{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/831 Esas<br>KARAR NO:2024/1922 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/03/2023<br>NUMARASI:2021/602 E.  -  2023/161 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; keşidecisi müvekkili ... A.Ş., lehtarı .... Şti. olan ... Bankası ... şubesine ait, ... nolu, gerçek keşide tarihi  30/06/2022, tutarı 500.000,00 TL çek ile, ... nolu gerçek keşide tarihi 31/07/2022, tutarı 500.000,00 TL olan çekin  ticari ilişki sebebiyle Samsun ilinden İstanbul'a gönderilmek üzere ... Kargo’ya verildiğini, bu iki çekin ... Kargo’da kaybolduğunu ve kargo şirketiyle çekin bulunması için yazışmalar yapıldığını, söz konusu çeklerin dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve suç işleme amacıyla örgüt kurma suçundan haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/127442 Sor. numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını,  şikayet edilenler tarafından ele geçirildiğini ve planlı bir dolandırıcılık faaliyeti kapsamında son olarak cirantalardan davalı şirket tarafından .... sayılı dosyasından takibe konu edildiğini, kargoda kayboldu denildikten sonra takip alacaklısı davalı şirket tarafından takibe konu edilen çeklerin üzerinde birçok tahrifat yapılmış olup, müracaat hakkı olmayan şirket aleyhine işbu menfi tespit davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu,  .... sayılı dosyasından kambiyo takibine konu edilen 2 adet çekin işbu dilekçeleri ekindeki .. Bankası A.Ş’nin yazısından anlaşılacağı üzere bankaya ibraz edilmeden kambiyo takibine konu edildiğini,  çekleri bankaya ibraz etmediğinden keşideci ve cirantalara müracaat hakkı doğmayan alacaklının bu çekleri kambiyo takibine konu edemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, kambiyo takibine dayanak çeklerin kambiyo vasfında olup olmadığının kamu düzenine ilişkin olduğunu, takibe konu çekler üzerinde grafoloji konusunda uzman bir bilirkişiye teknik inleme yaptırılmış olup, taraflarınca alınan bu uzman görüşünde takibe konu çekler üzerindeki yazılarda tahrifat yapılmış olduğunu, kimyasal yöntemle keşide tarihlerinin silindiğini ve farklı bir el ürünü olan yazı ve kalem kullanılmak suretiyle başka keşide tarihi yazılmak suretiyle keşide tarihlerinin değiştirildiği hususunun açıkça tespit edildiğini, takibe konu çeklerin ... kargo ile çekin lehtarı ... ŞTİ’ye gönderilirken kaybolduğundan çekin ciro silsilesinde yer alan lehtara ait kaşe ve imzanın da sahte olduğunu, bu sebeple; ilgili lehtar tarfından yapılan şikayet üzerine İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/367 E. sayılı dosyasından takibin geçici olarak durdurulması talebinin kabulüne karar verildiğini, buna göre; ciro silsilesinin bozuk olduğu çekteki sonraki cirolar da geçersiz olacağından çek hamilinin bu çeklere dayalı hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davalı şirket ve haklarında savcılığa şikayette bulundukları ve çekin kargoda çalındıktan sonra çeki cirolayan şirket yetkililerinin,  ciroları nedeniyle dolandırıcılık,  resmi belgede sahtecilik ve suç işleme amacıyla örgüt kurma suçları nedeniyle cezai ve hukuki sorumluluktan kaçabilmek amacıyla yakın tarihlerde şirket yetkililerini değiştirdiklerini ve yeni şirketler kurduklarını beyan ederek, bu sebeple; açıklanan ve resen belirlenecek sebeplerle, davanın kabulü ile; ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin HMK'nun 392. maddesi hükmü uyarınca teminat alınmadan geçici olarak durdurulmasına ve mahkemece aksi kanaatte olunması halinde İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca teminat karşılığı tedbiren takibin durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına, müvekkili şirketin .... sayılı dosyasında takip dayanağı olan 30.07.2021 tarihli, ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli ve 31.07.2021 tarihli, ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli toplam 2 adet çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH:Davacı vekili tarafından 06/01/2023 tarihli davanın tamamen ıslahı suretiyle sunmuş olduğu dava dilekçesinde;  davanın tamamen ıslahı ile müvekkili şirketin 30.07.2021 tarihli, ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli ve 31.07.2021 tarihli, ... seri nolu, 500.000,00 TL bedelli toplam 2 adet (kambiyo vasfını yitirmiş) çeke dayalı başlatılan .... sayılı kambiyo senetlerine dayalı takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, takibin dava sonuçlanıncaya kadar HMK'nun 209. maddesi kapsamında teminatsız olarak tedbir yoluyla durdurulmasına, mevcut hacizlerin kaldırılmasına, davanın kabulü ile takibin iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame edilen menfi tespit davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/a maddesi gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olup dava açılmadan önce başvurulması gerektiğini, davacı tarafından usuli şartlara uyulmaksızın işbu dava ikame edildiğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, somut olayda yaklaşık ispat dahi gerçekleşmemiş iken ihtiyati tedbir kararının verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece oluşturulan 16.09.2021 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi çek bedelinin %15'i oranında teminat sunulması halinde kabul edilerek icra dosyasına yapılan ödemelerin taraflarına  ödenmemesine karar verilmiş ise de, işbu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın dava dilekçesinden işbu çeklerin lehtar adına kendileri tarafından keşide edildiğini, aralarındaki borç ilişkisinin varlığını kabul ettiklerini ve buna bağlı olarak çeklerin altında bulunan imzaların da kendilerine ait olduğunu ikrar ettiklerinin anlaşıldığını, davacı tarafın kambiyo sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi bir tartışma bulunmadığını, bu itibarla borca haksız yere itiraz eden davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın ibraz iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı müvekkili şirketin çeklerin vadesi geldiğinde muhatap banka olan... Bankası ... Şubesi'ne çekleri ibraz ettiğini, sunulan belgenin muhatap bankaya ait bir belge olup olmadığı, davacı tarafça sunulan banka yazısında kaşenin ve imzanın sahte olduğu hususunda kesin bir tespit yapılmamış olmakla birlikte çekin ibraz edildiği şube olan... Şubesi değil,... Şubesine ait evrak sunulduğunu, bu itibarla çekin ibraz edilmediği veya çekin ibraz edilmiş gibi gösterildiği hususlarının gerçek dışı olduğundan, davacı tarafın itirazlarının dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafın tahrifat iddialarının çeki iyi niyetle iktisap eden davalı müvekkilini bağlamadığını, davacı tarafın dilekçesinde işbu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini, üzerindeki imza ve kaşelerin kendilerine ait olduğunu ve lehtar ile aralarındaki borç ilişkisinin bulunduğunu ikrar etmiş olup, yetkili hamili ve meşru alacaklısı oldukları söz konusu çekin tarihi üzerinde tahrifat olduğunu beyan etmiş ise de, çekin orjinal görüntüsünden hiçbir suretle anlaşılamayacak bu durumu müvekkili firmanın bilme ihtimali bulunmadığını, nitekim davacı tarafın da bu hususu destekler nitelikte kesin bir delil sunamadığını,  kanaatlerince çok yüksek ihtimal delil olarak sunulan belgeler üzerinde bu şekilde bir tahrifat yapıldığını, hiçbir suretle iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte takibe konu ettikleri işbu çekin tarihinde tahrifat yapılmış olsa dahi davalı müvekkili şirketin bunu bilmesi veyahut kendisinden bilinmesinin beklenmesinin mümkün olmadığı,  müvekkili şirketin söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiğini ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğu söz konusu çeki yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini,  çeklerin üzerindeki ciro silsilesi tam ve birbirini düzgünce takip eden cirolardan oluşmakta olup Türk Ticaret Kanununun 790. maddesi göz önüne alındığında, davalı müvekkilinin çekin meşru hamili olduğu sarih olduğundan davanın reddinin gerektiğini, her ne kadar müvekkili şirketin çeki kendisine ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi ve çekin hangi ticari faaliyet ile ilgili olarak verildiğini ispat etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da, durumun meşruiyetine ilişkin mahkeme nezdinde herhangi bir kuşku oluşmaması açısından müvekkili şirketin çeki ne suretle iktisap ettiğini ve çeki müvekkili şirkete ciro eden şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi ve mal alım satımını gösterir fatura ve tahsilat makbuzu suretlerinin sunulduğunu,  müvekkili tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemlerin yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmiş olup, söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkilini kötü niyetli olmak ile itham etmenin mümkün olmadığını,haksız ithamlar yönelten davacı tarafın ise kargoya verilmesi mümkün olmayan dava konusu çekleri kargoya verdiğini iddia ederek büyük bir kusur içerisinde olmasına rağmen kendi kusurundan yararlanmaya çalışıp taraflarına borçlu olmadığının tespitini istediklerini savunarak, izah edilen ve mahkemece  resen nazara alınacak sair nedenlere dayanarak, öncelikle mahkemece verilen 16.09.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 2.Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarihli 2021/602E. - 2023/161 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda alonj üzerine atılan ibraz şerhinin sahte olduğu, bankaya yazılan müzekkere cevabından anlaşılmakla birlikte keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve gerçek keşide tarihinde de çeklerin ibraz edilmediği, bu haliyle davalının çeklere dayalı olarak keşideciye başvuru hakkını kaybettiği, davacı tarafça takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/3747 Esas 2022/5458 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının kötü niyet tazminatı talebi yönünden davalının takibinde kötü niyetli olduğu bu aşamada ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine dair; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-Davacının keşidecisi olduğu 31/07/2021 tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 30/06/2022 tarihli 500.000,00 TL bedelli ... Bankası'na ait çeklere dayalı olarak  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan  İstanbul .... İcra Dairesi'nin 2021/19814 Esas sayılı dosyasındaki takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine..\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece özel bir banka olan ...Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün yazı cevabına itibar ederek, davaya konu çeklerin süresinde Bankaya ibraz edilmediğine karar verilmesinin müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu,Mahkemenin davayı aydınlatma ödevi kapsamında banka yetkililerinin imza örnekleri ile banka kaşesi üzerinde inceleme yaptırması gerektiğini,Davanın icra takibinden mi, yoksa çeklerden mi kaynaklandığının tespiti gerektiğini, davacı vekilinin 08/12/2022 tarihli duruşmada çeke dayalı takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, gerekirse ıslah için dilekçe sunacağını beyan etmesine rağmen ıslah dilekçesini 10/01/2023 tarihinde sunduğunu, HMK'nun 180/1. maddesi uyarınca 1 haftalık kesin sürede ıslah dilekçesini sunmadığından ıslahın yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini,Islah dilekçesinde de dava dilekçesinde olduğu gibi içerik ve sonuç talep kısmının birbiriyle alakasız olduğunu, işbu sebepten dolayı ıslah işleminin amaca hizmet etmemesinden dolayı yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini,Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin de itiraz etmediği şekilde uyuşmazlık konusunun takipten değil, çeklerden kaynaklandığının tespit edildiğini, Çekler üzerinde tahrifat yapıldığının ve çeklerin keşide tarihlerinin ne olduğunu bilirkişi raporu ile tespit edilemediğini, mahkemece bu hususun gereği kadar aydınlatılmadığını, ayrıca keşide tarihlerindeki değişikliğin keşideci tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yetersiz olduğunu,Davacı tarafça İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan 2021/368 Esas sayılı davanın reddine karar verildiğini, çeklerin keşide tarihlerinde tahrifat yapılmadığının anlaşıldığına dair verilen kararın işbu davadaki Mahkeme kararı ile çelişkili olduğunu, iki mahkemenin bile zıt kanaatte oldukları bu hususta müvekkilinin çekleri iktisap tarihinde bu durumu fark etmesinin beklenemeyeceğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/03/2023 tarihli, 2021/602 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı... Ltd. Şti tarafından borçlular ... A.Ş. ve diğer borçlular aleyhine 30/07/2021 ve 31/07/2021 keşide tarihli her biri 500.000,00 TL bedelli 2 adet çeke dayalı olarak fer'ileri ile birlikte toplam 1.107.818,49-TL alacağın tahsili için 10/08/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, takip dayanağının 30/07/2021 günlü, ... seri nolu 500.000,00 TL ve 31/07/2021 günlü,... seri nolu 500.000,00 TL bedelli çekler olduğu, borçlu davacıya ödeme emrinin 16/08/2021 tarihinde tebliğine göre itirazın 20/08/2021 tarihinde 5 günlük yasal sürede yapıldığı anlaşılmaktadır. Takip dayanağı çek asıllarının incelenmesinde; davacı keşideci tarafından, lehtar ... Ltd. Şti. lehine keşide edildikleri, keşide tarihlerinin 30/07/2021 ve 31/07/2021 olduğu, 500.000,00'er TL bedelli oldukları, çeklerin adı geçen lehtarın cirosu ile .... Şti.'ne, bu şirket cirosu ile ... Şti.'ne, bu şirket cirosu ile ... A.Ş.'ne, bu şirket cirosu ile .... Şti. ve en son yetkili hamil ..... Şti.'ne ciro edildikleri, çeklerin 04/08/2021 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ibraz kaşelerinde \"işbu çek takas merkezi tarafından iade edildiğinden herhangi bir işlem yapılamamıştır. 04/08/2021\" yazısı altında ... Bankası A.Ş. ... Şube kaşesi ve kaşe üstünde imza bulunduğu anlaşılmaktadır.... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün İstanbul C. Başsavcılığının 2021/127442 soruşturma sayılı dosyasına ve işbu dosyaya gönderdiği 28/10/2021 tarihli ve 08/03/2022 tarihli yazı cevapları incelendiğinde; davaya konu çeklerin bankalarında işlem görmediğinin ve arkalarındaki şerhlerin bankalarınca yazılmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. Yine ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün işbu davsa dosyasına gönderdiği 08/01/2022 tarihli yazı cevabı incelendiğinde; davaya konu çeklerin vadelerinin ileri vade olması nedeniyle henüz bankalarının kayıtlarında ibrazına rastlanmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. İstanbul C. Başsavcılığının 2021/127442 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ... A.Ş., şüphelilerin ... A.Ş. yetkilileri, ... Şirketi yetkilileri, .... A.Ş. yetkilileri, .... Ltd. Şirketi yetkilileri, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şirketi yetkilileri olduğu, ... ve ... seri numaralı çeklerde sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın halen devam ettiği UYAP üzerinden yapılan inceleme ile tespit edilmiştir. İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/368 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... Şirketi, davalının ... Şirketi olduğu, davacı-borçlu vekilinin, müvekkili aleyhine girişilen icra takibinde icra müdürlüğünün yetkili olmadığını, keşidecisi müvekkili .... A.Ş., lehtarı .... Şti. olan iki adet çekin ticari ilişki sebebiyle Samsun ilinden İstanbul'a gönderilmek üzere kargoya verildiğini, bu iki çekin kargoda kaybolduğunu, keşideci... Ltd. Şti'ne ait sahte kaşe ve imza ile çeklerin tedavüle çıkarıldığını, icra takibi konusu çeklerden ... nolu çekin tanzim tarihi 30/06/2022 tarihi iken, değiştirilerek 30/07/2021 tarihi yazıldığını, ... nolu çekin tanzim tarihi 31/07/2022 tarihi iken, değiştirilerek 31/07/2021 tarihi yazıldığını, takibe dayanak çeklerde tahrifat yapıldığını, çeklerin tanzim tarihinin değiştirildiğini, bu durumun çekin kambiyo vasfını doğrudan etkileyen bir husus olduğunu, çeklerin bankaya takas olarak sunulmuş ve takas tarafından iade edilmiş gibi arkasına paraf düşülerek icra takibine konu edildiğini, ibraz kaşe ve imzasının takas bankasına ait olmadığını öğrendiklerini, çeklerin kambiyo vasfı bulunmadığını beyanla; takibin iptaline, alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının yetki itirazının reddine, kambiyo şikayetinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 2022/3022  Esas, 2024/1171 Karar sayılı kararı ile; \"…6102 sayılı TTK'nın 796 ve 808. maddeleri gereğince, çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanunun 808/2. maddesi gereğince, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle \"çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla\" belirlenmesi halinde hamilin; cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakkı bulunduğu öngörülmüştür. TTK'nun 809/1. maddesine göre de; çekin, ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk işlemle belirlendiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekir.İlk derece mahkemesi tarafından; davacı borçlunun itirazında takibe konu çeklerin ... Ltd Şti'ne verildiğini, ancak daha sonra çeklerdeki keşide tarihinin değiştirildiğini bildirmiş olup, borçlunun bu beyanının borcun kabulü anlamında olduğunu, çeklerin keşide tarihinin yazılı olduğu kısımlarda herhangi bir tahrifat bulunmadığı, çeklerin ciro silsilesinde de kopukluk olmadığı sebeple İİK 170/a-son madde hükmü uyarınca aynı maddenin 2.fıkrasının olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle kambiyo şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak çekler arkasındaki ibraz beyanının ilgili bankaya ait olmadığı özellikle ... Genel Müdürlüğü'nün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/127442 soruşturma nolu dosyasına gönderdiği yazı cevabından anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından bu hususta itiraza rağmen ilgili bankaya müzekkere yazılmadığı gibi, davacı yanın çek keşide tarihinde tahrifat yapıldığına ilişkin itirazları üzerinde de durulmamıştır. Çek keşide tarihindeki tahrifat yönünden özel ve teknik bilgi gerekli olup, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği açıktır. Zira bu durumda çek arkasındaki ibraz şerhinin usulüne uygun olduğu kabul edilse dahi, çekin keşide tarihinden önce bankaya ibraz edilmesi söz konusu olacaktır. Bu hususta değerlendirme yapılırken Çek Kanunun geçici 3/5 maddesi de gözden uzak tutulmamalıdır.İlk derece mahkemesi tarafından ilgili hususlarda gerekli araştırma yapılmaksızın, davacı yanın dayanak çeker altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, çeklerin lehdar … Ltd Şti’ne verildiğini kabul etmesinin borcu kabul anlamında olduğu sebeple, İİK 170/a-son maddenin uygulanamayacağı gerekçesiyle kambiyo şikayetinin reddine ilişkin kararı isabetsizdir. O halde davacı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın ilgili hususlarda ve borca itiraz yönünden de gerekli inceleme yapılarak karar verilmesi için ilk derece mahkemesine iadesine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı-borçlunun istinaf başvurusunun, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin  kabulü ile, HMK'nun 353(1)-a/6 maddesi gereğince İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarih ve 2021/368 Esas 2022/95 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE…\" karar verildiği, davanın 2024/279 Esas numarasını aldığı ve halen derdest olduğu tespit edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince alınan 17/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; İnceleme konusu çeklerin her ikisinde de rakamla yazılı tarih kısmının çekin diğer yazılı kısımlarından farklı bir mürekkepli kalemle yazılmış olduğu, yıl kısmındaki son iki rakam üzerinden yapıştırıcı şeffaf bant geçmesi nedeni ile bu kısımda bir değişiklik olup olmadığının tespitine gidilemediği,  banka kaşesinin sahtecilik açısından değerlendirilmesi için ilgili bankanın kaşe örneklerinin karşılaştırmalı analiz için gerektiği, bu kaşe üzerindeki imzaların aidiyet tespiti için, yetkili banka görevlilerinin imza örneklerinin gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava; ... sayılı kambiyo senetlerine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti  ve kötü niyet tazminatına ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde, ... Bankası A.Ş. tarafından gerek işbu dosyaya, gerekse Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması dosyasına gönderilen müzekkere cevapları ile davaya konu çeklerin bankalarında işlem görmediğinin ve arkalarındaki şerhlerin bankalarınca yazılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Süresinde bankaya ibraz edilmeyen dava konusu çeklerle ilgili davalının davacıya müracaat hakkını kaybettiği ve kambiyo senedine mahsus icra takibi yapamayacağından, davacının ıslah talebinin de usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, Mahkemece ıslah talebine uygun olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 136.625,48 TL nispi harçtan, peşin alınan 18.918,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 117,706,71 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56bd5cd2707ba8ee","SID":"e953bbcf2e17a923"}}