{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1721 - 2024/1896<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1721 <br>KARAR NO\t: 2024/1896<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/266 E.  -  2022/147 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2022 tarih ve 2021/266 Esas - 2022/147 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/71981 sayılı ve  \"...\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, dava konusu başvurunun bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı gerçek kişiye ait  2020/71955 sayılı ve \"...\" ibareli markanın da aynı nedenlerle hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2021-M-6982 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı gerçek kişi adına tescil edilen 2020/71981 ve 2020/71955 sayılı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>  Davalı  ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait 2018/ 15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı markalar ile dava konusu 2020/71981 ve 2020/71955 sayılı markalar arasında, davaya konu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kesimi nezdinde, markaların genel görünümü itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu, dava konusu markalar ile davacının anılan markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacıya ait “...” ibareli markanın,  tarafların markalarında müşterek yer alan 03. sınıfta yer alan emtialar bakımından tanınmış marka niteliğini haiz olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olması karşısında dava konusu markaların tescili nedeniyle davacıya ait \"...\" ibareli tanınmış markanın ayırt ediciliğinin zedelenebileceği, marka itibarından davalı şahsın haksız şekilde yararlanılabileceği, kötü niyet iddiasının ise ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-6982 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/7198 ve 2020/71955 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı  ... vekili, dava konusu 2020/71981 sayılı marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, tarafların markalarının asıl unsurlularının ve tertizp tarzlarının tamamen farklı olduğunu, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin 30.06.2020 tarihinde, 2020/71981 sayılı ve \"şekil+ ... ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 3. sınıf malların yer aldığı, başvurunun ilanı üzerine davacı Şirketin  \"...\" ve \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacı Şirketin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, bahsi geçen kararın  davacıya 14.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 26.10.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı taraf davalı gerçek kişinin 2020/71981 sayılı marka başvurusuna itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ile  davalı Şirket adına tescil edilen 2020/71981 ve 2020/71955 sayılı markaların hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmış, ilk derece mahkemesince de dava konusu 2020/71981 ve 2020/71955 markalar ile davacının itirazına mesnet 2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı ve \"...\" ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, davacının itirazına mesnet markaları uyuşmazlık konusu 3. sınıf mallar yönünden tanınmış olduğundan,  dava konusu markaların tescili nedeniyle davacıya ait \"...\" ibareli tanınmış markanın ayırt ediciliğinin zedelenebileceği, marka itibarından davalı şahsın haksız şekilde yararlanılabileceği, kötü niyet iddiasının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve  karara karşı sadece davalı Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulduğu gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık dava konusu 2020/71981 sayılı başvuru ile davacının 2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı markaları arasında iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu  2020/71981 sayılı başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında tescili engeli bulunup bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). <br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında yer alan 3. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet 2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı markaları kapsamında da yer aldığından, tarafların markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.<br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu 2020/71981 sayılı başvuru su damlasını andıran mavi yuvarlak şekil içerisine konumlandırılmış \"... ...\" ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin gerek başvurudaki konumlandırma şekli gerekse de 3. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olması, yine  başvurudaki su damlasını andıran ve hijyen algısı yaratan şekil unsurunun da  yine uyuşmazlık konusu mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunması karşısında dava konusu başvurunun asli unsurunun \"...\" ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının  itirazına mesnet 2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı markalarının asli unsuru ise \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Zira davacının bahsi geçen markalarında yer alan şekil ve diğer kelime unsurları,  davacının markalarının tescilli bulunduğu 3. sınıf mallar bakımından ayırt ediciliği bulunmayan veya zayıf olan tali unsur niteliğindedir. Buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile davacının bahsi geçen markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi arasında  işitsel, görsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik bulunmadığı, her ne kadar anılan ibarelerde yer alan bir kısım harfler ortak olsa da iltibas değerlendirilmesinin, markaların hecelerine veya harflerine parçalanarak yapılamayacağından bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kabul edilmiş ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde bulunmamıştır.<br> Her ne kadar ilk derece mahkemesince, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.10.2020 tarih, 2020/549 E 2020/4449 K sayılı kararına atıf yapılarak dava konusu 2020/71981 sayılı marka ile davacının itirazına mesnet 2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı markaları  arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu değerlendirilmiş ise de, bahsi geçen ilamda davacının \"...\" ibareli markaları ile benzer kabul edilen ibarenin \"...\" ibaresi olduğu, iş bu davanın konusunu oluşturan başvurunun asli unsurunun ise bu ibareden farklı olarak \"...\" ibaresinden oluştuğu, ayrıca her marka başvurusunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi esas olduğundan, mahkemece atıf yapılan Yargıtay ilamının, eldeki uyuşmazlık yönünden emsal teşkil etmeyeceği kabul edilmiştir. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778K.  sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu 2020/71981 sayılı  başvuru ile davacının itirazına mesnet  2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı marka işaretleri benzer bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmasının da varılan sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir.<br>  Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalının iki ayrı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, dava konu markaların sahibi davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  dava konusu 2020/71981 sayılı  başvuru ile davacının itirazına mesnet  2018/15498, 2018/99403 ve 2016/73640 sayılı  marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2022 gün ve 2021/266 Esas - 2022/147 Karar sayılı kararın   KALDIRILMASINA,<br>2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE,<br>\t3-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KABULÜ ile dava konusu 2020/71981 ve 2020/71955 sayılı markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,\t<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5- Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,  <br><br>6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesinin kararında hükmedilen 7.375,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 175,50-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 74,50-TL  tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.250,00-TL yargılama giderinin, takdiren  1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile bu orana tekabül eden 1.125,00-TL'ye, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 1.243,60-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 53,50-TL posta gideri, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 274,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,<br>\t9-Davalı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davalı Kurumdan istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde  davalı Kuruma iadesine,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024     <br>\t\t\t\t<br> Başkan<br><br> Üye<br><br> Üye<br><br> Katip<br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ca54a6274bda1af","SID":"54836c769c2be249"}}