{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1642 Esas<br>KARAR NO: 2024/1623<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2024<br>NUMARASI: 2023/775 Esas, 2024/671 Karar<br>DAVA: ALACAK (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı güvenlik şirketinin, müvekkili işyerine elektronik güvenlik sistemi kurduğunu, müvekkili şirkette hırsızlık olayı meydana geldiğini, 23.000,00 TL paranın çalındığını, güvenlik alarmının 20 dakika sonra çaldığını, davalının hizmetinin kusurlu olduğunu iddia ederek 23.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi akdedildiğini, yapılan hizmetin her türlü fiil ve hukuki ayıptan ari olduğunu, müvekkili şirketin meydana gelen hırsızlıktan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alarm sisteminin zamanında gerektiği gibi devreye girdiği, durumun davacıya ve güvenlik kuvvetlerine kısa süre içerisinde haber verildiği, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; güvenlik alarmının yaklaşık 20 dakika sonra devreye girdiğini, bu süre zarfında hırsızların olay mahallini terk ettiğini, polis karakolunun olayın meydana geldiği yerin karşısında olduğunu, alarm sistemi zamanında devreye girmiş olsaydı polisin olay mahalline zamanında intikal edebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık sebebiyle oluşan zarardan, davalı tarafından kurulduğu iddia edilen alarm sisteminin zamanında ve usulüne uygun çalışmadığı gerekçesiyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığına yöneliktir. Yapılan yargılama sonunda, alarm sisteminin zamanında gerektiği gibi devreye girdiği, durumun davacıya ve güvenlik kuvvetlerine kısa süre içerisinde haber verildiği, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar, davacı vekilince yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.  Yeniden değerleme sonucunda 2024 yılı için kesinlik sınırı 28.250,00 TL olmuştur.HMK'nun 352. maddesinde; \"Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, dava konusu alacağın 23.000,00 TL olup, davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre karar tarihi itibariyle kesinlik sınırının (28.250,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine, \"davacı, her ne kadar dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını tuttuğunu beyan etse de çalınan paranın miktarı dava dilekçesinde açıkça belirtildiğinden bu miktar esas alınarak karar verilmiştir\" karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eafe4342db8f6bcf","SID":"384ff89a30533014"}}