{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1441 <br>KARAR NO: 2024/2000<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2021<br>NUMARASI: 2016/935 Esas -  2021/327 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'in ise sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araçla, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde 21/11/2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında...plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır bir biçimde yaralanarak sakat kaldığını ayrıca müvekkilinin nişanlısı olan motosiklet sürücüsü ...'in de hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü...'in kusurlu bulunduğunu, kazaya karışan her iki aracın da davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 38.500,00-TL'si kazanç kaybı zararına, 1.000,00-TL'si çalışma gücünün azalmasından kaynaklı zarara, 1.000,00-TL'si de ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan zarara karşılık olmak üzere toplam 40.500,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan; 1.000.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan dava tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, UYAP aracılığıyla gönderilen 26/11/2020 işlem tarihli ıslah dilekçesi ile de; yargılama sırasında talep konusu kazanın oluşumunda müteveffa motosiklet sürücüsü ...'in %75 oranında , davalı araç sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu hususu ile vekil edeni davacının kaza neticesinde 33.515,68-TL geçici ve  1.031.441,04-TL kalıcı iş göremezlik zararına uğradığının bilirkişi raporlarıyla belirlendiğini, dava dışı ...'in %75 oranındaki kusuruna isabet eden zararın davalı ... Sigorta A.Ş ile varılan mutabakat sonucu düzenlenen sulh protokolü uyarınca müvekkiline ödendiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiğini, ancak davalı ... ve ... aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat talepli davayı devam ettirdiklerini, bilirkişi raporuyla tespit edilen geçici iş göremezlik zararı ( 33.515.68-TL) kazanç kaybı taleplerine istinaden hesaplandığından, bu talep bakımından ıslah istemleri bulunmadığını, davalı ... ile ...'in sürekli  maluliyet zararının  %25 olan 257.852,00-TL den sorumlu  tutulması gerektiğini beyanla, davalı gerçek kişilere yönelik maddi tazminat talebi içerisinde yer alan çalışma gücünün azalmasından kaynaklı 1.000,00-TL'lik maddi tazminata ilişkin taleplerini,  bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 257.852,00-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının yaralanması ve ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'in ölümüyle sonuçlanan 21/11/2015 günlü çift taraflı trafik kazasının oluşumunda dava dışı araç sürücüsü ...'in %75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edilen 24/04/2018 günlü raporla belirlendiği, ayrıca davacının kaza neticesinde %26 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceğinin İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 02/12/2019 günlü raporla tespit edildiği, söz konusu bu raporların hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02/07/2020 tarihli dilekçede davalı sigorta şirketi ile yapılan 09/10/2018 günlü sulh protokolü kapsamında davalı sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiğinin bildirildiği, 28/07/2020 günlü aktüer bilirkişi raporunda da davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının ne olduğu ve kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları dikkate alınarak ayrı ayrı belirlendiği, buna göre davalı gerçek kişilerden talep edilebilecek toplam maddi tazminat tutarının 266.231,38-TL olduğunun anlaşıldığı, davacının ise kusursuz bulunduğu, yargılama sırasında davacı ile davalı sigorta şirketi arasında yapılmış 09/10/2018 tarihli sulh protokolü kapsamında kazaya karışan her iki araç için  düzenlenmiş ... ve ... numaralı poliçelerden kaynaklı dava konusu maddi zararlara ilişkin davacıya 262.828,00-TL ödeme yapıldığı ve bu kapsamda davacı tarafça davalı sigorta şirketine yönelik açılan davadan feragat edildiği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kazaya karışan iki aracında sigortacısı olması nedeni ile iki ayrı sigorta poliçesinde belirlenen limitle ve kazaya karışan araç sürücülerinin kusurları oranında sınırlı olduğu, davacının davalı gerçek kişilerden talep edebileceği nihai ve gerçek zararının, davalı sigorta şirketi tarafından poliçelerle teminat altına alınan miktarların altında bulunduğ, bu halde davacı tarafça poliçe limitlerinin altında kalan ödemeye dayanılarak yapılan bir feragatin, davalı sigorta şirketi ile birlikte müteselsil sorumlu olan  davalı gerçek kişilerin sorumluluklarını ağırlaştırıcı nitelik taşıdığı, bu nedenle davalılar yönünden geçerli olan poliçe limitini aşmayan davacı zararından dolayı davalı gerçek kişilerin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği; davacının manevi tazminata ilişkin talebinin de davalı araç sürücüsünün kusur oranı, davacının yaralanmasının niteliği, maluliyeti ile paranın alım gücü dikkate alındığında kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı gerekçesiyle;-Davacı tarafça açılan Maddi Tazminat Davasının Reddine, -Davacı tarafça davalı gerçek kişilere yönelik açılan Manevi Tazminat Davasının Kısmen Kabulü ile,-50.000,00 TL'nin dava tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden alınarak davacıya ödenmesine,-Bu konudaki fazlaya ilişkin istemin reddine, -Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 59,30-TL, manevi tazminat yönünden alınması gerekli 3.415,50 TL olmak üzere toplam 3.474,80 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslah harcı 7.940,23-TL'den mahsubu ile geriye kalan 4.465,43-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Manevi tazminat yönünden davacı tarafça yatırılan harçtan karar harcı olarak mahsup edilen 3.415,50 TL'nin davalı gerçek kişilerden alınıp davacıya verilmesine, -Davacı tarafça davalı sigorta şirketine yönelik açılan ve sulh protokolü kapsamında feragat edilen dava yönünden talep olmadığından bu taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, bu yönden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, -Davacı tarafça davalı gerçek kişilere yönelik açılan manevi tazminat davasında, davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden hesap ve taktir olunan 7.300,00-TL vekalet ücretinin ayrı ayrı davalı gerçek kişilerden alınıp davacıya verilmesine, -Davalı gerçek kişilere yönelik açılan ve kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden davalı gerçek kişiler kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 7.300,00'er TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp ayrı ayrı davalı gerçek kişilere verilmesine, -Davalı gerçek kişilere yönelik açılan ve tamamen reddedilen maddi tazminat yönünden davalı gerçek kişiler kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı gerçek kişilere verilmesine,  -Davalı ... tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davalı ... Sigorta A.Ş ile yapılan sulh protokolü uyarınca sadece kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olan ...'i ilgilendiren talep bakımından ... Sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiği, diğer davalılara yönelik olarak davadan feragat edilmediği açıkça bildirildiği halde, maddi tazminata ilişkin dava bakımından yazılı biçim ve şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da son derece yetersiz bulunduğu; kabule göre de davalı gerçek kişiler yararına hüküm altına alınan vekalet ücretlerinin hatalı biçimde belirlendiği ve dahi  davalı tüzel kişi ile davalı gerçek kişiler bakımından davanın reddi ayrı ayrı nedenlere dayandığı halde hüküm yerinde herhangi bir ayrıma gidilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğu hususlarına ilişkindir.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin hatalı olduğu, konuya ilişkin itirazları ile dinletmek istedikleri tanıklar dinlenilmeden yani deliller tam olarak toplanmadan temin edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca ulaşılmasının isabetsiz bulunduğu, ayrıca kaza anında kask ve koruyucu ekipman kullanmayan davacının müterafik kusur durumunun da mahkemece dikkate alınmamasının doğru olmadığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara  dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; istinaf eden taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 1-Bilindiği üzere, haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir. Görülmekte olan davada davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali olmadığını, kazaya karşı araç sürücüsünün ve  davacının  hatalı fiil ve davranışlarının sebebiyet verdiğini savunmuştur. Hal böyle olunca da, trafik kazasının oluşumunda kaza taraflarının kusurlarının (ve oranlarının) ne olduğu hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan 24/04/2018 günlü raporda; kaza tespit tutanağı, adli dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, adli dosya ile birlikte gönderilen ceza dosyasındaki beyan ve tespitler, olay yeri fotoğrafları ve CD'de kayıtlı görülebilen görüntüler, dikkate alınarak, talep konusu kazanın oluşumunda müteveffa araç sürücüsü ...'in %75 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'in ise kusursuz bulunduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür. Söz konusu bu rapordaki kazanın oluş şekli, taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğu hususundaki belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve özellikle bu değerlendirmelerin olayla ilgili olarak İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı araç sürücüsü ...'in cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan ve 31/10/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2017/109 esas - 2017/220 karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki maddi olgu niteliğini taşıyan tespitlerle de tam  olarak örtüşmesi karşısında mahkemece kusura ilişkin olarak 24/04/2018 günlü ATK  raporunun benimsenmiş olmasında  herhangi bir yanılgı ve isabetsizlik tespit edilemediğinden davalılar vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.2-Davalılar vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf itizarına gelince;  Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur)  uyarınca  hakim tazminat miktarını hafifletebilir Somut olayda; kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının kaza anında kaskının takılı olup olmadığı veya diğer ekipmanları kullanıp kullanmadığı yönünde bir belirleme  olmadığı gibi, davacının kaza neticesinde uğradığı ATK raporuyla belirlenen bedensel zararın tüm boyutu ile kazanın oluş şekli, şiddeti ve sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; kask veya koruyucu ekipman kullanılıp kullanılmamasının  sonuca bir etkisi olmadığı görüldüğünden, mahkemece davacının müterafik kusurlu olup olmadığı üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olmasında bir yanılgı tespit edilemediğinden, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazının da yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 3-Davacı vekilinin davalı gerçek kişiler hakkındaki maddi tazminat davasının reddine ilişkin  kararın  hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazı değerlendirildiğinde;Bilindiği üzere, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.nun 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167.maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Daha açık bir ifadeyle davacının uğradığı zarar, tek bir olaydan kaynaklanmakta olup 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile  yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler. Kusursuz veya bir miktar kusurlu olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe , kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebilir. Davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranları, zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olmakla, rücuda dikkate alınabilecek bir durum olup, kusursuz olan davacı yönünden davalının (kusursuzluk hali hariç) ne kadar kusurlu olduğunun da esasen bir önemi bulunmamaktadır. Ancak zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde de, \"(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nun 168. maddesinin 2.bendinde \"alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır\" hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı görülmekte olan davayı kazaya karışan her iki aracın da ZMM sigortacısı bulunan sigorta şirketine ve kazaya karışan araçlardan birinin maliki ve sürücüsüne yönelterek açmış ve yargılama sırasında davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru neticesinde açılan hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi ile davacı arasında mutabakata varılarak sigortacının her iki aracın ZMMS Poliçesi gereğince ödediği tazminat karşılığında davalı ... Sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiştir. Konuya ilişkin 09/10/2018 günlü sulh protokolü incelendiğinde; davalı sigorta şirketinin kazaya karışan her bir araç yönünden düzenlediği poliçelerden kaynaklı sorumluluğundan, anlaşma konusu miktarın ödenmesiyle gerçekleşen feragat beyanı ile kurtulduğu ve  davacı vekili tarafından imzalanan iş bu sulh anlaşmasında açıkça, sigortacı tarafından yapılan ödeme karşılığında, poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla araç sürücülerinin ve işletenlerinin de ibra edildiği, ancak poliçe limitlerini aşan  maddi zararların tazminine ilişkin araç işleteni ve sürücülerine yönelik yasal hakların ise saklı tutulduğu görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki sorumluluğunun azami sınırını belirleyen poliçe teminat limiti her bir araç bakımından ayrı ayrı 290.000,00-TL olup, dosya kapsamından temin edilen aktüer bilirkişi raporuna göre davacının uğradığı geçici iş göremezlik zararının 33.515,00-TL,  kalıcı iş göremezlik zararının da 1.031.411,00-TL bulunduğu, dolayısıyla davacının uğradığı toplam maddi zararın 1.064,926,72-TL bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sigorta şirketinin her iki  poliçe limiti sınırlı toplam azami sorumluluk miktarı 580.000,00-TL olduğuna ve sigortacı tarafından yapılan ödeme ile yetinilerek davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edildiğine göre; davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer tüm zarar sorumlularının her iki poliçenin teminatı toplamı olan 580.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere bu feragattan yararlanacağı belirgindir. Ancak somut olayda davacının uğradığı  toplam maddi zararının  poliçe limitlerinin  üzerinde olması nedeniyle aşan miktar bakımından sigorta şirketi dışında kalan diğer tüm zarar sorumlularının, teselsül hükümleri uyarınca birlikte sorumluluklarının devam edeceği konusunda  kural olarak herhangi bir duraksama mevcut değildir. Diğer bir anlatımla davacı taraf müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe poliçe limitlerini aşan zararın diğer zarar sorumlularından birinden veya birkaçından yada tümünden talep etmesi esasen mümkündür. Ne var ki eldeki davada, davacı taraf kazanın oluşumunda ağır kusurlu olan ... plaka sayılı aracın sürücüsüne ve işletenine dava yöneltmemiş ve ıslah dilekçesi ile de bilirkişi raporuyla belirlenen  maddi  zararın  %25 kusura denk gelen kısmının davalı gerçek kişilerden  tahsiline karar verilmesini istemiş ve bu suretle de müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmiştir.Hal böyle olunca; davacının davalı gerçek kişilerden kusurlarına isabet eden miktardan fazlasını istemesi mümkün değildir. Somut olayda, davacının talep edebileceği toplam maddi zararının toplam 1.064.926,72-TL olduğu bilirkişi raporuyla belirlendiğine, rapora davacı tarafça da karşı konulmadığına ve davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 25 oranında kusurlu bulunmasına göre, davalı gerçek kişilerin tazminle yükümlü oldukları miktar toplam tazminat miktarı üzerinden en fazla 266.231,68-TL olup, bu miktar davalı gerçek kişilere ait ...  plaka sayılı aracın ZMM sigorta limitinin altındadır. Bu durumda  davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile yetinilerek, bir diğer zarar sorumlusu olan davalı sigorta ile varılan sulh gereğince kazaya karışan her iki aracın da ZMM sigortacısı hakkındaki davadan feragat edilerek her iki aracın  toplam  poliçe  limiti kadar araç sürücüleri ile işletenleri de ibra  edildiğine, az yukarıda açıklandığı üzere 1.064.926,72-TL toplam tazminat miktarından davalı gerçek kişilerin % 25 kusur oranına isabet eden tazminat miktarı 266.231,68-TL olup bu miktarı poliçe teminat limiti altında olduğuna ve davacı poliçe limiti nispetinde sigortacıyı ibra ettiğine göre; davacı tarafın davalı gerçek kişilerden kusurları oranında  talep edebileceği, limit üstü her hangi bir miktar bulunmadığından ve alacaklı diğerler borçluların zararına olacak şekilde  borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğundan, ilk derece mahkemesince yazılı biçimde davalı gerçek kişilerin maddi tazminat bakımından sorumluluğu  yoluna gidilmemiş olması doğru olmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. 4-Davacı vekilinin manevi tazminatın yetersiz takdir edildiğine  ilişkin istinaf itirazına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.  Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.  Bu durumda her ne kadar talep konusu kazanın oluşumunda yolcu konumunda bulunan davacının herhangi bir kusurunun bulunması mümkün değil ise de, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda sadece %25 oranında kusurlu olduğu, %75 oranında ağır kusurlu olan karşı araç sürücüsüne ve malikine karşı dava yöneltilmediği ve dahi davacı tarafça maddi tazminata ilişkin talep bakımından da  yargılama sırasında teselsül hükümlerinden vazgeçilmiş bulunduğu ve davacı tarafça her ne kadar kazada ölen motosiklet sürücüsünün nişanlısı olduğu ileri sürülmüş ise de, olayla ilgili olarak görülen ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasında ölenin arkadaşı olduğunu bildirmesi ve ölenle davacının nişanlı olduklarını gösterir somut herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, ayrıca davacının kazadan sonra evlendiği, bir çocuğunun olduğu hususu ile kazanın meydana geliş şekli,  tarihi, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları ve kaza tarihindeki paranın alım gücü birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hüküm altına  alınan manevi tazminat miktarının yetersiz olmadığı, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunuğu sonucuna varıldığından, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 5-Davacı vekilinin vekalet ücretlerine ve maddi tazminat bakımından davanın reddi farklı sebeplere dayandığından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğine  ilişkin istinaf itirazları birlikte  değerlendirildiğinde; a-Görülmekte olan davada  maddi  tazminat talebi hem sigortacıya hemde ... plaka sayılı aracın sürücüsü ve işletenine yöneltilerek açılmış olup, yargılama sırasında sigortacıya yönelik davadan feragat edilmiş, ancak davalı gerçek kişilere yönelik davadan feragat edilmemiş, aksine devam olunmuştur.Bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, davalı gerçek kişilere yönelik davada  ise; bir diğer zarar sorumlusu davalı sigorta şirketi ile yargılama sırasında yapılan sulh    prokokolüne bağlı ödeme nedeniyle iş bu davanın  konusuz kaldığı gözetilerek,\" konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına  hükmolunması gerekirken herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm davalılara yönelik davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, sigortacı tarafından yapılan maddi tazminat ödemesi nedeniyle konusuz kalan bir davada, davacının iş bu davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek HMK'nın 331 madde hükmü gereğince, davalı gerçek kişiler yararına ret vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken iş bu  davalılar yararına 4.080,0-TL ret vekalet ücretine karar verilmesi de hatalı olmuştur.b-Bundan ayrı; eldeki davada  hem maddi hem de manevi tazminat isteğinde bulunulmuş olup, manevi  tazminata ilişkin talep sadece  davalı gerçek kişilere yöneltilmiş ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile  50.000,00-TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmiş ve  fazlaya ilişkin istem ise reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesinde \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekiline tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" denilmektedir. Somut olayda;  manevi tazminata ilişkin talebin kısmen ret sebebi her iki davalı için de ortak olduğundan, mahkemece davalı taraf yararına tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, hükmün 7.bendinde  görüleceği üzere her bir davalı için ayrı ayrı ret vekalet ücreti hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ancak, az yukarıda (5) nolu bentte gösterilen biçimde davacı taraf aleyhine gerçekleştirilen hatalı  uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun sadece bu bentte açıklanan nedenlere münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kamu düzeninden olan harç hariç, istinaf başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek, hükmün; manevi tazminatın esasına, davalı sigorta şirketini ilgilendiren vekalet ücretine, yargılama giderlerine ilişkin bölümlerine dokunulmaksızın, sadece davalı gerçek kişilere yönelik olarak açılan maddi tazminat talepli davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın ise (davacı vekilinin açıkça feragat beyanına itibar edilerek) feragat nedeniyle reddine karar verilmek ve bu sonuç karara göre istinaf yasa yoluna başvuran tarafların harç, vekalet ücreti (karşılıklılık ilkesi de gözetilerek) ve yargılama giderlerine ilişkin sorumlulukları  yeniden belirlenmek suretiyle esas hakkında   hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarih ve 2016/935 Esas - 2021/327 Karar sayılı kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) ve  (2)  nolu bentlerde gösterilen nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (5) nolu bentte açıklanan sebeplerle  KABULÜNE,  öteki istinaf itirazlarının ise (3) ve  (4) nolu bentlerde  işaret edilen nedenlerle REDDİNE,a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ... tarafından yatırılması gereken 3.415,50-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 913,18-TL harcın düşümü ile bakiye  2.502,32-TL harcın istinaf eden davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılanyargılama giderlerinin takdiren yapan  üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarih ve 2016/935 Esas - 2021/327 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  a-)Davacı tarafça davalı sigorta şirketi aleyhine açılan Maddi Tazminat Davasının Feragat Nedeniyle Reddine,b-)Davacı tarafça davalı gerçek kişilere yönelik açılan maddi tazminat talepli dava,  konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, c-)Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile,-50.000,00 TL'nin dava tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden alınarak davacıya ödenmesine, bu konudaki fazlaya ilişkin istemin reddine,d-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 427,60-TL ve manevi   tazminat yönünden alınması gerekli 3.415,50-TL olmak üzere toplam 3.843,10-TL karar ve ilam harcının, davanın başında yatırıldığı anlaşılan 3.553,83-TL peşin harç ve  4.386,40-TL ıslah harcı toplamı olan 7.940,23-TLden düşümü ile kalan 4.097,13-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, bakiye fazla harcın davacıya talebi halinde iadesine, e-)Davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan 3.843,10-TL'nin davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,  f-)Davacı tarafça davalı sigorta şirketine yönelik açılan ve sulh protokolü kapsamında feragat edilen dava yönünden talep olmadığından bu taraflar yararına yargılama gideri ve  vekalet ücreti takdirine yer olmad ğına, bu yönden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, g-)Davalı gerçek kişilere yönelik açılan ve kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden, davalı gerçek kişiler kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden usulü kazanılmış hak ve istinaf eden aleyhine hüküm kurulamayacağına ilişkin kural gözetilerek ilk derece mahkemesi  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  hükümlerine göre  belirlenen 7.300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı gerçek kişilere verilmesine, h-)Davacı tarafça davalı gerçek kişilere yönelik açılan ve kısmen kabul edilen manevi tazminat davasında, davacı vekille temsil olunduğundan usulü kazanılmış hak ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 7.300,00-TL vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine,ı-)Davalı gerçek kişilere yönelik açılan maddi tazminat talepli dava  konusuz kaldığından ve davacı iş bu davayı açmakta haklı bulunduğundan davalılar ... ve ... yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, i-)Davacı tarafından ilk derece mahkemesince icra olunan yargılama esasında yapıldığı anlaşılan 2.462,25-TL yargılama giderinden davalı sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan sulh protokolü neticesinde ödendiği anlaşılan 1.000,00-TL'nin düşümü ile kalan 1.462,25 TL'nin ( maddi ve manevi tazminat bakımından  giderlerin ortak olarak yapılması, ayrıştırılamaması ve  davalı gerçek kişilere yönelik açılan maddi tazminat taleple davanın konusuz kalması  ve davacının maddi tazminat talepli davayı  açmakta haklı bulunması  nedeniyle)  davalı gerçek kişilerden alınarak davacıya verilmesine,  j-)Davalı ... tarafından yapıldığı anlaşılan 100,00-TL yargılama giderinin( maddi ve manevi tazminat bakımından yapılan giderlerin ayrıştırılamaması ve davalı gerçek kişilere yönelik açılan  maddi tazminat talepli davanın konusuz kalması ve davacının maddi tazminat talepli davayı açmakta hakla bulunması nedeniyle) takdiren üzerinde bırakılmasına, 3-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde  ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361.madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde  temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61174b0c9267758b","SID":"86f75d131ad01be5"}}