{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>KATİP\t\t: ....  (.......)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas - ....... Karar<br><br>DAVACI\t\t: .........  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ....... Ticaret Türk Anonim Şirketi <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ....\t  Av. ....<br>İHBAR OLUNAN\t: ....... San. Tic. Ltd. Şti.  <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/12/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 13/06/2017 tarihinde, müvekkili adına tescilli ....... Ayçiçeği Tohumu çeşidinin Türkiye pazarı için üretim ve satış hakkının 5 yıl süre ile münhasıran davalıya verilmesi hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin ....... çeşidinin üretimi için gerekli olan ebeveyn hatlarını ithal edeceğini veya üretim yoluyla tedarik edeceğini, davalının da ....... çeşidinin satışı için gereken gayreti göstererek en yüksek pazar payını almaya çalışacağını, sözleşmeye göre müvekkilinin 75.000 kg ....... Ayçiçeği tohumunu Aralık 2017'de davalıya teslim edeceğini, davalının da tohum bedeli, royality bedeli ve üretim masrafları dahil olmak üzere 7 taksit halinde toplam 2.100.000,00 TL ödeyeceğini (bu durumda 1 kg tohum 28,00 TL etmektedir), ilk 3 taksidin ürün tesliminden önce, kalan 4 taksidin ise ürün tesliminden sonra ödeneceğini, müvekkilinin 75.000 kg'lık tohumlardan 48.350 kg ürünü faturalı bir şekilde davalıya teslim ettiğini, davalının da bu miktarın karşılığı olan 1.353.800,00 TL'sini davacıya ödediğini, ancak kalan (75.000 - 48.350=) 26.650 kg'lık  ürünün müvekkili tarafından teslime hazır etmesine rağmen, davalı tarafından teslim alınmadığını ve bedeli olan 746.200,00 TL'nin de müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin 13/04/2018 tarihli ihtarname ile 5 gün içinde hazır tohumların teslim alınmasını ve 746.200,00 TL bedelinin de ödenmesini istediğini, ancak davalının ürünleri teslim almadığını ve bedelini ödemediğini, ayrıca davalının müvekkiline gönderdiği 20/04/2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde ile ürünleri teslim almaktan ve  ödeme yapmaktan kaçınmak için asılsız iddia ve ithamlarda bulunduğunu, ilgili ihtarnamede davalının ambalaj torbaları kullanılmak suretiyle müvekkili tarafından tohumların 3. kişilere satıldığı bildirilerek sözleşmenin iptal edildiğinin (feshedildiğinin) müvekkiline bildirdiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde geçen tüm iddiaların asılsız olduğunu, davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının edimin ifasını kabulden haksız şekilde kaçındığını,  davalının sözleşmeye uymadığını, sözleşmedeki ürünlerin bedelinden ve müvekkilinin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu belirterek, davalının Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasından yapılan takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı  ihbar olunan ......... Ltd. Şti.'nin davaya konu ....... Ayçiçeği Tohumunun ıslahçı hak sahipliği nedeniyle gerekli teminatı müvekkiline verememesi üzerine, dava dışı şirketin sözleşmenin kurulması için ıslahçı hakkını davacıya devrettiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığını, böylelikle davacı ile dava dışı şirket arasında kâr ortaklığı kurulduğunu, müvekkilinin tüm işlemleri dava dışı ihbar olunan şirket ile yaptığını, davacı ile birlikte hareket eden adı geçen şirkete davanın ihbar edilmesini istediklerini, 48.350 kg tohumun teslimi ve bedelinin ödenmesi konusunda çekişme olmadığını, müvekkilinin güvenilir ve tecrübeli bir firma olarak 1956 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davacı tarafın Trakya bölgesi hariç tüm Anadoluda tohumun diğer tohumlara üstünlüğü konusunda müvekkilini yanılttığını, bu durumun gerçek olmadığının satış rakamlarından ortaya çıktığını, müvekkilinin 2017 yılında tohumculuk alanında faaliyete başladığını, davacının ve dava ihbar olunanın sektörde yeni olan müvekkilini yanılttıklarını, onların sözüne itibar ederek sözleşmenin imzalandığını, 48.350 kg tohumdan 44.700 kg'ının satılamayıp elde kaldığını, 2015 yılında tohumun piyasada yaşadığı sorunlar nedeniyle piyasada güvensizlik oluştuğunu ve bu nedenle tohumların satılamadığını, müvekkilinin 2015 yılındaki sorunları bilseydi sözleşmeyi imzalamayacağını, 2015 yılındaki çimlenme sorununun sadece Trakya bölgesinde yaşandığının diğer yerlerde böyle bir sorun olmadığının müvekkiline beyan edildiğini, oysa İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinde de aynı sorunların yaşandığını, bu nedenle 2017 yılında tohumların satılmasının pek mümkün olmadığını, sözleşmenin 2. maddesi gereği ....... Ayçiçeği Tohumunun üretim ve satış hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, ancak davacının kendisinin 3. kişilere tohum satışı yaptığını, müvekkilinin hazırladığı tohumların konulacağı ambalajların davacıya teslim edildiğini, bunlardan 341 adet ambalajın hata sonucu kullanılmadığının ve işçiler tarafından yakılarak imha edildiğinin davacı tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin piyasaya girmesiyle piyasaya önceden sunulmuş ürünlerin toplanması sözü verildiği halde bunun yapılmadığını, bu hususların davacıya uyarı yapılmaksızın müvekkiline sözleşmeyi bildirimsiz feshetme hakkı verdiğini, davacının ağır kusurlu olduğunu, tohumların Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezindeki pozisyonu değil çiftçi nezdindeki albenisinin önemli olduğunu, davacının dava konusu ettiği teslime hazır tohumları sezonunda Türkiye'de rahatlıkla satışını yapabileceğini, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmiş olması nedeniyle davacının cezai şart isteyemeyeceğini bilakis müvekkilinin buna hakkının olduğundan bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesinin 25/11/2020 Tarih, 2018/647 Esas 2020/773 Karar Sayılı Kararı: İlk derece mahkemesince; \"...Eldeki dava 26.650 kg miktarındaki tohumların bedeli olan 746.200,00 TL sine ve sözleşmedeki cezai şarta yöneliktir. Taraflar arasındaki çekişme; tohumların davalı tarafından haklı nedenlerle teslim almaktan kaçınılıp kaçınılmadığı ve bunun sonucuna göre davalının bunun karşılığı olan 746.200,00 TL den sorumlu olup olmadığı noktalarındadır.<br>Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyası<br>nın incelenmesinde; 11/06/2018 tarihinde davacının davalı aleyhine 746.200,00 TL tohum bedeli, 85.918,00 TL 20.000 USD cezai şart, 11.942,65 TL ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 16/04/2018 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz (ki cinsi açıkça yazılı olmadığından yasal faiz sayılmalıdır) olmak üzere toplam 844.060,65 TL ve asıl alacağa takipten sonra uygulanacak avans faizi üzerinden icra takibine girişildiği, ödeme emrinin davalıya 13/06/2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 19/06/2018 tarihinde davalının süresinde takibe ve borca itiraz ederek icra takibini durdurduğu ve itirazı haricen öğrenen davacının da işbu itirazın iptali davasını yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde 19/07/2018 tarihinde açtığı anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar davalı vekili bir başka bilirkişi kurulundan bilirkişi raporu temin edilmesini talep etmiş ise de mahkememizce mevcut bilirkişi raporları yeterli ve hükme elverişli görüldüğünden yeniden bilirkişi raporu dosyamıza birşey katmayacağından usul ekonomisi gereği yeniden bilirkişi incelemesi veya ek rapor temini ile ilgili talebin ve diğer bir kısım kayıt ve belgelerin celbi ile ilgili sonuca etkisi olmayacak davalı tarafın taleplerinin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. <br>Bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi ve tüm dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere taraflar ticaret şirketidir. Davalı şirket .... yılından beri tarım sektöründe ticari faaliyette bulunmaktadır. Taraflar tacir olup basiretli davranmak zorundadırlar. Taraflar arasındaki 13/06/2017 tarihli ....... ayçiçeği tohumu üretim ve satış hakkı devir sözleşmesi başlıklı sözleşme hükümleri gayet açık ve net kurallar içermektedir. Sözleşme gereğince davacı, davalıya 75.000 kg tohum teslim edecek, davalı da 2.100.000,00 TL bedel ödeyecektir. Ödemelerini 7 taksit halinde yapacaktır. Sözleşme gereğince davacı, davalıya özgü ve davalıdan başka bir kimsenin piyasaya sürmesi ve satması mümkün olmayan tohumlardan 48.350 kg ını davalıya teslim etmiş ve karşılığı 1.353.800,00 TL sini tahsil etmiştir. Davacı, sözleşme gereğince bakiye 26.650 kg miktarındaki ve 746.200,00 TL tutarındaki tohumları sözleşme gereği hazır etmiş, hazır ettiğini noter ihtarnamesi ile davalıya bildirmiş ancak ne var ki davalı sözleşmeye aykırı olarak tohumları almaktan haklı bir nedeni olmaksızın kaçınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi niteliğindedir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. İş sahibi olan davalı sözleşmeye uygun olarak hazırlanmış eseri almaktan kaçınamaz. Davalı, haklı nedeni olduğunu ispatlayamamıştır. Hatta tanık beyanlarına göre davalı, piyasaya sezonunda girmekte gecikmiş olup davalı kusurludur. Bu durumda yüklenici eser bedeline hak kazanır. Davacı davasında eser bedelini ve ayrıca sözleşmedeki cezai şartı istemektedir. Davalının, eseri teslim almaktan kaçınmasını gerektirir hiçbir haklı nedeni yoktur. Davalının sözleşmeyi feshi, haklı olmayıp davalı fesihte haksızdır. Davalı, davacının elindeki tohumları teslim almalı ve bedeli olan 746.200,00 TL sini davacıya ödemelidir. <br>Davalı 16/04/2018 tarihinde kendisine tebliğ olunan noter ihtarnamesine, ihtarnamedeki 5 günlük lütuf süresinin eklenmesi ile 22/04/2018 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu tarihe kadar tohumları almalı ve bedelini ödemeli idi. 22/04/2018 temerrüt tarihinden, 11/06/2018 takip tarihine kadar 39 gün geçmiş olup davalı takip talebindeki cinsi belirtilmeyen ve bu nedenle yasal faiz sayılan yıllık %9 hesabı ile 746.200,00 TL ye işlemiş faiz miktarı olan 7.275,45 TL yasal faizden de sorumludur. Teslim alınmayan tohumların davacı tarafından davalıya verilmesi kaydıyla toplam 753.475,45 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir. Takip konusu işbu alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan 753.475,45 TL nin %20 si oranı olan 150.695,09 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir. <br>Davacı, sözleşmenin aynen ifasını istediğinden cezai şart istenilemez. Davacının 1 USD=4,2959 TL hesabı ile 20.000 USD karşılığı istediği 85.918,00 TL lik talebinin ve ayrıca takip talebindeki 11.942,65 TL işlemiş faizin yukarıda hesaplanan 7.275,45 TL sinin dışında kalan 4.667,20 TL lik işlemiş faiz talebinin olmak üzere toplam (85.918,00 + 4.667,20=) 90.585,20 TL lik talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş olup böylelikle davacının davasının 753.475,45 TL lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 90.585,20 TL lik talebinin reddine...\" gerekçesiyle, <br>1) Halen davacının elindeki 26.650 kilogram miktarındaki ....... Ayçiçeği Tohumlarının davacıdan alınarak davalıya verilmesi kaydıyla davacının davasının KISMEN KABULÜNE,<br>2)Davalının Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile icra takibine 746.200,00 TL asıl alacak, 7.275,45 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 753.475,45 TL ve asıl alacağa 11/06/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,<br>3)Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,<br>4)Kabul edilen 753.475,45 TL nin %20 si oranı olan 150.695,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.\t<br>Dairemizin 12/01/2023 tarih, ....... Esas ....... Karar Sayılı Kaldırma Kararı:  İlk derece mahkemesinin 25/11/2020 tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 12/01/2023 tarih, ....... Esas ....... karar  sayılı kararı ile; \"...Mahkemece, 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmişse de rapor denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Bilirkişi raporunda satışa konu tohumların kalitesiz olduğu ve yeterince çimlenmediği hususunda bir tespit bulunmadığı belirtilmişse de,  daha önce dava konu tohumların ıslahçı ve tedarikçisi olan ......... Ltd.Şti'nin yetkilisi olduğu bildirilen .......'ın davalı ....... şirketi yetkilisi .......'e gönderdiği mailde ....... nolu parti numaralı tohumlarda % 85 çimlenme çıktığının, diğer partilerde ise % 97-98 çimlenme çıktığının, 1 kg numunede partinin çimlenme kalitesinin yansıtmadığının, bu sebepten dolayı bu partiyi yeniden paketleyip yeniden numune aldırıp analize göndermek gerektiğinin bildirildiği ve 2000 adet boş torbanın ....... tohumculuk adresine gönderilmesinin istendiği görülmüştür. Mahkemece dosyadaki mail ile diğer bilgi ve belgeler değerlendirilerek davalının davacı ile yapmış olduğu işlemlerin dava dışı ......... şirketi üzerinden yapıp yapmadığı, davalının tohumların niteliği konusunda aldatılıp aldatılmadığı, iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı, davacının iadesini sağlamadığı 341 adet torbanın imha edilip edilmediği, imha edilmemişse piyasaya bu torbalar kullanılarak tohum satışı yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, ayrıca dava konusu tohumların ayıplı olup olmadığı ile tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirir, taraf denetimine açık ve karar vermeye elverişli olacak şekilde tercihen üniversitelerin Ziraat Mühendisliği Fakültesi bölümünde görevli bilirkişiler ile alanında uzman bir sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmalıdır. Kabule göre de mahkemece infazda tereddüt oluşturacak şekilde ve itirazın iptaline ilişkin eda hükmünün şarta bağlı olarak kurulması da hatalı olmuştur.  Bu nedenlerle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, deliller toplanıp yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 21/02/2024 TARİH ....... ESAS - ....... KARAR SAYILI KARARIN ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Taraflar arasındaki 13/06/2017 tarihli ....... ayçiçeği tohumu üretim ve satış hakkı devir sözleşmesi ile davacının, davalıya 75.000 kg tohum teslim edeceği, davalının da buna karşılık 2.100.000,00 TL bedel ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ihbar olunan ......... Şirketi'nin söz konusu sözleşmede dava taraflarına aracılık ve danışmanlık yaptığı, sözleşme gereğince ilk aşamada davacının, tohumlardan 48.350 kg ını davalıya teslim ettiği ve karşılığı 1.353.800,00 TL'nin davalı tarafça ödendiği, bilahare davacı, sözleşme gereğince bakiye 26.650 kg miktarındaki ve 746.200,00 TL tutarındaki tohumları hazır ettiğini noter ihtarnamesi ile davalıya bildirmiş ise de davalının  tohumları almaktan kaçındığı, oysa ki dava konusu tohumların Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Sertifikasyon Müdürlüğünün dosyada mevcut analiz raporlarında tespit edildiği üzere bir ay arayla yapılan analiz testlerinde birisinde %87, birisinde %85 oranında çimlenme oranına sahip bulunduğunun analiz edildiği, yine dosya içerisinde mevcut Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 27/03/2019 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere batoli tohumlarındaki çimlenme oranın en az %85 oranında olması gerektiğinin belirtilmesi karşısında tohumların asgari çimlenme kabiliyetine sahip olduğu ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere tohumların ayıplı olduğundan söz edilemeyeceği, teslim edilen daha önceki partide daha yüksek çimlenme oranı çıkmasının davalıya sonraki ürünleri teslimden kaçınma hakkı vermeyeceği, taraflar arasındaki alışverişin gerek öncesinde gerekse sonrasında aracılık ve danışmanlık faaliyetini yürüten ....... Şirketi yetkilisinin huzurdaki beyanlarından ve dosyadaki diğer tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davacının tohumların niteliği konusunda davalıyı aldatmasına yönelik bir durumun söz konusu olmadığı, her ne kadar davalı şirket tarafından satın alınan tohumların pazarlanmasında davacı tarafça vaat edilen potansiyele erişilemediği ileri sürülmüş ise de detayları bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere tohumculuk sektöründe bir tohumun iki üretim sezonu arasında pazarlama miktarlarının farklı olmasının olası bir durum olduğu, zira sektör sürekli yeniliğe ve güncellemeye açık olduğundan pazarlama stratejisinin, mevcut çeşidin pazarını doğrudan etkilediği, yeni geliştirilen çeşitlerle ilgili tarla günleri, çiftçi tanıtım toplantıları, iskonto, promosyon ve ödeme vadesi gibi avantajların çiftçilerin o ürüne yönelmesine doğrudan etki ettiği, ayrıca yıllar bazında ülkemizdeki pazar/fiyat durumu, ekim sezonunda yaşanan kuraklık/aşırı yağış vb. gibi nedenlerin de ürün talebini doğrudan etkilediği, pazarlama konusuna davacının stratejisinin ve çevresel faktörlerin etki düşünüldüğünde davacıya bu anlamda bir kusur izafe edilemeyeceği, öte yandan tohumların davalı dışında bir firmaya satıldığına ilişkin dosya kapsamında bir delil elde edilemediği, bu haliyle davalının, ürünleri teslim almaktan kaçınmasını gerektirir hiçbir haklı nedenin bulunmadığı ve davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, bu itibarla davalının ürün bedeli olan 746.200,00 TL sini davacıya ödemesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Davalı 16/04/2018 tarihinde kendisine tebliğ olunan noter ihtarnamesine, ihtarnamedeki 5 günlük lütuf süresinin eklenmesi ile 22/04/2018 tarihinde temerrüde düşmüştür. 22/04/2018 temerrüt tarihinden, 11/06/2018 takip tarihine kadar 39 gün geçmiş olup davalı takip talebindeki cinsi belirtilmeyen ve bu nedenle yasal faiz sayılan yıllık %9 hesabı ile 746.200,00 TL ye işlemiş faiz miktarı olan 7.275,45 TL yasal faizden de sorumludur. Takip konusu işbu alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan 753.475,45 TL nin %20 si oranı olan 150.695,09 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir. <br>Davacı, sözleşmenin aynen ifasını istediğinden cezai şart istenilemez. Davacının 1 USD=4,2959 TL hesabı ile 20.000 USD karşılığı istediği 85.918,00 TL lik talebinin ve ayrıca takip talebindeki 11.942,65 TL işlemiş faizin yukarıda hesaplanan 7.275,45 TL sinin dışında kalan 4.667,20 TL lik işlemiş faiz talebinin olmak üzere toplam (85.918,00 + 4.667,20=) 90.585,20 TL lik talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş olup böylelikle davacının davasının 753.475,45 TL lik kısmının kabulüne fazlaya ilişkin 90.585,20 TL lik talebinin reddine...\" gerekçesiyle; <br>Davanın kısmen kabulü ile, davalının Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE, icra takibine 746.200,00TL asıl alacak, 7.275,45TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 753.475,45TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75  ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devam olunmasına, <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davanın kısmen kabulünün gerekçesinin açıklanmadığını, kararın eksik inceleme ve araştırma ile tesis edildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin ürünün satış hacmi konusunda yanıltıldığı hususunun görmezden gelindiğini,  müvekkili şirketin teslim aldığı 4835 kg tohumun bedelini ödediğini, ancak 2018 Nisan ayına gelindiğinde, başlangıçta davacı şirketçe çok iyi bir satış pazarına sahip olduğu iddia edilen ürünlere, 2015 yılında meydana gelen çimlenme problemi nedeni ile üretici ve bayiler nezdinde güvensizlik olduğunun tespiti, davacı tarafça başlangıçta beyan edilen  satış pazarının  ve   satış hacmine dair rakamların gerçekçi olmadığının anlaşılması ve özellikle    satın alınan tohumların 2017 yılı satış  sezonunda stokta kalması  ve  satılamayacağının  anlaşılması nedenleri ile  diğer davaya konu tohumlar satın alınmadığını, bilirkişi raporlarında müvekkilinin iradesinin sakatlandığı hususunun dikkate alınmadığını, dava dosyasında çevresel faktörlere bağlı satışta düşüş olduğu yönünde taraflarca ileri sürülen bir iddia olmadığını, hal böyle iken bilirkişilerce iklim etkili bir satış pazarlama düşüşü ile ilgili veri aramalarının da yerinde olmadığını, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen, uyuşmazlık konusu üretim, tedarik ve teslimi kararlaştırılan malların vasıflarında esaslı hata ve ayıp olup olmadığı, davacının sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği, davalı tarafın sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, hususlarında toplandığı, mahkemenin dosyadaki mail ve diğer bilgi ve belgelerle davalının davacı ile yapmış olduğu işlemlerin dava dışı ......... şirketi üzerinden yapılıp yapılmadığı, davacının iadesini sağlamadığı 341 adet torbanın imha edilip edilmediği , imha edilmemişse piyasaya bu torbalar kullanarak tohum satışı yapılıp yapılmadığının araştırılması, dava konusu tohumların ayıplı olup olmadığı hususlarını içeren kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, dosyada yapılan incelemenin  kaldırma  kararına uygun olmadığını,  davacının müvekkili dışındaki kişilere de mal satmak suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını ortaya koyan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, dava konusu alacak likit bir alacak olmadığı halde icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı, taraflar arasında 13/06/2017 tarihli \"....... Ayçiçeği Tohumu Üretim ve Satış Hakkı Sözleşmesi\" gereğince davalının 75.000 kilo ayçiçek tohumu almayı taahhüt ettiğini, davalının alması gereken tohumun 42.350 kiloluk kısmını aldığını ve bedelini ödediğini, geriye kalan 26.650 kiloluk kısım teslim için hazırlanmasına rağmen davalının tohumları almadığını ve bedelini de ödemediğini, ürünlerin torbalarında davalının logosu bulunduğundan ürünlerin başka bir kişiye satışının mümkün olmadığını, davalının ürün bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı ise davacının sözleşme konusu tohumun satış potansiyeli hususunda kendisini yanılttığını, sözleşme konusu tohumun çimlenme kabiliyeti ile ilgili olarak bütün bölgelerde sorun yaşanmasına rağmen davacının sadece Trakya Bölgesi'nde sorun olduğunu beyan ettiğini, sözleşme ile tohumun satış hakkı kendisine verilmiş olmasına rağmen davacının sözleşmeye aykırı olarak başka kişilere de ürün satmak suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında imzalanan 13/06/2017 tarihli sözleşme ile davacı adına tescilli ....... Ayçiçeği Tohumu'nun satış yetkisinin 5 yıl süre ile münhasıran davalıya verilmesi konusunda anlaşıldığı,  sözleşmede  2018 ve 2019 yılı için tohum üretiminin davacı ....... Ltd.Şti. tarafından yapılacağının, davacı 2018 yılı için üretilecek 75.000 kg tohumu 2017 yılı Aralık ayı içerisinde teslim edeceğinin,  75.000 kg tohum bedelinin  2.100.000,00 TL olduğunun, tohumun davacı ....... tarafından üretilmesi durumunda fiziksel safiyetin %99 ve çimlenmenin en az %93 (+,-%2) olmak zorunda olduğunun belirtildiği,  davacı şirketin 75.000 kg tohumdan 42.350 kg'sini faturalandırarak davalıya teslim ettiği ve bedelini tahsil ettiği, kalan 26.650 kg tohumun davacı tarafından hazır edilmesine rağmen davalı yanca teslim alınmadığı, bu kısmın bedeli olarak kararlaştırılan 746.200-TL'nin ödenmediğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının hazır ettiği tohumları tebliğden itibaren 5 gün içerisinde teslim alması ve bu kısmın bedelini ödenmesi hususunda davalıya Konya.... Noterliği'nin 13/04/2018 tarihli ....... yevmiye numaralı ihtarnamesini  gönderdiği, davalının Gebze 6. Noterliği'nin 20/04/2018 tarihli cevabi ihtarnamesi ile ....... Ayçiçeği tohumunun verimliliği, ekimi yapılan bölgelerdeki ekolojik şartlara uyumu, bölgede ekilen çeşitlere göre hastalıklara dayanıklılığı, geçmişte karşılaşılan çimlenme sorunu ve tohuma dair talep hakkında davalı şirketin yanıltıldığı ve aldatıldığı, üretilen tohumun ....... tarafından teslim edilen ambalaj torbaları da kullanılarak üçüncü şahıslara satılmış olduğu, ambalaj tohumlarından 341 adedinin imha edildiğinin belirtilmesi nedenleriyle  sözleşmenin iptal edildiğinin(feshedildiği) bildirildiği anlaşılmaktadır. <br>Yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı üzere davacının, davalıya teslim etmesi gereken ürünlerin teslime hazır olduğunu davalıya bildirdiği, buna karşılık davalının davacı tarafından teslime hazırlanan ürünleri almadığı, teslim almadığı ürünlere ilişkin herhangi bir bedel ödemediği ve sözleşmeyi feshettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre davalının  sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlaması gerekir. Davalı, davacının ürünün satış kabiliyeti ve ürünün vasıfları konusunda kendisini yanılttığını, davacının 3.kişilere ürün satarak sözleşmeyi ihlal ettiğini savunmakta ise de;  taraflar arasında imzalanan sözleşmede ürünün satış potansiyeli hakkında davacı tarafından verilmiş herhangi bir taahhüt bulunmamaktadır. Yine dosya kapsamında davacı tarafından teslim için hazırlanan ürünlerin sözleşmede belirlenen nitelikleri taşımadığını ispata elverişli bir delil bulunmamaktadır.  Ayrıca, davalının, davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak üçüncü kişilere satış yapıldığı iddiasını ispatlamak için dosyaya sunmuş olduğu faturalar sözleşme tarihinden önceki dönemde düzenlenmiş faturalardır. Buna göre davalı, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamamış olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 51.469,91 TL harçtan, peşin alınan 12.867,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.602,61‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan .......<br>e-imzalıdır<br>Üye .......<br>e-imzalıdır <br>Üye .......<br>e-imzalıdır <br>Katip .......<br>e-imzalıdır <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2bd4ef2bb46965fb","SID":"2df47cb5e6829547"}}