{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/933 Esas<br>KARAR NO: 2024/1948 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/422 Esas- 2022/223 Karar<br>TARİH: 23/03/2022<br>DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sermayesi, beheri 1 (bir) TL itibari değerli toplam 1.200.000 adet paydan müteşekkil olup, bu sermayenin tamamının halihazırda ödenmiş olduğunu, davalı şirketin 31.03.2021 tarihli son Genel Kurul Toplantısının hazirun cetveline göre bu paylardan; 244.468,82 TL itibari değerli 244.468,82 adedinin davacıya, 267.926,93 TL itibari değerli toplam 267.926,93 adedinin ise dava dışı paydaşlardan ...'a ait olduğunu, durumun 31.03.2021 tarihli Genel Kurul Toplantısına ait hazirun cetveli ile sabit olduğunu, davalı şirket sermayesini oluşturan pay senetleri nama yazılı olup, bu paylar için pay senedi bastırılmadığını, başka bir ifadeyle işbu payların senede bağlanmamış çıplak pay niteliğinde olduklarını, dava dışı ortak ...'ın Beşiktaş ... Noterliği’nin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı “Anonim Şirket Bedelsiz (ivazsız) Pay Bağış Sözleşmesi” ile \"... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketteki beheri 1 (Bir) TL nominal değerli 120.000 (YüzYirmiBin) adet sermaye payını ivazsız olarak tüm hak ve borçlarıyla\" davacı müvekkiline devrettiğini, davacı müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliği'nden keşide ettiği 15.12.2020 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarname ile dava dışı şirket ortağı ...’ın kendisine bağışlama suretiyle devir ve temlik ettiği 120.000 (YüzYirmiBin) adet şirket payını kendi nam ve hesabına devraldığını davalı şirkete bildirmiş ve şirket Yönetim Kurulunca işbu payların, pay defterine kendi adına kaydedilmesini ihtar etmiş olduğunu, anılan ihtarname 2 Nisan 2021'de davalı şirkete tebliğ olmuşsa da, davalı şirketin huzurdaki davanın ikame edildiği güne değin (17.07.2021) müvekkilinin kendi nam ve hesabına devraldığını açıkça beyan ettiği payları, müvekkili adına pay defterine kaydetmemiş, ihtarnameye olumlu veya olumsuz herhangi bir yanıt da vermemiş olduğunu, TTK'nın 494. maddesinin 3. fıkrasının \"Şirket, (pay devrini) onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa onay vermiş sayılır\" hükmünü içerdiğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 15.12.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya gönderilen işbu istemin, 2 Nisan 2021 tarihinde davalı şirketçe tebliğ edilmiş ve tebellüğünden itibaren 3 ay geçmesine rağmen istemin reddedilmemiş olduğunu, bu durumda yukarıda anılan kanun hükmü ışığında davalı şirketin, pay devri için zımnen onay vermiş sayıldığını, öte yandan; şirket paylarının bir kısmını bağışlamak suretiyle davacıya devreden dava dışı ortak ...'ın, Beşiktaş ... Noterliği'nden keşide ettiği 8 Ocak 2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bağıştan rücu ettiğini davacıya bildirmiş, ancak daha sonra Beyoğlu ... Noterliğin'den keşide ettiği 23 Mart 2021 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinde, söz konusu bağış sözleşmesinin halen geçerli ve ayakta olduğunu; bu sözleşmenin hüküm ve şartları ile kendisinin halen bağlı bulunduğunu davalıya bildirmiş olduğunu, söz konusu ihtarnamenin bir örneğinin davalı şirkete de tebliğ edildiğini, davalı şirket nezdinde maliki olduğu paylardan bir kısmını davacı müvekkiline devreden dava dışı ortak ...'ın işbu ihtarnamesinin, 23.03.2021 tarihinde davalı şirkete de tebliğ edilmiş ve tebliğ tarihinin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen davalı şirketin dava konusu şirket paylarını halen müvekkili adına şirket pay defterine kaydetmemiş olduğunu, hal böyle olunca davacı müvekkili lehine gerçekleştirilen pay devrinin tespiti ile devre konu payların davalı şirkete ait pay defterine işlenmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirketin 3 yıl içerisinde iki kez sermaye artırımına gittiği, yine bu süre zarfında sermaye arttırımına gitmesinin pek muhtemel olduğu nazara alındığında; olası bir sermaye artırımı durumunda payın aidiyeti ve ilgili genel kurul toplantısına kimin katılacağı ve menfi/müspet rey kullanacağı hususlarında çeşitli sorunlar ortaya çıkacak ve bu sorunlar telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olabileceğini, halihazırda davalı şirket yönetim kurulunca sermaye arttırımı yönünde bir çağrı (davet) kararı alınmamış olsa da, şayet bu yönde bir karar alınması ve halihazırda zaten şirket ortağı olan davacıya da toplantı çağrısı yapılması halinde söz konusu sermaye artırımı kararının görüşülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyan ederek Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı “Anonim Şirket Bedelsiz (ivazsız) Pay Bağış Sözleşmesi ile gerçekleştirilen pay devrinin davalı şirket yönetim kurulunca onaylanmış sayıldığının tespitine, davacı müvekkiline Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı “Anonim Şirket Bedelsiz (ivazsız) Pay Bağış Sözleşmesi ile devri yapılan 1 (Bir) TL itibari değerli toplam 120.000 (YüzYirmiBin) adet şirket payının adına davalı şirket pay defterine kaydedilmesine, dava sonucu kesinleşinceye değin dava konusu  şirket paylarıının 3. kişilere devrini önler nitelikte teminatsız tedbir konulmasına, davalı şirketin ortaklarının sermaye artırımına ilişkin herhangi bir çağrı yapması halinde söz konusu sermaye artırımı kararının görüşülmesinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yenilik doğuran haklar kullanılıp sonuç doğurduktan sonra bundan geri dönülemediğini, dava dışı 3. kişi ...'ın rücu beyanını açıkladıktan sonra bu beyanından dönemeyeceğini, dönse dahi işbu dönme iradesinin geçersiz olacağını, davacının davasının yaklaşık olarak ispat edildiğine karar vermenin kanuna aykırılık teşkil edeceğini, dava dışı ...'ın müvekkili şirkete tebliğ ettiği Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesinden tamamen döndüğüne ilişkin Beşiktaş ... Noterliğinin 08/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı adına pay defterine kayıt edilmesi gereken bir payın kalmadığını, davacı lehine yapılan bir pay bağış sözleşmesi kalmadığının sabit olduğunu, davacının işbu davayı kötü niyetli olarak açtığını, Sağlık Bakanlığının Tavsiye Kararı ve Noterler Birliğinin Genelgesi'nin, 65 yaşını doldurmuş vatandaşların noterlikte yapılacak işlemler için hukuki fiil ehliyetine haiz olduğuna dair rapor alınması gerektiğinden bahsettiğini, söz konusu işlemin sakat olduğunu, ayrıca 81 yaşında olan dava dışı ...'ın iradesinin davacı tarafından fesada uğratıldığı düşünüldüğünden 06/08/2021 tarihli ara kararı verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini beyanla davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarih 2021/422 Esas- 2022/223 Karar sayılı kararında; \"Dava, pay defterine kayıtlı 120.000 adet payın dava dışı ... tarafından davacıya bağışlanmasına rağmen şirket yönetim kurulunca pay defterine kaydedilmediği iddiasıyla, devrin pay defterine kaydına ilişkindir. Noterden verilen cevapta, bağış işleminin iptaline ilişkin bir işlem yapılmadığı bildirilmiştir. Payını bağışlayan dava dışı ... tarafından bağıştan sonra rücu bildirdiği, akabinde rücusundan da rücu ettiği anlaşılmıştır. Anonim şirket nama yazılı pay devri, TTK'nın 490. Maddesinde belirtildiği gibi herhangi bir sınırlamaya veya şartına tabi tutulmamıştır. Somut olayımızda da, pay senedi bastırılmadığı ihtilafsız olan nama yazılı payların noterde bağış suretiyle devredildiği anlaşılmıştır. Bağışlama sözleşmesi TBK'nın 285. Ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, şirket pay senetlerinin devri için özel bir merasim öngörülmemiştir.Bağışlayan pay sahibinin ehliyetsizliği veya irade fesadı gibi bir nedenle devri geçersiz kılacak bir  girişimi de bulunmamaktadır. Noterde düzenleme şeklinde yapılan pay bağışının geri alınması için TBK'nın 295. Maddesinde düzenlenmiş bir koşul da ileri sürülmemiştir. Davacı, devraldığı payların tescili için davalıya 02/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve buna karşı bir red kararı verilmemiş, yani 3 aylık sürenin bitimi ile TTK'nın 494/3. Maddesi uyarınca onaylanmış sayılmaktadır. Bağışlayanın rücu talebini geri aldığı ihtilafsız olan, geçerli bir şekilde devredilen payların şirket pay defterine bu koşullarda kaydedilmesi gerekirken, davalı şirket tarafından bunun yapılmamasının hukuka uygun bir yanı yoktur. Hal böyle iken, davacının devraldığı 120.000 adet payın pay defterine kaydı talebi yerinde olup, davanın kabulüne ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Müdürlüğüne kayıtlı ... sicil nolu, ... SANAYİ VE TİCARET A.Ş'nin dava dışı ... adına kayıtlı 120.000 adet payı iptal edilerek, bağış nedeniyle davacı ... adına şirket pay defterine KAYDINA, 2-Tedbirin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının pay devrinin tespiti ile devre konu payların davalı şirket pay defterine kaydedilmesi talebiyle açmış olduğu davada  İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/422 E. 2022/223 K. sayılı dosyasından 23.03.2022 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, davanın kabulü kararının eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve haksız gerekçelere dayandırılarak tesis edildiğini, hukuka aykırı olan işbu hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; Davaya konu uyuşmazlığın, pay devrinin geçerli olup olmadığına ilişkin olduğunu, davacının, dava dışı ...'dan 120.000 adet payı geçerli olarak devraldığını iddia ettiğini, davacının iddialarını veya bağışlama sözleşmesinin geçerliliğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bağışlamada bulunan ...'ın dava sonucunda pay miktarının değişebileceğini, talebin kabulü halinde dava dışı ...'ın hukuki durumunda değişiklik oluşacağından huzurdaki davada sadece müvekkili şirketin hasım olarak gösterilmiş olmasının hatalı olduğunu, öte yandan pay bağış sözleşmesinin geçerli olduğu iddiası bakımından husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesinin pasif husumet yokluğunu gözetmeksizin, taraf teşkili sağlanmamış olmasına rağmen hukuka aykırı şekilde davanın kabulüne karar verdiğini, şirketteki pay durumu değişerek menfaati etkilenecek olan ...'ın davada hasım olarak gösterilmesi gerekmekte iken, dava dışında bırakılmış olması sebebiyle davanın eksik husumetten usulden reddedilmesi gerektiğini;Davacının, dava dışı ...'ın Beşiktaş ... Noterliği'nin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi'ne konu 120.000 adet payının kendisine devrinin tespiti ile şirket pay defterine kaydı talepli davasının nispi harca tabi olduğunu, bu nedenle öncelikle şirket değerlemesi yapılması ve paya düşen bedelin tespit edilmesi gerektiğini, harcın tespitinde 1 adet payın gerçek nominal değerinin belirlenmesi gerektiğini, davacının bu şekilde bir belirleme yapmaksızın harcı eksik olarak yatırdığını, ilk derece mahkemesinin eksik harç hususunu gözetmeden ve harcı tamamlattırmadan karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini;Davacının huzurdaki davayı pay devrinin tespiti ile devre konu payların davalı şirket pay defterine kaydedilmesi talepleriyle ikame ettiğini, tespit davası ile eda davasının birlikte açılamayacağını, öncelikle tespit davası açılarak hükme bağlanması gerektiğini, sonrasında tespit davası sonucuna göre eda davası açılması gerektiğini, uyuşmazlığın pay devrine ilişkin bağışlama sözleşmesinden rücu ve rücudan rücu sonucunda bağışlama sözleşmesinin ayakta kalıp kalmadığı, buna göre pay devrinin geçerli olup olmadığına ilişkin olduğunu, henüz ortada geçerli bir pay devrinin olup olmadığı belirlenmemişken, aynı dava ile pay devrinin şirket defterine kaydı yönünde edaya ilişkin hüküm kurulmasının talep edilemeyeceğini, işbu hususun, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini; Müvekkili ... Anonim Şirketi hissedarlarından dava dışı ...'ın, Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz (İvazsız) Pay Bağış Sözleşmesi ile 267.926,93 adet olan sermaye payının 120.000 adetini davacı ...'a bedelsiz olarak tüm hak ve borçları ile birlikte, bu payları şirketin ortaklar pay defterine kendi adına kaydettirmesi ve üç yıldan evvel bir başkasına satış veya hibe yoluyla devretmemesi şartı ile hibe ettiğini, kısa bir süre sonra dava dışı ...'ın, davacı ...'ın etkisinden kurtulup yanıldığını fark ettiğini, Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile \"Beşiktaş ... Noterliği 14.12.2020 tarihli ... yevmiye numaralı Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesinden tamamen RÜCU ettiğini, söz konusu işlemin yok hükmünde olduğunu, bu işleme dayalı olarak herhangi bir hak iddiasında ve talebinde bulunulmamasını\"nı müvekkili şirkete ve davacı yana ihtar ettiğini, dava dışı ...'ın bağıştan rücu yönünde açık iradesi ortadayken davacı yanın, Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi ile gerçekleştirilen pay devrinin davalı şirketçe TTK 494/3'e göre onaylanmış sayıldığının tespiti talepli davasının kabulünün hukuka aykırı olduğunu; Huzurdaki davada uyuşmazlığın, pay devrine ilişkin bağışlamadan rücu edilmiş olması ve pay devrinin geçersizliğine ilişkin olması olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesinin en önemli husus olan pay devrinin geçerli olup olmadığı yönünde değerlendirme dahi yapmadığını,  cevap dilekçesinde, davacıya bağışlamada bulunan dava dışı ...'ın manevi baskı sonucunda işbu bağışlama sözleşmesini yaptığı yönünde ayrıntılı açıklamalarda bulunduklarını, Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin içeriği incelendiğinde bu hususun açıkça görüleceğini, ...'ın davacı lehine yapmış olduğu bağışlama sözleşmesi manevi baskı altında ve yanılma sonucunda imzalandığından hukuken geçerli olmadığını, bağışlamada bulunan ... açıkça yanıldığını belirtmiş olmasına rağmen, yerel mahkemenin bağışlayanın irade fesadı gibi geçersizliği doğuracak bir sebep bulunmadığı yönündeki gerekçeyi kabulün mümkün olmadığını, bağışlayanın irade fesadına uğradığı yönündeki beyanı ve iddiaları, tahkikat aşamasında ...'ın isticvap edilmesi suretiyle ortaya çıkarılabilecekken bu hususa yönelik hiçbir araştırmada bulunulmamış olmasının başlı başına kararın bozulması neticesini doğuracağını; Ayrıca dava dışı ...'ın hem Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz (İvazsız) Pay Bağış Sözleşmesini, hem de Beyoğlu ... Noterliğinin 23.03.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederken herhangi bir sağlık raporu almadığını, Sağlık Bakanlığının Tavsiye Kararı ve Noterler Birliğinin Genelgesi'nin, 65 yaşını doldurmuş vatandaşların noterlikte yapılacak işlemler için hukuki fiil ehliyetine haiz olduğuna dair rapor alınması gerektiğinden bahsettiğini, bu sebeple söz konusu işlemin sakat olduğunu, ayrıca 81 yaşında olan dava dışı ...'ın iradesinin davacı tarafından fesada uğratılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu yönden de hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının reddedilmesi gerektiğini; Yerel mahkemenin  kararını: \"İstanbul Beşiktaş ... Noterliğine müzekkere yazılmış, cevabında; Anonim şirket bedelsiz (ivazsız) pay bağış sözleşmesinin iptali ile ilgili herhangi bir işlem kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.\" şeklinde tespitte bulunarak hükmü \"Noterden verilen cevapta, bağış işleminin iptaline ilişkin bir işlemin yapılmadığı bildirilmiştir.\" şeklinde gerekçelendirdiğini, öncelikle hükmün dayandırıldığı işbu gerekçeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dışı ...'ın Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Beşiktaş ... Noterliği 14.12.2020 tarihli ... yevmiye numaralı Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi'nden rücu ettiğini, buna rağmen, noterlikle Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi'nin iptaline yönelik gerekli işlemlerin yapılmadığını, müvekkilinin, işbu iptale yönelik işlemleri bizzat takip etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca kendisinden beklenemeyeceğini, noterin görevini gereği gibi yapmamış olmasının müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, neticede hükmün bağış sözleşmesinin iptali ile ilgili bir işlem kaydı bulunmamasına dayandırılmış olmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığını; İlk derece mahkemesinin gerekçesinde: \"Davacı devraldığı payların tescili için davalıya 02/04/2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve buna karşı bir red kararı verilmemiş, yani 3 aylık sürenin bitimi ile TTK'nın 494/3. Maddesi uyarınca onaylanmış sayılmaktadır.\" şeklinde hatalı değerlendirmede bulunduğunu, zira Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz (İvazsız) Pay Bağış Sözleşmesi'nin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, noterin yapmış olduğu bir hata veya teknik aksaklık sebebiyle bu sözleşmeye ilişkin bilgilendirme mahiyetinde herhangi bir ihtarın müvekkili şirkete ulaşmadığını; Müvekkili şirketin 31.03.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı (ertelenen) hazır bulunanlar listesinde, davacının Beşiktaş ... Noterliğinin 14.12.2020 tarih ... yevmiye nolu Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi gereği payların pay defterine kendi adına kaydedilmesi talebinin \"...'ın Beşiktaş ... Noterliği'nin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı anonim şirket bedelsiz pay bağış sözleşmesi şirketimize tebliğ olmamıştır. Ancak ...'ın bahsi geçen anonim şirket pay bağış sözleşmesinden tamamen döndüğüne ilişkin Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı dönme bildirimi tebliğ olmuştur. Pay yapısını değiştiren kurucu yenilik doğuran bir irade beyanı bulunmamaktadır. Yukarıda görülen hazır bulunanlar listesinde pay ve pay oranları pay defteriyle uyumludur ve gerçektir.\" şeklinde cevaplandığını ve kayıt yapılmadığını, 31.03.2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantı tutanağına da aynı ibareyle ve artı olarak \"Yukarıda da belirttiğimiz gibi Beyoğlu ... Noterliğinin 15.12.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve eki olan Beşiktaş ... Noterliği'nin 14.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı anonim şirket bedelsiz pay bağış sözleşmesi şirketimize tebliğ olmamıştır. Aynı tarihte Beyoğlu ... Noterliğinin 15.12.2020 tarih ve ... e-tebligat yevmiye numarası altında ... yevmiye numaralı keşidecisi ... A.Ş. olan ihtarname şirketin elektronik posta adresine tebliğ olmuştur. İddia ve beyanları kabul etmiyoruz...\" şeklinde ibare ile derç edilmiş durumda olduğunu, yani davacı ...'a bu cevabın 31.03.2021 tarihinde de verildiğini; Dava dışı ... açıkça bağış iradesinden rücu etmişken, Yerel mahkemenin TTK 494. maddesinin 3. fıkrasına dayanarak davalı şirketin pay devrini zımnen onaylamış olduğu yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, genel kurulda haricen haberdar olunan ihtarnameye itiraz edildiğini, bağış sözleşmesinden rücu ihtarnamesi kendilerine tebliğ olduğundan yapılması gereken bir pay kaydının da kalmadığını, ayrıca müvekkili şirket ihtarnamelerden haricen haberdar olduğundan TTK'nın 494/3. maddesinin uygulanma alanı bulabilmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını, izah edilen sebeplerle Yerel mahkemenin işbu gerekçeye dayanarak vermiş olduğu davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu; Son olarak gerekçenin: \"Bağışlayanın rücu talebini geri aldığı ihtilafsız olan, geçerli bir şekilde devredilen payların şirket pay defterine bu koşullarda kaydedilmesi gerekirken, davalı şirket tarafından bunun yapılmamasının hukuka uygun bir yanı yoktur. Hal böyle iken, davacının devraldığı 120.000 adet payın pay defterine kaydı talebi yerinde olup, davanın kabulüne...\" şeklinde olduğunu, dava dışı ...'ın, vekili olmaksızın kendi hür iradesiyle ve doktor raporu alarak Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı pay bağış sözleşmesinden rücu ihtarnamesini keşide ettiğini, dava dışı ...'ın doktor raporu alarak Pay Bağış Sözleşmesinden rücu etmesinin dahi bir önceki ihtarnamesi olan Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesinin davacı yanın etkisi ve yanıltması sonucunda düzenlediğini, dolayısıyla 14.12.2020 tarihli Pay Bağış Sözleşmesinin geçersizliğini ortaya koyduğunu; Daha sonra dava dışı ...'ın, yine davacını etkisi altında kalarak, Beyoğlu ... Noterliğinin 23.03.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Beşiktaş ... Noterliğinin 08.01.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapmış olduğu bağıştan rücu açıklamasının nazara alınmamasını bildirdiğini, ancak dava dışı ...'ın 08.01.2021 tarihli bağıştan rücu ettiğini bildirdiği ihtarnamesini çekerken doktor raporu aldığını ve açıkça yanıldığını beyan ettiğini, hata nedeniyle iptal açıklamasının yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olduğunu, yenilik doğuran hakların muhatabına ulaşınca yani sonuç meydana geldikten sonra artık bu irade açıklamasından dönülemeyeceğini ve geri alınamayacağını, dolayısıyla ...'ın 08.01.2021 tarihli rücu bildiriminden 23.03.2021 tarihli ihtarname ile bu şekilde rücu etmesinin hukuken kesinlikle geçerli olmadığını; Dosyaya sunulu belgelerden ve dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere ivazsız bağışı yapan dava dışı 3. kişi ... bağışlama iradesinden rücu ettiğini ihtarname ile davacı yana bildirdiğini, 3. Kişinin bu iradesinden, bağışlama beyanının hukuk dünyasında yok sayıldığının açıkça belirtildiğini, 3. Kişinin rücu bildirimi yenilik doğuran bir hak niteliğinde olduğundan bu tür haklar kullanılmak ile sona erdiğini, yani yenilik doğuran haklar kullanılıp sonuç doğurduktan sonra bundan geri dönülemeyeceğini, hal böyle iken dava dışı 3. Kişi ... rücu beyanını açıkladıktan sonra bu beyanından dönemeyeceği ve de dönse dahi işbu dönme iradesinin geçersiz olacağının sabit olduğunu, İradesi sakatlanan tarafın, akdi iptal hakkını, hiçbir şekle bağlı olmaksızın, tek taraflı, varması (ulaşması) gerekli bir irade beyanıyla kullandığını, iptal hakkının, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu, İptal Hakkı'nın,  bozucu yenilik doğuran bir hak olması nedeni ile aldatılan tarafından karşı tarafa yöneltilecek olan tek taraflı bir irade açıklaması ile sözleşmeyi geçersiz hale getirilebileceğini, bozucu yenilik doğuran bir hak olan iptal hakkının, kullanmakla tükendiğini, yanılanın kullanmış olduğu iptal hakkından artık tek taraflı olarak geri dönemeyeceğini, neticede, dava dışı ...'ın Beyoğlu ... Noterliği'nin 23.03.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin hukuki olarak hiçbir geçerliliği bulunmadığını, İşbu nedenlerle dava dışı 3. kişi ...'ın müvekkili şirkete tebliğ ettiği Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesinden tamamen döndüğüne ilişkin Beşiktaş ... Noterliğinin 08/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı adına pay defterine kayıt edilmesi gereken bir pay kalmadığını, ortada davacı lehine yapılan bir pay bağış sözleşmesi kalmadığı sabit iken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla İlk derece mahkemesinin hukuka aykırı olarak vermiş olduğu davanın kabulü kararının kaldırılarak davanın öncelikle husumet yokluğundan usulden, Mahkemece aksi kanaat hasıl olursa davanın tüm talepler yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket pay devrinin şirket yönetim kurulunca onaylanmış olduğunun tespiti ile devrin pay defterine kaydedilmesi taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, dava dışı ...'ın davalı şirkette bulunan 1 TL nominal değerli 120.000 adet payını ivazsız pay bağış sözleşmesi ile kendisine devrettiğini, her ne kadar adı geçen davalı şirkete bağıştan rücu ettiğini bildirmiş ise de daha sonra Noter kanalıyla gönderdiği ihtarname ile tekrar bağış sözleşmesi ile bağlı olduğunu beyan ve ihtar ettiğini, devrin pay defterine işlenmesi için davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından yasal 3 aylık süre içerisinde devir işlemi yapılmayarak olumlu-olumsuz bir karar da verilmediğini beyan ederek davalı şirket yönetim kurulu tarafından devre onay verildiğinin tespiti ile devrin davalı şirket pay defterine kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, pay devrine ilişkin sözleşmesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, öte yandan dava dışı ...'ın bağışlamadan rücu ettiğini taraflarına bildirdiğini, bağışlamadan rücu beyanının yenilik doğurucu bir hak olduğunu ve kullanılmak ile sona erdiğini, bağışlamadan rücudan rücu edilemeyeceğini, dava dışı ...'ın bağışlama sözleşmesini yaparken iradesinin sakatlandığını açıkça beyan ettiğini, bu nedenle hataya dayanarak sözleşmeyi iptal ettiğini, bundan sonra gönderilen bağıştan rücudan rücu edildiğine dair beyanın hukuken bir geçerliliğinin olmadığını, davacının devrin pay defterine kaydedilmesine dair talebi ile ilgili olarak 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında cevap verildiğini, talebin reddedildiğini, dava dışı ...'ın pay bağış sözleşmesi ve bağıştan rücudan rücu ettiğine dair ihtarı düzenlediği sırada 65 yaşını doldurmuş olmasına rağmen sağlık kurulu raporu alınmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bu dava neticesinde şirketteki pay sahipliği değişerek menfaati etkilenecek olan ...'ın da davada hasım olarak gösterilmesi gerektiğinden eksik husumet nedeniyle davanın reddi gerektiği, davacının kendisine devredildiğini iddia ettiği payların değeri belirlenerek peşin harcın bu değer üzerinden yatırılması/tamamlanması gerekirken eksik harç ile yargılama yapıldığı, tespit davası ile eda davasının bir arada açılamayacağı, ...'ın bağışlamadan rücu ettiği, bu hususa ilişkin beyanında bağışlama sözleşmesi yapılırken iradesinin sakatlandığını kabul ettiği, bu yönde adı geçenin isticvap edilmediği, Mahkemece bu irade sakatlığının araştırılmadığı, bağışlama sözleşmesi ve bağıştan rücudan rücu beyanı sırasında 65 yaşını doldurmuş olan ...'ın temyiz kudretini haiz olduğuna dair sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, işlemlerin sakat olduğu, adı geçenin iradesinin fesada uğratıldığı, pay bağış sözleşmesinin davalı şirkete tebliğ edilmediği, davacının pay devrinin pay defterine kaydına ilişkin talebine 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında cevap verildiği, dava dışı ...'ın bağıştan rücu ettiğine dair yenilik doğurucu hakkını kullandıktan sonra tekrar bu hakkın kullanımından rücu edemeyeceği, davacı adına pay defterine kaydedilecek bir pay devrinin olmadığı ve bu sebeplerle Mahkemece verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.TTK'nın 490. maddesi ile anonim şirketlerde kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, bu devrin nama yazılı pay senedinin ciro edilerek zilyetliğinin devralana geçirilmesi suretiyle yapılacağı, TTK'nın 491. maddesi ile bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı payların ancak şirket onayı ile devredilebileceği, 492. maddesi ile şirket ana sözleşmesi ile nama yazılı payların ancak şirketin onayı ile devredilebileceğinin öngörülebileceği, 493. maddesinin birinci fıkrası ile Borsaya kote edilmemiş nama yazılı payların devri halinde şirketin, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devrene, paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle kendisi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek onay istemini reddedebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında hangi hallerin önemli sebep oluşturacağı, üçüncü fıkrası ile şirketin bu sebeplerden başka devralanın payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmemesi halinde devrin pay defterine kaydı talebini reddedebileceği, 494. maddesinin üçüncü fıkrası ile de şirketin onaylamaya ilişkin istemi aldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde reddetmemesi veya reddin haksız olması halinde onay vermiş sayılacağı kabul edilmiştir. Dosya kapsamından dava dışı ...'ın Beşiktaş ... Noterliği'nin 14/12/2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı Anonim Şirket Bedelsiz Pay Bağış Sözleşmesi ile davalı şirkette kendi adına kayıtlı bulunan 120.000 adet payını bedelsiz olarak tüm hak ve borçları ile birlikte ve üç yıl süre ile başkasına devretmemesi ve kendi adına pay defterine kaydettirmesi şartı ile davacıya devrettiği, bundan sonra adı geçenin, pay bağış sözleşmesini yanılgıya düşerek imzaladığı, bu nedenle pay bağış sözleşmesinden rücu ettiği, işlemin yok hükmünde olduğu beyanını içerir 08/01/2021 tarihli Noter ihtarnamesini keşide ederek davacı ile davalı şirkete gönderdiği, 23/03/2021 tarihli Noter ihtarnamesi ile ise davacı ile davalı şirkete 08/01/2021 tarihli bağıştan rücu bildiriminin haksız ve geçersiz olduğunu, bu bildirimin nazara alınmamasını, pay bağış sözleşmesinin geçerli ve ayakta olduğunu, şirket pay defterine bu işlemin kayıt edilmesini ihtar ettiği, bu ihtarnamenin davalı şirkete 23/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davalı şirkete gönderdiği15/12/2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihbarname ile kendisine pay bağış sözleşmesi ile devredilen payların pay defterine kaydedilmesini talep ettiği, ihbarnamenin ekinde 14/12/2020 tarihli pay bağış sözleşmesinin bulunduğu ve bu ihbarnamenin davalıya 02/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren davalı şirket tarafından davacıya pay devrinin onaylanmadığına dair bir bildirim yapılmadığı anlaşılmıştır.Bağıştan dönme (rücu), bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye yürüyen ve hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan, şartlı (koşullu) veya yüklemeli (mükellefiyetli) şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece TBK'nın 291. maddesi uyarınca yüklemenin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK'nın 295. maddesinin 3. fıkrasına dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin ve kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. Somut olayda; davalı şirket tarafından nama yazılı payların senede bağlanmadığı, bu nedenle payların senedin ciro edilmesi ve zilyetliğinin devri ile devredilmesinin mümkün olmadığı, çıplak pay niteliğinde olduklarından Noter senedi ile devrin mümkün olduğu, davalı şirket tarafından cevap dilekçesinde, esas sözleşme ile nama yazılı payların devrine sınırlandırma getirildiği yahut devrin şirketin onayına bağlandığı veya dava dışı ... tarafından devredilen pay bedellerinin ödenmediğine dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının, dava dışı ... tarafından kendisine gönderilen ihtarname ile payların davacıya bedelsiz bağış sözleşmesi ile devredildiği ve davacı adına kaydedilmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen üç aylık süre içerisinde adı geçen devredene TTK'nın 493/1 maddesi uyarınca payları değerini ödeyerek kendisi veya başkası adına almayı teklif etmediği gibi şirket esas sözleşmesinde yer alan önemli bir sebebi ileri sürerek onayı reddetmediği, davacı tarafından gönderilen ve 02/04/2021 tarihinde tebliğ edilen payların kendisi adına pay defterine kaydedilmesi talebine üç aylık süre içerisinde herhangi bir cevap vermediği, payları satın almayı teklif etmediği, her ne kadar 31/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında talebe cevap verildiği iddia edilmiş ise de, toplantının ihtarnamenin tebliğ tarihinden önce yapıldığı, dava dışı ... tarafından payların davacıya, davacı adına pay defterine kaydettirilmesi ve üç yıl süre ile bir başkasına devredilmemesi şartı ile bağışlandığı, bağışlayanın bağıştan ancak bu şartlara uyulmaması halinde rücu edebileceği, bağışlayan ... 08/01/2021 tarihli ihtarnamede hata sebebiyle iradesi sakatlanmış olduğundan bağışlama sözleşmesinden rücu ettiğini beyan etmiş ise de, bundan sonra taraflara gönderdiği 23/03/2021 tarihli ihtarname ile bağış sözleşmesinin geçerli olduğunu bildirdiği, yani sözleşmeyi onadığı, kaldı ki hata iddiasının saikte hataya ilişkin olduğu ve saikte hatanın TBK'nın 32. maddesi uyarınca esaslı hata kabul edilmediği, maddede sayılan diğer koşulların hataya düştüğünü iddia eden tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava dışı ... tarafından bu iddialar ile davacıya karşı açılmış bir dava olmadığı, dolayısıyla pay bağış sözleşmesinin geçerli ve ayakta olduğu, pay bağışının geçerli olduğunun bizzat bağışlayanca kabul edilmesi karşısında davalının, dava dışı ...'ın pay bağışından rücu ettiği ve rücudan da rücu edemeyeceğine dair bir iddia ile pay devrine onay vermemesinin mümkün olmadığı, dava dışı ... tarafından düzenlenen 23/03/2021 tarihli ihtarname sırasında alınan sağlık kurulu raporu ile temyiz kudretini haiz olduğunun belirlendiği, bu raporun adı geçenin kısa bir süre önce imzaladığı pay bağış sözleşmesini imzalarken de da temyiz kudretine sahip olduğunu gösterdiği, bağışlayan ve bağışlanan arasında pay bağış sözleşmesinin geçerliliği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığından bu davada davacı tarafından dava dışı ...'a husumet yönetilmesine gerek olmadığı, dava, davacı tarafından TTK'nın 493/5. maddesi uyarınca açılmış bir dava olmadığı ve paylar davacıya ivazsız olarak devredildiğinden pay değerinin belirlenmesi ile bu değer üzerinden nispi harç alınamayacağı, davacının talebinin pay devrine onay verildiğinin tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi olması sebebiyle davanın maktu harca tabi olduğu, bu minvalde Mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının istinaf başvurusunun ise tümü ile haksız olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 1.280,30 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 320,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 959,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b21c0e9897cbd5c1","SID":"49a9bb12ed602419"}}