{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2024<br>NUMARASI\t\t:  ESAS - KARAR<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br>\t  Av. <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/12/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 01/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından  Konya .. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine 200.000,00 TL tutarındaki çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu çekte yer alan imzalar ve yazı içeriğinin müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğunun açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin  ticari iş kapsamında dava dışı ve çek hamili .... ... adlı şahıs ile zaman zaman alışveriş yaptığını, bu alışverişlerin daha çok hayvancılık, makine  ekipmanları, tarım makineleri  ve tarımsal ürünler  üzerine yapılan alışverişler olduğunu, .... ... ile yapılan alışverişler karşılığında kimi zaman nakit, kimi zaman da çek olarak ödemeler yapıldığını, son olarak müvekkili firma ile yapmış olduğu alışveriş karşılığında .... ...'ye imzasız, içeriği boş ... seri nolu çeki teminat olarak verdiğini, alışverişe konu malzeme teslimatı yapıldıktan sonra bahse konu çekin imzası ve içeriği müvekkili firma tarafından doldurulacağı konusunda bir uzlaşma sağlandığını, dava dışı çek hamili .... ...'nin, müvekkili şirket tarafından çekin içeriği doldurulmadan ve imza işlemi sağlanmadan çeki kaybettiğini, kaybolan çek nedeniyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası kapsamında çek iptal davası açıldığını, bu davaya istinaden ilgili mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilerek çeke ödeme yasağı getirildiğini, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına rağmen  davalı tarafça müvekkili firma hakkında Konya .. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin İcra Hukuk Mahkemesine itiraz süresini sehven kaçırdığını, müvekkili firmanın davalı tarafla herhangi bir alışverişi olmadığı gibi davalı tarafa böyle bir çek de vermediğini ileri sürerek müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu çek incelendiğinde; müvekkilden önce ciro bulunduğunun ve borçlu olduğu, (...Makina-....) adresinin-ikametgahının Konya olduğunu, tebligat yapıldığını ve davacı ile diğer borçlu açısından takibin kesinleştiğinin görüleceğini, kendilerinden önceki ciro ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu çekin muhtemelen şirket yetkilisinin eşi tarafından veya bir başkası tarafından imzalatılarak çek ödenmemek üzere suistimal saikiyle piyasaya sürüldüğünü, çek hakkında herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını, çekin taraflarına ciro ile geldiğini, olayda taraflarının kusuru bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını müvekkilinin bilmediğini, müvekkilinin keşideci ile doğrudan ilişki içinde bulunmadığından kötüniyetli olduğunun düşünülemeyeceğinden tazminata hükmedilemeyeceğini, çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini, usulüne uygun olarak bankaca yazıldığını ve karşılıksız işlemi yapıldığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafın %10 para cezası ödemeye mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"... Mahkememizin 16/01/2024 tarihli celsesinde:<br>\"1-Davacı vekiline \"dava dilekçesinde söz konusu çekin imza ve miktarı bulunmaksızın dava dışı .... ... isimli kişiye teminat olarak verdiklerine \" dair beyanları hatırlatılarak;<br>A) Söz konusu çekin anılan dava dışı .... ...'ye teminat olarak verdiklerine dair herhangi bir delilleri bulunup bulunmadığını beyan etme ve  delilleri bulunduğu takdirde bu delilleri sunmaları hususunda,<br>B) Dava dışı .... ...'nin çeki kaybetme olayından sonra C. Başsavcılığına herhangi bir suç duyurularında bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere <br>İki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde beyanda bulunmadıkları takdirde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına( ihtar edildi)\" şeklinde ara karar kurulmak suretiyle davacı tarafa süre verilmiş davacı taraf 25/01/2024 tarihli dilekçesinde çekin .... ...'ye aralarındaki ticari ilişki nedeni ile boş olarak ve imzasız şekilde verildiği hususunda tanık deliline dayanmış ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bir müracaatlarının olmadığını beyan etmiştir. <br>Dava değeri tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu gibi davacının iddiaları da hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır. Zira basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken davacı tacirin, boş ve imzasız bir çeki üçüncü bir kişiye vermesi ve sonrasında çek kaybolduğunda herhangi bir adli soruşturma hususunda girişimde bulunmaması hayatın olağan akışına aykırı bulunmaktadır. Hiç kimse kendi kusurundan menfaat temin edemez. Açıklanan nedenlerle davacının davasını ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, yerel mahkemece deliller toplanmadan eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, taraflarınca imza incelemesi yapılmak üzere dosyanın  bilirkişiye gönderilmesinin talep edilmesine rağmen bu taleplerinin değerlendirilmediğini, talepleri doğrultusunda dosyanın imza incelemesi yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilseydi davaya konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının netleşeceğini, imzaya itiraz davalarında en önemli delil bilirkişi incelemesi iken mahkemece bu hususun nazara alınmayarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu  ileri sürerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir .<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Davacı, dava konusu çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmekte, davalı ise dava konusu çekin ciro yoluyla kendisine geçtiğini, dava konusu çekin muhtemelen şirket yetkilisinin eşi veya bir başkası tarafından imzalanarak ödenmemek maksadıyla piyasaya sunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. <br>Çekte sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerdendir. Dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211 inci maddesi uyarınca yapılacak sahtelik incelemesi sonucunda ortaya çıkabilecek bir husustur. Mahkemece  davacının dava konusu çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek sahtelik iddiasında bulunduğu gözetilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211 inci maddesi uyarınca sahtelik incelemesi yapılması ve yapılan incelemeye rağmen kesin bir kanaate ulaşılamaması halinde dava konusu çek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraflarca gösterilen deliller toplanmadan, usulüne uygun sahtelik incelemesi yapılmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının  HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2024 tarih, ....Esas -  ... Karar sayılı  KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br><br>\t\t\t<br>Başkan<br>e-imzalıdır<br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb95d0a3aca52426","SID":"8ab667182a45bd35"}}