{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1036 <br>KARAR NO\t: 2024/1696<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/786 Esas - 2024/465 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı\tvekili dava dilekçesinde; 02.07.2017 tarihinde davalı ... tarafından sigortalı olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kaza tespit tutanağında asli kusurlu olarak ... plakalı araç sürücüsünün tespit edildiğini, ... plakalı aracın davalı ... tarafından sigortalandığını, poliçe teminatının kişi başına 330.000,00 TL olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin günlük yaşamında normal insanlara göre daha çok efor sarfetmek durumunda kaldığını, müvekkilinin başçavuş olduğunu, gelirinin de asgari ücretin 4 katı civarında olduğunu, zararın karşılanması talebi ile davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak başvurunun sürüncemede bırakıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 3.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.200,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı\tvekili cevap dilekçesinde; öncelikle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle kusur oranları ile davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Gelen Şartlarda belirlenmiş esaslara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davanın açılmasına müvekkili şirketin sebep olmadığını, avans faizi talep edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 23/12/2019 tarih ve 2017/742 Esas - 2019/1209 Karar sayılı kararı ile; ''...1-Davanın Kısmen KABULÜ ile, toplam 214.963,90-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 19/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Fazlaya ilişkin (Geçici iş göremezlik tazminatı) talebin REDDİNE,” şeklinde karar verilmiş, kararın Dairemizce kaldırılması üzerine kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, alınan ilk bilirkişi raporunda, hükme esas alınan rapor tarihi verilerine göre ve pasif dönemde AGİ hariç asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığında davacının sürekli işgöremezlikten doğan zararının 150.168,73.-TL olarak hesaplanmış olduğu, davacı vekili tarafından 29/02/2024 tarihli dilekçe ile, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itiraz bakımından dosyanın tekrar aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek rapor ile, davacının geçici iş göremezlikten doğan zararının mevcut olmadığı, sürekli iş göremezlikten doğan zararının ise 1.456.164,93 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 330.000,00 TL olduğunun belirlendiğinin görüldüğü, davacı vekilinin 27/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini toplamda 368.257,60 TL'ye artırdığını bildirdiği, geçici iş göremezlik zararı doğduğunun ispatlanamadığı, poliçe limitinin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 330.000,00 TL olduğu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacının iş bu davayı HMK'nın 107 ve devamı maddeleri gereğince belirsiz alacak davası olarak açtığı, talebini 10/10/2019 tarihinde geçici iş göremezlik tazminatı bakımından 38.257,60 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ise 214.963,90 TL olarak artırdığı, ayrıca daha sonra 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini toplamda 330.000,00 TL olarak ikinci kez artırdığı, davacının sürekli iş göremezlik tazminat alacağının aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinden bu ek rapor doğrultusunda sunulan 27/05/2024 tarihli ikinci talep artırım dilekçesinin mahkemece geçerli kabul edilerek (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/10-795 Esas - 2023/641 Karar sayılı kararı), davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin talebi bakımından kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; \"1-Davanın kısmen KABULÜ ile, toplam 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebi yönünden davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı \tvekili istinaf dilekçesinde; dosyada tazminat hesabı yapılırken usuli kazanılmış hakların ihlal edildiğini, 2019 tarihli ilk kararda asgari ücretin 2,84 katı dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, davacının kararı sadece geçici iş göremezlik yönünden istinaf ettiğini, davacının gelirine yahut gelir dönemine ilişkin herhangi bir hususu istinafa konu etmediğini, sürekli sakatlık tazminatına dair de herhangi bir itirazı olmadığını, BAM kararında aktif dönem-pasif dönem ayrımı yapıldığı, ancak pasif dönem hesabının AGİ’siz asgari ücrete göre yapılması gerekirken asgari ücretin 2,84 katı olarak hesap edildiği, bu nedenle usuli kazanılmış haklar korunarak yeniden hesaplama yapılması gerektiğinin belirtildiği, kararın pasif (emeklilik) dönemde belgeli gelir değil asgari ücret esas alınması gerektiğinden kendileri lehine kaldırıldığını, bu aşamada, her ne kadar karara karşı hem davacı hem de müvekkili ... Sigorta istinaf yoluna gitmiş ise de, davacının sürekli sakatlık tazminatı miktarına, hesaplama dönemine, asgari ücret katsayısına, gelire vs. dair herhangi bir istinaf sebebi bulunmadığından, 21.05.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun değil, 22.02.2024 tarihli kök raporun hükme esas alınması gerektiğini, kök raporda BAM kararında da belirtildiği gibi usuli kazanılmış hakları korunarak 2019 yılı verileri üzerinden asgari ücrete 2,84 katsayı uygulanarak hesaplama yapılmış iken, hükme esas alınan ek raporda 2024 yılı verileri üzerinden ve asgari ücrete 4,59 kat sayı uygulanarak (bu da ayrıca usuli kazanılmış hak ihlali) hesaplama yapıldığını, 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili temerrüde düşmediğinden aleylerine hüküm kurulsa dahi faiz işletilmemesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 99/1 maddesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun gerekli belgeler ile başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonunda başlatıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavalı vekili HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİlk hükmü davalının istinaf ettiği, davacının ise ilk hükmü yalnızca geçici iş göremezlik ödeneği bakımından da davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf ettiği, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin bir istinafı bulunmadığı anlaşılmakla davalı lehine usuli kazanılmış haklar korunarak kaldırma kararında belirtilen hususlar kapsamında düzenlenen ve gelirin asgari ücretin 2,8402 katı üzerinden alındığı ve pasif dönem için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan ilk raporun hükme esas alınması gereği gözetilmeksizin asgari ücretin 4,5908 katı üzerinden yapılan hesaplamaya göre düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsizdir. <br>\tNitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.05.2024 tarih ve 2024/4777 Esas, 2024/5166 Karar sayılı ilamında; “…ilk kararın davalı lehine bozulduğu, davacı tarafın ilk karara esas alınan 17.09.2019 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı ve kararı temyiz etmediği gözetildiğinde, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında bozma öncesi rapordaki hesap biçimi (% 1.8 teknik faiz yöntemi, davacının geliri- işlemiş/ işleyecek devre) bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk kararı temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yapılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).” denilmektedir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/07/2024 gün ve 2022/786 Esas - 2024/465 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\tBuna göre, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek karar verilmesi gerektiğinden;<br>\t1-Davanın kısmen KABULÜ ile, toplam 150.168,73.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>\t2-Davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebi yönünden davanın REDDİNE, <br>\t3-Alınması gereken 10.258,02 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan       31,40 TL, ıslah ile alınan 854,00 TL, yine ıslah ile alınan 400,00 TL olmak üzere toplam 1.285,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.972,62 -TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>\t4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.285,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>\t5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>\t6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>\t7-Davacı tarafça yapılan 5.370,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 2.148,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,\tbakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>\t8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, <br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-Davalıdan peşin olarak alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine, <br>\tIII-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 390,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.559,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, <br>\tIV-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\t<br>\tV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca872841b362622a","SID":"bea7c06a46cd1f7b"}}