{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1660 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2174<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.08.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/289 D.İş 2024/305 K.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 19.12.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.12.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.08.2024 tarih ve 2024/289 D.İş 2024/305 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlu arasında genel kredi sözleşmesini düzenlediğini, diğer borçluların söz konusu krediye müşterek müteselsil kefil olduğunu, sözleşme kapsamında borçluya ticari krediler ile ticari kredi kartı kulandırıldığını, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, belirterek; ihtiyati haciz talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz isteyen tarafından dava dilekçesine ekli genel kredi sözleşmelerinin suretini sunulduğu, aslını dava açılış tarihi olan 02/08/2024 tarihinden 09/08/2024 tarihine kadar ibraz etmediği, dolayısıyla dayanak belgelerin asılları olmaması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, talebin İİK 257. madde ve devamı maddeleri kapsamında yasal şartları bulunmadığı, belirtilerek;  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati haciz isteyen tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili, davalılardan ... ve ... Limited Şirketi  müşterek ve müteselsil  kefaletne istinaden talepte bulunan bankanın Fethiye Çarşı şubesi ile  borçlu gerçek kişi tacir ... arasında  akdedilen çek hesabı açılış sözleşmesi ve genel kredi sözleşmelerine istinaden bankanın Konak  Şubesi tarafından kredi borçlusu ... lehine nakdi ve krediler tesis edilerek kullandırıldığını, borçlulular ile olan kredi ilişkisinin banka tarafından gönderilen ihtarname ile kat edildiğini, nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesi ile ihtar olunduğunu, hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarının süresi içerisinde ödenmediğini, borçlunun borçlarından kurtulabilmek amacı ile malvarlıklarını üçüncü şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğunu, kredi borçlusu ... yönünden  ihtarnameye konu borcun ipotek ile temin edilmemiş 2.058.853,75-TL yönünden, müşterek borçlu ve müteselsil kefil diğer taraflar yönünden sorumlu oldukları kredi ürünleri tutarları toplamı 8.352.874,82-TL yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat kuralını yerine getirildiğini, evrak asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin kanun koyucunun öngördüğü hukuki korumayı büyük ölçüde işlevsiz bırakmış olacağını, bankaca sunulan ihtarname ve imzalı kredi sözleşmesi hükümleri ve kredi belgeleri ile birlikte değerlendirme yapıldığında ihtiyati haciz ile talep edilen borç tutarının yaklaşık olarak ispatlandığını, belgenin fiziken aslının istenmesinin red kararına hukuki gerekçe uydurulması olduğunu, tam ispat gerektiği durumda dahi belge aslı aranmıyorken yaklaşık ispat ölçüsünde değerlendirme yapılması gerektiği aşamada evrak asıllarının istenmeyeceğini, evrak asıllarını sunmak için süre verilmediğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle  talebin reddine karar verilmiştir.\t<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tİhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.  İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K). <br>\t3.\tGeçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.<br>\t4.\t6100 sayılı HMK'nın 121. maddesinde; dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı şekilde HMK'nın 219. maddesinde de tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları ifade edilmiştir. Ancak, belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, aynı kanunun 216. vd maddeleri gereğince mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilecektir. Bu durumda, belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamlar, istenmesi hâlinde bunu mahkemeye vermek zorundadır. Yine,  HMK'nın 220. maddesi gereğince ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkemece bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi gerektiği amiridir.<br>\t5.\tSomut uyuşmazlıkta, her ne kadar İDM tarafından ihtiyati haciz talep eden banka tarafından delil olarak dayaılan ve dava dilekeçesi ekinde yer alan, genel kredi sözleşmelerinin aslı sunulmadığından bahsile davacının talebi yerinde görülmemiş ise de; açıklanan bu kanun hükümleri muvacehesinde, hukuki dinlenme hakkı bağlamında talepte bulunan bankaya, dayandığı belge asıllarını sunmak üzere HMK'nın 94. maddesine uygun şekilde makul bir kesin süre verilip belge asıllarını sunmak için imkan tanınması, oluşacak sonuca göre ihitiyati haciz talebinin değerlendirlmesi gerekirken, aksi yönde ilk derece mahkemesince varılan hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.\t\t<br>                     H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.08.2024 tarih ve 2024/289 D.İş 2024/305 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e68e68621b3d576","SID":"f7d5fdb76e36962b"}}