{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t         K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t       <br>ESAS NO\t: 2021/41 <br>KARAR NO\t: 2024/1671<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...    ...<br>ÜYE \t: ...\t           ...<br>ÜYE \t: ...                         ...<br>KATİP \t: ...                       ... <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  09/07/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2016/831E., 2020/318K.<br>DAVACI\t\t\t <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t     \t<br>\tDavacı ve davalı vekillerince,  yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı borçlu arasında 15.03.2016 tarihinde dokuz ay süre ile geçerli olmak üzere Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, davalı-borçlu tarafça düzenlenen fesih beyanında sözleşmenin feshini gerektirecek hiçbir haklı neden belirtilmediğinden ve müvekkilinin sözleşme gereklerine aykırı herhangi bir davranışı bulunmadığından davalı tarafça kabul ve taahhüt edilmiş olduğu üzere bakiye sözleşme bedelinin tamamının muaccel hale geldiğini, davalı borçlu tarafından müvekkilinin hak etmiş olduğu bir başka alacak kalemi olan sözleşmenin ilk iki ayına karşılık gelen bakiye danışmanlık ücretinin de ödenmediğini, tüm bunların üzerine, davalı - borçluya Kadıköy 26. Noterliğinin 12411 yevmiye numaralı ve 17.06.2016\ttarihlî İhtar gönderilerek hem davalı-borçlunun göndermiş olduğu faks mektubuna karşı cevapları hem de iki aylık süreye ilişkin bakîye danışmanlık ücretinin ve sözleşmenin 7. maddesi uyarınca muaccel hale gelen sözleşme bedelinin tamamının, ihtarın tebliğini müteakip üç gün içerisinde ödenmesine ilişkin ihtarname gönderildiğini, ihtarda belirtilen süre içersinde alacakları ödenmediğinden davalı borçlu aleyhine ilamsız icra yolu île takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazlarının haksız ve mesnetsiz olup müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak kastı ile yapıldığını, haklı sebeplerin varlığı dışında fesih yasağı olduğunu bilen ve kabul eden davalı tarafın, son derece kötüniyetli davranarak müvekkilinin hak etmiş olduğu alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalı-borçlunun itirazının reddi ile davalı-borçlu aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itirazın iptalini talep ettiği Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/16006 E. Sayılı icra takip dosyasında takip konusunun ne olduğunun belli olmadığını,  itirazın iptali istenilen takibin hangi borçla alakalı olarak başlatıldığının belirsiz olduğunu, davacının iş bu dava dilekçesinin ise taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olduğunu, dolayısıyla takip konusu olmayan bir sözleşme dayanak gösterilerek itirazın iptali davası açılmış olmakla bu durumun itirazın iptali davasının temeline aykırılık teşkil ettiğini, itirazın iptali talebinin ancak itiraz edilen takip konusu borç ile alakalı olarak açılabileceğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, 15 Temmuz darbe girişimi ve ekonomik sıkıntıların  söz konusu organizasyonun iptalini getirdiğini, organizasyonu iptal edenin ise bu tarz fuarlara onay veren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin Fuar Düzenleme Komitesi olduğunu, yani müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş bir iptal bulunmadığını, sözleşme konusunun en baştan imkansız duruma geldiğini, İSEF 2016 'nın yapılmayacağını, davacı yanın bunu bildiği halde haksız bir şekilde alacak peşinde koştuğunu,  sözleşmeye göre kararlaştırılan %1'lik günlük faizin Borçlar Kanunun 88 ve 120. maddelerindeki akdi ve temerrüt faizi ile ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, sözleşme imzalandıktan sonra ilk ayın bedelinin müvekkili şirket tarafından davacı yana ödendiğini, ancak sözleşme doğrultusunda davacının üzerine düşen yükümlülük ve sorumluluklarının hiçbirisini yerine getirmediğini, bu organizasyon için Network ağı oluşturacak davacı yanın bunu gerçekleştirmediğini, organizasyonun yapılma ihtimalinin düşmesi üzerine haklı sebebin olduğu gerekçesiyle müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, itirazın iptali davasında ispat yükünün davacı yanda olduğunu, buna göre davacının, sözleşme doğrultusunda hangi edimleri yerine getirdiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddine ve  kötüniyetli olan davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Dava: itirazın iptali davasına ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. <br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu \"Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)<br>    (Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>    (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.<br>    İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.<br>    Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.\" hükümlerini haizdir. <br><br>Dosyanın mali müşavir ve hukuk uzmanı bilirkişiden alınan 25/07/2017 tarihli raporundan özetle, \" taraflar arasındaki sözleşmenin 31.05.2016 tarihli faks ile davalı yanca tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla, sözleşmenin maddesine göre bakiye sözleşme süresine isabet eden ( taleple bağlı kalınarak ) 45.000,00 TL asıl alacak ve 808,00 TL İşlemiş faiz olmak üzere davacının takip tarihi itibariyle toplam alacağının 45.808,80 TL olduğu, bu miktar davacı alacağı için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilebileceği, takip tarihi itibariyle mevcut 45.000,00 TL davacı asıl alacağına tahsil tarihine kadar olan dönem için; sözleşme ile kararlaştırılmış akdi faiz oranı bulunması, ancak temerrüt faizi kararlaştırılmamış olması sebebiyle, TBK.'nun 120. Maddesi 3. Fıkrası gereğince, sözleşme ile belirlenmiş yıllık 240 İş günü esası ile % 240 akdi faiz oranının uygulanabileceği \" şeklinde kanaat bildirmişlerdir. <br>Rapora karşı itirazlar sonucu dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan 22/05/2018 tarihli raporundan özetle, \" Davacı ve davalı taraflar arasında 15.03.2016 tarihli yazılı Danışmanlık Sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin 31.05.2016 tarihli fax mesajı ile davalı yanca tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla, sözleşme maddesine göre bakiye sözleşme süresine isabet eden ( taleple bağlı kalınarak ) 45.000,00 TL alacağın 5.000,00 TL’lik kısmı ödendiğinden 40.000,00 TL asıl alacak ve 387,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.387,18 TL davacı alacağı için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilebileceği, Takip tarihi itibariyle mevcut 40.000,00 TL davacı asıl alacağına tahsil tarihine kadar olan dönem için sözleşme ile kararlaştırılmış akdi faiz oranı bulunması, ancak temerrüt faizi kararlaştırılmamış olması sebebiyle, TBK.’nun 120. Maddesi 3. Fıkrası gereğince, sözleşme ile belirlenmiş yıllık 240 iş günü esası ile % 240 akdi faiz oranının uygulanabileceği, % 20 icra İnkar tazminatı ile ilgili davacı talebinin; alacağın 10.000,00 TL.'lik kısmının faturaya dayalı ve likit olması, 30.000,00 TL’lik kısmının ise faturaya dayalı olmayıp yargılamayı gerektirmesi sebebiyle Mahkemenin takdirinde olduğu \" şeklinde kanaat bildirmişlerdir. <br>Anılan bilirkişilerden alınan 23/10/2018 tarihli ek rapordan özetle, \" Taraflar arasındaki sözleşmenin 31.05.2016 tarihli fax mesajı ile davalı yanca tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla, sebepsiz olarak yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığı, sözleşme konusu fuarın 16 Kasım 2016 tarihinde iptali ile fesih şartının gerçekleştiği, bu tarih itibariyle sözleşme konusuz kaldığından, feshin bu tarihi itibariyle haklı sebeple gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, davacının icra takip tarihi İtibariyle davalı şirketten 42.200,00 TL asıl alacak ve 753,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.953,09 TL alacaklı olduğu, bu miktar davacı alacağı İçin itirazın iptali ile takibin devamına karar verilebileceği, takip tarihi İtibariyle mevcut davacı alacağına, tahsil tarihine kadar olan dönem için sözleşme île belirlenmiş akdi faiz oranı bulunması, ancak ayrıca temerrüt faizi kararlaştırılmamış olması sebebiyle, TBK'nun 120. Maddesi 3. Fıkrası gereğince gecikilen her işgünü için günlük % 1 akdi faiz oranının uygulanabileceği '  şeklinde kanaat bildirmiştir. <br>Davalı tarafından her ne kadar sözleşmenin Kasım 2016 tarihinde feshedildiği iddia edilse de dosyada bulunan faks mesajından sözleşmenin 31.05.2016 tarihinde darbe girişiminden önce davalı tarafından feshedildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının mücbir sebep nedeniyle ya da odalar ve borsalar birliğince fesh edildiği talebi kabul edilmemiştir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu \"   2. TEMERRÜT FAİZİ<br>      A. GENEL OLARAK<br>    Madde 120- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.<br>    Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.<br>    Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.\" hükümlerini haizdir. <br>Gecikme faizine yönelik TBK 120/2 hükmü uygulanmış, yasal faizin (yıllık %9) yüzde yüz fazlası (yıllık %18) dikkate alınarak takipten sonra temerrüt faizine hükmetmek gerekmiştir. <br>İcra inkar tazminatı yönünden alacak tutarının yargılamayı gerektirmesi, likit olmaması nedenleriyle reddi gerekmiştir. <br>Bilirkişi raporları açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınarak...\" gerekçesi ile \"...Davanın KISMEN KABULÜNE, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/16006 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 42.200,00-TL asıl alacak, 753,09-TL işlemiş faiz üzerinden yıllık %18 faiz oranı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalı borçlunun itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğine dair iddialarını ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını, davanın konusuz kaldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemece tespit edilen faiz oranının hatalı olup sözleşeme ile belirlenen faizin asıl alacağa uygulanması gerektiğini, her iki tarafın da tacir olup işin ticari olduğunu, taraflarca sözleşme ile serbestçe belirlenen faiz oranının uygulanması gerektiğini, takibe haksız olarak itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: sözleşmeden kaynaklı olarak başlatılmış bir icra takibi olmadığını, dayanılan sözleşmede ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna yönelik tek bir delil sunmadığını, bilirkişi raporlarında da ispat yükünün davalıya yüklendiğini, sözleşmenin 15.07.2016 tarihli darbe girişimi sonrası konusuz kaldığını, bilirkişi raporları sonrası dosyaya gelen belgelerin bilirkişilere sunulup ek rapor istenmediğini, TOBB tarafından gelen cevabi yazıda iptale ilişkin resmi yazının 09.11.2016 olmakla birlikte iptal gerekçesinin 15 Temmuz darbe girişimi olduğunu, HMK 267 md. aykırı olarak iki kişilik bilirkişi heyetinin raporuna itibar edilmemesi gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>I-İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından sözleşme kapsamında hizmetin verildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Davacı ile davalı arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinin ikinci maddesine göre, sözleşmenin konusunun davalının gerçekleştireceği ISEF 2016 Uluslararası Girişimcilik Zirvesi ve Fuarına davacı tarafından verilecek danışmanlık hizmetini kapsadığı, sözleşmenin üçüncü maddesine göre, sözleşme süresinin dokuz ay olup başlangıç tarihinin 15/03/2016 sona erme tarihinin 15/12/2016 olarak belirlendiği, sözleşme süresinin sona ermesinden bir ay öncesinde taraflardan herhangi birisinin iş bu sözleşmeyi yazılı olarak yenilemeyeceğini bildirmemesi durumunda ise sözleşmenin aynı şartlarla kendiliğinden bir yıl süre ile yenilenmiş kabul edileceği, aynı şartlarla yenilenerek varlığını muhafaza edeceğinin düzenlendiği, Hizmet Bedeli ve Şartları başlıklı dördüncü maddesinde ise; sözleşme kapsamında verilecek danışmanlık hizmetlerinin karşılığı olarak davacının davalıya her ayın 15. gününde 5.000,- TL + KDV hizmet faturası keseceği, bu faturaya binaen ödemelerin fatura tarihini takip eden 3 iş günü içerisinde davacının ... Bankasındaki hesabına yapılacağı, hizmet bedellerinin aylık bazda peşinen ödenmesine müteakip davacı ...'ın aylık bazda danışmanlık hizmeti sunacağı, zamanında yapılmayan ödemelerde gecikme yaşanılan her iş günü başına o aya ait bedel üzerinden %1'lik gecikme farkı ekleneceği hususunun eklendiği, sözleşmenin yedince maddesinde ise Fesih Yasağı ve Usulü başlıklı düzenlemede ise; tarafların sözleşmenin ilk süre olarak anılan 9 aylık müddetine ilişkin dönemde haklı sebeplerin varlığı dışında sözleşmeyi feshedemeyeceklerini, ancak ...'ın bu sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği açık ve net bir biçimde ortaya çıkarsa ...'un sözleşmeyi feshedebileceği, bunun dışında ...'un sözleşmeyi feshetmesi halinde ...'ın  bakiye sözleşme bedelinin tamamına hak kazanacağı ve bu fesih iradesini müteakip 5 iş günü içerisinde ...'ın bilinen banka hesabına bedeli nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettikleri anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı alacağını tahsil edemediği, sözleşmenin davalı tarafından haksız fesih edildiği iddiası ile başlangıçtaki 2 aylık süreye ilişkin bakiye danışmanlık bedeli  ve ve sözleşmenin 7. maddesi uyarınca muaccel hale gelen sözleşme bedelinin tamamının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece davacının sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında inceleme yapılmaksızın alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Sözleşmenin imzalanması tek başına yeterli değildir, sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilmesi gerekir. Bu kapsamda mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiştir. Öncelikle davacının sözleşmeden kaynaklı danışmanlık hizmeti edimini yerine getirip getirmediği, yerine getirilen edimlerin neler olduğu, bu kapsamda davacı delillerinin ve davalının aksi yöndeki savunmalarının birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.   <br>Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-Kaldırma kararının niteliğine göre davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.\t<br><br>HÜKÜM \t\t\t: <br>1-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK m. 353/1,a.6. gereğince, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/831E., 2020/318K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/07/2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>2-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Peşin alınan istinaf karar harçlarının iadesine.<br>\t4-.Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t11/12/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  11/12/2024<br>\t\t\t\t<br>  <br>          \tBaşkan ...                 Üye ...                 Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d901a516161df40","SID":"ac14116a0998b034"}}