{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...-T.C. Kimlik no:...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVALI\t: ...-<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 19/05/2023 tarihinde, ... kurallara uygun bir şekilde bekleme halindeyken, maliki ..'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davacının aracını emniyet şeridine çektiğini ve aracın uyarı işaretlerini yaktığını, karşı yanın kontrolsüz bir şekilde gelerek davacının aracına çarptığını, karşı tarafın aracının davalı ... tarafından sigortalandığını, sigorta şirketine 20/09/2023 tarihinde değer kaybı ve bakiye hasar bedeli için başvuruda bulunduklarını, başvurularının aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ilk etapta davacının aracında meydana gelen 10,00 TL bakiye hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybının davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 06/09/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, 10,00 TL lik bakiye hasar bedeli taleplerini 32.758,20 TL ye, 50,00 TL lik değer kaybı bedeli taleplerinin 28.507,60 TL ye yükseltilerek davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, işbu davaya ilişkin olarak davacıya 22/06/2023 tarihinde 12.500,00 TL hasar tazminatı ve kazaya karışan dava dışı ... plakalı araç için ...'a 23/06/2023 tarihinde 10.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, karşı tarafça maddi hasarı gösteren bir faturanın da dosyaya sunulmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... istikametinden gelip ... istimatine seyir halinde olan davacı aracının ... kavşağını kaçırdığı için solun sağındaki emniyet şeridinde beklerken aynı yön ve istikamette yolun sağından seyir halinde olan davalı ... şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün havanın sisli olması ve davacı aracını son anda farketmesi sonucu davacı aracına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı ... şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün %55 davacı araç sürücüsünün ise  %45 oranında kusurlu olduğu ve serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 51.832,00 TL, hasar onarım bedelinin 82.287,67 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, bedel artırım beyanı, meydana gelen kazada tarafların kusur oranları ve davalı ... tarafından 22/06/2023 tarihinde davacıya yapılan 12.500,00 TL'lik hasar ödemesi dikkate alınarak davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı tarafından sigortalanan aracın hususi otomobil olması nedeniyle yasal faiz işletilmesine; Trafik sigortasında 2918 sayılı kanunun 99. maddesi gereğince sigortacı başvurudan itibaren 8 iş günü içinde zararın giderilmesi gerektiğini, zarar gidermeyen sigortacının 8 iş gününün dolmasından sonra temerrüte düşeceğini, somut olayda davacı tarafından davalı sigortaya 20/09/2023 tarihinde başvuru yapıldığını 8 iş günü içerisinde davalı tarafından zarar giderilmediği, bu haliyle davalının 03/10/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle, değer kaybı istemi yönünden 03/10/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesine; somut olayda, davalı ... tarafından davacıya 22/06/2023 tarihinde hasar bedeline ilişkin kısmi ödeme yapıldığı, bu haliyle davalının kısmi ödeme tarihi olan 22/06/2023 tarihi itibariyle mütemerrit olduğuna  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; somut olayda,  6100 Sayılı HMK.'nın 293. maddesi kapsamında \"Uzman Görüşü\" olarak dosyaya ibraz edilen kusur raporu ile de tevsik edildiği üzere, yolun sağındaki emniyet şeridi içerisinden şerit değiştirerek yolun soluna yönelen ve arka taşıt trafiğini kontrol etmeden hatalı ve tehlikeli biçimde doğrultu değiştiren davacı araç sürücüsünün asli kusurlu olması gerekirken istinafa konu kararda davacı araca tali kusur atfedildiğini ve rapora itirazları dikkate alınmayarak adli tıp kurumundan rapor aldırılmadığını, tek uzmanla kusur ve zarar tespiti yapılan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne %55 asli kusur atfedilerek hatalı bir hüküm kurulduğunu, kusur, fahiş zarar tespiti ve sair tüm değişkenler yönünden hükmü kül halinde istinaf ettiklerini, davanın reddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigortalı aracın asli kusurlu olarak \"arkadan çarpma\" kuralını ihlal ettiğine dair tespitte bulunulsa da fotoğraflardan görüleceği üzere davacının emniyet şeridi içerisinden doğrultu değiştirip sola dönüş yaparak sağ şeritte seyir halindeki sigortalı aracın önüne çıktığı ve fren tedbirine başvuran sigortalı aracının duramayarak sol yandan davacı araca çarptığının anlaşıldığını, bu sebeple asli kusurlu olarak sigortalı araca %55 kusur izafe edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hiçbir dayanağı bulunmayan tespitin kabul edilerek ve itirazlarına rağmen Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmayarak hüküm altına alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ile değer kaybı talebine ilişkindir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; ayrıca zarar görenin, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince trafik kazalarında motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı da dava açabileceği belirtilmiştir.<br>Çözümü hukuk bilgisi dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği için bilirkişiye başvurulduğu hâllerde mahkeme, bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması için kendiliğinden veya tarafların itirazı üzerine bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Ayrıca bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. (YHGK'nın 01/06/2021 tarihli ve 2017/11-2480 E., 2021/657  K. sayılı kararı).<br>Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın emniyet şeridi/bankette bulunuyorken kazanın meydana geldiği görüşü ifade edilmiş, mahkemece yargılama sırasında alınan 22/04/2024 tarihli bilirkişi ...'in raporunda ise, davacının aracının banket üzerinde duraklamadığı, dönüşü kaçırması nedeniyle fren izlerine göre sağ şerit üzerinde durakladığı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece ikinci kez alınan yine tek kişilik 21/07/2024 tarihli ...'in bilirkişi raporunda bu kez, davacının aracının emniyet şeridi/banket üzerindeyken kazanın meydana geldiği görüşü sunularak kusur dağılımı yapılmıştır. İlk derece mahkemesince ise, bilirkişi raporunda farklı varsayımlara dayalı olarak rapor tanzim edilmesine rağmen, neden esas alındığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin son kusur bilirkişi raporunun sonuç bölümüne göre hüküm kurulmuştur. Bunun yanı sıra, davalı vekilinin sunduğu 02/11/2024 tarihli bilirkişi ... tarafından sunulan uzman görüşünde, kazanın davacının hatalı şerit değiştirmesi neticesinde gerçekleştiği kanaati sunulmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin, bilirkişi raporlarında açık şekilde çelişki bulunmasına rağmen, bu çelişkileri giderir şeklide rapor alınmaksızın ve hangi nedenle son bilirkişi raporuna üstünlük tanıdığı hususunda açıklama yapmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince, kazadaki kusur durumlarının tespiti yönünden kaza tespit tutanağı ile raporlar arasındaki çelişkiyi giderir, tarafların itirazlarının tartışıldığı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde üç kişilik Karayolları Fen Heyeti üyelerinden veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten rapor alınarak belirlenecek kusur oranına göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>Diğer taraftan, davacıya ait aracın kaza tarihinden önce 3 adet tramer kaydı bulunmasına rağmen,  hiç kazası bulunmayan araçların rayiç değeri esas alınarak değer kaybı hesaplaması yapan bilirkişi raporuna göre karar verildiği tespit edilmiştir. Eksper bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığından,  dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile davacıya ait aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki durumu ile 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti yaptırılıp, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...'nin  ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davalı tarafından yatırılan 1.473,90 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa32ac8ad004214b","SID":"09dd3a73b2863623"}}