{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1529 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2218<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30.05.2024<br>NUMARASI\t\t: 2005/129 E. - 2024/501 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.12.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.05.2024 tarih 2005/129 E. - 2024/501 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ...bank Balçova/İzmir şubesinde B tipi likit fon alınmak üzere ... numaralı hesap açtırdığını, aynı bankada gişe yetkilisi olarak çalışan davalı ... 'nin, müvekkiline bu fonlara ait dekont olduğunu zannettiği bir belge verdiğini, müvekkilinin hesaptan 09.07.2004 tarihinde 2.000,00 TL çektiğini, davalı ... hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıktığında bankaya giden müvekkilinin davalı ... tarafından kendisine fon dekontu şeklinde verilen belgelerin hiçbir geçerliliği olmadığını ve hesaba aslında hiç para yatmadığını öğrendiğini, müvekkilinin kendisini şikayet etmesinden korkan davalı ...'nın müvekkiline elden 10.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı ...'nın müvekkiline ait 16.254,00 TL'yi zimmetine geçirerek zarara uğrattığını, davalı bankanın istihdam ettiği kişilerin işlemlerinin denetim görevini yerine getirmediği için meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı bankanın davalı ... hakkında idari soruşturmanın 2004 yılının Haziran ayında başlatılmasına rağmen, hakkında idari soruşturma devam ederken, davalı ...'yı vezne gibi sürekli para akışının olduğu bir görevde bırakarak adeta müşterileri dolandırmasına seyirci kaldıklarını, meydana gelen zarardan müştereken müteselsilen davalı bankanın da sorumlu olduğunu, davalı ...'nin  zimmet suçunu işleyen eşi ...'nin bu suçu irtikap kararını takviye ettiğini, müzaharet ve muavenetle icrasını kolaylaştırdığını, bu paraları alarak gerek kendi gerekse eşinin adına yatırımlar yaptığını ve çıkar sağladığını, davalı ... 'nin  sorgu ve ifadelerinde zimmet suçunu itiraf ederek kabul ettiğini, hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/317 E. sayılı dosyasında dava açıldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 16.254,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı ... vekili, davalı ... 'nin ifadelerinde davacı ile ilgili olarak bir itirafının bulunmadığını, müvekkili banka tarafından davacının hesaplarında yapılan incelemelerde, davacıya ait yatırım fonu alımına ilişkin hiçbir kayda rastlanmadığını, ... no.lu hesabındaki işlemlerde de usulsüzlük bulunmadığını, davacının zimmet olayının ortaya çıkmasından sonra şikayetini dile getirmeyerek suçu gizlediğini de itiraf ettiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bankanın denetim mekanizmasına izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, usulsüzlük fark edildiği anda şube müdürü tarafından olayın 06.07.2004 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığına bildirildiğini, hesaplarında usulsüzlük tespit edilen tüm müşterilerin zararlarının bütünü ile karşılandığını, davacının bankadan alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı  ... vekili,  müvekkili ile davalı ... 'nin evliliklerinin yaklaşık 3 yıl önce fiilen son erdiğini, Menemen'de ikamet eden müvekkilinin haftada bir gün konuta gitiğini ve müşterek çocuğu ile şahsi ilişki kurduğunu, davaya konu olayları banka müdürünün kendisi çağırması ile öğrendiğini, davaya konu olaydan haberdar olduktan sonra banka müdürü ve müfettişin zararları karşılanması halinde şikayetçi olunmayacağı açıklaması sonucunda kızının annesi olması ve zarar görmemesi için zararın boyutlarını bilmeden imkanları ölçüsünde zararların karşılanmasına yardımcı olduğunu, zararların boyutlarının her gün artması karşısında ...'nin ailesinin devreye girdiğini, 4 adet daire bankaya ipotek ederek maddi yardımda da bulunduklarını, eşine olan güvenini yitirdiğini, İzmir 5. Aile Mahkemesinin 2004/1205 E. sayılı boşanma davası açıldığını ve davanın sonuçlanarak kesinleştiğini, müvekkilinin herhangi bir çıkar sağlamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'nin zimmet suçundan yargılandıkları İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/317 Esas sayılı dosyasında dava konusu uyuşmazlığa konu eylemin de incelendiği, yargılama sırasında 4389 sayılı Kanunun muhalefet ile teselsülen nitelikli zimmet ve bu suça iştirakden ceza yargılamasının sürdüğü; ceza yargılaması sonucunun bekletici mesele yapıldığı, yargılama sonucunda davalı ...'in mahkumiyetine, davalı ...'nin ise beraatine karar verildiği; karar gerekçesinde \"... ...'in hesabından 15.578.000.000 lira, ... olmak üzere toplamda 302.376.952.909 lira parayı müteselsil şekilde, dairesindeki normal kayıtların denetimi suretilye ortaya çıkartılabilecek mahiyette olmak üzere adiyen zimmetine geçirdiği,...\"  şeklinde yapılan açıklama ile mahkememin davacıdan 15.578,00 TL zimmete geçirildiği yönünde maddi vakıa kabulü olduğu, kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2012/16700 Esas 2013/11962 Karar sayılı 29/05/2013 tarihli bozma ilamı ile davalı ... yönünden bozulduğu, davalı ... yönünden verilen beraat kararının onanarak kesinleştiği, bozma sonrası davanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/285 Esas sayılı sırasına kaydedildiği, yeniden yargılama sonucunda 18.11.2014 tarihli 2014/368 Karar sayılı mahkumiyet kararı ile davalı ... hakkında yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu, bozma sonrası gerekçede davacı ile ilgili kısımların tartışılmadığı ve yalnızca bozma ilamında değinilen hususlarda gerekçe açıklandığı, kararın  temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/8044 Esas 2019/36641 Karar sayılı 24/10/2019 tarihli ilamı ile bir kısım mudiler yönünden verilen mahkumiyet hükmünde hata görülerek bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/327 Esas sayılı sırasına kaydedildiği, bozma ilamına konu hususlarda yargılama yapılarak aynı mahkemenin 13/04/2021 tarihli 2021/172 Karar sayılı ilamı ile davalı hakkında yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2022/5216 Esas 2022/13900 Karar sayılı 10/10/2022 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile davalı ...'in davacıya karşı 15.578,00 TL parayı zimmetine geçirdiğinen maddi vakıa olarak kabul edildiği; dosyada mevcut olan ve ceza yargılaması sırasında alınan 09/11/2009 tarihli bilirkişi raporu ile davacı adına düzenlenmiş 19/07/2002 tarihli 9.493,00-TL bedelli, 18/07/2002 tarihli 3.785,00-TL bedelli ve 16/07/2002 tarihli 2.300,00-TL bedelli 3 adet dekontta yer alan imzaların davacı eli ürünü olmadıklarının belirtildiği; ceza mahkemesi kararında da rapor doğrultusunda bu yönde maddi vakıa tespiti yapıldığı; Bankaların işlemlerini kendi personeli ile yürütürken 3. kişilere verdikleri zararlardan dolayı, eylem ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi gereğince sorumlu olacakları; dava konusu eylem niteliği itibariyle ayrıca suç oluşturduğu, davalı ...'in davacının iradesini fesada uğratarak zimmet eylemini gerçekleştirdiği ve bunun davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu; Davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat davaları açılmış ise de davalının İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/317 Esas 2010/252 Karar sayılı 12/10/2010 tarihli kararı ile beraatine karar verildiği; kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu davalının zimmet eylemine katılım göstermediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 15.578,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...A.Ş. ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, manevi tazminat davasının kabulüne, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...A.Ş. ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline; Davalı ... yönünden açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ...A.Ş. vekili, davacının tüketici sıfatına haiz olması nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu,  2004 yılında müvekkili bankanın Balçova Şubesi'nde davalı ... tarafından zimmet suçu işlendiğini, müvekkilinin bu süreçte zimmet suçunun mağduru olan müşterilere gerekli ödemeleri yaptığını, davacının iddiasının diğer davalı ...  tarafından dolandırıldığı yönünde olduğunu, ancak banka kayıtları incelendiğinde davacının bahsettiği hiçbir hesap hareketinin olmadığını ve davacının hesaplarında yapılmış tüm işlemlerin davacının imzası ile yapıldığının görüleceğini, mahkemece 2017 yılında yaptırılmış bilirkişi incelemesinde, banka kayıtlarının incelenmediğini, ceza dosyasındaki farazi beyanlar üzerinden davayı aydınlatmayan bir rapor ortaya çıktığını, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/327 Esas 2021/172 Karar sayılı ilamının kesinleştiğini, bu dosyada yapılan bilirkişi incelemelerinde de davacının iddiasını destekleyen bir tespitin yer almadığını, zimmet suçu işlemiş sanığın beyanlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağını, sanığın bu davacı ile ilgili bir beyanının da bulunmadığını, davacının isticvab duruşmasındaki beyanlarının bu savunmaları destekler mahiyette olduğunu, hiçbir müşterinin çok yakinen tanımadığı ve güvenmediği herhangi bir gişe görevlisine hem de birden fazla imzalı-boş dekont bırakmayacağını, davacının davalı ...  ile olan dostluğuna güvenerek imzalı dekontlar bıraktığının kabulü halinde ise davacının zararından müvekkili bankayı sorumlu tutmanın hakkaniyete aykırı olacağını, davacının davaya konu dekontlardaki imzaların kendisi ve abisine ait olduğunu kabul ettiğini, davanın senetle ispat kuralının uygulanması gereken bir dava olduğunu, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile davalı ... 'nin bankacı-müşteri ilişkisinin ötesinde bir ilişkisi olması karşısında davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, davacının davalı banka hesaplarında yapılan usulsüz işlemler nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ...'ye karşı açılan davanın reddine, davalı ... ve davalı bankaya karşı açılan davanın ise kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t5083 Sayılı Yasa gereği Türk Lirasından 6 sıfır atılmıştır. Kanunun 2. maddesinde, TL’nin YTL’ye dönüştürülmesi düzenlenmektedir. Bu maddeye göre; Türk Lirası, yeni para birimi olan Yeni Türk Lirasına dönüştürülmüş ve Türk Lirasından 6 sıfır atılarak, bir milyon Türk Lirası eşittir bir Yeni Türk Lirası (1.000.000 TL=1 YTL) değişim oranında yeni bir değer getirilmiştir. Kanunun 3. maddesine göre ise,  Yeni Türk Lirasının para birimi olarak kabul edilmesi nedeniyle, kanunlarda ve diğer mevzuatta, idari işlemlerde ve yargı kararlarında, hukuki sonuç doğuran herhangi bir belgede, en geniş anlamıyla herhangi bir hukuki ilişkide, ödeme ve değişim araçlarında Türk Lirasına veya liraya yapılan atıfların  bir milyon Türk Lirası eşittir bir Yeni Türk Lirası (1.000.000 TL=1 YTL) değişim oranıyla, aynen Yeni Türk Lirasına atıf yapılmış kabul edileceği ve geçerli sayılacağı hüküm altına alınmıştır.  Yeni Türk Lirasının uygulamaya konulması söz konusu hukuki ilişkilerin şartlarında değişikliğe yol açmayacak veya herhangi bir edimi ifa ederken taraflardan birine mazeret öne sürme ya da bir hukuki ilişkiyi tek taraflı olarak değiştirme veya feshetme hakkı vermeyecektir. Özetle, paradan sıfır atılması basit bir sadeleştirme işlemidir. (Yargıtay 17. HD 15/03/2018 tarih ve 2017/689 E. - 2018/2587 K.) <br>\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca 2024 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 28.250,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki  dava dosyasında davacının maddi tazminat istemi yönünden kabul ve red edilen dava değeri anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalı ...A.Ş.'nin hükmedilen maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekir.<br>\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bir güven kurumu olan bankanın mevduat hesabı sahibi davacıya karşı objektif özen yükümlülüğü altında hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasına, bu sorumluluğunun yanında adam çalıştıran sıfatı ile de yardımcı kişinin borca aykırı davranışı nedeniyle davalı banka çalışanın bankacılık uygulamalarına aykırı davaya konu eylemleri nedeniyle davacının oluşan zararından davalı banka ile birlikte davacıya karşı müşterek müteselsilen sorumluluğunun bulunmasına, maddi olay ve davacının zararına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, manevi tazimanata yönelik itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ...A.Ş'nin maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle REDDİNE,\t<br>\t2-Davalı ...A.Ş'nin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Davalı ...A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 683,10 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 255,50 TL harcın davalı ...A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11eabd80d09c2bc9","SID":"354dd5a8b0587c04"}}