{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1612 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2035<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/957 E. - 2024/570 K.<br>BİRLEŞEN İZMİR 2.ATM'NİN 2015/623 E.SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 28.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28.11.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.07.2024 tarih 2022/957 E. - 2024/570 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacılar ile asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tASIL DAVA : Davacılar vekili, davacıların kardeşi ve oğlu ...'nin yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, davalı ...'in 2,1 promil alkollü olup her iki davalının da kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın malikinin ... A.Ş. ve her iki aracın KTK ZMM sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğunu, her iki aracın sürücüsünün maliklerinin ve sigorta şirketlerinin yargılama sonrasında tespit edilecek kusur oranlarına göre hükmedilecek tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ...'nin ağır mental retardasyon hastası olup kısıtlandığını belirterek; her bir davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden itibaren yasal faiziyle ayrı ayrı 7.500,00-TL maddi tazminattın davalılardan müştereken ve müteselsilen, ...'in lehine 150.000,00-TL ... lehine 100.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ..., ... A.Ş., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili,   sürücü ...'in kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç davalıya ait ise de 2 gün boyunca hatır için diğer davalıya verildiğini, işleten sıfatının bulunmadığını, kazanın diğer davalının ağır kusuru ile meydana geldiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan ... ve ... plakalı aracçların davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı hasar dosyasının açıldığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 24/10/2014 tarihinde 3.892,75-TL ödeme yapıldığını, ... plakalı araç araç sürücüsünün  % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur oranı dikkate alınarak yaptırılan aktüer hesap sonrasında 24/10/2014 tarihinde toplam 11.678,25-TL ödeme yapıldığını,  sorumluluklarını yerine getirildiğini, müteveffa ...'nin ... plakalı araçta hatır için taşındığından tazminattan indirim yapılmasını, ATK kusur raporu aktüer bilirkişiden hesap raporu alınması gerektiğini, davalının ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğini, yasal faize talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVA : Davacı ... vekili, ...'in kullandığı ... plakalı araç ile davacının kullanmış olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, davacının araçta bulunan iki arkadaşının vefat ettiği kendisinin de dahil olmak üzere diğer yolcuların ağır şekilde yaralandığını, beden gücü kaybının % 14 olarak tespit edildiğini, ceza mahkemesinden alınan kusur raporuna göre ...'in asli kusurlu olduğunu, davacının beden gücü kaybı nedeniyle zarara karşılık davalı sigorta şirketi tarafından 36.500-TL ödeme yapıldığını, belirterek, 1.000,00-TL maddi tazminat ile 40.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, sürücü ...'in kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç davalıya ait ise de 2 gün boyunca hatır için diğer davalıya verildiğini, işleten sıfatının bulunmadığını, kazanın diğer davalının ağır kusuru ile meydana geldiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmadığını, davacının başvurusu üzerine hasar dosyası kapsamında davacıya 18.379,98-TL ödeme yapıldığını, sorumluluğunun sona erdiğini, ATK tarafından kusur ve maluliyet tespitinin yapılması ve aktüer sıfata sahip bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davalının ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; ... plakalı araç sürücüsü davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davacı ...'nin zihinsel özürlülük nedeniyle kısıtlı olduğu, annesi ... ve kardeşi ... ile birlikte yaşadığı anlaşılmış olmakla birlikte ...'nin bakım borcunun öncelikle dava tarihinde hayatta olan anne ve babası tarafından karşılanması gerektiği, ölümü tarihinde henüz çalışmayan ve kardeşine sürekli yardımı söz konusu olmayan ...'nin ölümü nedeniyle ...'nin desteğini kaybettiğinden bahsedilemeyeceği, davacı ...'in oğlu ...'nin desteğini kaybetmesi nedeniyle talep edebileceği destekten yoksun kalma zararının 80.214,92-TL olduğu, ancak ıslah dilekçesi ile 69.002,86-TL destekten yoksun kalma maddi tazminat talep edildiği, bu davacının zararından ... plakalı araç sürücüsü ve maliki ... ile ... Sigorta AŞ'nin (iç ilişkide 16.887,35-TL'sinden sorumlu olmaları kaydıyla) ve araç maliki ... AŞ ile KTK ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ'nin müteselsilen sorumlu oldukları, diğer davalılar yönünden ölüm tarihi olan 18/06/2014 davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, davacılar ... için 70.000-TL ... için 40.000-TL manevi tazminat manevi tazminatın 18/06/2014 ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ile ... AŞ'den müteselsilen tahsili gerektiği, Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tedavi süresinin 4 ay olup sürekli iş gücü kaybı oranının % 10.3 olduğu, kazanın meydana gelmesinde karşı ... plakalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın hesaplanan karşılanmamış geçici ve sürekli iş göremezlik zararının 32.724,34-TL olup zarardan araç işleteni ... AŞ ile KTK ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu, ancak davada ıslah sonucunda 6.390,43-TL'nin talep edildiği dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulüne, 6.390,43-TL'nin 07/06/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle (... Sigorta AŞ'nin 29/05/2015 tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta AŞ ve ... AŞ'den müteselsilen tashline, ... lehine 20.000-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu, manevi tazminatın 07/06/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle ... AŞ'den  tahsiline, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı, asıl davada davacılar vekili, asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : İDM tarafından adli tıp uzmanı ile kusur bilirkişilerinden oluşacak bilirkişi kurulundan istiap haddinin aşılması ile meydana gelen yaralanma ve ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği ve davacı anne ...'ün yargılama sırasında vefat etmiş olması fiili duruma uygun şekilde destekten çıkacağı tarih ayrı ayrı gözetilerek, istikrar kazanmış pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul ve ek aktüreya hesap raporları dosyaya kazandırılıp, istiap haddinin aşılması ile ölüm ve yaralama arasında illiyet bağı kurulması halinde bu durumun zararın artmasına neden olup olmadığı tartışılarak, mütrafik kusurun varlığının kabulü halinde hesaplanan tazminattan yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda belirlenen oranlarda indirim yapılmak suretiyle asıl ve birleşen davada davacıların tazminat talepleri hakkında karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin karıştığı kaza esnasında ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan davacı desteği ...'nin vefat ettiği,  kazanın oluşumunda ...'ın % 25 oranında tali ...'in  % 75 oranında asli kusurlu olduğu, kaza tarihinde kazaya karışan her iki aracın da geçerli birer ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğu; kazanın oluşumu ile davacılar desteğinin vefatı arasında illiyet bağının olduğu, asıl davada  davalı ... hakkında açılan davanın davacı vekilinin beyanı uyarınca 24/05/2016 tarihinde işlemden kaldırıldığı bu tarihten itibaren HMK 150 maddesinde öngörülen 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği, bu davalı yönünden davanın açılmış sayılmasına karar verildiği, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ...'nin ölümü nedeniyle babası ...'ye 24/10/2014 tarihinde ... plakalı araç poliçesinden 11.678,25-TL, ... plakalı araç poliçesinden 3.892,75-TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin asıl davanın davacıları değil baba ...'ye yapıldığından hesaplama da dikkate alınmadığı, müteveffanın kardeşi ...'nin DYK tazminatı alacağının 856.702,89-TL olduğu, bu bedelin % 25'inden davalı ... ve ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğu bedelin 214.175,72-TL olacağı, maddi tazminat alacağının % 75'inden ... plakalı araç sürücüsü ..., davalı ... A.Ş ve ZMMS poliçesinin düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun bulunacağı ve bu bedelin 642.527,16-TL'ye tekabül ettiği, müteveffanın annesi ...'in yargılama sırasında vefat etmiş olması sebebiyle fiili duruma uygun şekilde destekten çıkacağı tarih ayrı ayrı gözetildiğinde DYK tazminatı alacağının 9.516,07-TL olacağı hesap edilen bu tazminatın % 25'inden davalı ... ve ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğu bedelin 2.379,01-TL olacağı, maddi tazminat alacağının % 75'inden ... plakalı araç sürücüsü ..., davalı ... A.Ş ve ZMMS poliçesinin düzenleyen ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun bulunacağı ve bu bedelin 7.137,05-TL'ye tekabül ettiği, ...'nin olay günü arkadaşı ...'ın ... plakalı aracında hatır için taşındığı, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ve sigortacısının sorumlu olduğu tazminat yönünden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, diğer ... plakalı araç sürücüsü işleteni ve sigortacısının  hatır taşıması indiriminden yararlanamayacağı, hatır taşıması zarar görenin içinde bulunduğu taşındığı aracın sorumlularına uygulanabileceğinden kazaya karışan diğer araç nedeniyle sorumlulara uygulanamayacağından asıl davada tazminat talepleri yönünden davalıların müteselsil sorumluluğu talep edilmiş olduğundan ... plakalı araç sorumluları hatır taşıması indiriminden faydalanamasa bile ...'nin içinde bulunduğu ... plakalı araç sorumlularının iç ilişkiden sorumlu oldukları tazminattan hatır taşıması indirimi yapıldığında müteselsil sorumluluğa esas tazminatta değişeceğinden Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2020 tarihli 2020/558 esas 2020/2881 karar sayılı kararında belirtilen yöntemle hesaplama yapılmasının doğru olduğu, ...'in DYK zararının 9.516,07-TL olduğu, davalıların iç ilişkisinde ... plakalı araç sorumlularının ...'ın % 25 oranındaki kusuruna isabet eden 2.379,01-TL'den ... plakalı araç sorumlularının ...'in % 75 kusuruna isabet eden 7.137,05-TL'den sorumlu oldukları, müteveffa destek ...'nin ...'ın ... plakalı aracında hatır için taşındığı kabul edilmekle 7.137,05-TL tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında ... plakalı araç sorumlularının 5.709,64-TL tazminattan sorumlu oldukları, ...'nin DYK zararının 856.702,89-TL olduğu, sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 268.000,00-TL ile sınırlı olduğu, müteveffa destek ...'nin ...'ın ... plakalı aracında hatır için taşındığı kabul edilmekle hesap edilen tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği değerlendirilerek, davacı tarafça kaldırma kararı öncesi devam edilen yargılamada ileri sürülen değer artırım dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak davacı ... yönünden DYK tazminatı talebinin 129.495,12-TL üzerinden kabulüne karar verildiği, asıl davacıların desteğinin ... plakalı araçta istiap haddinin aşılmasının meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı bulunmadığı, Davacılar ...'in oğlu olan, ... kardeşi olan, ...'yi kaybetmekle ve tedavi sürecinde yaşadıklarıyla acı çektikleri manevi zarara uğradıkları anlaşılmakla kazanın meydana geliş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumları kazanın meydana gelmesinde ...'nin hiçbir kusurunun bulunmaması dikkate alınarak ... için 70.000-TL ... için 40.000-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu, Birleşen davada  davalının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in %75 kusurlu hareketleri ile davacı tarafın yaralanmasına sebep olduğu , maluliyet oranının %10,3 ve geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olacağı, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının  32.724,34-TL olup bundan ... plakalı araç işleteni ... AŞ ile KTK ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu ancak davacı tarafça değer artırım yoluyla 6.390,43-TL'nin talep edildiği, ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında açılan davadan birleşen davacı vekilinin 28/01/2016 tarihli celsedeki beyanıyla feragat edilmiş olmakla ... hakkında açılan birleşen davanın reddine karar verildiği, ...'ın söz konusu kazada yaralanması sebebiyle acılar çektiği, manevi zararının oluştuğu dikkate alınarak kazanın meydana geliş şekli kazanın meydana gelmesinde kusur durumu tarafların sosyal ve ekonomik durumları davacının yaralanma derecesi dikkate alınarak ... lehine 20.000-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu,  belirtilerek; asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, birleşen davada davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı, asıl davada davacı ile asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davacı vekili, ...'nin zihinsel özürlülük nedeniyle kısıtlı olduğunu, annesi ... ve ölen kardeşi ... ile birlikte yaşadığını, annenin ise yargılama sırasında bu acı olay nedeniyle kanser hastalığı sebebiyle genç yaşta  vefat ettiğini, bu nedenle hayatta tek desteği olarak kalabilecek kardeşi ...'ın da vefatı sebebiyle duyduğu acının, üzüntünün tarifi mümkün olmadığını, mevcut durumda ...'nin hayatında vasi olarak atanan teyzesi kaldığını, vefat eden anne ... için hükmedilen 70.000,00-TL manevi tazminatın, ... için hükmedilen 40.000,00-TL. manevi tazminatın az olduğunu, talep edilen şekilde manevi tazminata karara verilmesi gerektiğini, ... yönünden hükmedilen dyk tazminatında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmediğini, yargılamanın uzaması nedeniyle güncellenmiş olmakla ıslah edilen miktarın üzerindeki kısma  ikinci kez ıslah yapılamadığını, ... yönünden hesaplanan tazminatına ilişkin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması  talep edilmesine rağmen bu yönde bir karar verilmediğini, hatır taşıması indirimin koşulların oluşmadığını  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş. vekili, kusur tespitinin yerinde olmadığını, ...’ın asli kusurlu olduğunu, ...'in fasılalı yanan ışık nedeniyle aracıyla ana yola çıkması için sağ tarafından araç gelip gelmediğini kontrol etmesi gerekmekle beraber, sağ tarafta yer alan bitkilerin ve trafik işaretinin bulunması nedeniyle sağ tarafını göremediğini, görüşe engel trafik levhasının olaydan sonra idari makamlar tarafından yerinden söküldüğünü, kazanın oluşumuna esas oluşturan sola dönülmez levhasının ve bitkilerin kazanın oluşumuna etkisi büyük olduğu  halde  yol ve trafik işareti ile ilgili bir kusur tespiti yapılmadığını, idarenin asli kusurlu olması gereken bu oluşum içinde dosyanın yeterli şekilde değerlendirildiğini, gerek asıl dosyada gerekse de birleşen dosyada hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında ölümlü trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davada; davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun  341. maddesi uyarınca 2024 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 28.250,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacıların birlikte dava açması zorunlu değildir. Aynı davacının, aynı davalıya (davalılara) karşı birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesiyle ileri sürdüğü ve her bir talebinin diğerlerinden bağımsız olarak hüküm altına alınmasını talep ettiği durumda, 6100 sayılı HMK 110 maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kavramı  gündeme gelecek, bu nedenle de her bir talep bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekecektir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından istinaf sınırı her bir davacının talebi ve her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. ( Yargıtay 4. HD'nin 01.11.2022 tarih ve  2021/25 E. -  2022/14039 K. )  Eldeki  dava dosyasında her bir davacının maddi tazminat istemi yönünden kabul edilen dava değeri anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, asıl ve birleşen davada davalının, asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı ... yönünden kabul edilen maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddi gerekir.<br>\t3.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, asıl davada davacıların destekden yoksun kalama tazminatına hak kazanmasına, davacıların gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacıların hak kazandığı tazminatın müteveffanın kusur oranı dikkate alınarak tespit edilmesine, kusur ve destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, hatır taşımasının varlığı nedeniyle yerleşik uygulama doğrultusunda tazminattan indiririm yapılmasına, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, maddi olay ve davacıların mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, talep ile bağlılık ilkesi gereğince  fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının talep edilmesi yeterli olup mahkemece ayrıca fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmemesinin talebin reddi olarak değerlendirilemeyecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin, asıl davada davacı  ..., birleşen davada davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin diğer yönler ile yine asıl davada davacıların istinaf başvurularının ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin, asıl davada davacı  ..., birleşen davada davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş'nin diğer yönler ve asıl davada davacıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş.yönünden istinaf karar harcı olan 16.749,93 TL'den peşin alınan 6.350,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.399,93 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı taraf adli yardımdan faydalandığından harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20f4063b2fc342e3","SID":"0c0a742cbe36113b"}}