{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1425 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2169<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/524 Esas 2024/383 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 18.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.12.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.05.2024 tarih ve 2023/524 Esas 2024/383 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>   \tDAVA : Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyeleri ve ortakları olduğunu, kooperatifin 4462 üyeden oluştuğunu, 03.06.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 828 ortağın katılımıyla gerçekleştirildiğini, mevzuat ve kooperatif ana sözleşmesi gereğince kooperatif tasfiye halinde olsa bile genel kurul toplantısı tutanağında gayrimenkul satışına ilişkin hususlarda toplantı yeter sayısının arandığını (TTK m. 418 ve Kooperatif Kanunu m. 98), 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 1/4'lük toplantı yeter sayısının sağlanmadığını, bu nedenle gayrimenkul satışına ilişkin alınan 5 nolu kararın hükümsüz olduğunu, hazirun cetvelinde imzası bulunmayan ve hukuken toplantıya katılmamış kabul edilmesi gereken kişilerin mevcut olduğunu, genel kurul divan heyetinde yönetim kurulu veyahut tasfiye halinde ise tasfiye memuru olarak görev yapan kimselerin yer alamayacağını, ancak bu görevdeki kişilerin genel kurul divan heyetinde yer aldıklarını, ... sistemine üyelerin kaydedilmediğini, genel kurul tutanaklarında üyelerin hazirun cetveline elle yazıldığını, dolayısıyla kimin nasıl oy kullandığı ve üyelerin mirasçısı mı olduğu, yoksa kendileri mi olduğunun belli olmadığını, nisap durumu hesaplanırken 1 pay mı olduğu yoksa kişi olarak bu 1 payın mirasçısı olduğunun dahi bilinemediğini, Kooperatif Kanunu m. 45'de aranan şekil şartlarına uyulmadığını iddia ederek; davalı kooperatifin 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gerekli tescil şartlarını taşımadığından yapılan tescil işleminin terkini ile tescil talebinde bulunanlara evrakın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP\t: Davalı Tasfiye Halinde ... Kooperatif vekili, müvekkili kooperatifin 80'li yıllarda ...nin öncülüğünde kurulduğunu, kooperatifin evleri çok kısa bir süre içerisinde yaparak üyelere tapuları ile birlikte devir ve teslim ettiğini, 1992 yılında tasfiyeye girdiğini, İzmir 1 ATM'nin 1992/116 E. sayılı dosyası ile şu anda da görev yapan tasfiye memurları Av...., Av.... ve mali müşavir ...'un atandığını, tasfiye memurlarının kooperatife ait 122 adet dükkan ve 2 adet arsayı sattıklarını ve satış bedellerini üyeler arasında paylaştırdıklarını, 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurulunun yaklaşık 6-7 ay süren hazırlıklar sonucunda toplanabildiğini, kooperatifin yaklaşık 4.462 üyesi bulunduğunu, üyelerin bir kısmı vefat ettiği için İzmir 1 ATM'den alınan yetkiyle 500 tane veraset davası açıldığını ve veraset ilamı alındığını, mirasçıların tespiti ile üye sayısının 5852 olduğunu, toplantı gününün iadeli taahhütlü tebligatla gönderildiğini, tasfiyeden sonra üyelerden herhangi bir aidat alınmadığını, yapılan tüm masrafların mülkiyeti kooperatife ait dükkanlardan gelen kira paraları ile karşılandığını, 03.06.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararlara toplantıya katılan davacıların veya başka bir üyenin itirazları olmadığını, toplantının 609 asil, 219 vekil olmak üzere toplam 828 üye ile gerçekleştirildiğini, toplantıya gelenler daha fazla olduğunu, ancak bir kısım vekaletnamelerin hükumet komiserleri tarafından geçerli kabul edilmediğini, bu nedenle tutanakta bu kişilerin yer almadıklarını, birden fazla mirasçı olan kişilerin ise oylarının bir oy olarak kabul edildiğini, kooperatif tasfiyede olduğu için ana sözleşmede toplantı nisabı bulunmadığını, divan heyetinde üye olmayan herhangi bir kimse bulunmadığını, kooperatifin yönetim kurulunun bulunmadığını, mahkeme tarafından atanan üç kişilik tasfiye heyetinin mevcut olduğunu, bu kişilerin divan heyetinde yer almadığını, müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olduğunu, sisteme girişlerin Ticaret Sicil İl Müdürlükleri tarafından yapıldığını, yanlış ve eksik bilgi girilmesi ya da hiç kayıt yapılmamasında müvekkilinin bir sorumluluğu bulunamayacağını, ... sisteminin aktif kooperatifler için getirildiğini, müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olduğunu, kooperatife ait dükkan ve arsaların satışı için genel kurul üyeleri arasından komisyon kurulması için davacılardan ... tarafından yapılan önerinin genel kurulda oy birliği ile kabul edildiğini ve davacının da içinde bulunduğu bir komisyon kurulduğunu, dükkan ve arsaların satışa esas değerlerinin tespiti için Sermaye Piyasası Lisanslı (SPK) konusunda uzman bir gayrimenkul değerlendirme firması ile anlaşıldığını ve eksper firmasından rapor beklendiğini, dava dilekçesinde üyelerin yüksek meblağlarda zarar göreceği belirtilmiş ise de ne tür bir zarar göreceğinin anlaşılamadığını, kooperatife ait gayrimenkullerin kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra, bu gayrimenkullerin davacı ...'nun da içerisinde bulunduğu komisyon tarafından açık artırma usulü ile satışa çıkarılacağını, tüm işlemlerin usulüne uygun ve üyelerin yararına olduğunu, davacı ... veya toplantıya katılan bir başka üyenin alınan kararlara ihtirazı kayıt koymadıklarını, kooperatif ana sözleşmesinde toplantı nisabı konusunda herhangi bir nisap öngörülmediğini, satış kararı ile ilgili olarak 1/4'lük nisap bulunduğunu, toplantıda satışa ilişkin doğrudan herhangi bir karar alınmadığını, 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 5 nolu kararın satış olarak değerlendirilmesi halinde mahkemece toplantının değil sadece satış kararının (5 nolu kararın) iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1992/116 E. 1992/540 K. sayılı dosyasında tasfiye memuru ...’in ve ...’un 17.06.2022 tarihli talebi ile dava konusu olan ... Kooperatifinin 1992 yılında genel kurul kararı ile tasfiye kararı verildiğini, ancak tasfiyenin bitirilemediğini, tasfiye memuru olarak atandıkları günden beri çalışmalarına rağmen 31.05.2020 ve 28.06.2020 tarihinde genel kurul toplantısının gerçekleştirilemediğini, bu arada Covid tedbirlerinin uygulandığının, kooperatifin 4500 üyesi olup, bir kısmının vefat ettiğini, mirasçıların ve toplantıya katılacak kişi sayısının 6000 kişi civarında olacağını ve toplantıyı gerçekleştirmenin masraflı olacağından aylık 6000 TL maaş verilmesini talep ettikleri, 01.11.2022 tarihinde ...’in istifa dilekçesi verdiği, mahkemenin 07.11.2022 tarihli ek kararla Av. ...’ı tasfiye memuru olarak atandığı, diğer tasfiye memurlarının ise ... ve SMMM ... olduğunun tespitine karar verildiği; yine kooperatif vekilinin 22.06.2023 tarihli dilekçesiyle tasfiye kurulunun yaptıkları incelemeler ve değerlendirmeler ile kooperatife ait taşınmazların satışa çıkarılması ve satış sonucunda tasfiyenin tamamlanması için gerekli genel kurul toplantısının 2023 yılı Haziran ayı içerisinde yapılmasının mümkün olduğu, Bornova Aşık Veysel Rekreasyon alanı içerisindeki Anfi Tiyatro da toplantı yapılmasının uygun olduğu, 06.06.2023 ve gerekiyorsa 11.06.2023 tarihinde genel kurul toplantısının düzenlenmesi amacıyla İBB nin bu alanı kooperatife ücretsiz tahsis ettiğinin bildirildiği; Uyuşmazlık konusunun öncelikle davacı kooperatif ortağının iptalini istediği genel kurul kararına usulüne uygun olarak muhalif kalıp muhalefetini tutanağa geçirtip geçirtmediği noktasında toplandığı; 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın \"Kararların bozulması ve şartlar\" başlıklı 53. Maddesi gereğince kooperatif genel kurul toplantısında alınan kararın iptalini isteyen ortağın, ret oyu kullandığı karara ilişkin muhalefetini açıkça toplantı tutanağına geçirtmesi halinde ancak bu kararın iptali için dava açabileceği; HMK m. 114/2 anlamında özel yasadan doğan dava şartı niteliğinde olduğun; 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında 6 no'lu “dilek ve temenniler” başlığı altında yer alan kararda iptali istenen 5 no'lu karara ilişkin açık bir muhalefet bulunmadığı gibi toplantı içerisinde alınan kararlarda ...’nin arsaların satışıyla ilgili ayrı olarak oylanmasını talep ettiği, ancak davacıların da bulunduğu diğer ortakların 5 asil – 5 yedekten oluşan bir komisyon kurulmasını kabul ettikleri, bu komisyon içerisine davacı ...’nun da asil olarak seçildiği ve herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuki ve adil olmadığını, müvekkili ...'a yapılmış bir tebliğ bulunmadığını, mutlak butlan sebeplerinden bir tanesinin de bu olduğunu, süresiz iptale tabi olan kararların mutlak butlanla batıl karar olarak adlandırılıp kanun koyucunun emredici olarak koyduğu kuralların ihlal edilmesi akabinde açılacak davalarda uygulanacağını, mahkemece olayın esasına dahi inilmeden dosya kapsamı irdelenmeden karar verildiğini, salt çağrıda usulsüzlük genel kurulda alınan kararların sırf bu nedenle iptalini gerektirmediğini, çağrılmayan ortağa sadece iptal davası açma hakkı verdiğini, alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet esaslarına aykırı olup olmadığı, tek tek incelenip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini; kooperatif genel kurul kararlarının iptali için 1 aylık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, ancak bu sürenin \"iptal edilebilir\" kararlar için öngörüldüğünü, butlanla batıl bir genel kurul için iptalin süreye tabi olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t:Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde \"Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1) Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.<br>\tKooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. <br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve anasözleşmenin 25. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasanın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini yokluk olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. <br>\tÇağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmamaktadır.<br>\tÖte yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.<br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, \"Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.\" hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise \"Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur\" hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları yok hükmünde olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. (Yargıtay 23. HD 17.03.2016 tarih  2015/4093 E, 2016/1678 K sayılı kararı).<br>\tKooperatifler Kanununun 53. maddesi, çağrılmayan ortağa genel kurulda alınan kararlara red oyu vermesi ve muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkı bahşeder. (Yargıtay 23. HD 17.03.2015 tarih  2015/1443 E, 2015/1665 K sayılı kararı). <br>\tHazirun cetveli, genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile tasdik imkanı veren bir belge olup, hazirun cetvelinde imzası bulunanlara toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal veya sözleşmeye dayalı bir düzenleme mevcut değildir. Yasa ve anasözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla, toplantıya katılan ortakların bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan, karar nisabının da her gündem maddesinin oylamasına katılan kişilerin sayısı esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 23. HD 30.09.2015 tarihli 2015/4935 E, 2015/6112 K. sayılı kararı ve 14.09.2015 tarih  2015/6627 E,  2015/5858 K sayılı kararları).<br>\tGenel kurul kararlarının iptali isteminde bulunulsa bile davaya konu genel kurul kararının yoklukla malul olup olmadığı resen incelenmelidir.<br>\tYapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, davacılar vekili, müvekkili ...'nun katıldığı, müvekkili ...'ın ise katılmadığı genel kurul toplantısına dair çağrının usulsüz olduğunu, genel kurul toplantısında 1/4'lük toplantı yeter sayısının sağlanmadığını, hazirun cetvelinde imzası bulunmayan ve hukuken toplantıya katılmamış kabul edilmesi gereken kişilerin toplantıya katıldığını, genel kurul divan heyetinde yönetim kurulu veya tasfiye halinde ise tasfiye memuru olarak görev yapan kimselerin yer alamayacağını, ancak bu görevdeki kişilerin genel kurul divan heyetinde yer aldıklarını, bu nedenle gayrimenkul satışına ilişkin alınan 5 nolu kararın hükümsüz olduğunu ileri sürerek genel kurul kararlarının iptali isteminde bulunmuştur.<br>\tİlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davacı ... (...) ...'a dava konusu 03.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılarak, çağrının usulsüz olduğu kanaatine varıldığı takdirde toplantı ve karar nisabının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi; toplantı ve karar nisabının bulunduğu sonucuna varılır ise kararlar tek tek ele alınarak iptal edilebilir olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak sonuca varılması gerekirken, davacı ...'ın genel kurul toplantısına katıldığı varsayılarak, davacıların her ikisinin de arsaların satışıyla ilgili olarak oluşturulan komisyon kurulmasını kabul ettikleri, bu komisyon içerisine davacı ...’nun da asil olarak seçildiği ve herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli değildir. Davacılar vekilinin istinaf sebebi bu yönden yerindedir.  <br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.05.2024 tarih 2023/524 Esas 2024/383 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dc8ed00e31bbc6f","SID":"8ee6e2fc88cc8d93"}}