{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1476 <br>KARAR NO: 2024/1770<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/05/2021<br>NUMARASI: 2018/198 Esas - 2021/238 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... T.A.Ş.'ye ait sıcak çekilmiş rulo sac emtiasının İskenderun'dan Gemlik'e nakliyesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, emtianın 09.12.2016 tarihli 1 ve 2 nolu konşimentolar tahtında ... gemisine sağlam olarak yüklendiğini, 15.12.2016 tarihinde tahliye işlemleri sırasında yağmur yağışının başlaması üzerine ambar kapağının kapatılamaması sonucunda emtiaların, yağmur suyundan etkilenerek hasarlandığını, taşıyan/ donatan sıfatına sahip olan davalı şirketlerin meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, yapılan eksper incelemesi ile belirlenen  6.946,25 USD'nin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik  itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş.vekili, savunmasında özetle; geminin tahliyesi işlemlerinin müvekkilleri veya gemi çalışanları tarafından gerçekleştirilmediğini, hasarsız şekilde Gemlik Borusan Limanına taşınan emtianın müvekkilinin uhdesindeyken hasarlanmadığını, yağışının başlaması ve ambar kapağının kapatılamaması nedeni hasar oluştuğunun belirtilmesine karşın bu yönde bir tespit bulunmadığını, hasarın tam olarak neden kaynaklandığına ilişkin delillere dayalı bir tespit bulunmadığını, tahliye işlemleri sırasında oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddialarını 03.05.2017 tarihli ekspertiz raporuna dayandırdığını, oysa 16.12.2016 tarihli protesto mektubunun düzenlenmesinden uzun süre sonra tespitin yapıldığını, tahliyeden uzun süre sonra 23.12.2016 tarihinde ... fabrikasında tek taraflı tespitlere düzenlenen ekspertiz raporuna itibar edilemeyeceğini, emtianın tespit işlemi için ... fabrikasına taşınırken de hasarlanmış olabileceğini, nitekim 12 adet sac rulonun hasırlandığı iddiası ile ekspertiz incelemesi yapılmasına rağmen, sadece iki ruloda hasar belirlendiğini, ekspertiz raporunda baz alınan birim fiyatların emsal araştırılması yapılmaksızın tek taraflı belirlendiğini, tahliye işleminde yer almayan ve kusuru bulunmayan müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, Limanlar Yönetmeliğinin 26. maddesine göre kıyı tesislerine bağlanmış veya yanaşmış olanlar ile demirleme sahalarındaki gemi ve deniz araklarının tahmil ve tahliye hizmetlerinin kıyı tesisi işletmesi koordinesinde yerine getirileceğini, hasarın tahliye işlemleri sırasında gerçekleşmiş olması halinde, tek taraflı tespite itibar edilemeyeceğini savunarak, davanın reddiniistemiştir. Davalı ... Taşımacılığı A.Ş. vekili, savunmasında özetle;  müvekkilinin geminin donatanı olmadığını, dava konusu ... gemisinin ... işletmeciliğini (uluslararası emniyetli yönetim sistemi) yaptığından müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, ... işletmeciliğinin müvekkiline donatan sıfatı kazandırmadığı gibi herhangi bir sorumluluk da yüklemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... dava konusu taşıma için düzenlenen konişmentoda yükün harici durumuna ilişkin kayıtlar bulunmaktadır. Konişmento dışındaki delillerle bu kayıtların aksi ispatlanmış olmadığından, konişmento kayıtları çerçevesinde dava konusu yükün gemiye yüklenmeden önce ıslak ve kısmen paslı olduğunun kabulü gerekir. TTK 1178/2 maddesi  uyarınca taşıyan eşyanın uğradığı zarardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Dava konusu olayda ise konişmento kayıtları çerçevesinde zarara neden olan ıslanma hasarının eşya taşıyanın hakimiyetine geçmeden önce mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosyada bulunan 16/12/2016 tarihli Protesto Mektubunda 'boşaltma operasyonu başlamadan önce 1 numaralı ambarda bulunan 12 ruloda yağmur suyu gözlendi' ifadesi yer almaktadır. 16/12/2016 tarihinde Gemlik Limaııı'nda yapılan ekspertizde de 'ambar tabanında hala ıslak yerlerin bulunduğu' tespit edilmiştir, ekspertiz raporunda 'ambar kapaklarındaki arıza nedeniyle ambara yağmur suyu girdiğinin öğrenildiği'nden söz edilmekteyse de bu bilginin kaynağı rapordan anlaşılamamıştır. Raporda konişmentoda yer alan yükün harici durumuna ilişkin kayıtlara ise değinilmemiştir. Gerek protesto mektubu, gerekse ekspertiz bulguları karşısında yükün boşaltma sırasında ambarda iken yağmur suyuna maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde, konişmento kayıtları ile Protesto Mektubu ve ekspertiz bulgularının birlikte değerlendirilmesinden, zarara neden olan ıslanma hasarının eşya taşıyanın hakimiyetine geçmeden önce mevcut olduğu: boşaltma sırasında yükün yağmur suyuna maruz kalmasının ancak yükteki zararı arttırmış olabileceği bilirkişilerce belirtilmekle birlikte yükün yağmur suyuna maruz kalmış olmasının, yükte gemiye yüklemeden önce mevcut olan ıslanma ve paslanma hasarını ne oranda arttırdığı hususunda metalurji mühendisi bilirkişiden alınan teknik raporda ise , yağmur suyunun yapabileceği azami hasarı oluşturduğu görüşü bildirilmiştir. Bu kapsamra her ne kadar davaya konu taşıma öncesinde emtialardaki hasara ilişkin şerh konşimentoya derc edilmişse de, dosyaya sunulan eksper raporu, gözetim raporu ve olaylar çizelgesine göre, tahliye işlemleri esnasında yükün yağmur suyuna maruz kalmasının mevcut hasarı azami oranda artırdığı da teknin bilirkişi tarafından tespit olunmakla, tüm yüke ilişkin hasar kaydı konşimentoya derc edilmesine karşın bir kısım yükün tamamen zayi olması husus da gözetilerek; dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğu...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılI icra takip dosyasına yönelik itirazlarının iptaline, takibin 6.946,25 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanarak takibin devamına, şartları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece sunulan delillerinin değerlendirilmeden, davacının beyanları doğrultusunda karar verildiğini, müvekkili ... A.Ş'nin geminin donatanı olmayıp ... işletmecisi olduğunu, Yargıtay’ın emsal kararlarında belirlendiği üzere donatan sıfatı bulunmayan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 31.07.2019 tarihli ilk bilirkişi raporunda  müvekkili hakkında talepte bulunulamayacağının belirlendiğini, raporun müvekkilinin iddialarını desteklediğini ve rapordan sonra yeni bir delil sunulmadan müvekkili ... Taşımacılığı A.Ş yönünden husumet bulunmadığının kabulü gerektiğini, Gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkili ... Denizcilik A.Ş‘nin işlettiği geminin kaptanı tarafından 1 ve 2 nolu konşimentolara ve aynı tarihli mate receipte yükün durumuna ilişkin olarak, tüm kargonun atmosferik paslı olduğu, tüm kargonun istiflenmesi ve yüklemesinin açık alandan yapıldığı, yükleme öncesi ıslak olduğu, metal kayışların gevşek, kayıp ve kırık olduğu, ağırlık ve niteliğin yükletenin beyanı olduğu, bazı ruloların ovalize olduğuna  ilişkin tespitlerin yazıldığını, yapılan tespitlerden, emtianın daha gemiye alınmadan önce hasarlı olduğunun  belirlendiğini, yine mahkemece alınan 31.07.2019 tarihli kök raporda, konişmento kayıtları ile protesto mektubu ve ekspertiz bulgularının birlikte değerlendirilmesinden, zarara neden olan ıslanma hasarının eşya taşıyanın hakimiyetine geçmeden önce mevcut olduğunun belirlendiğini, boşaltma sırasında yükün yağmur suyuna maruz kalmasının ancak yükteki zararı arttırmış olabileceğin değerlendirildiğini, ayrıca ekspertiz raporunda konişmento kayıtlarından hiç söz edilmediği gibi bu olasılık da değerlendirilmediğinden, dosya üzerinden yapılan bir incelemede boşaltma sırasında yükün yağmur suyuna maruz kalmış olmasının, yükte gemiye yüklemeden önce mevcut olan ıslanma ve paslanma hasarını ne oranda arttırdığının bilirkişi kurulunca tespit edilemediği sonucuna varıldığını, 07.09.2020 tarihli ek raporda ise “Tahliye esnasındaki yağmur suyuna maruz kalma olayının hasarı artırmasının olası olduğu ancak hasardaki bu olası artışın miktarının eldeki veriler ve dava belgeleri üzerinden belirlenmesinin mümkün olmadığı, bu olası artışın miktarının ölçülebilmesi için hasarın oluşma zamanında bir analiz yapılmış olması gerektiği ve yine bu olası artışın emtiaların kullanılmaz hale gelmesinde yalnız başına bir etken olamayacağı, yalnızca mevcut hasarın etkisinin eldeki veriler ışığında tespit edilemeyecek bir oranda artırmış olabileceğine ilişkin görüş ve tespitlerine yer vermişlerdir.” tespiti yapıldığını, TTK'nın 1178/2 maddesine göre, eşyanın zıyaı veya hasarından eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğunu, oysa konşimentodaki kayıtlara göre yükün gemiye alınmadan hasarlı olduğunun tespit edildiğini,  buna rağmen mahkemece 23.12.2016 tarihinde ... Fabrikasında tek taraflı tespitler sonucunda düzenlenen 03.05.2017 tarihli ekspertiz raporu ve 16.12.2016 tarihli protesto mektubunun esas alınarak karar verildiğini, davacının bu iddiaları kanıtlayacak delil sunmadığını, protesto tarihinden uzun bir süre geçtikten sonra tek taraflı olarak hazırlanmış olan ekspertiz raporuna dayanarak müvekkiline kusur yüklendiğini, tek taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporunda konşimento kayıtlarının değerlendirilmediğini, konşimentodaki kayıtlar ile mate receipt kayıtlarının aksini ispatlayacak her hangi bir belge sunulmadığını, Mahkemece, sunulan bilirkişi raporlarının yeterli olduğu kabul edilerek karar verildiğini, oysa kök ve ek rapora göre davacının iddiaların aksine emtianın gemiye yüklenmeden önce hasarlı olduğunu, mahkemece 01.12.2020 tarihli duruşmada tahliye esnasında yağmur suyuna maruz kalma olayının hasarı ne oranda artırmış olabileceği ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti için yeni bilirkişi atandığını, yeni bilirkişinin hazırladığı 09.02.2021 tarihli raporun yeterli olmaması nedeniyle, mahkemece 04.03.2021 tarihli duruşmada, emtiaların hasar öncesi durumu dikkate alınarak yağmur suyuna maruz kalmanın hasarı ne oranda artırmış olabileceği hususunda ek rapor istendiğini, sunulan 05.04.2021 tarihli ek raporda; kök rapordaki tespitlerin geçerli olduğunun tespit edildiğini, kök raporun tamamen ekspertiz raporuna göre hazırlanması nedeniyle hüküm vermeye yeterli olmamasına rağmen, mahkemece bu raporun esas alınarak karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyanlardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu taşıma ilişkisinde, dava dışı sigortalı ... Fabrikaları  AŞ'ye ait  olan ve davacı şirketçe nakliye rizikolarına karşı Emtea Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına sıcak çekilmiş rulo saç emtiasının İskenderun Limanı'ndan Gemlik'e davalı ... Şirketi'nin donatanı olduğu ... gemisi ile taşındığı açıktır. Emtianın taşınmasına ilişkin konşimentoda davalılardan ... AŞ'nin taşıyan olarak yer aldığı ve navlun faturasının anılan davalı tarafından düzenlendiği, dosyadaki Liman yazılarından anılan davalının geminin Donatanı olduğu belirlenmiştir. TTK'nın 1061. maddesinde donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanılan gemi maliki olarak tanımlamıştır. 2. fıkrada ise kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerde donatan sayılmıştır. Anılan madde gereğince, davalı ... AŞ'nin geminin donatanı olduğu ve taşıma sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle taşıyıcı olarak sorumlu olduğu açıktır. Ancak davalı ... Taşımacılığı AŞ'nin donatan sıfatı olmadığı gibi herhangi bir taşıma belgesinde de adının geçmemesi nedeniyle taşıma ilişkisinin tarafı olmadığı belirlenmiştir. Nitekim alınan bilirkişi raporlarında bu hususa işaret edilmiştir. Davalı savunmalarından, anılan davalının geminin ... işletmeciliğini yaptığı belirlenmiştir. Bu davalının geminin yöneticisi olduğu, donatan ile yönetici arasındaki vekalet ilişkisi olması nedeniyle, anılan davalının taşımadan kaynaklı zararlardan sorumlu olmadığı açıktır. Her iki davalı arasındaki ilişkinin gemi yönetimi sözleşmesi olduğu, bu sözleşmede donatan ile yönetici arasında akdedilen, donatana ait gemilerin ticari, teknik veya diğer alanlardaki yönetiminin tümüyle ya da bir kısmının yöneticiye bırakıldığı ve yöneticiye bu edimin karşılığı olarak ücret ödendiği bir sözleşme olduğu belirlenmiştir  (Şeker Oğuz, Zehra, Gemi Yönetimi Sözleşmesi, İstanbul, 2013, s.8). Davalının bir çalışanının veya yetkilisinin hasar oluşumundan sonra hasar ödemesine ilişkin bir görüşme yapmış olması, bu davalıyı taşıtan yapmayacağı gibi her iki davalının muamele merkezinin aynı yerde olmasının da davalıyı taşıyan olarak sorumlu kılmaz. Davacının, davalı  ... Taşımacılığı AŞ'nin gerçek donatan olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmadığı, esasen  geminin birden fazla donatanı bulunmadığı ve taşıma sözleşmesinin her iki davalı ile birlikte yapıldığının kanıtlanmadığı açıktır. Davacının, her iki davalı arasında tüzel kişiliğin perdelenmesi şeklinde işlem yapıldığına ilişkin bir savunması da bulunmadığından, bu davalıya yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.  Bu nedenle davalı ... Taşımacılığı AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; yukarıda belirtildiği gibi davalı ... Denizcilik AŞ, geminin donatanı olup taşıma belgelerine göre taşıyıcı konumundadır. Dava konusu emtianın, taşıma rizikosuna karşı sigorta örtüsü altına alındığı, hasar sonrası ekspertiz incelemesi yapılarak sigortalısına ödeme yapan davacının halefiyet ilkesine göre talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle kural olarak taşıyanın sorumlu olduğu kabul edilmelidir. TTK'nın 1178. maddesi gereğince, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar ve teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmesi şartıyla sorumludur. Taşıma konusu emtianın teslimi sırasında konşimentoya ve kaptan tarafından düzenlenen ve niteliği bilirkişi raporunda açıklanan mate receipt belgesine, kargonun atmosferik paslı olduğu, tüm kargonun istiflenmesi ve yüklemesinin açık alandan yapıldığı, yükleme öncesi ıslak olduğu, metal kayışların gevşek, kayıp ve kırık olduğu, ağırlık ve niteliğin yükletenin beyanı olduğu, bazı ruloların ovalize olduğuna ilişkin tespitlerin çekince olarak yazıldığı anlaşılmıştır.  Bu durumda emtia tespit edildiği şekliyle taşıtana teslim edilmiştir. Bunun yanında, tahliye limanında yapılan boşaltma sırasında yağmur yağdığı ve gemi ambar kapağının arıza nedeniyle geç kapatılması sonucu yükün ıslandığı hususları kök bilirkişi raporunun 11. sayfasında tespit edilmiştir. Kök ve ek bilirkişi raporlarında emtianın hasarlı olarak teslim alındığı ancak yükün taşımacının kontrolünde iken de suya maruz kalması nedeniyle yükteki zararın artmış olabileceği değerlendirilmiş ancak sonradan meydana gelen ıslanma nedeniyle zararın gerçekte ne miktarda arttığı tam olarak tespit edilememiştir. Bilirkişi raporuna göre sovtaj değeri dikkate alınarak yükteki tam hasar 6.946,25 USD'dir. Mahkemece alınan ek raporda farklı bir değerlendirme yapılmaması üzerine, mahkemece metalurji konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, taşıma belgelerinde eşyanın tespit edilen hâliyle sonradan oluşan yağmur ıslanması nedeniyle zararın ne ölçüde arttığına ilişkin hesap yapılması istenmiştir. Ancak bu raporda somut bir tespit yapılmadan emtianın kullanılamaz hâle geldiği ve hasarın 6.946,25 USD olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ışığında, emtianın taşıyıcıya kısmi hasarlı olarak teslim edildiği açıktır. Tahliye limanında, tahliye sırasında yağan yağmur nedeniyle emtianın ıslandığı ve bu ıslanmanın hasarı artırdığı da teknik olarak tespit edilmiştir. Bu durumda teslim sırasındaki hasar durumuna göre, sonradan taşımacının sorumluluğundaki dönemde yağan yağmur ve emtianın su içinde kalması nedeniyle artan hasardan taşımacının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. İki rulo emtianın oluşan her iki hasar sonucu tam zayi olduğu ve sovtaj değeri mahsup edildiğinde 6.964,25 USD zarar bulunduğu belirlenmiştir. Bu zararın ne kadarının davalının sorumluluğu altında meydana geldiği tam olarak belirlenememiştir. Zararın tam olarak belirlenememesi durumda, TBK'nın 114/son maddesine göre sözleşmeler hakkında uygulama imkanı bulunan TBK'nın 51. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddeye göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutarak belirler. TBK'nın 52. maddesinde ise zarar gören, zararı gören fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Teslim edilen emtiada başlangıçta hasar bulunduğu ancak taşıma sırasındaki kusur nedeniyle yağmur suyu ile bu hasarın arttığı ve sonuçta iki rulo emtianın kullanılmaz hâle geldiği belirlenmiştir. Davalı uhdesinde meydana gelen zararın miktarının tam olarak belirlenememesi karşısında, anılan yasa hükümlerine göre taşımacının takdiren zararın yarısından sorumlu tutulması hakkaniyet kurallarına uygun olacaktır. Bu nedenle davalı vekilinin diğer istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/3. maddesi gereğince, ret sebepleri farklı olduğundan, her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davalı ... Taşımacılığı AŞ aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-... Denizcilik AŞ aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile bu davalının, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelttiği itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptaline, 3.473,12 USD asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına; bu davalı aleyhindeki fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 3-Şartları oluşmadığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 4-HK uyarınca alınması gerekli 933,43 TL harçtan, peşin alınan 329,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 604,37 TL harcın davalı  ... Denizcilik AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça sarf edilen 383,46 TL harç giderinin davalı ... Denizcilik AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece aşamasında harç dışında sarf edilen 281,50 TL posta gideri,  4.200,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.481,50 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre belirlenen 2.240,75 TL'lik bölümünün davalı ... Denizcilik AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,  bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 13.664,66 TL vekalet ücretinin davalı ... Denizcilik AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 13.664,66 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı   ... Denizcilik AŞ'ye verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 27.329,32 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ... Taşımacılığı AŞ'ye verilmesine, 10-Artan delil ve gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine,11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a)Davalılarca yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,b)Davalılarca sarf edilen 162,10 TL başvuru harcı gideri, 38,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 200,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,12-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,13-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.12.2024  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5bc5ee0d447cee3","SID":"d4764405bd7b3606"}}