{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/816 Esas - 2024/734<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/816 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/734<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: 1- ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 3- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 4- ...<br>\t  5- ...<br>\t  6- ...<br>\t  7- ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/03/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 30/12/2024<br><br><br> Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 25/01/2014 tarihinde davalılardan ... tarafından kullanılan ve yine davalılardan ...'a ait ... plakalı araç ile davalı ... idaresindeki ... plakalı araç arasında kazanın meydana geldiğini, kaza sırasında davalı  Burhan Dertlioğlu tarafından kullanılan ...plakalı aracın kusurlu davranışta bulunduğunu,  davalılardan ... tarafından kullanılan ve davalı ...'a ait olan ...plakalı aracın ise kusurlu davrandığı trafik kaza tespit tutanağında saptandığını, dolayısıyla her iki aracında kusurlu olduğunu, gerçekleşen kazadan sonra davacı ...'ın  geçirdiği yaralanma sebebiyle çeşitli hastanelerde tedaviler gördüğünü, davacının tedavi ve cerrahi müdahaleler nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlar ve sağlık giderleri nedeniyle kasko şirketinden ve diğer davalılardan masrafların tahsil edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı lehine 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ...' 11/04/2017 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, her ne kadar davacı tarafça 25.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında  kendisinin maliki bulunduğu aracın sürücüsünün KTK. m. 52/l-a maddesini ihlal ettiğinin saptandığı belirtilerek diğer davalılar yanında  kendisi  hakkında da dava açılmış ise de kendisinin maliki bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün bu olayın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığını, söz konusu trafik kazasının tamamen ... plaka sayılı araç sürücüsü ... nun kusurundan kaynaklandığını, olayın meydana geldiği kavşaktaki trafik akışının trafik ışıkları ile kontrol edildiğini,  kendisinin maliki bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün yeşil ışıkta geçtiğinden trafik kaza tespit tutanağında belirtilen şekilde olayın oluşumunda kusurlu olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını maliki bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün 25.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusuru olmayıp, bu itibarla davacı tarafça kendisininden tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığından hakkında açılmış olan davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir.<br>Davalı ...11/04/2017 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, her ne kadar davacı tarafça 25.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrasi düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında kendisinin KTK m.52/l1-a maddesini ihlal ettiğinin saptandığı belirtilerek diğer davalılar yanında  kendisi hakkında da dava açılmış ise de  kendisinin bu olayın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, söz  konusu trafik kazasi tamamen ... plaka sayılı araç sürücüsü ...' nun kusurundan kaynaklandığını, olayın meydana geldiği kavşaktaki trafik akışı trafik ışıkları ile kontrol edildiğini,  kavşağa girdiğinde kendisine yeşil ışık yandığını, kendiisnin yeşil ışıkta geçtiğinden trafık kaza tespit tutanağında belirtilen şekilde olayın oluşumunda kusurlu olmadığını,  kendisinin 25.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusurunun  olmadığını, bu itibarla davacı tarafça  kendisininden tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığından hakkında açılmış olan davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir.<br>Davalı ... vekili 13/04/2017 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde bahsi geçen ...plakalı araç davalı şirket nezdinde 10.04.2013 ila 10.04.2014 tarihlerini kapsamak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi tahtında sigortalandığını, iş bu poliçe ile kişi başına toplam 250.000,00 TL’lik sakatlanma ve ölüm zararı teminatı sağlandığını, her koşulda  davalı şirketin işbu limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket ferilerden de bu limit oranında sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket kural olarak zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve ... plakalı aracın kusur oranı ile sorumlu olduğunu, bu nedenle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını talep ettiğini,  maluliyet oranının kaza sonucu oluşan araçların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, adli tıp kanunu’na göre, vücut fonksiyon kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli olan adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi’nden veya adli tıp bölümü bulunan bir üniversite hastanesinden alınacak raporla işgöremezlik oranının belirlenmesi ve zararın buna göre hesaplanması gerektiği yargıtay tarafından kabul edildiğinden, bu konudaki yargıtay kararına göre denetime elverişli ve doyurucu bir rapor temin etmek üzere dosyanın ilgili kuruma gönderilmesini  talep ettikleri,  kalıcı izin maluliyet oluşturmaması sebebiyle davanın davalı şirket yönünden reddini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının maddi zararı ancak aktüeryal inceleme sonucu tespit edilebileceğini, geçici iş görmezlik zararları sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanması gerektiğini,  13.02.2011 tarihinde kabul edilerek 25.02.2011 tarihinde yayınlanarak yürülüğe giren 6111 sayılı torba yasanın 59. maddesine göre her türlü sağlık hizmetine ilişkin talepler sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini,  dava tarihinden önce müvekkil şirkete başvuru eksik evrak ile yapılmış ve evrakların tamamlanmadığını, bu sebeple  davalı şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,  bu itibarla  26.04.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapılmış ve  davalı kuruma dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılması şartı getirildiğinden,  gerekli evraklarla başvuru yapılmadığından, bu şart yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddini talep ettiğini beyan etmiştir.<br> Davalı ...Vekili 24/04/2017 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, davaya konu kaza 25.01.2014 tarihinde meydana geldiğini, davanın 29.03.2014 tarihinde açıldığını,  KTK 109/1. maddesi “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içerisinde  kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” gereğince davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Dava dilekçesinde davacı tarafın   kendilerinin sigortasında olan  aracı kullanan kişinin kusurlu olduğunu dair beyanını kabul etmediklerini, vaki kazanın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda olay yerinde yapılacak keşif ve kusur incelemesinde sigortası bünyesinde bulunan aracı kullanan kişinin kusurlu olmadığını belirttiği, bu itibarla davaya konu kaza 25.01.2014 tarihinde meydana geldiğini,  davanın 29.03.2014 tarihinde açıldığını, KTK 109/1. maddesi “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” hükmü gereğince davacı tarafın  taleplerinin zamanaşımına uğradığını, açılan davaya zamanaşımı yönünden itiraz ettiği,ni zamanaşımı itirazlarının kabulü karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep  ettiğini beyan etmiştir.<br>Davacı vekilinin 29/03/2017 tarihli dava dilekçesi ile Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) talepli olarak açtığı davasının Akyazı Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2017/150 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sırasında ; Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesi'nin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı kararı ile 01/09/2021 tarihi itibariyle Sakarya ilinde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyete geçtiği ve yargı çevresinin ilin mülki sınırları olarak belirlendiği gerekçesiyle mahkemece 2021/876 Karar sayılı 21/09/2021 tarihli kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla mahkememiz 2021/769 Esas sırasına kaydı yapılmıştır.<br>Mahkememizin 2021/769 Esas sırasına kaydedilen dosyada 03/02/2022 Tarihli 2022/470 Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, dosya tekrar Akyazı Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmiştir. <br>Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/536 Esas sırasına  kaydedilen bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2024/1023 Karar sayılı 14/11/2024 Tarihli kararla merci tayini işlemleri yapılmak üzere (yargı yerinin belirlenmesine ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi için) dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, dosya tekrar mahkememize gönderilmiştir. <br>Bu aşamalardan geçen dosya nihayetinde mahkememizin 2024/816 Esas sırasına kaydedilmiş ve incelenmiştir.<br>Mahkememizin kurulması sonrasında yargı çevremizdeki asliye hukuk mahkemeleri ile mahkememiz arasında çıkan görev uyuşmazlıklarına ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairelerine gönderilmiş dosyalarda verilmiş emsal kararlar bulunmaktadır.<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 10.10.2022 tarih, 2022/9392 esas 2022/13597 karar sayılı ilamında, <br>Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 14.11.2022 tarihli  2022/13720 esas  2022/15927 karar sayılı ilamında,<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli  2022/7747 esas  2022/11671 karar sayılı ilamında,<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli  2022/7743 esas  2022/11670 karar sayılı ilamında,<br>(Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarının devir ve gönderme şeklinde olmamasına ve açıkça görevsizlik kararı olarak verilmesine rağmen)<br> \"Somut olayda, iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, ... Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen kararın devir karar niteliğinde olduğu anlaşıldığından yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.\" denilmek suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik şeklinde verdiği karar dahi devir kararı olarak kabul edilmiş ve görev uyuşmazlığının doğmadığı ifade edilmiştir.<br> Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 07.11.2022 tarihli  2022/13108 esas  2022/15376 karar sayılı ilamında da Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği \"devir\" şeklindeki kararı üzerine Tekirdağ Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine yaptığı incelemede aynı gerekçe ile yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir.<br>Görüldüğü üzere Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin güncel kararlarına göre; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş olan devir/gönderme ve hatta görevsizlik kararı üzerine mahkememizce verilen görevsizlik kararları ile iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı doğmuş olmamaktadır.<br>Yakın tarihli benzer bir dosyada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 04/01/2023 tarihli 2022/4070 Esas 2023/6 Karar sayılı kararında da \"Buna göre eldeki dava dosyasında iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın devir kararı niteliğinde olduğu ve yargı yeri belirlenme koşullarının bulunmadığı, kaldı ki gönderme kararının görevsizlik kararı niteliğinde olmayan bir devir kararı olduğu yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu gözetilerek Sakarya 5. Asliye  Hukuk Mahkemesince karşı görevsizlik verilmeyerek davanın esasına dair karar verildiği, buna rağmen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2022/2188 E - 2022/939 K sayılı ilamında da merci tayini koşullarının oluştuğuna vurgu yapılarak bu yönüyle değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, gelişen bu sürecin dava tarihi 26.09.2018 olan dosyada işin görülmesini sürüncemede bıraktığı (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/25083 E - 2015/133 K. sayılı ilamı, 2014/24005 E - 2014/19895 K sayılı ilamı, 2014/22509 E - 2014/19872 K sayılı ilamı, 2014/24249 E - 2014/19619 K sayılı ilamı) anlaşılmakla yargı yeri belirleme koşulları oluşmadığından mahalline iadesi gerektiği halde uyuşmazlığın, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince davanın ilk açıldığı Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerektiği\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/536 Esas sırasına  kaydedilen bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2024/1023 Karar sayılı 14/11/2024 Tarihli kararla dosyanın merci tayini için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekmiş, daha önce Mahkememizce 03/02/2022 Tarihli ve 2021/769 Esas 2022/470 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden ve bu karar halen geçerli olduğundan bu yönde ayrıca yeni bir karar verilmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Mahkememizce 03/02/2022 Tarihli ve 2021/769 Esas 2022/470 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden yeniden aynı hususta  KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, esasın bu şekilde kapatılmasına, <br>2-Çıktığı belirtilen görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tensiben karar verildi.17/12/2024<br><br>Katip ...<br>   e-imzalı  <br> <br> <br>Hakim ...<br>    e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b18c3b0a0b8055a8","SID":"61ee8f98b453827f"}}