{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/385 <br>KARAR NO:2024/1874<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/10/2021<br>NUMARASI:2020/165 Esas - 2021/736 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/12/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t <br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilin davalı ile birlikte ... Şti'ni kurduğunu, davalının şirketteki hissesini Kartal ... Noterliğinin 22.11.2022 tarihli hisse devir sözleşmesiyle 100.000-TL bedelle müvekkiline devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ortaklıktan ayrılma aşamasında davalının ... firmasının olası vergi ve SGK borçlarından sorumlu olmadığına dair taahhütname istediğini, bu kapsamda müvekkilince ... şirketinin vergi ve SGK borçları ile ...-... şahıs firmasının SGK prim borcuna dair iki adet taahhütname imzalandığını,... şirketinin 03.09.2012-22.11.2012 dönemine ilişkin SGK ve prim borçlarıyla ilgili 23.11.2012 tarihli taahhütnameye istinaden davalıya 23.11.2012 keşide tarihli 28.02.2013 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli, ... firmasının 01.06.2012-03.09.2012 dönemine ilişkin SGK prim borçlarıyla ilgili 23.11.2012 tarihli taahhütnameye istinaden de davalıya 23.11.2012 keşide tarihli 28.02.2013 ödeme tarihli, 50.000-TL bedelli teminat senedi verildiğini, bu suretle davalının kendisine ait ... firmasının prim borçlarını dahi müvekkiline yüklediğini, konuyla ilgili olarak davalı hakkında İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2020/58206 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, bonolardan birisinin davalı tarafından satılarak 4-5 kez el değiştirdikten sonra müvekkilince ... adlı kişiden toplam 22.000-TL bedelli sıralı senetler verilerek geri alındığını, ancak ... firmasının borçları için verilen teminat senedinin müvekkilince geri alınamadığını, davalının 23.11.2012 tanzim ve 28.02.2013 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli senedin arka tarafından yazılı bulunan  \"teminat senedidir cirolanamaz” kısmını kopararak İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini, ... şirketinin ve hatta ... firmasının SGK prim ve vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, borçların müvekkilince ödenmiş olması nedeniyle teminat senedinin takibe konulmasının mümkün olmadığını belirterek, davacının 23.11.2012 tanzim ve 28.02.2013 ödeme tarihli 50.000-TL tutarlı teminat senedi ile icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiş, duruşma sırasında ise davacının kendisine teminat senetlerini verdiğini ancak sonrasında borcunu ödemediğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ... firması adına ... tarafından düzenlenen 23.11.2012 tarihli taahhütname ile; davacının ... ve ... firmalarına ait 01.06.2012-03.09.2012 dönemini kapsayan SGK prim borçlarını 28.02.2013 tarihine kadar ödeyeceği, aksi durumda 23.11.2012 düzenleme 28.02.2013 vade tarihli 50.000-TL bedelli senedin icra takibine konulacağının kararlaştırıldığı, 23.11.2012 tarihli diğer taahhütname ile de ....firması adına ...'ın ... firmasının 03.09.2012-22.11.2012 dönemine ait SGK prim ve vergi borçlarını ...'ün sorumluluğunda olan %50'lik kısım dahil 28.02.2013 tarihine kadar ödeyeceği, aksi durumda 23.11.2012 düzenleme ve 28.02.2013 vadeli 50.000-TL bedelli teminat senedinin icra takibine konulacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafından 50.000-TL bonoya dayalı olarak davacı ile ... şirketi aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, ispat külfetinin kural olarak davacı tarafa ait olduğu, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan davacı borçlunun temel alacağın mevcut olmadığını, hem taraflar arasındaki temel ilişkiyi hem de temel ilişkideki bir nedenle senedin bedelsiz kaldığını ispatla mükellef olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının taahhüt altına girdiği tarafların ortağı bulunduğu ... şirketinin 2012/07-09-10-11-12 aylarla ilgili vergi dairesine ödenmemiş borcunun bulunmadığı, ödemelerin davacı tarafından yapıldığı, SGK prim borcunun da bulunmadığı, neticeten davacının ... şirketine ilişkin SGK ve vergi borçlarının ödenmesini içeren her iki taahhütnamedeki sorumluluklarını yerine getirdiği ve bu kapsamda herhangi bir bakiye borcunun bulunmadığı, ancak aynı tarihli taahhütnamelerden birinin içeriğinde yer alan ve davalının şahıs şirketine ilişkin prim borçlarının ödenmesine yönelik taahhüdün davacı tarafça yerine getirildiğine ilişkin delil bulunmadığı, SGK tarafından gönderilen 14.12.2020 tarihli yazıda davalıya ait şahıs şirketinin 2012 yılının 6, 7 ve 8. aylarına ilişkin toplam 31.391,75-TL prim borcunun bulunduğunun belirtildiği, bu haliyle davacının imzaladığı taahhütname gereği sorumluluğunu yerine getirmediği ve işbu taahhütnameye dayalı olarak verilen 50.000-TL'lik dava konusu senede ilişkin davacının 31.391,75-TL'lik kısım bakımından sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının 18.608,25-TL'lik kısım bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalının mahkeme huzurundaki beyanında senetlerin teminat senedi olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilince davalıya verilen senetlerden birisinin davalı tarafından satılarak 4-5 kez el değiştirdikten sonra müvekkilince ... adlı kişiden toplam 22.000-TL bedelli sıralı senetler verilerek geri alındığını, ancak müvekkilince senedin geri alınması için ödenen bedelin ...-...'ün 01.06.2012-03.09.2012 arasındaki toplam 11.062,53-TL SGK asıl borcundan hayli fazla olduğunu, davalının teminat senedini ciro ederek esasen ...'nın SGK borcunun ödenmesinden vazgeçtiğini, müvekkilinin hem ...'nın borcunu hem de 3. şahsa ciro ettiği teminat senedinden kaynaklanan sıralı senetleri ödemek zorunda bırakılamayacağını, sıralı senetlerin ödenmesiyle teminat senedinin geri alındığını ve borç kalmadığını, ...firmasının bir borcunun bulunmaması nedeniyle takibe konu senet sebebiyle ayrıca bir borç bulunmadığını, ayrıca SGK yazı cevabına göre ...-...'ün 01.06.2012-03.09.2012 arasındaki SGK borcunun 31.391,75-TL olmayıp 11.062,53-TL olduğunu, mahkemece soruşturma dosyası incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine teminat senedinin kambiyo takibine konu edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, teminat olarak verildiği ileri sürülen bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir.Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan borçlu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 702/2 maddesi uyarınca, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olup, şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir. Somut olayda; tarafların ortağı olduğu ve davalının hisselerini davacıya devrederek ortaklıktan ayrıldığı ... Şti. ile davacı ... tarafından 23.11.2012 tarihli iki adet taahhütname ile; ... şirketinin 03.09.2012-22.11.2012 tarihleri arası dönemine ait SGK prim ve vergi borçlarının tümü ile davalı ...'e ait ... şahıs firmasının 01.06.2012-03.09.2012 dönemini kapsayan SGK prim borçlarının 28.02.2013 tarihine kadar ödenmesinin davacı ile... şirketi tarafından taahhüt edilmiştir.Aksi durumda her bir taahhütname için 23.11.2012 düzenleme 28.02.2013 vade tarihli 50.000-TL bedelli senedin icra takibine konulacağı kabul edilerek, her taahhütname için bir adet olmak üzere iki adet 23.11.2012 düzenleme ve 28.02.2013 ödeme tarihli, 50.000-TL bedelli bono düzenlendiği, her iki bonoda lehtar davalı ... olup, dava dışı ... şirketinin keşideci, davacı ...'ın ise avalist olarak yer aldığı her iki senedin bütün unsurları aynıdır.Davacı tarafça bonolardan birinin davalı tarafından üçüncü şahıslara ciro edildiği  22.000-TL sıralı senetler verilerek hamilinden geri alındığı bildirilerek ödemeye esas sıralı senetler ile birlikte diğer teminat senedi olmak üzere 12 adet senet aslı davacı vekili  tarafından 13.10.2020 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur. İki ayrı taahhüt için verilen iki ayrı senetten biri davalı tarafından ciro edilerek keşideci eline geri döndüğü anlaşılmakla teminat senedinden biri davalı tarafından tahsil edilmiştir. Davacının davalıya  ait ... şahıs firmasının SGK prim borcu bulunduğu tespit edilerek mahkemece prim borcu kadar  davanın reddine karar verilmiş ise de iki senedin birlikte düşünülmesi gerektiği, senetlerden birinin davalıya ödendiğinin kabulü gerekir. Davacının taahhüdünün biri ise Dava dışı ... şirketinin 03.09.2012-22.11.2012 dönemine ait SGK prim ve vergi borçlarının tümünün ödenmesidir. Mahkemeye gönderilen  yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere, taahhüt edilen döneme ilişkin olarak dava dışı şirketin ödenmeyen vergi ve prim borcu yoktur. Taahhütnamede açıkça bonolara atıf yapılmış, bonoların taahhütnamenin teminatı olarak verildiği davalının kabulündedir. Senetlerden biri ödenerek geri alınmış, bir diğeri de iş bu davaya konu icra takibine konu edilmiştir. İki ayrı taahhüt için teminat senetleri verildiği birinin davalıya ödenmiş sayılacağından davacının geriye yerine getirmesi gereken bir taahhüdü kalmadığı belirlenmekle davanın tümü ile kabul edilmesi gerekirken  ... davalı şahıs işletmesinin kamu borcu bulunduğu gerekçesiyle; kamu borcu  kadar davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın  kaldırılarak \"davanın kabulüne\" karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 Tarih 2020/165 Esas - 2021/736 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip sayılı dosyasına konu 23.11.2012 tanzim ve 28.02.2013 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; \"Alınması gereken 3.415,5‬0-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 853,88-TL harcın mahsubu ile kalan 2.561,62‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 908,28‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 1.873-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Davacı tarafından yatırılan 536,09-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 62-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a99816575f884dc6","SID":"ad2e855c5917a9a0"}}