{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1261 <br>KARAR NO: 2024/1761<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2024<br>NUMARASI: 2024/293 E.  - 2024/298  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin, uzun yıllar boyunca taşımacılık alanında faaliyette bulunan, başta uluslararası gemi taşımacılığı olmak üzere lojistik sektörünün lider firmalarından birisi olduğunu, müvekkili şirket nezdinde taşımaya ilişkin olarak davalı şirketine rezervasyon yaptırdığını, ancak davalı şirketin malların taşınması gerçekleşmeden evvel işbu rezervasyonu taşımanın yapılacağı gün iptal edildiğini, kendi edimini ifa etmekten imtina ettiğini, müvekkili şirketçe rezervasyon yapıldığı için başkaca bir firmayla anlaşılma yapılmadığını, davalı tarafın taşıma işini yapamadığından konteynerin yola çıktığını, davalı şirketten kaynaklı olarak rezervasyona rağmen taşıma yapılamadığından müvekkilinin zararının doğduğunu, buna istinaden rezervasyon iptal bedelinin davalı şirkete yansıtıldığını ve 20.01.2023 vade tarihli ... numaralı 1.350,00 Euro tutarlı fatura düzenlendiğinini, ancak davalı şirketin işbu faturadan doğan alacağını ödemediğini,  buna istinaden davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını,  davalının takibe itiraz ettiğini,  itirazın haksız olduğunu iddia ederek,  itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli ihtisas mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde deniz ticaretine ilişkin yasa hükümlerinin  uygulanmasının gerektiği, dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında deniz taşıması ilişkisi kurulmasına yönelik, davalı tarafın yaptırdığı rezervasyonun iptal edilmesine ilişkin davacının zararı doğup doğmadığı noktasında olup, uyuşmazlığın çözümünde deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekip gerekmediğine dair tartışma görevinin Denizcilik İhtisas Mahkemesine ait olduğu, bu nedenle işbu davaya Denizcilik İhtisas Mahkemesinde bakılmasının gerektiği anlaşılmış, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu ve resen  göz önüne alınması gerektiği dikkate alınarak HMK 115/2 maddesi gereğince  davanın görev nedeni ile reddine, HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinin ardından iki haftalık yasal süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinin ardından iki haftalık yasal süresi içerisinde talep edilmesi hâlinde dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesine  gönderilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilip cevap dilekçeleri, itiraz, beyan ve savunmaları için süre verilmeden dosya üzerinde görevsizlik kararı verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bahsedilen şekilde gerçekleşmediğini, müvekkilinin davacı tarafa  herhangi bir borcunun olmadığını, dilekçe ekinde sunulan belgeden taşımanın kara yolu taşımasına ilişkin olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasındaki taşıma işinin deniz taşıması olmayıp deniz ihtisas mahkemesinin görevli olduğuna dair mahkeme kararının hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, eşya taşıma rezervasyonunun haksız iptali nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  6102 sayılı TTK'nın 5(2) maddesinde \"Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir\" hükmü getirilmiştir. Buna göre HSK tarafından, deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından doğan uyuşmazlıklara bakma görevi İstanbul 17.As. Tic. Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkemenin görevli olması için uyuşmazlığın, deniz ticaretinden ya da deniz sigortasından doğmuş olması gerekir. Somut olayda, davacı şirketin, davalı şirket ile taşımaya ilişkin rezervasyon yaptırıldığı, davalı şirket tarafından malların taşınması gerçekleşmeden rezervasyonun iptal edildiği, rezervasyon yapıldığı için başka bir firma ile anlaşmaya varılamadığı, davalı tarafın rezervasyona taşıma yapmadığından rezervasyon iptal bedelinin davalı şirkete yansıtılarak navlun fatura bedelinin tahsili amacıyla  icra takibi başlatılmış olduğu, davalı tarafın takibe itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı, fatura ve ekli belgelerden, malın gönderildiği yerin  İtalya olduğu,  ihraç ülkesinin Türkiye, varış ülkesinin İtalya olduğu, takibe konu navlun faturasında, göndericinin davalı şirket, mal tanımının hırka, eşofman, tişört, araç  plakasının ..., mal bedelinin 49.799,04 EURO olarak gösterildiği, fatura veya diğer bilgi belgelerde taşımanın gemi ile yapılacağına dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece dilekçelerin teatisi işlemleri yapılmadan karar verilmiştir. Mahkemenin görevi dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında bu konuda karar verilmesi mümkün ise de bunun için meselenin yeterince aydınlatılmış olması gerekir. Dava dosyası kapsamından, taşımanın deniz yoluyla yapılacağına dair bir açıklık yoktur. Bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekir. Yani Mahkemece, mahkemenin görevi ile ilgili bir karar verilmeden önce  öncelikle dilekçeler aşaması tamamlanmalı, ardından HMK'nın 31.maddesi uyarınca mesele yeterince aydınlatılmalıdır. Dosyadaki belgelerden, taşımanın uluslararası bir taşıma olup, plakası belirtilen kara taşıtı ile yapılacağı görülmektedir. Bu durumda CMR'nin uygulanma alanını gösteren 2.maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak anılan Konvansiyon hükümlerine tabi bir taşıma olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Sonuç olarak ilk derece mahkemesi, dilekçeleri teati etmeden ve mesele yeterince aydınlatılmadan görevsizlik kararı verdiğinden, bu işlemler tamamlanarak görev hususunun yeniden değerlendirilmesi, mahkemenin görevli olduğunu belirlenmesi hâlinde ise işin esası incelenerek bir karar veresi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesin dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63ed65414d7f356e","SID":"a310d85f07a5da8d"}}