{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/941 - 2024/1549<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/941 <br>KARAR NO\t: 2024/1549<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/497 Esas 2023/323 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 14/06/2019 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın kullandığı ve davalı tarafından sigorta poliçesi düzenlenen aracın yaya olan davacı desteği ...’ya çarpmasıyla meydana gelen kazada ...’nun vefat ettiğini belirterek, şimdilik 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 191.081,17 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 160.061,11 TL'nin 26/06/2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesaplamaya esas alınan ücretten AGİ indirimi yapılmış olmasının yerinde olmadığını, hükmün bu yönden gerekçelendirilmediğini, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Bakanlığın yayımlanan tablosu dikkate alınmadan pasif dönem hesabında zaten ücrete dahil olmayan AGİ indirilerek hesaplama yapılmış olmasının yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren temerrüde düştüğü açık olduğundan hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hükümde davacı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yeniden yargılama yapılması halinde yeni yargılamada verilecek hüküm tarihindeki güncel verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket ile davacı arasında kesin mutabakatname ve ibraname imzalandığını, davacının poliçeden kaynaklanan tüm talepler yönünden davalıyı ibra ettiğini, ödenen tazminat ile ödenmesi gereken tazminat arasında fahiş nispette fark yok ise ödemeye dair anlaşmanın geçerli kabul edilmesi gerektiğini, davacının bakiye tazminat alacağı bulunmadığını, diğer taraftan davacının ibradan sonra bakiye destekten yoksun kalma tazminatı iddiası ile yeniden davalı şirkete başvuru yapması gerektiğini, taraflar arasında 24.06.2020 tarihinde kesin mutabakatname ve ibraname imzalandığını, huzurdaki davanın 20.07.2022 tarihinde açıldığını, bu suretle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldı ise, ödeme tarihindeki asgari ücret ve kıstaslarına göre hesaplama yapılarak, ödeme tarihinde bakiye varsa, o miktara hükmedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müteveffanın birden yola çıktığı ve ayakta duramayacak kadar ağır alkollü olduğunun bilindiğini, müteveffanın kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, hesaplamanın 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, işleyecek dönem tazminatı hesap tablosunun açık, detaylı ve aktüer peşin sermaye indirimi yapılacak şekilde hesaplanarak raporda belirtilmesi gerektiğini, raporda işleyecek dönem tazminatı hesaplamasında sadece ilgili dönemler belirtilerek, yıl bazında hesaplama yapılmaksızın hesap yapıldığını, davada haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, faizin dava tarihinden, kabul edilmemesi halinde başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 gün sonrasından itibaren yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>\tDavacı vekilinin aktüer raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının pasif döneme isabet eden zararı belirlenirken asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi alınmaması çalışma karşılığı bir hak olduğu, pasif dönem için ise, çalışma olmaması nedeniyle asgari ücretten bu miktarların mahsubu gerektiği kabul edilerek, asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir. Davacının da bilirkişi raporuna itirazları nazara alındığında mahkemece itirazların değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece davacının tazminat alacaklarının, pasif döneme ilişkin AGİ dahil belirlenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme nazara alınmak suretiyle belirlenmesi amacıyla ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin sair ve davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/05/2023 tarihli, 2022/497 Esas - 2023/323 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f19c4f5de4f29d77","SID":"c2dd91e6ed952089"}}