{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/950 <br>KARAR NO: 2024/2017<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/03/2022<br>NUMARASI: 2021/506 E. - 2022/39 K.<br>DAVANIN KONUSU:  Endüstriyel Tasarım Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 17.03.2016 tarih, ... numaralı \"Karıştırma Kabı\" adlı tasarım 6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi gereği yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığından hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı yanın usul ve yasaya aykırı olarak tescil ettirdiği ürünün Tasarım Tescil Belgesine dayanarak hak sahibi olduğunu, davalı şirkete ait davaya konu \"Karıştırma Kabı\" isimli tasarım uzun yıllardan beri ev hanımları, çalışanlar ve birçok kimse tarafından evlerde, iş yerlerinde, restoranlarda, kafelerde, pastanelerde ve gündelik hayatta daha birçok yerde kullanılmakta olup bunların katalog, broşür, insertlerinde kullanılarak kamuya arz edildiğini, davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 17.03.2016 tarih ve ... no ile tasarım tescil belgesine bağlanan ürünün uzun yıllardan beri ilgili olduğu sektörde imal edilen/ettirilen, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürünün farklı isimlerle kullanıldığı açıkça görüleceğini, kullanılan ve kamuya arz edilen ürünlerin ayırt edilemeyecek kadar birebir aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun aradığı yenilik ve ayırt edicilik nitelik vasfına haiz olmadığını, davalı şirketin ilk kez kendisi tarafından tasarlanmayan, daha önce yurt dışında kamuya sunulan, bu nedenle de yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmayan tasarımın kendisine ait olduğunu iddia edip, Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi almış olmakla, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 71. Maddesinde tarif edilen gasp fiilini işlemekte ve buna bağlı olarak da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nu 81. maddesine göre suç işlediğini belirtmiş ve davalı şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 17.03.2016 tarih ve ... no ile Tasarım Tescil Belgesi'ne bağlanan \"Karıştırma Kabı\" isimli tasarımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55., 56., 57. ve 77. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, tasarımın sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket, tasarımcısı olduğu dava konusu kapaklı karıştırma kabına ilişkin endüstriyel tasarımlarının tescil edilmesi için Türk Marka ve Patent Kurumu'na usulüne uygun ve eksiksiz olarak başvuru yapmış ve işbu başvurusu 17.03.2016 tarih ve ... tescil numarasıyla kurum tarafından onaylanarak tasarımın tescil edildiğini, müvekkili şirketin ürününün piyasada ve son kullanıcılar nezdinde olumlu karşılıklar alması ve ticari olarak da karlı bir ürün haline gelmiş olması nedeniyle, haksız kazanç sağlamayı uman davacının da içerisinde bulunduğu bir kısım firmalar tarafından işbu ürün taklit edilmeye başlanmış ve hatta ürünün birebir benzerlerinin TPE nezdinde tescil edilebilmesi için bir takım girişimlerde bulunulduğunu, davacı tarafından, müvekkili şirkete ait ürünün taklit edilerek piyasaya sürülen ancak ne yazık ki kurum tarafından hatalı bir karar verilerek TPE nezdinde 23.12.2020 tarihli, tescil numarası ... ve .. sıra numarası ile tescil edilen tasarımlarını görsellerini ek olarak sunduklarını, davacı firma tarafından müvekkiline ait dava konusu tasarımın birebir aynısının üretilmesi ve dahası işbu ürün için tasarımının tescil edilmesi başvurusu yapılması neticesinde, davacı firmaya İstanbul ... Noterliğinin 05 Nisan 2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek müvekkiline ait tasarım tesciline yönelik fiili tecavüzlerin sona erdirilmesi yönünde bir ihtarname de keşide edildiğini, tüm bu gelişmeler kapsamında, müvekkiline ait ürünlerin kopyalarını üretmeyi adeta ticari bir alışkanlık haline getiren ve bu yolla kazanç sağlayan davacı firmanın, taklit ürününün tasarımının hatalı olarak tescil edilmesinin akabinde huzurdaki işbu haksız ve mesnetsiz davayı ikame ederek müvekkiline ait endüstriyel tasarımın iptalini sağlamayı ve sahip olduğu tasarım tescile dayanarak da piyasada tekel oluşturmayı umut ettiğini, müvekkilinin tescilli tasarımı, Sinai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili hükümleri ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca ayırt ediciliği sağlayan yepyeni bir tasarım ve bu kapsamda değerlendirilerek tescil edildiğini ve koruma altına alındığını, dava dilekçesi kapsamında sunulmuş olan tüm örnek ürünler ayrı ayrı incelendiğinde ve müvekkiline ait ürünle kıyaslandığında, müvekkili şirkete ait ürünle \"delil\" olarak sunulan ürünler arasında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt ediciliği sağlamaya yarar bir çok tasarımsal farklılığın bulunduğunu, bu kapsamda da müvekkiline ait ürünün SMK ve diğer ilgili mevzuatlar kapsamında yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğunun, haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Buna göre, tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı adına tescilli davaya dayanak ... tescil numaralı tasarım tescilinin, başvuru tarihi olan 17/03/2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince yapılan şekli yargılama neticesinde hazırlanan \"gerekçeli karar\" başlıklı evrakın, hukuki mahiyet itibariyle gerçek anlamda bir gerekçeli karar olmadığını, yerel mahkemece verilen kararın bozulması gerektiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme neticesinde hazırlandığını, rapor kapsamında tasarımda ana karakteri ve seçici algıyı oluşturan bütün öğelerin benzer biçim oran ve yerleşimde olduğunu, yapılan tespitin hatalı olduğunu, müvekkil şirkete ait ürünün tasarımsal olarak kıyaslandığında, ürünün sahip olması gerektiği bazı teknik koşullar haricinde herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını, bilirkişi heyetinin işbu durumu göz ardı edildiğini, rapor içeriğinde yer verilen ürün fotoğrafları üzerinden dahi bir kıyaslama yapıldığında ürünlerin ana gövdesinin müvekkile ait ürünlerden farklı olarak daha tombul olduğunu, ana gövdenin üst kısmında gövdeyi tümüyle çevreleyen ve ürün doluluk kapasitesiyle alakalı tüketici kullanım kolaylığı sağlayan ve bu işlevinin yanında ürüne tasarımsal olarak da farklılık katan şerit bulunduğunu, delil olarak gösterilen diğer ürünlerde üst gövdede herhangi bir şeride sahip olmadığını, tasarımların düz bir açıya sahip olduğu, taban kıvrımlarının ise ana gövdenin ortasından itibaren daha dik bir açıyla geçiş yapılmış olduğunu, müvekkile ait ürünün kapak kısmının kenarlardan orta ek kapağa geçişinin iç bükey bir açıya sahip olduğunu, dosyaya delil olarak sunulan ürünlerde bahsedildiği ve tasarımsal özelliklere benzer herhangi bir tasarımın bulunmadığı ve bu suretle dosyaya delil olarak sunulan ürünlerle müvekkile ait ürün arasında yenilik ve ayırt ediciliği sağlamaya yeterli derece farklılık bulunmadığını, müvekkil tescilli tasarımı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili hükümleri ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca ayrıt ediciliği sağlayan yepyeni bir tasarım olduğunu,  müvekkile ait ürün ile \"benzer olarak algılandığı sonucuna varılan\" tasarımların, müvekkil ürünü ile kapak kısmının olması gereken geometrik şekil haricinde hiçbir şekilde benzerliğinin bulunmadığını, bu suretle de müvekkile ait üründen bambaşka özelliklere ve tasarıma sahip ürünler olduğunu, müvekkile ait ürün ile dosyaya delil olarak sunulan ürünlerin benzer olarak algılandıkları ve bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı kanaati ile müvekkile ait 2016/02266 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait davaya konu Karıştırma Kabı isimli tasarımın geçmişten günümüze uzun yıllardan beri birçok kimse tarafından evlerde, iş yerlerinde, restoranlarda, kafelerde,  pastanelerde ve gündelik hayatta daha birçok yerde kullanıldığını, bunların resimleri katalog broşür ve insertlerde kullanılarak kamuya arz ettiğini, konu ile ilgili belgeler, Youtube, video kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın haksız olarak kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tasarımı tescil belgesine bağlattığını ve ürün, gerek yurt içinde gerek yurt dışında uzun yıllardan beri imal edilen/ettirilen kullanılan ürünlerle ayırt edilemeyecek kadar birebir aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğundan davalı şirket her ne kadar iki ürünün ayrıt edici olduğuna ilişkin iddialarda bulunsa da daha önce mahkemeye sundukları iki ürün arasında ayırt edici olma özelliği olmadığını, dava konusu tasarım, aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini taklit etmek haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, davalı yanın usul ve yasaya aykırı olarak tescil ettirdiği ürünün tasarım tescil belgesine dayanmaya çalıştığını, dava konusu tasarıma ilişkin ürünlerin, Youtube (https://...) adlı internet sitesinde çeşitli tarihlerdeki tanıtım videoları tanıtıldığını, tanıtım videosuyla, dava konusu tasarımın yeni olmadığı ve ayırt ediciliğe sahip olmadığını, tasarım tescil tarihinden çok daha önceki tarihlerde kamuya sunulmuş olduğu açıkça görüldüğünü, kesin tarih içeren linkler ve ürün görselleri dava dosyasında olduğunu ve bilirkişiler tarafından incelendiğini, Youtube videolarıyla dava konusu tasarımın yeni olmadığı ve daha önce kamuya sunulduğunun kanıtlandığını, Hindistan nezdindeki tasarım tescili ile de açıkça ispatlandığını, ...  ait \"...\" isimli tasarım 2014 yılında tescil edilmişken davalıya ait tasarım 2016 senesinde tescil edildiğini, bu doğrultuda dava konusu tasarım üzerinde hak sahibi olan ve daha önce adına tescil ettiren ... olup davalı tarafından tescil ettirilen tasarım yenilik vasfında olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme yapılmadığını, yapılan değerlendirmede dava konusu ürünün kendisinden daha önce kamuya sunulan ürünlerle karıştırıldığını ve anılan tasarımlara birebir benzediğini, iki ürün arasında belirgin bir farklılık bulunmadığını, bilirkişi raporu ile de görüldüğü üzere davalı tarafın ...  tasarım tescil başvurusu yenilik ve ayırt edici özelliklerine sahip olmadığını, davalı yanın aksi yöndeki iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosyanın usulüne uygun inceleme ve değerlendirmeler yapılarak sağlıklı denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alındığını, davada, davalı şirket tarafından sunulan 01.05.2022 tarihli istinaf başvurusu dilekçesine karşı cevap ve itirazlarının süresi içerisinde sunulması ile davalı şirketin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu  davalı adına kayıtlı 2016/02266 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Resim 03. Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06.01.2017 tarihli ürün görseli  https://... /http://...com Resim 04. Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 18.04.2015 tarihli ürün görseli https://www...com/... Resim 05. Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 11.09.2015 tarihli ürün görseli https://www....adreslerinde yapılan inceleme sonucunda, Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 17.03.2016 başvuru tarihli ...  numaralı tasarım tescili ile  Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş  kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davalı tarafa ait Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 17/03/2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu\" belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 77 maddesi ile, tasarımın 55. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56. ve 57. maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58. maddenin dördüncü fıkrası ve 64. maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse, hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse, sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği belirtilmiştir. Somut olayda, toplanan tüm deliller  ve bilirkişi  heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, davalı adına tescilli tasarımın  yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşımadığı bilirkişi heyet raporu ile saptandığından mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Davalı istinafında mahkeme kararının gerekçeli olmadığını ileri sürmüş ise de mahkeme kararında davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığı gerekçesine dayandırıldığı anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüm,\t\t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/03/2022 tarih ve 2021/506 E. 2022/39 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a41bd5ce46a37c1c","SID":"247c4f72462382ef"}}