{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>K A Y S E R İ <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2015 <br>KARAR NO: 2024/1981<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2023<br>NUMARASI: 2022/390 Esas  2023/699 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 11/05/2022<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 20/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 20/12/2024<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/390 Esas,  2023/699 Karar sayılı kararına karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ...plakalı ... model ... marka özel halk otobüsünün ...tarihinde ... Sitesi seferini yaparken davalı idarenin çalışma yaptığı mahalde gerekli önlemleri almaması nedeniyle yolun çökmesi sonucunda hasarlanmanın meydan geldiğini, zararın giderilmesi için davalı idareye müracaat edilmesine rağmen reddedildiğini, davalı idare ...'nin zararın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin aracında KDV dahil 20.124,90-TL maddi hasar meydana geldiğini ve tamirhaneye çekildiği 25.11.2021-26.11.2021 tarihlerinde çalışamamasından doğan gelir kaybı oluştuğunu belirtilerek, 20.124,90 TL tutarındaki hasar bedeli ile şimdilik 50,00 TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline  karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Meydana gelen olay ve talep bakımından müvekkili idarenin kusur ve sorumluluğu olmadığını, kusuru araç sürücüsü ...'da olduğunu, kaza tarihinde olay mahallinde başkaca kaza olmadığı, sürücünün F sınıfı ehliyeti olduğunu, bu belgeyle sadece traktör ve motorlu bisiklet sürme yetkisi bulunduğu, aracı kullanırken hava koşullarına ve kullandığı aracın özelliklerine ve trafik kurallarına aykırı hareket ettiği, kaza tarihinde yağmur yağışının yoğun olduğu, aracın tamirine ilişkin faturadaki değişen parçaların bahse konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, buna dair bir tespit bulunmadığı, aracın çalışamadığı süredeki mazot masrafının tespit edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 19.824,00-TL hasar bedeli ile 3.251,42-TL kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat talebinin 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür. <br>TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ... vekili, 03/08/2023 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi  gereğince  idari yargıda ileri sürülmesi gerektiğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, idarenin yolun yapımı, bakımı ve onarımı gibi görevlerinin olmadığını, meydana gelen olay ve talep bakımından idarenin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ...Mahallesi ... Caddesi ile ... Caddesi kesişiminde İdarenin İçme Suyu Dairesi Başkanlığı tarafından gerekli emniyet tedbirlerinin alındığını, AYKOME'e izinleri de alınarak gerekli çalışmanın yapıldığını, ... tarihinde meydana gelen kaza dışında bahsi geçen yol güzergahında İdarenin bilgisi dahilinde olan başkaca kaza olmadığını, İdareye davacı dışında başvuru yapan da olmadığını, kazanın gerçekleştiği yerin  Melikgazi Belediyesinin mi yoksa Büyükşehir Belediyesinin mi sorumluluk alanında olduğunun belirlenmesi gerekirken bu değerlendirmenin yapılmadığını, olay yerinde keşif de yapılmadığını, kazanın gerçekleştiği yerin  ara arter mi olduğunun tespitinin yapılması ve sorumlu İdarenin tespit edilmesi ve bu tespitin ardından da davanın sorumlu belediyeye ihbar edilmesini talep ettiklerini, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde hukuka ve Kanuna aykırı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporunda kaza yapan araç sürücüsü ...'un Trafik Kazası Tespit Tutanağında E sınıfı sürücü belgesinin mevcut olduğunun gösterildiğini, ancak dosyada mevcut olan ...'a ait sürücü belgesinde SINIF/CLASS olarak belirtilen kısmında F sınıfı olarak görüldüğünü, ...'a ait sürücü belgesi incelenmeden karar verildiğini, kaza tarihinde havanın yağmurlu olduğunu, aracı kullanan şoför ...'un  hava koşullarına, kullandığı aracın özelliklerine ve trafik kurallarına aykırı olarak araç kullandığını, bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, değişen, tamir edilen parçaların ve takviye edilen hususların bahse konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ya da önceki bir hasardan meydana gelip gelmediğinin, kaynaklanıyorsa hangi nedenden dolayı kaynaklandığının belirsiz olduğunu, bilirkişi raporunda, her ne kadar ... A.Ş'nin yazı cevabı doğrultusunda hesaplama yapıldığı beliritlmişse de ... A.Ş.'nin bu  hesaplamayı  nasıl yaptığını ve neyin esas alındığını belirtilmediğini, araç bu süre zarfında çalışmamışsa/çalışamamışsa araç için  benzin/mazot  masrafının olmadığını, kaza yapan araç çalışıyor olsaydı ne kadar benzin/mazot kullanılacağının ve kaza tarihindeki benzin/mazot fiyatlarının tespit  edilerek hesaplanan tutardan düşülmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesini, kazaya karışan araç için kabul edilen hasar bedeli ve kazanç kaybı için belirlenen tutarı, hesaplama yöntemini, faiz işletilmesini, faiz tarihini ve faiz türünü kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının idare aleyhine kabul edilen kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.<br> 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.) <br>Yukarıda açıklaması yapılan HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak araçta meydana gelen hasar bedeli ve kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/390 Eass ve 2023/699 Karar kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulduğu görülmektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf... tarihinde davalı idarenin çalışma yaptığı mahalden geçerken yolun çökmesi sonucu araçta hasar meydana geldiği iddiasına dayalı araç hasar bedeli ve kazanç kaybının talep edildiği görülmektedir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca KASKİ gibi kuruluşların, gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.nun 18/I. maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK.nun 3. maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini 21.09.1983 gün ve Esas 1980/II – 2721 Karar, 1983/323 sayılı kararında benimsemiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17E.1959-15K sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı mevcutsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasanın hükümleri karşısında anılan içtihadı birleştirme kararının ASKİ, İSKİ ve KASKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu hususlar, YHGK’nın 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043K. sayılı içtihadında da aynen kabul edilmiştir. Bu durum karşısında, TTK.nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1. maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ...’nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise, haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği açık olup davalının idari yargının görevli olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4883 Esas, 2015/12476 Karar Sayılı İlamı)<br>Olay tarihinden davalı ...'nin kazanın meydana geldiği yerde kanal çalışması yaptığı ve daha sonra orayı doldurması sonra yolun kullanıma açıldığı yönünde ihtilaf bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince kazanın oluşumunda kusura ilişkin bilirkişiden rapor alınmış, 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı idarenin yolun sağ şeridi üzerindeki dolgunun iyi sıkıştırılmaması ve yağan yağmurla oluşan çukurun taşıt trafiği yönünden tehlike oluşturduğu, mevcut yol sorununa ilişkin gerekli çalışmaları yaparak kazayı önleyecek tedbirler almadığı için davalı idarenin kazanın oluşumunda kusurlu olduğu kabul edilmiş, dairemizce de yapılan çalışma sonrası dolgunun iyi yapılmaması nedeniyle yolun çöktüğü kanaatine varıldığından bilirkişi tarafından benimsenen görüş dairemizce de benimsenmiş olup, davalının kusura ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Bilirkişi raporunda kazadan kaynaklanmayan parçalar belirtilerek hasar hesabında çıkarılmış olup, bu kapsamda davalının bazı parçaların kazadan kaynaklanmadığı yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Davaya konu araçta meydana gelen hasarın niteliği, çalışamadığı gün sayısı,... A. Ş'nin günlük kazanç miktarı yazısı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi kazanç kaybının da dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin kazanç kaybına ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından;  davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-) Davalının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih, 2022/390 Esas,  2023/699 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken 1.576,28 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 394,07 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.182,21 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) Davalı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre ilk derece mahkemesince yatırana İADESİNE, <br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca (UYUŞMAZLIK MİKTARI İTİBARİYLE) Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"336067f6e7556394","SID":"833001aeefaa6539"}}