{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ<br> Esas-Karar No:  2023/717-2024/1095 <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br>DOSYA NO\t: 2023/717  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1095<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/258 Esas-2022/848 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/12/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili; arsa sahibi olarak müvekkilinin davalı yüklenici ile ticari anlamda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı halde davalının KDV’yi ödemekte muaraza çıkarması üzerine davacının 15.02.2013 tarihinde Maliyeye ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının KDV tutarını ödemek istememesi üzerine 1.009.358,93 TL asıl alacak ile ferilerinin tahsiline yönelik olarak Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2013/577 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasını sağladığı, haksız itirazın iptali amacıyla açılan davanın müvekkili lehine sonuçlanması üzerine 9 yıl sonra işleyen faiz ile birlikte 2.372.607,22 TL’nin tahsil edilebildiğini, bu itibarla davacının 15.02.2013 günü yaptığı ödemeye ilişkin olarak 19.01.2022 tarihinde faiz tutarını aşan munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin 19.01.2022 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; munzam zarar iddiasının davacı tarafça somutlaştırılmadığını ve müvekkilinin temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece;  uyuşmazlık konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifasından doğan her türlü masrafa kim tarafından katlanılacağı hususunun sözleşmede ayrıca hükme bağlanılmasına karşın KDV tutarının kimin tarafından ödeneceği konusunda bir açıklık bulunmadığı, muğlak ifade taşıyan sözleşme hükümlerinin yoruma muhtaç olduğu, nitekim Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2015 tarih ve 2013/825-2015/912 sayılı ilamında, taraflar arasında düzenlenmiş olan 27.04.2010 tarihli sözleşmenin 8. maddesi ve 10.02.2011 günlü ek sözleşmenin 7/2. madde hükümlerine bakıldığında tarafların KDV yükümlülüğünü “yapılaştırmanın gerektirdiği” ve “inşaattan doğabilecek” ibarelerini kullanmak sureti ile sadece yüklenicinin teslim borcu olan eser “bina) için yükleniciye yükledikleri, arsa teslimi ile ilgili KDV yükümlülüğünün de yükleniciye ait olacağını kararlaştırmamaları gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 23. HD’nin 17.10.2018 tarih ve 2016/8210-2018/4741 sayılı ilamı ile de hükmün onandığı, karar düzeltme talebi üzerine bu kez Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 28.11.2019 günlü ve 2019/337-4918 sayılı ilamıyla 3065 sayılı KDVK’nin 2/5. maddesine 29.03.2018 tarih ve 7104 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen “Bu kanunun uygulanmasında arsa karşılığı inşaat işlerinde; arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık arsa sahibine konut veya iş yerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, yüklenici tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri teslimi yapılmış sayılır” hükmü ile bu sözleşmelerde iki ayrı teslim olduğu hususunun açıklığa kavuşturulduğu, bunun sonucu olarak da vergi mevzuatı açısından arsanın tesliminde ve inşaatın yapımı sonrasında konutların teslimi sırasında vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden her iki teslimde de KDV’nin doğacağı ile sözleşmede yer alan her türlü vergi kavramına KDV’nin de dâhil olduğunun kabul edildiği gerekçesi ile hükmün bozulduğu, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulması sonucunda da Yargıtay 6. HD’nin 2021/3242-2157 sayılı onama ilamı ile aynı dairenin 2022/1419-2686 sayılı karar düzeltme talebin reddi kararı ile davanın kabulüne dair hükmün kesinleştiği, hal böyle olunca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi hakimleri ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi heyetinin de davalı yan gibi sözleşmeyi ve kanun maddelerini yorumlamış olmaları, itirazın iptali dosyasında yer alan bilirkişi raporlarının bir kısmında davalının KDV yükümlülüğünün bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiş olmaları ve KDVK’nin 2/5. maddesine 29.03.2018 tarih ve 7104 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen madde hükmünün sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunmaması nedeni ile kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde KDV’nin ödenmesine ilişkin tereddütlerin bulunduğu hususları her birlikte değerlendirildiğinde, borcun geç ifa edilmesinde bir kusuru veya hilesi bulunmayan davalı aleyhine munzam zarar tazminatına hükmedilemeyeceği  belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; munzam zarar için borçlunun kusurlu veya hileli davranması gerekmeyeceğini, sözleşme gereği her türlü vergiden davalının sorumlu olduğunu, faizi aşan zarar olduğunu, munzam zarar koşullarının oluştuğunu, müvekkilin ödediği parayı 9 yıl sonra tahsil edebildiğini, ticari kayba uğradıklarını, 16 yıl yargılamanın sürdüğünü, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, munzam zarar iddiasının ispatlanamadığı, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden alınması gereken harçtan peşin olarak yatırılan  harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  17/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7823e5e8e9e1fca","SID":"42a07f67fc0bc7c2"}}