{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/888 Esas<br>KARAR NO: 2024/2076<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/03/2022<br>NUMARASI: 2020/342 E. - 2022/57 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı \"...\" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, \"...\" markasının hem Türkiye’de hem de yurt dışında bilinen ve çok satılan ısıtıcı ve vantilatörlerin markası olduğunu, \"...\" markasının (...) Türk Patent ve Marka Kurumu’nun 29.03.2011 tarihli yazısı ile tanınmış marka statüsü (... sayı) kazandığını, hal böyle iken davalının, \"...\" markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer \"...\", \"...\" ve \"...\" markalarını aynı mal ve hizmet sınıfları için tescil ettirdiğini, ilgili müşteri çevresinin davalı markalarını ilk gördüğünde sahip olduğu izlenimde markaları müvekkiline ait \"...\" markası sanmasının ya da piyasada farklı şekil ve sunum biçimleri ile kullanılan müvekkilinin ... markalarının yeni bir versiyonu olduğunu düşünmesinin kuvvetli bir ihtimal olduğunu, tüketici zihninde bağlantı kurulacağını, birebir aynı olduğu zannı uyanmasa bile, seri marka izleniminin oluşacağını, \"...\" markasının tanınmış marka olması sebebiyle markanın sonuna sadece ayırt ediciliği olmayan hece-harf eklenerek oluşturulmuş bu markaların, tescili kapsamında yer alan tüm sınıflar bakımından işlemden kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin markasının aynısı ya da benzeri bir markanın farklı alanda tescil edilmiş olsa dahi, bu sefer tüketicinin tanınmış \"...\" markasının başka sektörde de iş yaptığını zannedeceğini, davalı markalarının tesadüfen seçilmediğini ve haksız rekabet anlamında da iltibasa mahal verildiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili markalarının 4 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı markalarının faaliyet alanı-sınıfları ile hiçbir alakasının olmadığını, müvekkili markaları ile davacı markalarının benzemediğini, markalar arasında karıştırılma ve bağlantı kurulma ihtimali bulunmadığını, bunun için seri marka algısının oluşmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin markasında baskın unsurun ilk hece olan \"...\" ibaresi olmadığını, baskınlığın tek söyleyişte üzerinde toplandığı \"...\" ibaresinde olduğunu, \"...\" deyince akla, \"...\" değil, direk \"...\" ibaresinin geldiğini, müvekkilinin odun-kömür sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının ise elektrikli ısıtıcı sektöründe faaliyet gösterdiğini, tarafların hitap ettikleri ortalama tüketici kesiminin farklı olduğunu, müvekkili kömürle ısınmayı savunduğundan, elektrikle ısınmayı savunan bir şirketin sloganından ya da markasından haksız bir şekilde faydalanmayı düşünmeyeceğini, yerel bir işletme olan müvekkilinin kömür işiyle ilgili yaptığı tescilin, davacı markasının itibarını zedelemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, özellikle faaliyet alanının birbirinden çok farklı olması ve halk nezdinde iltibasa yol açacak bir durum bulunmaması sebebiyle, davacı markasının ayırt edicilik özelliğine verilen bir zararın da bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarihli 2020/342 Esas-2022/57 Karar sayılı kararında özetle; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların  organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri”  bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, sair emtialar yönünden talebin REDDİNE, Yine davacının dava konusu ... ve ... tescil nolu markalar yönünden davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markasının TPE'nin 29/03/2011 tarihli kararı ile ... sayı ile tanınmış marka olduğunu, SMK 6/5 maddesinde düzenlendiği şekilde tanınmış markanın ayırd ediciliğinin zedelenmesi, sulandırılması ve tanınmışlığından haksız yararlanma eyleminin, nispi red nedeni olması yanında, aynı zamanda marka hakkına tecavüz oluşturur nitelikte bir eylem olduğunu ve bu eylemin SMK 7/2-c maddesinde düzenlendiğini, tanınmış markanın üçüncü kişilerce sulandırılması ve tanınmışlığından yararlanılarak tecavüz edilmesinin hükümsüzlük nedeni olarak kabul edildiğini, mahkemenin red kararının yerinde olmadığını. -Mahkemenin gerekçeli kararında davacı tanınmış markasının mal ve hizmet sınıfı belirtilmeden 29/04/2016 tarihi itibarıyla tescil edildiğini, mal ve hizmetlerin gösterilmediğini, bu nedenle TPMK nezdinde tanınmışlığın hangi alanlarda kabul edildiğinin tespit edilemediği yazılmışsa da, TPMK 'dan tescil belgesi getirtilerek incelenmesi gerekirken fotokopi belge ile yetinilerek karara çıkarılmasının eksik inceleme kapsamında kabul edilmesi gerektiğini. -Mahkemece davalı markasının kötüniyetli tescil edildiğine dair bur olguya rastlanmadığına dair gerekçesinin de yerinde olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011 yılında verdiği CeBIT kararında, tanınmış markaların, aynı sektörde faaliyet gösteren kimseler tarafından, herhangi bir makul gerekçe yokken tescil ettirilmesini, açık bir şekilde kötüniyet karinesi  kabul ettiğini, markanın \"yaratılmış marka\" olmasının herkesin aklına gelmesinin, ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmaması hallerinde de kötüniyetin varlığının kabul edildiğini, bu gibi hallerde, başkasına ait tanınmış ya da ayırt ediciliği çok yüksek bir markayı \"tesadüfen\" bulup tescil ettiren sonraki marka sahibinin \"çok iyi ve inandırıcı bir açıklaması \" olması gerektiğini. Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu göz önüne alındığında davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının 2019 yılında eş zamanlı başvuru ile ... ismini türeterek müvekkili ile aynı sınıfta tescil aldığını, müvekkilinin tanınmış markasını bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Mahkemece alınan bilirkişi rapor içeriğinden; hükümsüzlüğü istenen 01/11/2019 başvuru tarihli ... sayılı ... markasının  04/35. Sınıflarda, 01/11/2019 başvuru tarihli ... sayılı ... markasının  04/35. Sınıflarda, 25/10/2019 başvuru tarihli ... sayılı ... markasının  04/35. Sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece marka vekili bilirkişiden alınan  25/11/2021 havale tarihli raporda;  davacının ... markasının TPMK nezdinde ... no ile 29/04/2016 tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini ancak davacı markasının hangi alanlarda kabul edildiğine dair bir bilgiye ulaşılamadığınıtanınmışlık kriteri doğrultusunda ele alındığında, dosyanın halihazır durumu itibarıyla davalı markasının koruma tarihi ve öncesinde tanınmış marka statüsüne ulaştığına dair sonuca ulaşılamadığını, bunun için de SMK 6/5 maddesi gereğince hükümsüz kılınması gerekip gerekmediği yönünde bir inceleme yapılamadığını, davalıya ait ... tescil nolu \"...\" lafzi markasının, 35. sınıfta tescilli olduğu “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” bakımından davacının önceki tarihli ... ve ... tescil nolu markaları ile bağlantı kurulma ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline (iltibasa) sebep olacağı, bu sebeple SMK m.6/f.1 ve SMK m.25/f.1 gereği davalıya ait bu markanın kısmi hükümsüzlüğü yönünde gerekli şartların oluştuğu, davalının ... tescil nolu markasının yukarıda belirtilen hizmetler dışında tescilli olduğu sınıflarda (emtia ve hizmetlerde) iltibasa sebep olmadığı, davalının diğer ... ve ... tescil nolu markalarının davacıya ait önceki tarihli tescilli markalar ile iltibasa sebep olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 24/01/2022 havale tarihli ek raporda; davacı tarafın 17.11.2021 tarihli kök rapora karşı itirazların incelendiğini ve kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı belirtilmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir. Mahkemece ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiş davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemece marka vekili bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi tarafından davacı markasının tanınmış marka sicilinde tescilli olduğu anlaşılıyorsa da hangi mal/hizmet sınıfında tanınmış olduğunun anlaşılamadığını, davalının üç markasının da 4. sınıfta “Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. Elektrik enerjisi” emtialarında ve bu sınıfı kapsar şekilde 35. sınıfta mağazacılık olarak tabir edilen hizmette tescilli olduğu, bunlardan ... no.lu marka aynı zamanda 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarımı hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve çerçekleştirilmesi hizmetleri \"nde de tescilli olduğunu, davacının, davalı markalarından önce koruma altına alınmış olan ... asli/yegane ibareli markalarının tescilleri kapsamında 7, 8, 9, 11 ve 21. emtia sınıfları ile 35, 38 ve 42. hizmet sınıfları bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemenin tensip kararı ile davacı ve davalı markalarının tescil kayıtları TPMK'dan 16/12/2020 tarihli müzekkere ile istenilmişse de; marka tescil kayıtlarına dosya içerisinde rastlanılmamıştır. Mahkemece davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen davacı kayıtları ve rapor içeriğinde bilirkişi tarafından alıntı yapılan online kayıtlar ile yetinilmişse de, hükümsüzlüğü istenilen davalı markalarının Kurum'dan celp edilmemesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Mahkemece marka vekilinden rapor ve ek rapor alınmışsa da, rapora davacı vekili tarafından itiraz edildiği, davalının tanınmış markanın tanınmışlığından yararlanma ve sulandırma amacı güttüğü, kötüniyetli olduğunun hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun ileri sürülerek SMK 6/5 ve 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlük talep edildiği anlaşılmakla, mahkemece TPMK'dan davacı tarafça dayanılan marka tescil kayıtları, davacının tanınmış marka olarak tescil edilen markasının TPMK tescil kararının getirtilerek hangi mal ve hizmetlerde tanınmışlığının tespit edildiğinin araştırılması ve taraf markalarının tescilli olduğu sınıflar gözetilerek heyete sektör bilirkişisi de atanarak, tanınmışlık iddiası ile,  hükümsüzlük koşulları yönünden denetime elverişli rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarih, 2020/342 E. 2022/57 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cb99b40e427543d","SID":"5cb5dc3820f812ac"}}