oranların zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmayan davalıya sirayet etmesi mümkün değildir. Bu itibarla Mahkemece belirlenen 14.716,96 Euro hasar bedeli ile davacı tarafından düzenlenen faturaya istinaden davalıya ihtirazi kayıt ile ödenen 24.172,30 Euro arasındaki fark olan 9.455,34 Euro'nun davacı tarafın bildirdiği kura göre TL karşılığı olan 94.723,60 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava dışı şirketin kusurunun indirilmesi sonucu belirlenen bedele hükmedilmesi isabetsiz olmuş, davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Sonuç olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve 2017/941 Esas ve 2021/953 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,  2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 94.723,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ve munzam zarar talebinin reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.470,57 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 81,63 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 2.412,00 TL'nin toplamı 2.493,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.976,94 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacıdan peşin alınan 81,63TL, ıslah harcı olarak alınan 2.412,00 TL ve 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.525,03‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen posta gideri 243,00 TL, bilirkişi ücreti 4.200,00 TL, olmak üzere toplam 4.443,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına (%67,08) göre hesaplanan 3.004,51 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  6-Davalı tarafından sarf edilen 25,00 TL yargılama giderinden davanın red oranı % 32,92 üzerinden hesaplanan 8,23 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı tarafından dava açılmadan evvel yapıldığı ve dosyaya gider makbuzlarının sunulduğu anlaşılan 145,70TL ve 134,19TL olan ihtarname giderleri olan toplam 279,89TL'nin kabul oranı olan %67,08 üzerinden hesaplanan 187,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL başvuru harcı ve  50,00 TL istinaf masrafı olmak üzere toplam 270,70 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"780c08c560b978d9","SID":"94c2e07cb9b3811f"}}