{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1711 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2191<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/178 E. 2024/518 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.12.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.12.2024<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.06.2024 tarih 2024/178 E. 2024/518 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatiften villa tipi gayrimenkulü kooperatife üye olarak satın aldığını, müvekkilinin  tüm aidat borçlarının ödenmiş olması sebebiyle 138 numaralı bağımsız bölümün kendi adına kayıt ev tescili için dava açtığını, işbu dava süresince davalı kooperatif tarafından dava konusu taşınmazın yönetim binası olarak 2021 yılına kadar kullandığını, bu nedenle 138 numaralı villa tipi gayrimenkulünü hukuka aykırı olarak işgal eden davalıdan haksız işgal tazminatı ile gayrimenkule verilen zararın Bodrum 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/485 E sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve o davadaki kısmı aşan miktarların dava tarihi itibarıyla güncel bedelinin tespiti ile şimdilik 10.000 TL'sinin tahsilini istemiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde talep ettiği her üç tespit talebinin HMK'ya aykırı olup bu şekilde bir tespit davası açılmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının kooperatife olan borçlarını yıllarca ödemediği için kendisine konut tahsisi yapılmadığını, mahkemece borç ödenmediği sürece tapunun verilemeyeceğine hükmedildiğini, bilirkişi marifeti ile belirlenen borç miktarı kesin hükme bağlanarak tapunun davacıya verilmesine karar verilmesiyle konutun davacı tarafından kullanılmaya başlandığını, davacının davaya konu konutu 1995 yılında  teslim alması gerekirken, borcunu ödemediği için  25 yıl sonra teslim aldığını, davaya konu yaptığı tüm imalatların 1995 yılında yapılmış olsa dahi 25 yıllık kullanım ömürlerini doldurduğu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 18/A-1 maddesine göre dava tarihi olan 23/06/2022 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı ve buna göre dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlıklı 18/A maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nun  114/2  maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, tensip zaptı ile birlikte duruşma günü belirlenerek duruşma yapıldığı ve 04.06.2024 tarihli duruşmada davanın dava şartı yokluğundan usulen reddine karar verildiğini, ancak kesin süre verilmeden ve usulen ihtar içeren davetiye gönderilmeden  usulden red kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, yine   28/3/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı yasanın 31. Maddesinde ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, davanın Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/251 E sayılı dosyasında 23.06.2022 tarihinde açıldığını, 09.03.2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince 06.02.2024 tarihinde istinafın esastan reddine karar verildiğini, ancak yerel Mahkeme tarafından kesin süre verilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yüksek yargı kararları ve uygulamaya bakıldığında bir mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilen hallerde görevsiz mahkemede dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olsa dahi, dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce dava şartı yerine getirildiğinde artık davanın usulden reddine karar verilemeyeceğini, 7445 sayılı kanunun 31. maddesi ile arabulucuk dava şartının İİK'na istinaden ticaret mahkemelerinde açılan  itirazın iptali, menfi tespit ve tazminat davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olması kuralının getirildiği, ancak yürürlük tarihinin 01.09.2023 olduğunu, eldeki davada ise dava tarihinin 23.06.2023 olduğunu, dava tarihinde ticari davalar için arabuluculuk dava şartının zorunlu kılınmadığını, Mahkemece arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının sorulmadığı, bu yönde süre dahi verilmeden usulden red kararı verildiğini, arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulması hususunda süre verilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırıolduğunu,<br>\tGEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklık payına istinaden davacıya tahsis edilen taşınmazın, üyesi olduğu kooperatif tarafından yönetim binası olarak kullanılmasından kaynaklanan haksız işgal tazminatı istemine ilişkin olup, ilk  ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tSomut olayda; davacı tarafça, davalı kooperatifin villa tipi gayrimenkulünü satın alarak üyesi olduğunu, kendi payına düşen villanın davalı tarafça yönetim binası olarak kullanıldığını ileri sürerek, haksız işgal tazminatının tahsili talebiyle 23/06/2022 tarihinde Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde dava konusu alacağın ticari nitelikli olduğu gerekçesiyle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, istinaf üzerine dairemizin 06/02/2024 tarihli ve 2024/211 E-2024/239 K sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı uyarınca uyarınca görevsizlik kararının kesinleştiği ve dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda dava tarihi olan 23/06/2022 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\tSomut olayda, davacı tarafça dava tarihi olan 23/06/2022 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararının usulen kesinleşmiş sayılması gereken süre öncesinde de arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge veya arabuluculuk tutanağının sunulmadığının ve 7445 sayılı kanunun 31. Maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığının anlaşılmış  olmasına göre yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL' peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere  20/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ebdaa6240e5c759","SID":"095cf0e1f8b7ba44"}}