{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3164 - 2024/3140<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3164 <br>KARAR NO\t: 2024/3140<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br> <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACILAR\t: 1- ...  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br> <br><br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/12/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:      <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2017 tarihinde ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ilçesinden ... İli istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada araç içinde yolcu bulunan müvekkillerinin  yaralandığını, müvekkillerinin kazaya bağlı kalıcı sakatlığının bulunduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkillerinin kaza nedeniyle sigorta şirketi nezdinde ... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan araç için başvuru yaptıklarını, başvuruya istinaden ... nolu hasar dosyası açılmış ve müvekkillerine gerçek zararın altında kısmi ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkillerinin kazadan dolayı uğradığı sürekli/kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle her biri için 50,00 TL mutad iştigalinden geri kaldığı ve çalışamayarak geçici iş göremez hale gelmesi ve gelir kaybına uğramaları nedeniyle her biri için 50,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihini müteakip 8. işgünü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; müvekkil ... için 3.812,40 TL geçici işgöremezlik ve 174.899,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, başvuranın müraccatı üzerine müvekkil şirket tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini, davacılar ile yapılan protokol, sulh, feragatname ve ibraname ile davacı ...'e başvuranın %9 maluliyet oranı üzerinden karşılıklı olarak mutabık kalınarak 21.844,95 TL ödeme yapıldığını, davacı ...'a %8 maluliyet oranı üzerinden karşılıklı olarak mutabık kalınarak 39.790,94 TL ödeme yapıldığını, her halükarda davacıların talebine konu \"maluliyet tazminatına\" ilişkin tazminat hesabının ZMS SİGORTASI Genel şartları A.5/C maddesi ve kenide yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacıların talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatın dışında olduğunu, somut olayda davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini belirterek yetkisiz mahkemede açılan davanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesine, davacıların maddi tazminat talebinin karşılanması nedeniyle fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden; 3.812,40 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan 174.899,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere 178.711,40 TL maddi tazminatın 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyete ilişkin hastane raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin tüm muayene ve tetkik sonuçlarının eksiksiz istenerek ... Adli Tıp Kurumu tarafından yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ile yapılan protokol, sulh, feragatname ve ibraname ile mutabık kalınarak 21.844,95-TL davacı tarafa ödeme yapıldığını, bakiye maluliyet iddiası ile müvekkili aleyhine dava yoluna gidilmesinin yersiz olduğunu, maluliyete ve hesaplamaya ilişkin raporları kabul etmediklerini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasında meydana gelen maluliyetten kaynaklı kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik  tazminatı istemi istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın davacı ... yönünden reddine, davacı ... yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Taraf vekillerinin maluliyet raporun yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;  <br>Taraf vekilleri karara dayanak yapılan maluliyet raporlarının hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de, <br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 Esas ve 2018/8559 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 Esas ve 2022/8667 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.) <br>Eldeki dosyaya baktığımızda Mahkemesince hükme esas alınan 14.02.2022 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporlarının kaza tarihi olan 30.07.2017 tarihinde yürürlükte bulunan, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine usulüne uygun şekilde düzenlendiği, davacı vekili davacı ...'nin ortopedi polikliniği sonuçlarının değerlendirilmediğini iddia etmişse de ATK raporunda davacı vekilinin iddia ettiği 21.09.2021 tarihli rapordaki bulgulara değinildiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle taraf vekillerinin maluliyet raporunun hatalı olduğu yönündeki istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin davacıların tüm zararının karşılandığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tDavacılar tarafından açılmış olan işbu dava öncesinde, davalı şirkete başvuruları sonucu Davacı ... için 28.01.2019 tarihinde 39.790,94 TL, Davacı ... için 30.01.2019 tarihinde 21.844,95 TL maluliyet tazminatı davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 13.05.2022 tarihi hesap bilirkişi raporuna göre davalı tarafın davacı ... için 39.790,94 TL maluliyet tazminatı olarak 28.01.2019 tarihinde ödendiği, ödeme tarihi itibariyle, davacının tüm zararının 122.631,29 TL olduğu, yapılan ödeme ile davacının gerçek zararı arasında fahiş fark bulunduğu, 2918 sayılı KTK 111. md.si kapsamında iş bu ödeme karşılığında düzenlenen ibranamenin geçersiz olduğu, davacı ... içinse eksik ödenen bir miktarın bulunmadığı ve bu sebeple mahkemece ...'nin davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarına yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı vekili her ne kadar  geçici iş göremezlik zararından sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, <br> 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile  dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır bu yönü ile buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde  Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  2019/6271  esas ve  2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)<br>Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;  <br>Davalı vekili hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut aktüer raporu incelendiğinde, raporun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, kaza tarihinin 30.07.2017 olduğu, 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiğinin kabul edildiği, hükme esas alınan hesap raporunun açıklayıcı, gerekçeli, denetime olanak verir ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, davacının bakiye ömrünün kaza tarihi esas alınarak hesaplanmasında bir usulsüzlük olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.  <br>Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;  <br>Davalı vekili davacıların emniyet kemeri takmamış olması nedeni ile hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, <br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur  6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Davacıların ... plakalı otomobilde yolcu konumunda olup, emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, sürücü ...'ün E sınıfı sürücü belgeli olduğu, sürücünün alkol ölçüm sonucunun 0.00 promil olduğu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun düzenlemiş olduğu maluliyet raporunda sağ filuba başında lieer kırık olduğu, davacının yaralanması ile emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemesince müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.  <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; <br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 346,90‬TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.207,77 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.615,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 8.592,77 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalı sigorta tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.26.12.2024  <br> <br>   <br> Başkan                    Üye                    Üye                  Katip      <br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4e4d017549f9f66","SID":"937dace2f1ac72f3"}}