{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                            \tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                                                                         GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO: <br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: .<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: ... -  VN:...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı işbu şirket feshi/ortaklıktan çıkma davasında mahkememizce verilen 28/10/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı karar istinaf edilmiş, Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin kararı ile mahkememiz dosyasından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup dosya mahkememize gönderilmiş ve 21/07/2023 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı esasına kaydedilmiş olup, davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TALEP :<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 01/09/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı şirketin %30 (21.600/72.000) oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin kardeşleri ... ve ... nun da şirket ortakları olduklarını, ... nun 15/06/2006 tarihinden beri 15 yıllığına seçilmiş şirket müdürü olduğunu, şirketin petrol istasyonu işleterek ticari faaliyette bulunduğunu, büyük kardeş ... nun şirket işlerini kendi yararları doğrultusunda ve keyfine göre idare etmeye başladığını, şirket toplantılarını yapmadığını, müvekkiline bilgi vermediğini, müvekkilini dışladığını, ortaklar arasında huzursuzluk ve güvensizlik ortamının geliştiğini, 2011 yılında ortakların şahitler huzurunda bir araya gelerek ortaklıklarının sonlandırılması konusunda karar aldıklarını, diğer ortakların müvekkiline yapması gereken ödemeleri yapmamaları nedeniyle sonlandırmanın gerçekleştirilemediğini, 2011 yılından beri müvekkilinin şirkete sokulmadığını, müvekkilinin oyalandığını, kar payı bile ödenmediğini, 20/02/2015 tarihli noter ihtarnamesi ile müvekkilinin güncel haklarının ödenmesini istediğini, 06/03/2015 tarihli cevabi ihtarname ile vergi cezası nedeniyle kar dağıtımı yapılamadığının ve cezanın ödenmesi için müvekkilinin şirkete ödeme yapmasının istenildiğini, diğer şirket ortaklarının bir takım usulsüz işler yaptıkları düşüncesinin doğmasına neden olduklarını, 30/07/2015 tarihli noter ihtarnamesi ile de çıkma payının ödenmesi ile şirket ortaklığından çıkma istediğini davalıya bildirdiğini, 06/08/2015 tarihli cevabi ihtarname ile müvekkilinin iddialarını doğrular mahiyette ve şirketin içinin boşaltılması amacı ile işlemler yapıldığının ortaya konulduğunu, benzer şartlarda diğer ortakların şirket paylarının müvekkili tarafından alınmasının teklif edildiğini, bu durumun şirket ortaklığının artık yürümeyeceğini iyice ortaya koyduğunu, şirketin kötü yönetildiğini, şirket kaynaklarının usulsüz şekilde sarf edildiğini, Yargıtay kararları gereği ortağın iş yerine sokulmamasının, kilitlerin değiştirilmesinin şirket hesap ve belgelerinin gizlenmesinin şirketin feshi için haklı neden oluşturduğunu, müvekkilinin bilgi almasının ve inceleme hakkının sürekli engellendiğini, şirket genel kurul toplantısının yapılmamasının, şirket paralarının başka şirketlere veya kişilere kaydırılmasının, limited şirketlerde kişisel ilişkilerin güven ve ortak amaç doğrultusunda olması gerektiğini aksi halde haklı sebeplerin varlığı nedeniyle davalı şirketin feshi koşullarının oluştuğunu, tüm bu nedenlerle davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine ancak fesih yerine müvekkilinin ortaklıktan çıkma payının gerçek karşılığının müvekkiline ödenmesine ve müvekkilinin şirketin ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğundan bahisle şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 22/09/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklarının 3 kardeş olduklarını, 2011 yılında şahitler huzurunda haricen tarafların sadece davalı şirketin ortaklar arasındaki ortaklığın sonlandırılması noktasında ortakların kararlar aldıklarını, müvekkilinin tüm edimleri yerine getirdiğini, davacının diğer ortaklara devretmesi gereken tapu devirlerini yapmadığından taraflar arasında çekişme çıktığını, yüklü miktarda vergi cezası kesildiği iddiasının doğru olmadığını, davacının şirkete sürekli gelip gittiğini, kendisine ait bir odayı kullandığını, muhasebe kayıtlarının kendisinden gizlenmediğini, davacının fahiş taleplerde bulunduğunu, şirketin diğer ortaklarının usulsüz işler veya şirket ve ortaklarının menfaatine aykırı işler yaptıkları iddialarının doğru olmadığını, davacıya pek çok taşınır ve taşınmaz kazandırıldığını, bu kazanımların çıkma payının belirlenmesinde nazara alınması gerektiğini, şirketin feshi için hiçbir haklı ve hukuki gerekçenin olmadığından bahisle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Mahkememizce; davalı şirketin ticaret sicil dosyası örneği, şirket ortaklarının 2011 yılında yaptıkları görüşmeler sırasında not aldıkları ve hesap gördükleri davamızda delil değeri olmayan ve tarafların imzasını içermeyen kağıtlar, ortakların imzasını taşıyan tarihsiz sözleşmedir başlıklı sözleşme örneği, tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarnameler, tapu kayıtları, taraf vekillerinin verdikleri dilekçeler ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.<br>DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :  <br>Mahkememiz 28/10/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; <br>\"...DAVANIN KABULÜ İLE; Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...'nin haklı nedenlerle FESİH VE TASFİYESİNE. <br>... TC Kimlik numaralı serbest muhasebeci ve mali müşavir ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına ve karar kesinleştiğinde mahkememizce kimlik ve yemini saptanarak görevine başlamasına...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkememizce verilen karar taraflarca istinaf edilmiş olup Konya BAM . Hukuk Dairesinin 29/03/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;<br>\"...Somut olayda davacı davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açmış ise de yargılama esnasında talebini çıkma payının tahsili olarak değiştirmiş, ilk derece mahkemesince de bu yönde değerlendirme yapılarak davalıya bilirkişi raporu ile belirlenen 1.751.588,77 TL çıkma payını mahkeme veznesine depo etmek üzere süre verilmiş, davalı tarafça çıkma payı depo edilmediği için şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.<br>Davalı şirketin, davacının ortaklıktan çıkarılmasına bir itirazı olmadığı, davalı şirketin itirazının, davacının çıkma payının davadan önce taşınmaz, araç ve para verilerek ödendiği noktasında olduğu, bu durumda TTK'nın 636/3.maddesinde belirtilen haklı sebeplerin varlığını tartışmaya gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Davalı tarafça, davacının çıkma payının davadan önce taşınmaz, araç ve para verilerek ödendiği savunulmuş ise de davacının davalı şirketteki payına karşılık bir çıkma bedeli ödendiğinin ispat edilemediği görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince depo kararı yerine getirilmediği için şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de çıkma payı için depo kararına gerek  yoktur. Bu sebeple  bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulması göz önüne alınarak içlerinde sektörden  bir bilirkişinin de bulunduğu başka bir bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılıp rapor alınarak  TTK'nın 636. maddesi gereğince karar tarihine en yakın tarihteki davacının ayrılma payı belirlenerek davacının şirketten çıkarılmasına ve ayrılma payının ödenmesine karar verilmesi gerekirken şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Bu itibarla yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda içlerinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu başka bir bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılıp  davacının güncel ayrılma payının ne kadar olduğu konusunda rapor alınarak sonucuna göre  davacının şirketten çıkarılmasına ve ayrılma payının ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden  tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İstinaf kaldırma kararı gereği dosya mahkememize gönderilmiş ve 21/07/2023 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı yeni esasa kaydedilmiştir. <br>İstinaf kaldırma kararı sonrasında mahkememizce; Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlıklarına müzekkere yazılarak dava konusu şirketin iştigal konularında faaliyeti veya işletmesi bulunan dosyaya rapor tanzim edebilecek taraflarla irtibatı ve husumeti bulunmayan kişi veya kişilerin tespit edilerek dosyamıza bildirilmesi istenilmiş, Karatay Belediye Başkanlığından davalı şirkete ait taşınmazların tüm mimari proje ve ruhsatlarının suretleri, Karatay Belediye Başkanlığı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığından taşınmazların varsa arsa satış ihale evrakları, Karatay Tapu Müdürlüğünden taşınmazların tüm geldi gittileri ile takdiyatlarını gösterir tapu kayıtları, Karatay Belediye Başkanlığından taşınmazların bulunduğu yerde daha önceki tarihlerde belediyenizce alınmış ve uygulanmış bir yıkım kararı ile idari yaptırım kararı  olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, davalı şirketin merkez adresinde ve faaliyet adresinde bir inşaat mühendisi, bir gayrimenkul değerleme uzmanı, bir muhasebe uzmanı, bir makine mühendisi ve bir ziraat mühendisi bilirkişi refakatinde keşif yapılmış, daha sonra bu bilirkişi heyetine kaldırma kararında belirtilmesi sebebiyle sektör bilirkişisi ve hesap uzmanı bilirkişisi dahil edilmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.<br>Bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 23/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;<br>\"...1-Davalının ticari defterlerinin incelenmesi; <br>-İncelemesi yapılan Davalının 2020 ve 2021 Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği  <br>-Davalının ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2021 tarihi itibariyle e-defterlerin gönderilmediği, davalının 01.10.2021 tarihinden bu güne kadar herhangi bir defterinin olmadığı gerekçesi ile mali müşavir tarafından incelemeye sunulmadığı, ilerde sunulması durumunda ek rapor yazabileceğimi, <br>-Mali Müşavirden ticari defterlere ait bilgilerin alınması esnasında davalı şirketin faaliyetinin 30.09.2021 tarihinden itibaren sona erdiğini ve davalı şirketin gayri faal olduğunu sözlü olarak beyan ettiği, <br>-Davalıya ait incelemesi yapılan 2020 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2020 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, <br>-Davalıya ait incelemesi yapılan 2021 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 01.01.2021 – 30.09.2021 tarihleri arası e defterleri e-defter olarak hazırlanıp gelir idaresine gönderildiği, 2021/Ekim döneminden bu güne kadar olan dönemlerin e defteri gönderilmediği, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2021-Ocak – Eylül dönemleri  Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, <br>-Davalının 2020  yılı ve 2021/Ocak – Eylül dönemleri arasındaki ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğumu,  <br> 2-Kaydı ticari defter kayıtları neticesinde davacının hissesine düşen değerin tespiti,  <br>-30.09.2021 tarihli kaydı değerler üzerinden , davalı şirketin 31.10.2023 tarihi itibariyle toplam MALVARLIĞI’nın (Özkaynaklar Toplamı) 7.662.953,60 TL olduğu,  <br>-Davalının ticaret sicil gazetesinde bulunan son sermaye artırım kararı ve ticari defterler doğrultusunda hissesinin tespiti ; Davalı şirketin 11.06.2010 tarihinde Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescili sermaye artırımı yapıldığı, Sermaye artırımına dair  ilan 18.10.2010 tarih ve 7588 sayılı ticaret sicil gazetesinin 630. Sayfasında yayınlandığı, Şirketin sermayesinin her biri 25,00 TL değerinde toplam 72.000 pay olduğu, bu sermayenin 28.800 payının dava dışı ...’ya, 21.600 payının dava dışı ...’ya ve 21.600 payının davacı ... ait olduğu ilan edildiği, davacının 21.600 payının değerinin ise 540.000,00 TL kayıtlı sermaye olduğu, <br>-Davalı 30.09.2021 tarihli defter kayıtlarına göre bilançosunda 8.638.565,88 TL Aktif Toplamı (Varlıklar) olduğu - Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli toplam 975.612,28 TL borcu olduğu ve = Özvarlığının(Özkaynaklar) ise 7.662.953,60 TL olduğu, <br>İkiyüz payın özkaynak değeri  : Özkaynak  / Pay adedi <br>                                                 ; 7.662.953,60-TL / 72.000 Adet * 21.600Adet <br>                                                 : 2.298.886,08 TL  <br>3-Davacının, davalı şirketteki hissesine isabet eden bedelin , güncellenmiş kaydı bilanço doğrultusunda 2.298.886,08 TL olabileceği,   <br> 4-Uyuşmazlık konusu tavuk çiftliklerinin arsasının davalı şirket ortağı ve yetkilisi ...’ya ait olduğu, Mali Müşavirden alınan muhasebe kayıtlarına göre, tavuk çiftliğinin 31.12.2015 tarihinde tamamlanarak binalar hesabına alındığı yine davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre 31.12.2017 tarih ve ... nolu yevmiye kaydı ile yapılan harcamaların tamamının ...’nun alacağından mahsup edilmek suretiyle şirketin kayıtlarından tavuk çiftliği ve müştemilatının çıkarıldığı,  <br>  -Mahkemenin talebi doğrultusunda İnşaat Mühendisleri 4 adet tavuk çiftliğinin bina bedellerini toplam 15.966.562,50 TL olarak belirlediği, Makine mühendisi bilirkişi tarafından ise kümeslerin içinde bulunan demirbaşların toplam bedelinin 23.000.000,00 TL olarak belirlendiği,   <br> 5-Davalı şirket ile davalı şirketin ortağı ve yöneticisi ... arasında yapılan yap işlet devret sözleşmesinin dosyaya kazandırılmaması nedeniyle incelenemediği,  <br> 6-Tavuk çiftliğinin nisaba dahil edilip edilmeyeceği noktasında nihai takdirin yüce mahkemenizce olduğu,   <br> -Şayet nisaba dahil edilmeyip sadece ecri misil hesaplaması yapılacağına hükmedilmesi durumunda, davalı şirket ile davalı şirket ortağı ve müdürü ... arasında yapılan sözleşmenin dosya kapsamında olmadığı bu nedenle ecrimisil hesaplaması yapılamadığı, dosyaya kazandırılması durumunda ecrimisil hesabı yapılarak davacının alabileceği payın hesaplanacağı,   <br> 7-Şayet nisaba inşaat maliyeti ile içindeki demirbaşların bugünkü güncel değeri hesaplanarak davacının payının belirlenmesine hükmedilir ise, tavuk çiftliği binalarının toplam değerinin 15.966.562,50 TL olduğu, tavuk çiftliğindeki toplam demirbaşlarının değerinin ise 23.000.000,00 TL olduğu, nisaba dahil edilecek bina ve demirbaşlarının toplam değerinin 15.966.562,50+23.000.000,00 = 38.966.562,50 TL olduğu, davacının toplam hisse oranının % 30 olduğu dikkate alındığında,  davacının davalı şirketin kaydı değerleri ile petrol istasyonundan dışında tavuk çiftliklerinden alabileceği payın 38.966.562,50 * 30 % = 11.689.968,75 TL olabileceği,  <br> 8-Davacının davalı şirkette ait petrolden kaynaklı hissesine isabet eden 2.298.886,08 TL olabileceği, ayrıca başkanlığınızca tavuk çiftliklerinden de pay alabileceğine hükmedilmesi durumunda tavuk çiftliklerinden alabileceği payında 11.689.968,75 TL olabileceği...\" kanaatleri bildirilmiştir. <br>İstinaf mahkemesinin kaldırma kararında belirtilen gerekçeler, dava taraflarının iddia ve savunmaları ile kaldırma kararı sonrasında toplanan deliller ve mahkememizce icra edilen keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi heyeti raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde;<br>Mahkememizin önceki kararını kaldıran istinaf mahkemesi kararında davalı şirketin, davacının ortaklıktan çıkarılmasına bir itirazı olmadığı, davalı şirketin itirazının, davacının çıkma payının davadan önce taşınmaz, araç ve para verilerek ödendiği noktasında olduğu, bu durumda TTK'nın 636/3.maddesinde belirtilen haklı sebeplerin varlığını tartışmaya gerek olmadığı, davalı tarafça, davacının çıkma payının davadan önce taşınmaz, araç ve para verilerek ödendiği savunulmuş ise de davacının davalı şirketteki payına karşılık bir çıkma bedeli ödendiğinin ispat edilemediği, şeklindeki tespit ve değerlendirmeler sebebiyle kaldırma kararıyla  bağlı olan mahkememizce bu konularda yeniden bir değerlendirme yapılamayacağı, kaldırma kararı gereğince icra edilen keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda davacının çıkma payının güncel değerinin 2.298.886,08TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen tavuk çiftliklerinin rapor tarihi itibariyle davalı şirketin bilançolarında yer almadığı, geçmiş yıllardaki muhasebe kayıtlarına göre tavuk çiftliklerinin arsasının davalı şirket ortağı ve yetkilisi ...’ya ait olduğu, tavuk çiftliğinin 31.12.2015 tarihinde tamamlanarak binalar hesabına alındığı yine davalı şirketin muhasebe kayıtlarına göre 31.12.2017 tarih ve ... nolu yevmiye kaydı ile yapılan harcamaların tamamının ...’nun alacağından mahsup edilmek suretiyle şirketin kayıtlarından tavuk çiftliği ve müştemilatının çıkarıldığı,  davacı tarafça her ne kadar yap-işlet-devret sözleşmesi gereği tavuk çiftliklerinin davalı şirketin mülkü olduğu iddiasında bulunulmuş ise de, buna ilişkin olarak dosyaya belge sunulmadığı, bu itibarla tavuk çiftlikleri üzerinden çıkma payı belirlenemeyeceği anlaşılmakla davacının çıkma yapı olan 2.298.886,08TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>Yargıtay . Hukuk Dairesinin 12/06/2019 tarih  ... esas,  ... karar sayılı kararı; \"...Yerel mahkemece, karşı davalı K.U.'in karşı-davacı limited şirket ortaklığından çıkarılmasına ve ortağın ayrılma akçesinin ödenmesine, ayrılma akçesi üzerinden nisbi karar ve ilam harcı ile nisbi vekalet ücretinin karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Oysa, davanın niteliğine göre maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi gereğince delaletiyle 1086 sayılı HUMK 438/7 maddeleri gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir... \" şeklindedir.<br>İstanbul BAM . Hukuk Dairesi ... esas, ... karar sayılı kararı ile;<br>\"...Dava konusu ortaklıktan çıkarmadır. Limited şirket ortaklığından çıkarılma davası konusu para ile değerlendirilebilen nitelikte dava değildir. Ortaklıktan çıkarılma davası ile birlikte hüküm altına alınan ayrılma akçesi , ortaklıktan çıkarılma yönünde verilen kararın sonucu niteliğindedir.  Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde, o tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücret belirlenmesi gerekir...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkememizce de benimsenen yargıtay ilamı ile istinaf mahkemesi kararında belirtildiği üzere ortaklıktan çıkma hükmü kurulduğu takdirde çıkma payı üzerinden nispi harç ve nispi vekalet ücreti değil, maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yargılama giderleri buna göre tayin edilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davasının KABULÜ ile ;<br>a) Davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin FESİH ve TASFİYESİNE yönelik talebinin REDDİNE, bunun yerine davacı ...'nun, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı  ... Tic. Ltd. Şti.'nin ORTAKLIĞINDAN ÇIKARILMASINA,<br>b) Karar kesinleştiğinde, davacı  ...'nun, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'deki %30'luk sermaye payına isabet eden 21.600 adet HİSSESİNİN, ... Tic. Ltd. Şti.'ne DEVRİNE,<br>c) Davacı  ...'nun, ÇIKMA PAYI BEDELİ olarak 2.298.886,08 TL alacağın, karar tarihi olan 04/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, <br>2-Dava açılırken peşin olarak alınan 27,70TL ve yargılama sırasında alınan 29.913,00TL tamamlama harcı toplamı olan 29.940,70TL harçtan, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL maktu harcın mahsubu ile bakiye kalan 29.513,10TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan 27,70TL başvuru harcı, 427,60TL karar ilam harcı, 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 4,10TL vekalet suret harcı, 2.118,65TL keşif harçları, 23.245,00TL bilirkişi ücretleri ve 488,80TL posta, tebligat ve keşif masrafları olmak üzere toplam 26.473,95TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  <br>4-AAÜT'ye göre maktu 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, <br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili taraflara  iadesine,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2024<br>                    <br>Başkan ...                   Üye ...                    Üye ...                  Katip ...<br>e-imzalıdır                e-imzalıdır            e-imzalıdır             e-imzalıdır  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b7705a9bb8c2bae","SID":"b9b5b161e31de630"}}