{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1695 <br>KARAR NO: 2024/2124<br>İNCELENEN EK KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2024<br>NUMARASI: 2024/1759 D.İş - 2024/1765 K.<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkemeye verdiği dilekçe ile; müvekkilinin borçlulardan  ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince 23/09/2024 tarihinde;\"....Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE\" karar verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili Mahkemeye verdiği dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararına konu çekin çalınarak sahte kaşe ve imza ile tadavüle sokulduğunu, dava ve takip konusu çek için ödeme yasağı konulduğunu, İstanbul 10. İcra hukuk Mahkemesinin 2024/466 E. Sayılı dosyası ile ikame olunan imzaya itiraz davasının derdest olduğun beyanla,  ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz kararı talep eden vekili cevap dilekçesi ile; İhtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. Maddesinde sayılı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre ödeme yasağı bulunan çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, sahtecilik iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, ancak yargılama sırasında belirlenebileceğini belirterek, itirazın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 23/10/2024 tarihli ek karar ile; \"İhtiyati haciz kararına itirazın reddine,\" karar verilmiştir. Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/630 E. sayılı dosyası ile Çek İptali hususunda dava ikame edilmiş olup, çekin ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasına karar verilmiş ise de çek ibraz tarihi itibariyle bankada çekin karşılığı bulunduğunu, vade tarihi itibariyle karşılığı bulunan çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilmemesi gerektiğini, -İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması şartlarının hiç birinin mevcut olmadığını,  -çekin çalınarak sahte kaşe ve imza ile tedavüle sokulduğunu, dava ve takip konusu çek için ödeme yasağı konulduğunu, Küçükçekmece CBS ye başvurulmuş olup 2024/40895 Soruşturma numaralı dosyası bulunduğunu, çeki sözde ciro ile iktisap eden olarak gözüken ...yı da müvekkilinin tanımadığını, müvekkili ile bu kişi arasında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/466 E. sayılı dosyası ile ikame olunan imzaya itiraz davasının da derdest olduğunu, -10/10/2006 tarih ve 26315 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş Ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 hükmü uyarınca, ihtiyati haciz isteyen şirketin alacağının, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmesi gerektiğini,  her ne kadar ihtiyati haciz isteyen faktoring şirketi vekili tarafından alacak bildirim formu, irsaliyeli fatura ve genel faktoring sözleşmesi ibraz edilmiş ise de bu belgelerde adı geçen şirketlerin, ihtiyati haciz konusu çekte isimleri yer almadığını, -davaya konu çek \"... - Temiz-İş Makine\"  emrine keşide edilmiş olup çek arkasındaki ilk cironun da bu şahsa ait olması gerektiğini ancak sahte ilk cironun \"... - ...\" adı yazılarak sahte şirket kaşesi üzerine atıldığını, bu durumda çek lehdarı tarafından adı yazılmak suretiyle çekin ciro edilmediği anlaşıldığından ciro silsilesinin koptuğunu, buna göre İhtiyati haciz isteyenin yetkili hamil olarak değerlendirilemeyeceğini, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1759 D.İŞ  2024/1765 K. Sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK 265. Maddesinde sınırlı sayıda sayıldığını, ödeme yasağı bulunan çek hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebilineceğini, İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini, itiraz edenin 30/09/2024 tarihli dilekçede belirtilen itirazlarının İİK m.265'te sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı açıkça ortada olup bu nedenlerle yerel mahkemenin  ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati haciz talebinde bulunan ...  tarafından borçlular ..., ...(YENİ ÜNVAN)/ ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi(ESKİ ÜNVAN), ... ve ... aleyhine ... Bankası A.Ş. Tuzla Org.San./İstanbul Şubesine ait, 30/08/2024 keşide tarihli, ... seri nolu, 400.000TL bedelli çeke istinaden 400.000-TL alacak için ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkemece % 15 teminat karşılığı  23.09.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati haciz kararına itiraz eden, çekteki imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını, çekteki ciro silsilesinin koptuğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgelerde adı geçen şirketlerin ihtiyati hacze konu çekte yer almadığını, ödeme yasağı bulunduğunu ancak karşılığının da bulunduğu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.  İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak,  düzenlenen faktoring  sözleşmesi ve çekin  delil olarak ibraz edildiği, çekin yasal unsurlara havi olduğu,  çek lehtarı tarafından ciro edildikten sonra zayi olduğu ve lehtarın cirosunda tahrifat yapıldığı, ciro silsilesinin bozuk olduğu,  ödeme yasağı kararı verildiği, çekin ödenmemesinin karşılıksız olmasından değil ödeme yasağından kaynaklandığı iddialarına dayalı itirazın incelenmesinde ,  ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, çekin çalındığına, tahrifat yapıldığına, ödeme yasağı konulduğuna  yönelik  itirazların, İİK'nın 265/1. Maddesinde tahdidi olarak  sayılan itirazlardan olmayıp iş bu itirazların  yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze konu çekin çekteki ciro silsilesine göre yetkili hamil olan ihtiyati haciz  talep eden tarafından  muhatap bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı sebebiyle çekin karşılığının ödenmediği anlaşılıyor ise de,  ödeme yasağının çekin kambiyo vasfını ortadan kaldırmadığı,  çeki elinde bulunduran hamil tarafından çeke dayalı talep hakkına engel olmadığı,  ihtiyati hacze  yapılan itirazın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve  usul uygun olduğu, öte yandan ihtiyati haciz  talep edenin sunduğu faktoring sözleşmesi ve çek ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği,   ileri sürülen diğer istinaf nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak  sayılan nedenlerden olmaması ,  ihtiyati hacze itirazda esas yargılama konusunu oluşturacak itirazların değerlendirilemeyeceği, iş bu itirazların  yargılamayı gerektirdiği  dikkate alındığında , ilk derece mahkemesince itirazın reddine   dair verilen kararda isabetsizlik söz konusu olmadığından ,  ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2024/1759 D.İş, 2024/1765 K. Sayılı ek kararına karşı karşı taraf ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı karşı taraf ... tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Karşı taraf ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/12/20242</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2420d090e404b430","SID":"c4c4f5cf25a03a2c"}}