{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/1060 <br>KARAR NO: 2024/1319<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/04/2021<br>NUMARASI: 2018/973 Esas, 2021/446 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 04.07.2017 tarihli yapım sözleşmesi olduğunu, sözleşme kaynaklı düzenlenen faturalardan 4.373,00TL ve 12.843,32USD tutarlı bakiye borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalı borçlunun takibe, borca, ferilerine, faiz oranına itiraz etmesiyle takibin durduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek  itirazın iptali ile asıl alacağa %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında yapılan  04.07.2017 tarihli sözleşme kapsamında davacının \"basic surface tezgah uygulama\" işini teknik şartnamelere uygun ve masrafları kendine ait olmak üzere yapacağını, müvekkilinin ise bedelini ödeyeceğini, ancak işin yapımı sırasında müvekkiline ait dolaplara zarar verildiğini, duvarların çizildiğini ve eşyaların kırıldığını, davacının verdiği zararları gidermek amacı ile müvekkilinin ... ile anlaşmak zorunda kaldığını ve davacının verdiği zararları bu şirket aracılığı ile giderebildiğini, zarar tespitine yönelik olarak ... tarafından gönderilen tutanakların mevcut olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak 31.07.2018 tarihinde 29.08.2018 tarihli çeki düzenleyerek davacıya vermek istediğini ancak davacının çeki almayarak icra takibi başlattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 4.373.00 TL  ve 12.843.32 USD borçlu olduğunun tespit edildiği ve bu miktarda davacının alacaklı olduğu, davalının eksik ve ayıba ilişkin bildirimde bulunduğunu yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline,  itiraza konu alacağın likit olduğundan  alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına  karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, itirazın iptali davalarında uyuşmazlık konusunu borcun sadece defter üzerinden tespiti ve kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmeyi ifa ederken verdiği zararın tespiti ve ayıplı ürünlerin tespiti ile bakiye alacak olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, eksik i̇nceleme olduğunu, zararları başkasına giderttiklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici taraflar arasındaki yapım sözleşmesine dayalı olarak davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu iddia ederek tahsili için yaptığı i̇cra takibine yönelik vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise sözleşmeye konu işin ifası sırasında etrafındaki eşyalara zarar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece taraf ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının zarara yönelik takas-mahsup kapsamındaki savunması sözleşmeye konu işin montajı sırasında sözleşme dışındaki diğer bölümlere/eşyalara verilen hasarlarla ilgili olup, iş sahibi zamanaşımı süresi içinde genel hükümlere dayalı olarak tazminat talep edebilir. Bu nedenle mahkemece davalının bu iddiasının araştırılıp incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu taleple ilgili olarak gerekmediği halde süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından bahisle verilen hüküm hatalı olup, kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/04/2021 tarih, 2018/973 Esas, 2021/446 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2d530f968687eb7","SID":"70476a6d20237279"}}