{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1697 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2172<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/940 E.  2024/280 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>KARAR TARİHİ\t: 19.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.12.2024<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.04.2024 tarih 2023/940 E. 2024/280 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı şirket müdürlerinden dava dışı ...'nün genel kurul toplantı ve müzakere defterlerini şirketin merkezinden götürdüğünü, nerede olduğunu söylemediğini, şirket merkezine geri getirmediğini, bununla ilgili şirket müdürü ...'ye sözlü ve yazılı olarak defterleri getirmesi için uyarılarda bulunulduğunu, en son 18.12.2023 tarihinde e-mail ile şirket merkezinde toplantı yapılacağını defterlerin getirilmesi talep etmelerine rağmen defterleri getirmediğini, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını, şirketin işleyişinin önemli ölçüde aksadığını, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin nerede olduğu veya kimin elinde olduğunun da bilinmediğini, müvekkili şirkete ait karar defterinin müvekkil şirket hissedarlarının tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından/kaybedildiğinden dolayı zayi belgesinin verilmesi gerektiğini, 15 günlük hak düşürücü sürenin zıyanın kesin olarak öğrenildiği yani belgelerin kurtarılması için yapılan çalışmalardan bir sonuç alınamayacağının anlaşıldığı tarihten itibaren başlayacağını, bu tarihin de 20.12.2023 tarihinde yapılan toplantı ile belirlendiğini belirterek, 2023 yılı ve geçmiş yıllara ait tüm genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı tarafça şirket defterlerinin şirket müdürlerinden olan diğer ortak tarafından şirket merkezinden götürüldüğünden ve defterlere ulaşılamadığından bahisle zayi belgesi talep edildiği, TTK'nın 82/7. maddesine göre ticari defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğraması halinde zayi belgesi verilebileceği, dava dilekçesinde belirtilen hususların yasada düzenlenen zayi sebeplerinden olmadığı, defterleri aldığı belirtilen ...'nün şirket ortağı ve yetkilisi müdürlerden olduğunun belirtildiği, Alaşehir CBaşsavcılığının 2023/6496 soruşturma sayılı 19/12/2023 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararında şüpheli ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin kovuşturma açılmasına yer olmadığı kararı verildiği gerekçesiyle zayi belgesi verilmesine ilişkin şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkili şirket müdürlerinden ...'nün genel kurul toplantı ve müzakere defterlerini kötü niyetli olarak şirketin merkezinden aldığını, şirket müdürü ...'ye sözlü ve yazılı olarak defterlerin getirilmesi için uyarılarda bulunulduğunu, ancak bu kişinin defterleri getirmediğini, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na da ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, yapılan itiraz sonucu ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın bozulduğunu, mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, müvekkili şirketin işleyişinin önemli ölçüde aksamaya uğradığını, ...'nün eldeki dosyaya sunduğu beyanda da örtülü cevaplar verdiğini, diğer şirket yetkilisine farklı suçlamalarda bulunduğunu, TTK'nın 82/7 maddesinin “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde olduğunu, müvekkili şirkete ait karar defterinin müvekkili şirket hissedarlarının tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığından/kaybedildiğinden zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi gerektiğini, aksi halde defterlerin zayi olmasına neden olan ...'nün yetkisini kullanarak şirketi daha çok zarara sürüklediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı bir şirket olup, TTK hükümleri uyarınca basiretli davranmalı, yaptığı işlemlerde tacir olması nedeniyle gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ve delil durumuna göre, davacı şirket ortağı olan dava dışı ...'nün zayi belgesi istemine konu defterleri şirket merkezinden götürdüğü ve geri getirmediği iddiasının zayi belgesi verilmesi için yasanın aradığı sebeplerden sayılmadığı gibi, talep edilen defterlerin gerekli özeninin gösterilmesine rağmen zayi olduğunu ispatlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.  <br>\tDosya üzerinde yapılan incelemede istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL peşin  alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19.12.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"692c6fa5231b49d6","SID":"6ebd8e951d14f467"}}